Sevgilimi aldatmaktan korkuyorum
Şu sıralar ilişkimle ilgili bir takıntı olup olmadığını bilmediğim bir şey yaşıyorum mesela otobüse biniyorum bir erkek görüyorum içimden sanki konuşma hissi geliyor o kişiyle ya da merhaba deme hissi geliyor ben kendime o an durduramıyor gibi hissediyorum sürekli bir aldatma korkum var sürekli kendimden şüpheleniyorum acaba yapmak mı istiyorum diyorum ve bu herkese karşı oluyor yolda birini görüyorum yok ya bununla aldatmam diyorum ya da o an bir konuşma hissi geliyor sanki o an kendimi zor tutuyorum ama sevgilimi çok seviyorum ve onu kaybetmekten deli gibi korkuyorum gerçekten aldatmayı mı istiyorum bilmiyorum yardımcı olursanız sevinirim
Bu soru 17 Şubat 2026 18:06 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhabalar sevgili danışan,
Zihnine o an biriyle konuşma ya da "Merhaba" deme hissinin gelmesi, senin bunu yapmak istediğin anlamına gelmez. Bu, zihnin sana oynadığı bir oyundur. Zihin, en çok korktuğumuz ve en çok değer verdiğimiz yerden bizi vurur. Sevgilini kaybetmekten korktuğun için, zihnin sana en korkunç senaryoyu (aldatmayı) bir "ya yaparsam?" sorusu olarak fırlatıyor. O "zor tutuyorum" dediğin his, aslında bir dürtü değil, o düşünceden kaçma çabasının yarattığı yoğun kaygı patlamasıdır.
Yolda gördüğün insanlar için "Bununla aldatmam" gibi kıyaslamalar yapman, aslında zihninin kendini rahatlatma çabasıdır. "Bak, bununla yapmazmışım, demek ki hala güvendeyim" demeye çalışıyorsun. Ancak bu kıyaslamayı yaptıkça takıntıyı daha çok besliyorsun. Bu bir bataklık gibidir; çırpındıkça, yani "Ben gerçekten aldatmak mı istiyorum?" diye sorguladıkça daha derine batarsın.
Gerçekten aldatmak isteyen bir insan, bu düşünceden dolayı senin hissettiğin bu derin acıyı, korkuyu ve vicdan azabını hissetmez. O, bunu bir keyif ya da kaçış olarak görür. Sen ise bu düşünce geldiği an nefes alamayacak kadar korkuyorsun. Bu korku, senin aslında ne kadar sadık biri olduğunun en büyük kanıtıdır. Sevgini korumak için zihnin o kadar teyakkuzda ki, en ufak bir yabancıya bakma eylemini bile ihanet olarak kodlayıp alarm veriyor.
Zihnine o konuşma hissi geldiğinde onunla kavga etme. "Yine o saçma düşünce geldi. Merhaba demek istiyormuşum gibi hissettiriyor ama bu sadece bir düşünce, benim gerçeğim değil" de ve geçmesine izin ver. Onunla tartışmaya girersen (yani "hayır istemiyorum" dersen) o düşünce daha çok güçlenir.
Yolda gördüğün insanları "bununla yaparım/yapmam" diye tartmayı durdur. Bu sorgulama seni sadece daha çok şüpheye düşürür.
O an kendimi zor tutuyorum dediğin o fiziksel gerginlik sadece bir kaygı dalgasıdır. Bir dalga gibi gelir, en tepeye çıkar ve sen hiçbir şey yapmasan da söner. Sadece bekle, o hissin seni ele geçirmesine izin verme, sadece izle.
Eğer bu takıntılar hayat kaliteni çok düşürüyorsa, bir uzmandan Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) desteği almak, bu düşünceleri yönetmende sana mucizevi kapılar açabilir.
Sen sevgilisini çok seven, sadakate önem veren ve tam da bu yüzden hata yapmaktan ölesiye korkan birisin. Bu yaşadığın şey kalbinin bozukluğu değil, zihninin aşırı korumacı bir savunma mekanizmasıdır.
Bu düşünceler en çok yorgun olduğunda mı yoksa sevgilinle aranda bir gerginlik olduğunda mı artıyor? Yoksa tamamen sebepsiz, en mutlu olduğun anlarda mı kapını çalıyor? Bu soruları kendine sormanı ve sorgulama yapmanı öneririm.
Sevgilerle
Uzman Klinik Psikolog Şevval KURNAZ ÜNYILMAZ
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.