Kaygı

Sevgilim ve ailem seçim durumu

Gizli Kullanıcı27 Temmuz 2026 19:50
Şimdi şöyle demek istiyorum öncelikle merhabalar ben 22 yaşında biriyim bunu yapma şunu yap niye böyle yaptın vs tarzı baskıcı ailem vardı ve bir ablamda ben ne zaman biri ile konuşsam yada dışarı çıkmak istesem konum at numarasını ve beni üç dört defa ararlardi kucukkende telefonumu ona vermedigim için telefonumu kırmıştı kısacası ben hiçbir zaman kendi kararınıvermiş biri değilim hep birileri bir şeyler dedi bende hep onları dinledim dinlemedigimde bana kendimi kötü hissettirirlerdi asıl konumuza gelelim iki yıldır tanıdığım biri ile dört aydır beraberiz onunla her şey olduk ve çok mutluyum daha bir yıl önce tanıştığımız zamanlar o kişiyi ablamla tanıştırmıştım belki sevgili olurlar diye ve sadece iki defa buluştular. Ama kafa yapıları uyuşmadığı için olmadı bu durumdan tam bir buçuk yıl sonra biz sevgili olduk çünkü aynı iş yerindeyiz ve her gün onu goruyordum onunla konuşuyordum onunla aramızda sekiz yaş var ve ailem onu istemiyor oteki ablam ise bana kahpe diyor onu diğer ablamla zamanında tanistirdigim icin ama ben bilseydim böyle olacağını bulusturmazdim kendime çok hakim oldum ama duygularım ve ben onunla olmak istedim kısacası kimse destek olmuyor ailemden onun Ailesi yanımızda ben onunla Ankara'ya gideceğim aileme bir şey demeyeceğim sadece bir mektup bırakacağım doğru bir şey mi yapıyorum sence

Bu soru 30 Temmuz 2026 07:18 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,


Paylaştıklarınızdan, uzun zamandır kendi kararlarınızı özgürce verebilmekte zorlandığınız ve kararlarınızın aile üyeleri tarafından yoğun biçimde denetlendiği bir ortamda büyüdüğünüz anlaşılıyor. Sürekli ne yapmanız gerektiğinin söylenmesi, dışarı çıktığınızda konum ve iletişim bilgisi istenmesi, defalarca aranmanız, kararlarınıza uyum göstermediğinizde suçluluk hissettirilmesi ve çocukken telefonunuzu vermediğiniz için telefonunuzun kırılması; zaman içinde kendi isteklerinize güvenmeyi zorlaştırmış olabilir. Böyle bir ortamda kişi yetişkin olduğunda bile kendi hayatıyla ilgili bir karar verirken sadece ne istediğini değil, ailesinin nasıl tepki vereceğini, kimin kırılacağını, kimin onu suçlayacağını ve sonrasında neler yaşayacağını da düşünmek zorunda kalabilir.


Sizin anlattığınız ilişkide ise önemli olan yalnızca bu kişiyi sevmeniz değildir. Aynı zamanda ilk kez kendi duygularınızı dinleyerek bir seçim yapmaya çalışıyor olmanız da dikkat çekiyor. Fakat burada kendinize şu soruyu sormanız faydalı olabilir: Ankara’ya gitmek, gerçekten sakin ve düşünülmüş bir karar mı, yoksa uzun süredir yaşadığınız baskıdan, suçlanmaktan ve sürekli açıklama yapmak zorunda kalmaktan uzaklaşma isteğinin etkisiyle alınmış ani bir karar mı? Bazen kişi yıllarca kontrol edildiğinde özgürleşme isteği çok yoğunlaşabilir ve bulunduğu ortamdan hızlıca çıkmak, özgürlüğün tek yolu gibi görünebilir. Ancak özgürleşmek, yalnızca bir yerden ayrılmak değil; kendi kararını güvenli, bağımsız ve sonuçlarını düşünerek verebilmektir.


Ablanızın size aşağılayıcı bir ifadeyle hitap etmesi de kabul edilebilir bir davranış değildir. Geçmişte bu kişiyi ablanızla tanıştırmış olmanız, gelecekte onunla bir ilişki yaşamayacağınızı belirleyen bir durum değildir. O dönem aralarında bir ilişki oluşmamış, yalnızca iki kez görüşmüşler ve birbirlerine uygun olmadıklarını anlamışlar. Daha sonra sizin aranızda duygusal bir yakınlık gelişmiş. Yine de bu ilişkinin aile içindeki etkisini ve ablanızın neden incindiğini anlamaya çalışmak, onun sizi aşağılamasını ya da hayatınız üzerinde karar verme hakkı olduğunu kabul etmek anlamına gelmez.


Bununla birlikte, Ankara’ya hiçbir şey söylemeden gitmek ve yalnızca bir mektup bırakmak konusunda temkinli olmanızı öneririm. Çünkü ailenizin geçmişteki kontrolcü davranışları düşünüldüğünde, sizi bulamayacaklarını düşünmeleri büyük bir paniğe yol açabilir. Ayrıca bu durum, sizin güvenliğiniz açısından da bazı riskler oluşturabilir. Eğer gitmeye kesin olarak karar verdiyseniz, en azından güvende olduğunuzu, kendi isteğinizle ayrıldığınızı ve iyi olduğunuzu açıkça belirtmeniz önemli olabilir. Mümkünse mektubu bıraktıktan sonra güvenli bir yerde olduğunuzda kısa bir mesaj göndermek de daha sağlıklı olabilir. Nerede olduğunuzu veya tüm ayrıntıları paylaşmak zorunda değilsiniz; ancak kayıp ya da zorla götürülmüş olduğunuz düşüncesinin oluşmaması için kendi isteğinizle hareket ettiğinizi belirtmeniz faydalı olabilir.


Ayrıca bu kişiye duyduğunuz sevgi ile hayatınızın tamamını bir anda değiştirme kararını birbirinden ayırmaya çalışın. Birini sevmek ve onunla olmak istemek çok kıymetli olabilir; ancak Ankara’ya gitme kararının yalnızca ilişkiye değil, sizin eğitim, iş, ekonomik bağımsızlık, barınma, güvenlik ve gelecekle ilgili planlarınıza da dayanması gerekir. Kendi kendinize şu soruları sorabilirsiniz: Ankara’da kalacağım yer güvenli mi? Maddi olarak ne kadar bağımsızım? İlişkide bir sorun yaşanırsa kalabileceğim başka bir yer var mı? Kendi sosyal çevremi ve hayat düzenimi nasıl kuracağım? Bu kararın sorumluluğunu tek başıma da taşıyabilir miyim?


Sizin kendi hayatınız hakkında karar verme hakkınız var. Yirmi iki yaşında bir yetişkin olarak kimi seveceğiniz ve hayatınızı nasıl kuracağınız konusunda söz sahibi olmanız gerekir. Ancak kendi kararınızı vermek, mutlaka herkesten gizleyerek ve bir gecede hayatı geride bırakarak hareket etmek anlamına gelmez. Gerçek bağımsızlık, başkalarının baskısına boyun eğmeden ama aynı zamanda kendi güvenliğinizi ve geleceğinizi de koruyarak seçim yapabilmektir.


Bu nedenle Ankara’ya gitme kararını tamamen yanlış ya da tamamen doğru olarak değerlendirmek mümkün değil. Kararın doğruluğu, nasıl hazırlandığınıza, ne kadar güvenli olduğuna, ekonomik ve duygusal açıdan ne kadar sağlam bir planınız bulunduğuna bağlıdır. Eğer bu karar uzun süredir düşündüğünüz, güvenli koşullarını oluşturduğunuz ve yalnızca aileden kaçmak için değil, kendi hayatınızı kurmak için aldığınız bir kararsa farklı değerlendirilebilir. Ancak yoğun kırgınlık, suçluluk, öfke veya baskı altında ani şekilde alınmışsa, kararın ayrıntılarını biraz daha düşünmek yararlı olabilir.


Bu süreçte mümkünse ailenin dışında güvendiğiniz, sakin kalabilen bir yakınınızdan veya bir ruh sağlığı uzmanından destek almanız da kararınızı daha net değerlendirmenize yardımcı olabilir.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.