Sevgilim ve ailem seçim durumu
Bu soru 30 Temmuz 2026 07:18 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba,
Paylaştıklarınızdan, uzun zamandır kendi kararlarınızı özgürce verebilmekte zorlandığınız ve kararlarınızın aile üyeleri tarafından yoğun biçimde denetlendiği bir ortamda büyüdüğünüz anlaşılıyor. Sürekli ne yapmanız gerektiğinin söylenmesi, dışarı çıktığınızda konum ve iletişim bilgisi istenmesi, defalarca aranmanız, kararlarınıza uyum göstermediğinizde suçluluk hissettirilmesi ve çocukken telefonunuzu vermediğiniz için telefonunuzun kırılması; zaman içinde kendi isteklerinize güvenmeyi zorlaştırmış olabilir. Böyle bir ortamda kişi yetişkin olduğunda bile kendi hayatıyla ilgili bir karar verirken sadece ne istediğini değil, ailesinin nasıl tepki vereceğini, kimin kırılacağını, kimin onu suçlayacağını ve sonrasında neler yaşayacağını da düşünmek zorunda kalabilir.
Sizin anlattığınız ilişkide ise önemli olan yalnızca bu kişiyi sevmeniz değildir. Aynı zamanda ilk kez kendi duygularınızı dinleyerek bir seçim yapmaya çalışıyor olmanız da dikkat çekiyor. Fakat burada kendinize şu soruyu sormanız faydalı olabilir: Ankara’ya gitmek, gerçekten sakin ve düşünülmüş bir karar mı, yoksa uzun süredir yaşadığınız baskıdan, suçlanmaktan ve sürekli açıklama yapmak zorunda kalmaktan uzaklaşma isteğinin etkisiyle alınmış ani bir karar mı? Bazen kişi yıllarca kontrol edildiğinde özgürleşme isteği çok yoğunlaşabilir ve bulunduğu ortamdan hızlıca çıkmak, özgürlüğün tek yolu gibi görünebilir. Ancak özgürleşmek, yalnızca bir yerden ayrılmak değil; kendi kararını güvenli, bağımsız ve sonuçlarını düşünerek verebilmektir.
Ablanızın size aşağılayıcı bir ifadeyle hitap etmesi de kabul edilebilir bir davranış değildir. Geçmişte bu kişiyi ablanızla tanıştırmış olmanız, gelecekte onunla bir ilişki yaşamayacağınızı belirleyen bir durum değildir. O dönem aralarında bir ilişki oluşmamış, yalnızca iki kez görüşmüşler ve birbirlerine uygun olmadıklarını anlamışlar. Daha sonra sizin aranızda duygusal bir yakınlık gelişmiş. Yine de bu ilişkinin aile içindeki etkisini ve ablanızın neden incindiğini anlamaya çalışmak, onun sizi aşağılamasını ya da hayatınız üzerinde karar verme hakkı olduğunu kabul etmek anlamına gelmez.
Bununla birlikte, Ankara’ya hiçbir şey söylemeden gitmek ve yalnızca bir mektup bırakmak konusunda temkinli olmanızı öneririm. Çünkü ailenizin geçmişteki kontrolcü davranışları düşünüldüğünde, sizi bulamayacaklarını düşünmeleri büyük bir paniğe yol açabilir. Ayrıca bu durum, sizin güvenliğiniz açısından da bazı riskler oluşturabilir. Eğer gitmeye kesin olarak karar verdiyseniz, en azından güvende olduğunuzu, kendi isteğinizle ayrıldığınızı ve iyi olduğunuzu açıkça belirtmeniz önemli olabilir. Mümkünse mektubu bıraktıktan sonra güvenli bir yerde olduğunuzda kısa bir mesaj göndermek de daha sağlıklı olabilir. Nerede olduğunuzu veya tüm ayrıntıları paylaşmak zorunda değilsiniz; ancak kayıp ya da zorla götürülmüş olduğunuz düşüncesinin oluşmaması için kendi isteğinizle hareket ettiğinizi belirtmeniz faydalı olabilir.
Ayrıca bu kişiye duyduğunuz sevgi ile hayatınızın tamamını bir anda değiştirme kararını birbirinden ayırmaya çalışın. Birini sevmek ve onunla olmak istemek çok kıymetli olabilir; ancak Ankara’ya gitme kararının yalnızca ilişkiye değil, sizin eğitim, iş, ekonomik bağımsızlık, barınma, güvenlik ve gelecekle ilgili planlarınıza da dayanması gerekir. Kendi kendinize şu soruları sorabilirsiniz: Ankara’da kalacağım yer güvenli mi? Maddi olarak ne kadar bağımsızım? İlişkide bir sorun yaşanırsa kalabileceğim başka bir yer var mı? Kendi sosyal çevremi ve hayat düzenimi nasıl kuracağım? Bu kararın sorumluluğunu tek başıma da taşıyabilir miyim?
Sizin kendi hayatınız hakkında karar verme hakkınız var. Yirmi iki yaşında bir yetişkin olarak kimi seveceğiniz ve hayatınızı nasıl kuracağınız konusunda söz sahibi olmanız gerekir. Ancak kendi kararınızı vermek, mutlaka herkesten gizleyerek ve bir gecede hayatı geride bırakarak hareket etmek anlamına gelmez. Gerçek bağımsızlık, başkalarının baskısına boyun eğmeden ama aynı zamanda kendi güvenliğinizi ve geleceğinizi de koruyarak seçim yapabilmektir.
Bu nedenle Ankara’ya gitme kararını tamamen yanlış ya da tamamen doğru olarak değerlendirmek mümkün değil. Kararın doğruluğu, nasıl hazırlandığınıza, ne kadar güvenli olduğuna, ekonomik ve duygusal açıdan ne kadar sağlam bir planınız bulunduğuna bağlıdır. Eğer bu karar uzun süredir düşündüğünüz, güvenli koşullarını oluşturduğunuz ve yalnızca aileden kaçmak için değil, kendi hayatınızı kurmak için aldığınız bir kararsa farklı değerlendirilebilir. Ancak yoğun kırgınlık, suçluluk, öfke veya baskı altında ani şekilde alınmışsa, kararın ayrıntılarını biraz daha düşünmek yararlı olabilir.
Bu süreçte mümkünse ailenin dışında güvendiğiniz, sakin kalabilen bir yakınınızdan veya bir ruh sağlığı uzmanından destek almanız da kararınızı daha net değerlendirmenize yardımcı olabilir.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.