• Anasayfa
  • Sorular
  • Şu an içimde annemle ilgili bir korku var kaybetme gibi bir şey. Aşamıyorum. Aslında iyi herşey ama…
Kaygı

Şu an içimde annemle ilgili bir korku var kaybetme gibi bir şey. Aşamıyorum. Aslında iyi herşey ama…

Gizli Kullanıcı9 Mart 2026 17:26

Korkum çok garip. Hiç bir şeye odaklanamıyorum. Yalnız kalmaktan, hiç bir şey yapamamaktan, annemle ilgili her şeyde korku var içimde. Kaybetmek korkusu daha çok. Bazen ağlıyorum, bazen geceleri uyuyamıyorum. Kendimi bilinmezin içinde hiss ediyorum. Yakın zamanda evde de boru açıldı evi su basmış gibi bir şey oldu. Çok korktuk. Oda kaldı içimde. Korkularım arttıkça çoğalıyor, ben bişi yapamıyorum, napıcam ben?

Bu soru 9 Mart 2026 20:06 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan, öncelikle ne kadar kaygılandığınızı ve korku içerisinde olduğunuzu tahmin edebiliyorum. Gerçekten her an sanki kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek, sevdiğiniz birine bir şey olacakmış gibi düşünmek insanda çok büyük bir korku yaratabilir.

Bir yanda içinizdeki kaybetme korkuları, bir yandan annenize bir şey olmasından korkmanız… bunlar sanki hem bedeninizde, hem zihninizde hem de günlük hayatınızda oldukça büyük bir etkiye sahip olmuş gibi görünüyor. Çünkü odaklanmakta zorlanma, yalnız kalmaktan korkma gibi birçok zorluk da yaşadığınızı anlıyorum.

Aslında anlattıklarınızda, zihninizde sürekli var olan bir korku hali görüyorum. Sanki her an kötü bir şey olacakmış, annenize mutlaka bir şey olacak ve yalnız kalacaksınız gibi bir düşünce içinizden gitmiyor ve sizi oldukça yoğun bir şekilde etkiliyor gibi.


Üstelik evde yaşadığınız su basma olayı da sizi ayrıca korkutmuş gibi görünüyor. Bu durum belki de “evim güvenli alanımdır” düşüncenizi sarsmış olabilir. Aynı zamanda “hiç beklenmeyen kötü olaylar da yaşanabilir, her an kötü şeyler olabilir” düşüncesini de güçlendirmiş olabilir.

Burada size birkaç şey sormak isterim. Bu sorular, özellikle annenizle ilgili yaşadığınız kaygıları daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir:


  1. Annenizi kaybetme korkunuz ne zaman başladı?
  2. Bu korku size bir yerden tanıdık geliyor mu?
  3. Daha önce bir yakınınızı kaybettiniz mi?

Bu sorular, böyle hissetmenizin altında yatabilecek kaygıları daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir.


Çünkü kaygılar bazen geçmiş yaşam deneyimlerimizden ya da bizi etkileyen bazı olaylardan beslenebilir. Bu yüzden kaygılarımız bazen bize tanıdık gelen bir yerden ortaya çıkabiliyor.

Bu nedenle kaygıların artması bazen zincirleme bir döngüye de dönüşebilir. Yani kaygılar birbirlerini tetikleyebilir, tıpkı domino taşları gibi. Önce bir taş düşer ve ardından diğerleri de düşmeye başlar.


Kaygı da çoğu zaman böyledir; tek bir olay ya da düşünce, diğer düşüncelerimizi de etkisi altına alabilir.


Ancak şu noktayı da birlikte düşünmek önemli olabilir: Bu korkuların ne kadarı gerçekçi? Örneğin annenizi kaybetmekten korktuğunuzda, bunun için zihninizde hangi sebepler oluşuyor? Eğer bunu 1 ile 10 arasında derecelendirmeniz gerekseydi, gerçekleşme ihtimali sizce kaç olurdu?

Bu noktada size küçük egzersizler de önermek isterim. Öncelikle aşağıda bir nefes egzersizi bırakacağım; özellikle çok kaygılı hissettiğiniz zamanlarda dilerseniz uygulayabilirsiniz. Bir diğer egzersiz de, yaşadığınız korkuları düşündüğünüzde bunların gerçekleşme ihtimallerini not almak olabilir. Bunu ister puanlayarak ister yazıya dökerek yapabilirsiniz.


Eğer bu korkunun gerçekleşme ihtimalinin aslında düşük olduğunu fark ederseniz, kendinize şu cümleyi hatırlatabilirsiniz:

“Şu an, bu saniyede, zihnimde canlandırdığım kötü şey gerçekleşmiyor. Zihnimdeki senaryodan çıkıp şu ana geri dönüyorum.”

Çünkü korkularımız her ne kadar çok gerçekçi görünse de, her korku mutlaka gerçekleşmek zorunda değildir.


Ayrıca şunu da söylemek isterim: Bu tür düşünceler geldiğinde onları fark etmek ve ifade edebilmek oldukça önemlidir. Bu düşünceleri bastırmak, yok saymak ya da hiç yokmuş gibi davranmak çoğu zaman kaygının daha da artmasına neden olabilir. Bunun yerine, o düşüncenin geldiğini fark edip “Şu an zihnimde bir korku düşüncesi var” diyebilmek ve onun gelip geçmesine izin vermek çoğunlukla kaygının etkisini azaltmaya yardımcı olabilir.


Bu süreçte kendinize karşı anlayışlı ve şefkatli olmanız da çok kıymetli. Yaşadığınız bu kaygılarla tek başınıza mücadele etmek zorunda değilsiniz. Tekrardan yazmak, danışmak, sormak istediğiniz herhangi bir şey olursa, bana buradan veya profilimden her zaman ulaşabilirsiniz.


Sevgiyle Kalın

Psikolog Ecem Bakıner

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
Bulut Meditasyonu
Bulut meditasyonu, zihinden geçen düşünceleri yargılamadan fark edip nazikçe bırakmayı öğretir. Düşü...
Meditasyon⏱️ 4 dakika
Psikoloğun Notu: Özellikle yoğun düşünce akışında sakinleşmenize yardımcı olabilecek bir egzersizdir.
Egzersizi açmak için tıklayın →
2
Gerginlik – Rahatlama Tekniği
Kas gruplarını bilinçli olarak sırayla kas–tut–bırak döngüsünde çalıştırarak bedendeki gerginliği çö...
Gevşeme Teknikleri⏱️ 6 dakika
Psikoloğun Notu: Özellikle aklınıza kötü düşünceler geldiğinde, bedeninizi ve zihninizi rahatlatabilecek bir egzersizdir.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.