Sevgilimi çok seviyorum fakat o benden ayrıldı beni sevdiğini biliyorum
Eski uzun süreli ilişkimde takıntılıydım, beni o hale getirmişti. Ben bu halimi yenmiştim, çok iyiydim ve 3 ay geçtikten sonra birini çok sevdim. O da çok sevdi, hâlâ seviyoruz. Sevgilimi çok seviyorum, fakat o benden ayrıldı. Beni sevdiğini biliyorum, o yüzden çabalıyorum. Arada yazıyorum ki düzelelim. O ise arada cevap veriyor, arıyorum açmıyor. Ben onun her şeyiyken anlaşamadığımız nokta olunca bana çok soğuk ve kötü davranmaya başladı. KPSS'ye hazırlanıyorum ve bu sürecim için hiç iyi olmadı; uyuyamıyorum, ders çalışamıyorum. Aklım sürekli onda beni bırakmasın istiyorum. Bana dönsün istiyorum. Gerçekten artık kaldıramadığımı düşünüyorum. Hayattan hiçbir beklentim ve hevesim yok. Yaşamak da istemiyorum. Bana bir yol gösterin lütfen.
Bu soru 22 Nisan 2026 15:31 tarihinde Uzman Psikolog Gizem Yıldırım tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba, kalp kırıklığı özellikle önemli bir süreçten geçerken çok daha ağır gelebilir insana. Fakat kalp kırıklığınızın sizi çok daha fazla zorlamaya başladığını görüyorum. “Yaşamak da istemiyorum” demiş olmanız aslında ağır bir cümle. Ancak biz uzmanlar bu cümleyi çok dikkate alırız ve durumu en ince ayrıntısına kadar değerlendiririz. Evet bu bir yardım çağrısıdır ve bu düşünce ara ara düşünmekten çok sık sık aklınıza geliyorsa ve kendinize zarar verme planları da buna eşlik ediyorsa lütfen ertelemeden güvendiğiniz bir yetişkine veya bir ruh sağlığı uzmanına ulaşın. Bu bir güçsüzlük gibi görünebilir, ancak bu sizin bu süreci atlatabilmek için bir dönüm noktasına girdiğinizi de gösterir.
İlişkinize başlarken zor bir dönemi atlattığınızı ve toparlanıp bu yola girdiğinizi görüyorum. Eskiden bahsettiğiniz takıntılı durumdan daha farklı bir denklem görüyorum bu ilişkide. Sevip sevildiğinizi hissettiğiniz bu ilişkide bir anda hem de KPSS sürecindeyken bir anda bırakılmış olduğunuzdan bahsetmişsiniz. Yani buradaki denklem aslında “ani bir kayıp” olarak değerlendirilmelidir. “Madem bu kadar seviyor neden beni bıraktı? Benim ona ihtiyacım var” şeklinde düşünüyor olmalısınız. Ve bir yandan da ara sıra sizin mesaj ve aramalarınıza dönüp bir den yok olması da sizde “dönebilme ihtimalini” sürekli uyanık tutuyor. Çünkü beyniniz zaman zaman gelen o mesajları “ödül” gibi algılar ve siz daha da fazla peşine düşersiniz. Bu, sizi kötü biri yapmıyor; sadece çok yorulmuş ve çok korkmuş biri yapıyor.
Şimdi sizin neye ihtiyacınız olduğunu görmemiz gerekiyor. Toz pembe gözlükle değil, gerçekçi gözlükle buna bakmalıyız. Evet bu ilişkide erkek arkadaşınız tarafından seviliyor olmak size iyi hissettiriyor, bu gerçek. Her insan sevilmekten mutluluk duyar. Peki sizce bu ilişki bu kopukluk ve belirsizlikle sürecekse sizin ileride kendinizi nasıl hissedeceğinizi de değerlendiriyor musunuz? Danışanlarıma her zaman şunu söylerim: “Bir ilişkide yerine oturmayan bazı şeyler varsa, partnerlerin kendi içlerinde analiz edip iyileştirmeleri gereken bazı yanlar vardır. Eğer o şekilde de olmuyorsa zaten karakterler birbirine uygun değildir.”
“Ben onun her şeyiyken anlaşamadığımız nokta olunca bana çok soğuk ve kötü davranmaya başladı.” Bu cümleden erkek arkadaşınızın problemlerden kaçmaya meyilli olabileceğini görüyorum. Bir ilişkide karşılıklı sevgi elbette olmalıdır ancak saygı ve karşısındakini üzmekten korkarak olaylara da yaklaşabilmek gerekir. Anlık olarak belki hararetin soğumasını beklemek doğru bir yaklaşım olabilir. Fakat bahsettiğiniz gibi her problemde kaçınma davranışı varsa öncelikle bunun üzerine erkek arkadaşınızın bazı şeyleri değerlendirmesi gerekir.
Burada iki alanı birbirinden ayırmamız önemli: 1) Onun ne yapacağı… Buna gerçekten hükmedemezsiniz. 2) Sizin kendinize nasıl davranacağınız… İşte burası elinizde. Küçük ama somut bir öneri: Önümüzdeki 3 gün için kendinize “iletişim sınırı” koymayı deneyin. Mesela, “Sadece akşam 20.0020.10 arası bakacağım, o saat dışında mesaj atmayacağım, bakmayacağım” gibi. Bu, bir anda kopmak değil; beyninizi yavaş yavaş gevşetmek gibi düşünebilirsiniz. Zorlandığınız zamanlar olabilir ama bu anlarda sizin kendinize karşı saygınızı ve sevginizi de korumak zorunda olduğunuzu kendinize hatırlatarak ona neden yazmak istemediğinizi tekrar düşünebilirsiniz.
KPSS için öncelikle başarılar dilerim. Ancak unutmayın hayatınızdaki en kıymetli kişi sizsiniz. Kendinizle her zaman baş başa kalacaksınız. O yüzden kendinize iyi bakmayı unutmayın. Siz iyi olduktan sonra hayat bir şekilde yolunu bulacaktır. Mükemmel olmak zorunda değil, yeterince iyi olmayı hedefleyin ilk olarak. Sonrası zamanla olur.
Ruh halinizin yoğunluğunun sınava hazırlığınızı da ne kadar etkilediğinin farkındayım. Başta da belirttiğim gibi size tavsiyem bir uzman ile bu süreci yönetmeniz olacaktır. Erkek arkadaşınızla olan bu çözemediğiniz durumda kendinizle ilgili halletmeniz gereken bir şeyler vardır belki de. Kendinize iyi bakın.
Sevgilerimle
Uzm. Psk. Gizem Yıldırım
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
Bulut Meditasyonu
Küçük Şükür Molası
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.