Soğuk ve sevgisiz bir anneyle büyümek
Annem bildiğim bileli bana hiç sevgisini göstermedi. Ailenin son çocuğuyum, tek kızım. İki abim var, muhtemelen ben yanlışlıkla oldum. Abilerim de aramda 18-20 yaş var. Şu an 22 yaşımdayım ve annem 60, babam 70'e yakın yaş var. Annem babam hep yaşlıydı. Okulda arkadaşlarım babamı dedem zannederlerdi. Babam anneme göre daha sakin, biraz daha sevgi gösteren biriydi. Büyük abim de öyle, ama ben annemin bir kere başımı okşadığını, “Canım kızım, seni seviyorum” dediğini, bana güzel sözler söyleyip gönlümü hoş tuttuğunu hatırlamıyorum. Abim ve babam bile “Esmayı şımartmayın” tarzında şeyler söylerdi, kendisi de babasından böyle görmüş. Aklıma geliyor, acaba yanlışlıkla oldum diye mi annem beni sevmedi diye. Benim okumam için elinden geleni yaptı, beni kurslara, dershanelere gönderdi ama beni sevgi yönünden eksi bıraktı. Anneme şu an bile içimde aman aman bir sevgi yok, çünkü ondan hiç görmedim ve bu beni bu yaşımda çok etkiliyor. Yakında evleniyorum. Annem bu zamana kadar beni hep eleştirirdi, en ufak şeyde kızıp bağırırdı, ama evleniyorum diye galiba bu ara duygusala bağladı. Bana kızıp bağırmıyor, daha anlayışlı; evlenmemi istemedi, çok erken buldu; şimdi de üzülüyor, bence 22 yıldır benimle anne-kız ilişkisi kuramadı diye. Ben 10 yaşındayken abim evlendi, annem yengemle benden daha yakın oldu. Tamam, ona da sevgisini göstermez, ama her şeyi ona sorup danışır; onunla arkadaş gibi oldu. Benim evlilik muhabbetim açılınca, benle konuşmaya başladı; zaten konuştuğumuz tek şey benim evlilik telaşım hakkında şeyler… Benim de içimde vicdan azabı oluyor ya annem ölürse pişman olursam diye. Annem benimle bir bağ kuramadı, bana enerjisi kalmamış gibiydi. Tabii, 40 yaşında anne olunca şimdi de aramızda duvar ve resmiyet var, ama içimde ya ölürse korkusu var. O kadar yalnızım ki, annenle iyi değilsen kim olursa olsun, yalnızsın. Hep özendim anneleriyle arkadaş gibi olan arkadaşlarıma.
Bu soru 2 Nisan 2026 11:49 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Aslı Yolageldili tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba Sevgili Danışan,
Yazdıklarınızı şunu hissettiriyor. Siz aslında sadece annenizin size ne yaptığını anlatmıyorsunuz, daha çok ondan hiç alamadığınız bir şeyi anlatıyorsunuz. Bir çocuğun en temel ihtiyacı olan o sıcaklık, o yakınlık, o “seviliyorum” hissi sizde eksik kalmış gibi duruyor. Bu da bugün hâlâ içinizde bir boşluk olarak duruyor.
Annenizin size maddi anlamda destek olması, sizi okutması, kurslara göndermesi kıymetli ama duygusal olarak aynı şeyin olmaması sizde doğal olarak bir eksiklik hissi bırakmış. İnsan bazen şunu karıştırabiliyor. “Benim için bir şeyler yaptı” ile “beni sevdiğimi hissettirdi” aynı şey değil. Siz de tam olarak bunu ayırabiliyorsunuz.
“Yanlışlıkla mı oldum” düşüncesi de aslında çok anlaşılır bir yerden geliyor. Çünkü çocuk aklıyla sevgi görmediğinizde bunun sebebini kendinizde aramaya başlıyorsunuz. Ama burada daha gerçekçi olan şu. Annenizin kendi yetiştiği ortam, kendi gördüğü ilişki biçimi ve sizin doğduğunuz dönemdeki hayat koşulları onun size nasıl bir anne olabildiğini belirlemiş. Bu sizin değerinizle ilgili bir şey değil.
Şu an anlattıklarınızda iki duygu bir arada duruyor gibi. Bir yanda kırgınlık var, hatta mesafe var. Diğer yanda ise “ya kaybedersem” korkusu ve bir tür vicdan duygusu var. Bu çok zor bir ikilem. Çünkü insan hem sevemediği birine üzülmekten korkabilir hem de içten içe “keşke farklı olsaydı” diye yas tutabilir.
Annenizin son dönemde daha yumuşaması da sizde bir şeyleri hareketlendirmiş gibi. Sanki içinizde şu soru var. “Acaba şimdi mi olacak, acaba geç mi kaldık?” Ama aynı zamanda 22 yıldır kurulmamış bir bağın bir anda kurulmasını beklemek de kolay değil. Bu yüzden hem yaklaşmak istiyorsunuz hem de mesafeli kalıyorsunuz.
Yengenizle olan ilişkiyi görmeniz de sizi etkilemiş. Orada bir yakınlık var ama sizinle yok. Bu da ister istemez insanın içinde “neden ben değilim” duygusunu büyütür. Bu çok anlaşılır bir his.
Yalnızlık kısmı da önemli. İnsan annesiyle bağ kuramadığında bu boşluk başka hiçbir ilişkiyle tam olarak dolmaz gibi hissedebilir. O yüzden “annemle iyi değilsem yalnızım” düşüncesi çok sık görülür. Ama bu, hayat boyu böyle kalacağı anlamına gelmez.
Burada belki en önemli şey şu olabilir. Annenizle ilişkinin şu anki haliyle ne olabileceğini görmek. Yani onun size veremediği şeyi kabul etmek ama şu an verebildiği kadarını da olduğu gibi görmek. Bu, geçmişi onaylamak değil ama bugünü daha gerçekçi bir yerden kurmak olabilir.
Ve kendinize şu soruları sormak bu noktada iyi gelebilir:
Annemden beklediğim şey tam olarak ne ?
Bu beklenti şu an karşılanabilir mi yoksa geçmişe mi ait ?
Onunla hiç kuramadığımız bağın yasını tutuyor olabilir miyim ?
Şu an onunla nasıl bir ilişki kurmak bana daha az yük olur ?
Onu kaybetme korkum sevgiyle mi ilgili yoksa yarım kalmışlıkla mı ?
Bunların cevapları hemen gelmeyebilir ama yavaş yavaş netleşir. Burada önemli olan kendinizi suçlamadan bu duygulara bakabilmeniz. Çünkü hissettiklerinizin çoğu eksik kalan bir bağın çok doğal sonuçları.
Klinik Psikolog Aslı Yolageldili
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
Bulut Meditasyonu
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.