Aile

Sorun bende mi? Ben mi çok sorguluyorum?

Gizli Kullanıcı30 Mayıs 2026 20:22

Merhaba, yaklaşık 1.5 senedir evliyim. 5 senelik ilişkinin ardından evlendik. Uzun süren ilişkimiz çok zorlu süreçlerden geçti. 6 Şubat depreminde ailemi kaybettim birlikte eşimin sayesinde bu zorlu süreci daha iyi bir şekilde atlattım. Tabi ki unutmadım yaşadıklarımı hala beni tetikleyen şeyler var ama bununla yaşamaya alıştım. Eşimle aramızda aslında kişisel sorunumuz yok tartışmalarımız hep annesi yüzünden. Artık sanki üç kişilik bir evlilikmiş gibi hissediyorum. Sürekli gelip gidelim arayalım görüşelim işlerini yapalım istediği her yere götürüp getirelim istiyor. Şimdiye kadar hiçbir şey demedim ama artık katlanamıyorum. Annesinin yaptıkları yüzünden ben eşimden soğuyorum uzaklaşıyorum. Bayramda bir düğün vardı hep beraber gittik düğünden sonra eşimin teyzesinde toplanılacakmış bizim en son haberimiz oldu evde köpeğimiz var ve belli bir süreden sonra tek kalamıyor evde biz hayatımızı bu şekilde düzenledik. Herkesin gönlü olsun kimse kırılmasın diye bizde eğer gidilecekse düğünden erken çıkalım dedik. Herkesten bir ses çıktı kararlaştıramadılar. 22.00 da çıktık eşim bir saat oturur kalkarız dedi kıyameti kopardı kayınvalidem hep böylesiniz bıktım ne istiyorsunuz benden demediğini bırakmadı eşimde öyle sonra bizim eve çıktık konuşmak için kayınvalidem sinir krizleri geçirdi. Ben yokken eşime sen benim babam kardeşim oğlum hemde kocamsın demiş bu bana hiç normal gibi gelmiyor artık. Bir kere istediği olmadı diye bu kadarı fazla değil mi? Biz onun isteğine göre mi yaşamak zorundayız. Zaten her şey zor. En çok kızdığımda beni içlerine asla almazlar ama temizlik yemek iş güç olunca hep çağırılırım gitmezsem benden kötüsü olmaz surat asarlar. Bizde böyle olduğu için kendi kendimize kalmak istedik bir kere kendimizi savunduk kıyametler koptu. Bu olayın sabahına eşimle de biz tartıştık. Ben aile olamadığımızı söyledim benle değil annenle vakit geçir dedim. Zaten bizim bir şey yaptığımızda yok ne sinemaya gideriz ne bir konsere. Kendi halimizde olmamızda suç. Bunları yapsak kıyamet kopar herhalde ben artık ne yapacağımı şaşırdım. Eşim sürekli arada kalıyor. O sustukça ben sinirleniyorum. Böyle olunca ağır sözler söylüyorum. Eşim bu sabah ilk defa ağladı. Sen benden vaz mı geçtin diyerek. Onu da üzmek istemiyorum. Ama artık bende üzülmek istemiyorum.

Bu soru 14 Temmuz 2026 08:22 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar sevgili danışan,

Öncelikle yaşadığınız bu çok ağır kayıplar ve zorlu süreçler için derin bir üzüntü duyduğumu belirtmek isterim. 6 Şubat depreminde ailenizi kaybetmiş olmanız, travmatik yas olarak adlandırılan, belirtilerin çok daha şiddetli ve uzun sürdüğü karmaşık bir süreci beraberinde getirebilir. Eşinizin bu süreçte size destek olması çok kıymetli; ancak yaşadığınız güncel sorunlar, bu hassas dönemi daha da zorlaştırıyor gibi görünüyor.

Eşinizin annesinin evliliğinizin merkezinde yer alması ve sürekli müdahil olması, psikolojide üçgenleşme olarak adlandırılan bir durumu düşündürmektedir. Üçgenleşme, aile içindeki iki kişi (siz ve eşiniz) arasındaki gerginliği azaltmak veya bir tarafın kontrolünü artırmak için üçüncü bir kişinin sürece dahil edilmesidir. Kayınvalidenizin eşinize karşı kurduğu "babam, kardeşim, oğlum ve kocamsın" cümlesi, rollerin birbirine karıştığını ve sağlıklı sınırların ihlal edildiğini açıkça göstermektedir.

Kayınvalidenizin istediği olmadığında "kıyameti koparması" ve "sinir krizleri geçirmesi",manipülatif ve kontrolcü kayınvalide profiliyle örtüşmektedir. Bu tür kişiler genellikle mağdur rolünü oynayarak oğullarını suçlu hissettirirler. Gelinlerini sadece iş güç olduğunda hatırlar, ancak duygusal olarak dışlarlar. Mahremiyete yer bırakmaz ve her kararın kendi onayından geçmesini isterler.

Eşinizin sessiz kalması ve sizin bu duruma öfkeyle karşılık vermeniz, aranızda "bağlanma yaralanması" oluşturabilir. Bağlanma yaralanması, bir eşin en çok desteğe ihtiyaç duyduğu anda (sizin durumunuzda hem deprem sonrası yas süreci hem de aile baskısı) diğer eşin ulaşılamaz veya duyarsız kalmasıyla oluşur. Araştırmalar, eş desteğinin evlilik doyumunu belirleyen en önemli faktör olduğunu göstermektedir. Eşiniz arada kalarak sessizleştikçe, siz kendinizi değersiz ve önemsiz hissetmeye başlıyorsunuz. Kendinizi eşinizden uzaklaşmış ve vazgeçmiş gibi hissetmeniz, bir tür duygusal boşanmanın sinyali olabilir. Evliliğinizin huzuru için kayınvalidenizle aranıza net sınırlar koymanız gerekir. Eşinizin birincil sorumluluğunun artık annesi değil, siz ve kurduğunuz aile olduğu unutulmamalıdır. Eşinizle tartışırken ağır sözler söylemek yerine, kendi hislerinize odaklanın. "Annenle vakit geçir" demek yerine, "Kendimi bu evlilikte yalnız hissediyorum ve senin desteğine ihtiyacım var" gibi ifadeler kullanmak daha yapıcı olabilir. Kayınvalidenizin manipülatif krizlerine karşı "Gri Kaya Yöntemi"ni deneyebilirsiniz. Bu yöntem, karşı tarafa beklediği duygusal tepkiyi vermeyerek (kısa, tarafsız cevaplar vererek) manipülasyon döngüsünü kırmayı amaçlar.

Evliliğinizi canlı tutmak için sinema, konser veya sadece baş başa kalacağınız aktiviteleri suç gibi görmekten vazgeçip bu alanları korumalısınız. Birlikte geçirilen kaliteli zaman evlilik doyumunu doğrudan artırır.

Unutmayın; dini ve toplumsal kaynaklar da nikâhtan sonra bir erkeğin birinci önceliğinin eşi olduğunu ve evin düzeninin eşin huzuruna göre kurulması gerektiğini vurgular. Haklı ve meşru taleplerinizi ifade etmeye devam edin.


Sevgilerle


Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular