Kaygı

Sınav kaygımı nasıl yönetebilirim?

Gizli Kullanıcı10 Haziran 2025 17:52

Hukuk 2. sınıf öğrencisiyim bölümümü de okulumu da isteyerek seçtim hatta uğruna aylarca göz yaşı dökerek kazanmıştım okulu 954. olmuştum üniversite sınavında. Hala o sıralamayı yaptığım masada ders çalışıyorum ama artık neredeyse 60dan yüksek notum yok. Kendimi aşırı salak hissediyorum. Bu okul beni tek hayalimdi. Kendimi hiçbir başka meslekte hayal edemiyorum. Ama hiç başarılı olamıyorum 1. sınıfın 4 ana dersinin 3ünden kaldım.

Bundan dolayı 2. sınıftan bazı dersleri almaya kredim yetmedi aldıklarımdan da 2si hariç doğru düzgün anlayamıyorum. Final haftam başladı ya yine kalırsam ya yine başaramazsam diye düşünmekten ders çalışamıyorum. Kendimi hep o cübbenin içinde hayal ettim ve şimdi hiçbir şeyi beceremiyor oluşumla yüz yüzeyim kendime uygun gördüğüm şey bana göre değil mi yoksa bana göre mi karar veremiyorum. Yaklaşık 5 aydır terapiye gidiyorum ve psikoloğum bana hep hocalar geçirir merak etme bırakıp ne yapacak diyor.

Bugün ilk iki finalime girdim elim o kadar çok titriyor ki yazımı tanıyamadım. Üniversiteye başladığımdan beri her sınav yks den daha çok kaygılandırdı beni. Onun en azından örnekleri vardı ne olacağını biliyordum bu sefer hiçbir şey bilmiyorum neye hazır olmam gerektiğini bilmiyorum ne yazmam gerektiğini nasıl yazmam gerektiğini hiçbir şeyi bilmiyorum karanlık bir odada lambanın düğmesini arıyorum ama sürekli bir yerlere çarpıyorum.

Bu soru 10 Haziran 2025 20:48 tarihinde Psikolog Fatma Gizem Bitgen tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar Sevgili Danışan,

Kendinizi dürüstlükle ifade etme cesareti gösterdiğiniz için sizi tebrik ediyorum. Öncelikle paylaştığınız her bir ifade üzerinden sizi anlamaya çalıştığımı bilmenizi isterim. Yazdıklarınızı okurken içtenliğinizi ve yaşadığınız zorlukların ne kadar ciddiyet taşıdığı çok net bir şekilde hissettiğimi eklemek isterim. Yıllarca hayalini kurduğunuz bir şeyin içinde olmak ve bunun sizi mutlu etmek yerine acaba yanlış bir tercih mi yaptım diye çelişki yaşatması ve o masa başında verdiğiniz onca emeğin ardından yaşanan bu zorlanmaların hüznü ve çaresizliği resmen satırlarınızdan taşmış gibi.

Bazen hayallerimiz öyle büyüktür ki o noktaya geldiğimizde “Burası tam da benim ait olmak istediğim yerdi, şimdi neden bu kadar sıkışmış hissediyorum?” diye sormak gelir içimizden. Sizin yaşadığınız durum da buna benziyor olabilir; başarıya olan inancınızla, şimdiki güçlükleriniz arasında sıkışmak tarif edilmesi zor bir duygu. Bir yandan “Olmalıydım, başarabilmeliydim.” sesi sürekli konuşurken diğer yandan yaşadığınız yoğun kaygı, sınav sürecinizle başa çıkmayı neredeyse imkânsız hale getiriyor gibi gözüküyor. Yaşadığınız durum oldukça normal. Üniversite lise gibi değildir. Meslek sahibi olma yolculuğunda süreç dümdüz ilerlemez aslında başarıyı sağlayan en önemli faktör başarısızlıktır. Bu sayede nerede yanlış yaptığını görme fırsatı bulur kişi.

Sevgili danışan hukuk fakültesi, en zor bölümlerden biridir. Bu bölümde okuyor olmak bile birçok kişinin ulaşamadığı bir hedef. Bunu istemeniz ve bu bölümü okurken bu kadar yük hissetmeniz aslında bölümünüze verdiğiniz anlamın göstergesi. Bu noktada kaldığınız ders sayısını, kendi kimliğinizle özdeşleştirmemenizi rica edeceğim. 'Kalmak başarısızlık değil, sistemli çalışamamak gelişime açık olan alanın göstergesidir.' gibi bir bakış açısını benimsemeniz içinde bulunduğunuz süreci fırsata çevirmenize yardımcı olabilir. Zorlanmak, seçiminizin yanlış olduğunu değil; desteğe, dengeye ve yönteme ihtiyacınız olduğunu gösteriyor olabilir. Bu kadar arzuladığınız bir meslekte, bir yıllık zorlanmayı genellemek yerine süreç boyunca dirençli kalabilmek içinde bulunduğunuz durumu tersine çevirmenizi sağlayabilir.

Peki süreci sağlıklı yönetme adına neler yapabilirsiniz?

İlk olarak kendinize sürekli yüklenmeyi bırakmanız önemli bir adım olacak. Bunu başaramadığınızda “Her şey mahvoldu” diye hissetmektense, kendinize biraz alan açmak, ufak bir mola verip duygularınızı yargılamadan uzaktan izlemek etkili olabilir. Örneğin kaygı anlarınızda gözlerinizi kapatıp üç kez derin nefes alıp vermeyi deneyebilirsiniz. Ellerinizi karnınıza koyarak “Şu anda içimde ne var?” diye sormak, bazen baştaki fırtınayı bir miktar dindirebilir.

İkinci olarak final haftanız için ders çalışma planı önerim olacak. Burada size “Pomodoro” tekniğinden bahsedeceğim. Pomodoro tekniğinde 25 dk ders, 5 dk ara. 3 turdan sonra 30 dk ödül molası vardır. Bu teknik çok daha verimli çalışmanıza yardımcı olacaktır.

Üçüncü olarak bu bölümü neden tercih ettiğinizi hatırlamanızı istiyorum. Bu bölümü tercih ederken en büyük motivasyonunuz neydi? Çok iyi bir sıralama yaparken kendinizi nerede nasıl hayal ediyordunuz? Bu soruların cevaplarını görebileceğiniz bir yere asmanız da motivasyonunuzu aktif tutabilir.

Son olarak sonuç ne olursa olsun gerek bu bölümü kazanmak için gerek okurken gösterdiğiniz azmi takdir etmeniz, kendinize karşı nazik olmanız sürecin çok daha sağlıklı geçmesini sağlayacaktır.

Sınav anını yönetmekle ilgili ya da paylaşmak istediğiniz başka bir duygu ve düşünceniz olursa yine yazabilirsiniz.

Cevabımın faydalı olmasını umuyor, sağlıklı günler diliyorum.

Psikolog Fatma Gizem Bitgen




Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.