Psikoloji

Sorunumun ne olduğunu bulamıyorum

Gizli Kullanıcı24 Nisan 2026 08:16

Merhaba ben çok içe dönük biriyim. Genelde hayatımı kimseye kolay kolay açmam çok büyük arkadaş çevrelerimde yoktur. Ama şimdi kimse kalmadı çevremde. Stresli olaylarda çok midem bulandığı için iş ve sosyal hayattan uzağım. Hayatıma biri girdi ve ben geçmişte ilişki yaşadım yalnız kalacağım korkusuyla ona çok bağlandım ve bana ne hata yaparsa yapsın affettim. Ama mutsuz içe kapanık hemen bir olay yaşayınca suratı asılıyor diye terk edildim. Yaşatılan olay büyüktü. Yani bu kırık cam teorisi gibi mi öne atılıyor yoksa ben hiçbir ilişkiyi yürütemiyor muyum anlamıyorum. Arkadaşım beni hergün arıyordu ee haliyle sürekli biten ilişkimden 6 ay boyunca konuştuk sonra bana hep derdini anlatıyorsun diyerek bitirdi arkadaşlığımızı ben ona çok yazdım o ben dengeyi kuramıyorum insanlarla ya çok yakın ya çok uzağım dedi. Tüm suçu üstüme almalı mıyım bilmiyorum şimdi. Diğer grup biten ilişkimin olduğu grup bu durumu öğrendiler sonra arkadaşım bana alttan alttan laf sokmaya beni denemeye başladı ayrıldığım ortak arkadaşlarla neden görüşmüyorum diye o çocuk uzun zamandır bana göndermeli şarkılar yolluyordu dönmüyordu. Dönmeyince dalga geçiyorlardı. Arkadaşım bana kafada kuruyorsun dedi ve o çocuğu arayınca yoo bilmeden bir şey mi yaptım dedi arkadaşım bana sen herkesi yıpratıyorsun diyip kendi hatalarını görmeyip kırık cam teorisi gibi hayatından çıkardı beni. En zor günümde yanımda bile değildi. Eski arkadaşımın söylediklerini kullandı sen zor günümde bana bunu yapıyorsun diye Oysa ki onlar yapıyordu yanımda bile olmuyordu ama herkes beni suçlu biliyor ya onlar da beni suçlu hissettirdi.

Bu soru 3 Mayıs 2026 12:26 tarihinde Psikolog Songül Çiğel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,

Yazdıklarını okuyunca şunu söylemem gerekiyor ki: burada olan biteni “ben hiçbir ilişkiyi yürütemiyorum” diye tek başına üstlenmek gerçeği çarpıtmak (bilişsel çarpıtmalarda deriz) olur. Senin tarafında zorlayan bazı eğilimler var ama karşı tarafta da ciddi sorunlu davranışlar görüyorum. Bu iki şey ilişkiyi yürütememene sebeb olabilir.


Sen kendini anlatırken aslında oldukça tutarlı bir tablo çiziyorsun: içe dönüksün, kolay açılmıyorsun, ama birine bağlandığında fazla yükleniyorsun. Bu genelde “ya hep ya hiç” bağlanma şekli olabilir. Yani ya mesafeli kalıyorsun ya da tüm duygusal ihtiyacını tek kişiye veriyorsun. Bu, karşı tarafı bazen yorabilir ama bu, insanların seni değersizleştirmesini, yok saymasını ya da suçlu hissettirmesini haklı çıkaran bir durum olmaz.


İlişki kısmına bakarsak: “ne yaparsa yapsın affettim” dediğin yer çok kritik. Bu, bir sevgi değil; daha çok yalnız kalma korkusunun yönettiği bir bağlılık. Ve insanlar sınır görmediğinde, genelde o sınırı zorlamaya devam eder. Sonunda da işin içinden “sen hep mutsuzsun” gibi gerekçelerle çıkabilirler. Bu biraz haksız bir yükleme, çünkü ilişkin zaten dengesiz kurulmuş bir durumda.


Arkadaşınla olan durum da benzer bir döngü. 6 ay boyunca seni dinlemiş ama bir noktada “hep sen anlatıyorsun” demiş. Burada onun da sınır koyma hakkı var, ama bunu yapış şekli çok sağlıklı değil. Bir anda kesmek, üstüne suçlayıcı olmak olgun bir iletişim değil.


Diğer grup meselesi ise şöyle söyleyeyim, biraz manipülatif bir ortam gibi görünüyor. Şarkı gönderip geri dönüş beklemek, sonra dalga geçmek, “kafanda kuruyorsun” diyerek seni değersizleştirmek gibi durumlar bunlar sağlıklı sosyal davranışlar değil. Bu noktada sorun “sen çok mu hassassın” değil; ortam gerçekten güvenli mi, orası soru işareti.


“Kırık cam teorisi” dediğin şeye gelirsek: aslında burada olan biraz daha şu insanlar genelde birini “zor”, “problemli” diye etiketlediğinde, sonrasında her şeyi o gözle yorumlamaya başlar. Senin hassasiyetin onların gözünde “abartı” olmuş olabilir. Ama bu, senin duygunun yanlış olduğu anlamına gelmez.


Şu anki en kritik mesele şu:Sen gerçekten “insanlarla denge kuramayan biri” misin, yoksa “yanlış insanlara fazla yatırım yapan biri” misin? Bana göre ikinci ihtimal daha güçlü. Çünkü anlattıklarında empati var, farkındalık var ve kendini sorgulama var. Bunlar “ilişki yürütemeyen” birinde pek olmaz. Ama sınır koymakta zorlanan ve kabul görmek için fazla esneyen birinde çok olur.


Biraz daha somut söyleyeyim:Senin geliştirmen gereken taraf: İnsanlara yavaş açılmak, duygusal yükü tek kişiye yığmamak ve “bu bana iyi gelmiyor” diyebilecek sınırları kurmak.Karşındaki insanlarda problemli olan taraf: Empati eksikliği, alttan alta küçümseme, iletişim yerine suçlama ve dışlama var .


Yani bu hikâyede tek suçlu sen değilsin. Hatta “tüm suçu üstüme almalı mıyım?” sorusunun cevabı çok net tabiki hayır.

Ama şu kısmı ciddiye almak önemli: Eğer sen kendini yalnız kalmamak için fazla veriyorsan, yine benzer insanlara denk gelme ihtimalin yüksek.


Şu an yaşadığın şey biraz da “yanlış insanlarla kurulan yoğun bağların yıkımı” gibi duruyor. Bu çok yorucu bir süreçtir ama aynı zamanda  senin için önemli bir farkındalık noktasıdır. Farkına vardığında bazı şeyler de değişmeye başlar seninde bunları yazarak aslında farkındalık kazanmak istediğini fark ediyorum bir anda olmayacaktır her şey kendini önemsemeye başladıkça karşına da seni önemseyen kişiler çıkacak🌸

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular