Kaygı

Stresle mücadele

Gizli Kullanıcı26 Temmuz 2025 14:22

Merhabalar size en çok zorlandığım bir sorunumdan bahsetmek istiyorum. 20 yaşındayım ve her şeyi gereksiz stres yapıyorum. Mesela ağustosun sonunda yaz stajı yapacağım ama bunun stresine aylar önce giriyorum nasıl olacak yanlış bir şey yapacak mıyım gibi, en kötüsüde bunun için planlarımı erteleyip staj bitsin rahatlacağım o zaman bunu yapacağım demek. Ama asla öyle olmuyor kendimi bildim bileli bir şeyler için çok stresleniyorum. 2026 senesi için hem kpssye hem yksye gireceğim. Şuan zaten bir önlisans mezunuyum ama hayalimde ki bölüm başkaydı. Eğer bu sınavlardan istediğim puanı alırsam ne yapacağım ya da alamazsam ne yapacağım diye strese giriyorum ama sınavlara daha girmedim bile aslında mantıklı olan elimden geldiğince çalışmak ve o iki sınavın sonucuna göre bir karar vermek ama akışına bırakamıyorum. Bunlar hayatımdan şuan ki sorunlarımdan örnekti ama genel anlamda sorunlar farklı olsa da hisler aynı oluyor.

Aşırı düşünme, mutlu olmayı ertelemek ve mutlu olmayı bir şeylere bağlamak en çok da streslenmek. Aslında basit gözüküyor ama bu düşünceler beni çok yoruyor. Sorum da şu hayatımdaki bu stresi nasıl yönetebilirim, bu stres seviyemi nasıl düşürebilirim?

Bu soru 28 Temmuz 2025 13:44 tarihinde Uzman Psikolog Gönül Tanır Durmaz tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar, 🌿


Buraya yazdıklarınızı okurken, aslında kendi içinizde ne kadar büyük bir mücadele verdiğinizi hissetmemek mümkün değil. Bir yandan gelecek için çabalamak, diğer yandan sürekli “ya olmazsa, ya hata yaparsam” diye düşünmek… Böyle bir sarmalın içinde olmak, insanı epeyce yorabilir. Üstelik, örnekler verirken hepimizde olan o tanıdık “şu bitsin, sonra rahatlarım” umutlarının, çoğu zaman gerçek hayatta karşılık bulmaması da ayrıca zorlayıcı. hayatta hep bir şeyler olmaya devam edecek ve biz o şeylerin arkasından koşarken ne kadar yorgun Düştüğümüz durduğumuzda fark edebileceğiz.


Belki çevrenizdekiler size “takma kafana” gibi şeyler söylüyor olabilir ama öyle söylenince de bir anda o gerginlik kaybolmuyor, değil mi?

Benim dikkatimi şu çekti: Hep bir sonraki adıma bağlanmış bir huzur ve mutluluk beklentisi. Staj bitsin, sınav geçsin, şunu kazanayım… Dışarıdan biri baksa, sizin sürekli hedefe koşan, vazgeçmeyen biri olduğunuzu düşünebilir. Ama içeride bambaşka bir duygu yoğunluğu var gibi geliyor bana; sürekli hazırlıklı olma hali, kendini ağır bir baskı altında hissetme, mutlu olmayı hep ileri bir tarihe erteleme… Aslında bu biraz da şöyle; hayat bir otobüs yolculuğuysa, siz sürekli varış noktasına odaklanıyorsunuz, camdan dışarıya bakıp manzaranın tadını çıkarmak ise arka planda kalıyor.


Sizce de bütün bu stresin temelinde kendinize tanıdığınız alanın, duyduğunuz şefkatin azlığı olabilir mi? Yanlış yapmaktan korkmak, kontrolü bırakmakta zorlanmak, çoğu zaman hata yapma hakkınız olduğunu unutmak… Belki de, bazen sadece olduğunuz gibi kabul edilmeye, kendinizle dost olmaya ihtiyaç duyuyorsunuz.


Şöyle bir küçük egzersiz önerebilirim: Bir kağıda “Şu an beni endişelendiren nedir?” ve “Bunu kontrol edebiliyor muyum?” diye yazın. Sonra, kontrolünüzde olanlara küçük adımlar atmayı deneyin; olmayanları ise günde yalnızca 15 dakika “kafamda serbestçe yer almalarına” izin verin, kalan zamanda ise onları erteleyin. Düşünceleri tamamen susturmak çok gerçekçi olmayabilir, ama onlara fazla alan açmamak mümkün.


4-7-8 nefes tekniğini deneyebilirsiniz.

Rahat bir pozisyon alın. Oturarak veya uzanarak yapabilirsiniz. Omurganızı dik, vücudunuzu gevşek tutun.Dudaklarınızı hafifçe kapatın ve burundan 4 saniye boyunca nefes alın.Nefesinizi 7 saniye boyunca tutun. (Zihninizi başka şeylerle meşgul etmeden sadece nefesinize odaklanın.) Nefesinizi 8 saniye boyunca ağzınızdan yavaşça verin. Hafifçe “fuuu” sesi çıkarabilir.

Bu bir turdur. Yeni başlayanlar için günde 2-4 turla başlamak idealdir. Düzenli uygulandığında 8 tur yapılabilir.


Kendi üzerinizde bu kadar baskı kurduğunuzda, hayattan keyif almak gerçekten çok güç. Bunu fark etmiş olmanız, aslında çok önemli bir başlangıç noktası. Sorularınıza baktığımda, adım adım önceliğinizi “şu anda, bugün kendimi nasıl rahatlatabilirim?” sorusuna kaydırmaya başlarsanız, emin olun küçük değişimler zamanla daha kalıcı huzurlara dönüşebilir. 😊

Belki de bundan sonraki süreçte, stresinizi tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, onunla beraber nasıl yaşamayı keşfetmek, hatta bazen onun içinden güzellikler bulabilmek… Deneyebileceğiniz minik rutinler, yürüyüşler, sevdiğiniz bir müzikle kısa molalar vermek; en önemlisi ise kendinize hata yapma, yorulma ve bazen de bir adım geri çekilme lüksünü izinli kılmak.

Dilerseniz, özellikle en çok hangi anda, hangi düşüncede daha yoğun bir stres yaşadığınızı biraz daha detaylandırabilirsiniz. Birlikte bunu biraz daha araştırmak, belki de duygularınızı daha iyi tanımanıza ve dönüştürmenize yardımcı olabilir.


Eğer bu süreç uzun zamandır yaşadığınız ve kendi başınıza aşamayacağınızı düşündüğünüz bir süreçte bir terapistle birlikte çalışmayı deneyebilir ve stres yönetimi konusunda destek alabilirsiniz.


Sorunuz sizin için bir cevap olabildiyse, puanlayabilir ve görüşünüzü bizimle paylaşabilirsiniz. Bizlere sorularını yöneltmek isteyen başka arkadaşlarınız varsa onların da yararlanmasını sağlayabilirsiniz.


Sağlıklı günler dilerim.


Sevgiyle kalın.


Uzman Psikolog Gönül Tanır Durmaz

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.