Romantik İlişkiler

sanal ilişkiyi nasıl geride bırakacağım?

Gizli Kullanıcı17 Şubat 2026 17:06

merhaba betül hocam ben 3 senedir hiç görmeeğim benden 5 yaş küçük bi çocukla instagramdan konuştum ve 4 aydır ki bitti engelleştik kötü bitti... bu sürede çok üzülüp yıprandım çünkü ben ona çok anlam yüklemiştim değer verip sevmiştim.. kendi sınırlarımı onun yüzünden çok aştım taviz verdim.. travmalarımı ttikledi bu çocuk kendim gibi gmrdüm bazı özelliklerini kendime benzeetim. şuan iletişim yok ama sürekli aklımda tam unuttum diyorum yine kafama gelyor artık şunu düşünmeye başladım hani acaba telepatımi yapıyoruz da o da beni yoğun düşündüğü için mi bende düşünüyorum ister istrmez diye.. stalklıyorum onu hala bu bi alışkanlık hep stalklardım çünkü. onunla aramda kalan tek şey bu çünkü.. biliyorum bitti bana uygun değildi. üzdü kırdı güven vermedi benden küçüktü mantıkla açıklanıyo bunlar ama gece olunca ve yalnız kalınca o gelşyor aklıma napıyo acaba vb şeyler düşünüyorum ağlayasım geliyor.. ne kadar çok bağ kurmuşum onunla diyorum sanki böyle içimden bi parçaymış da onu kaybetmişim gibi hissettiriyor çok çaresiz hissediyorum çünkü zaten şimdi gelip yazsa dahi değişen bişey olamayacak hep aynı döngü... çok hayak kıırklığı oldu bende o çocuk hocam çokk anlatamam size. o sanmışstım çünkü kaderimdeki kişiyi.. bu hilserden ne zaman kurtulucm yani beni etkilemesin istiyorum ama sanki bi yanım da kabullenemiyor hala bittiğini..

Bu soru 18 Şubat 2026 14:44 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızı dikkatle okudum. Öncelikle şunu bilmenizi isterim: “Hiç görmediğim birine bu kadar bağlandım” diye kendinizi küçümsemeyin. Sanal ilişkilerde bağ bazen yüz yüze ilişkilerden bile daha yoğun yaşanabilir. Çünkü fiziksel gerçeklik azaldıkça zihin boşlukları hayalle doldurur. Siz o kişiye sadece gördüğünüz haliyle değil, yüklediğiniz anlamlarla bağlandınız. Onu “kaderimdeki kişi” olarak konumlandırmanız, aslında onda kendi ihtiyaçlarınızı, benzerliklerinizi ve iyileşme umudunuzu görmenizle ilgili. Bu yüzden kayıp hissi bu kadar güçlü. Kaybettiğiniz sadece bir insan değil; kurduğunuz ihtimal dünyası.


Sanal ilişkilerde en zorlayıcı kısım “belirsiz kayıp”tır. Somut anılar, ortak mekanlar, fiziksel temas yoktur ama zihinsel yatırım çoktur. Bu da yas sürecini karmaşık hale getirir. Mantığınız “uygun değildi, küçüktü, güven vermedi” diyor. Ama bağlanma sistemi mantıkla çalışmaz. Özellikle travmalarınız tetiklendiyse, onda kendinizi gördüyseniz, beyniniz onu “tanıdık” kategorisine koymuştur. Tanıdık olan her şey güvenli olmasa bile çekicidir. Bu, bağlanma psikolojisinde sık gördüğümüz bir döngüdür.


Telepati düşüncesine gelince… Bu aslında zihnin anlam arama çabasıdır. “Neden hâlâ aklıma geliyor?” sorusuna mistik bir açıklama üretmek, kontrol hissini artırır. Oysa bunun nörobiyolojik bir açıklaması var: Alışkanlık döngüsü. Onu düşünmek, stalklamak, profiline bakmak dopamin üretir. Küçük ama tekrarlayan bir ödül sistemi oluşur. Engelleşmiş olsanız bile zihinsel bağ kopmaz çünkü siz hâlâ onu kontrol etme davranışını sürdürüyor olabilirsiniz (stalk gibi). Bu da bağın nöral izini canlı tutar.


Gece yalnız kalınca artmasının sebebi de bu. Gündüz dikkat dağıtıcı uyaranlar vardır. Gece ise bastırılmış duygu yüzeye çıkar. Bu, onu hâlâ sevdiğiniz anlamına gelmez; yasın aktif olduğu anlamına gelir. “İçimden bir parça gitti” hissi bağlanma kopuşlarında çok tipiktir. Beyin gerçekten bir kayıp alarmı verir.


Peki ne yapabilirsiniz?


Stalk detoksu. Radikal ama etkili. En az 30 gün hiçbir şekilde bakmama kararı. Alışkanlık döngüsü ancak böyle kırılır.


Yasınıza izin verin ama romantize etmeyin. Onun size yaşattığı hayal kırıklıklarını yazın. Sadece iyi anları değil. Beyin seçici hatırlar; siz dengeyi bilinçli kurun.


“Onu mu özlüyorum, yoksa hissettirdiği ihtimali mi?” sorusunu sık sık sorun. Çoğu zaman özlenen şey kişi değil, onunla mümkün sandığımız gelecek olur.


Travma tetiklenmesi üzerine çalışmak. Eğer onda kendinizi gördüyseniz, bu benzerlik sizi çekmiş olabilir. Bu noktada bireysel terapi çok faydalı olur.


Bu his sonsuza kadar sürmez. Ama aktif olarak beslemeyi bıraktığınızda azalır. Yazsa bile değişmeyecek diyorsunuz; bu farkındalık çok kıymetli. Bir yanınız kabullenemiyor çünkü bağ bir günde çözülmez. Bağ çözülürken dalga dalga gelir.


Kitap önerisi olarak Bağlanma size bağlanma dinamiklerinizi anlamada yardımcı olabilir.


İsterseniz bu bağlanmanın kökenini (çocukluk temaları, terk edilme korkusu, idealize etme eğilimi gibi) yeni bir soruda daha derin çalışabiliriz. Eğer düşünceler takıntı boyutuna ulaşıyorsa bireysel danışmanlık desteği süreci hızlandırır. Şu an çaresiz değilsiniz; sadece yasın içindesiniz. Yas geçer, ama anlamlandırılırsa daha sağlıklı geçer.


Sevgiler,

Psikolog Betül Canbel

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
5 Duyu Farkındalık Taraması
5 duyu farkındalık taraması, duyularınızı aktif şekilde kullanarak zihni anda tutar. Görme, dokunma,...
Farkındalık⏱️ 5 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →
2
Bulut Meditasyonu
Bulut meditasyonu, zihinden geçen düşünceleri yargılamadan fark edip nazikçe bırakmayı öğretir. Düşü...
Meditasyon⏱️ 4 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular