Şüphelerimden kurtulamıyorum ne yapmalıyım ?
Merhaba benim üç yıla aşkın bir beraberliğim var. Sevgilim beni lise zamanlarından beri seviyor. Fakat o zamanlar ben onu kabul etmediğim için onda karşılıksız bir sevgi olarak kalmıştım. Ve karşılaştığımız vakite kadar yani 3 yıl öncesine beni hiç unutamadığını beni sevdiğini aklından hiç çıkmadığımı söylüyordu. Fakat karşılaştığımız vakitte üniversiten bir
sevgilisi vardı. Benimle karşılaşınca denemek istedik ve bu kızla zaten ilişki yaşayamadığını engelleyerek hayatından çıkarttığını söyledi. Son zamanlarda bu kız hakkında şüphelerim kabardı. Kızın sürekli göndermeli şeyler paylaşması üniversitenin ve kaldığı yurdun sevgilime çok yakın olması karşılaşma ihtimalleri konuşma ihtimalleri içimi bulandırıyor ve beni çok yoruyor. Sevgilimin her hareketinden her sözünden şüphe ediyorum. Son zamanlarda beni çok eleştirmeye başladı acaba pişman olup onunla konuşmuş mudur benden soğumuş mudur? İçim içimi yiyor ve sağlıklı bir ilişki yürütemsiğim gibi ona da kendime de zarar veriyorum. Sürekli elim telefonda kız ne paylaştı nerede diye içim içimi yiyor. Ne yapmalıyım bu durumdan çıkmak istiyorum. Teşekkürler.
Bu soru 2 Mart 2026 10:01 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba,
Yazdıklarından zihninin ne kadar yorulduğu çok hissediliyor. Sürekli tetikte olmak, her cümlede ima aramak, sosyal medyaya bakmadan duramamak… Bunlar “şüpheli bir insan” olduğun için değil; kaybetme ihtimalinin sende yarattığı kaygı yüzünden oluyor. Zihin belirsizliği sevmez. Belirsizlik olduğunda boşlukları çoğu zaman en korkutucu ihtimalle doldurur.
Şu an yaşadığın şey büyük ihtimalle düşünce–duygu–davranış döngüsünün hızlanmış hali. Aklına “Acaba onunla konuştu mu?” düşüncesi geliyor, kalbin sıkışıyor, huzursuz oluyorsun ve rahatlamak için telefonu kontrol ediyorsun. O an kısa bir rahatlama oluyor ama beyin şunu öğreniyor: “Demek ki gerçekten bir tehdit vardı ki kontrol ettik.” Böylece döngü güçleniyor. Oysa çoğu zaman ortada kanıt değil, ihtimal var. İhtimal ise gerçek değildir.
Aaron Beck’in güzel bir sözü vardır: “Zihin, belirsizliği tehdit olarak yorumlamaya eğilimlidir; fakat her belirsizlik tehlike değildir.” Şu an zihnin seni korumaya çalışıyor olabilir ama bunu yaparken seni yoruyor.
Burada küçük ama etkili bir deneme yapabilirsin.
Telefonu kontrol etme isteği geldiğinde hemen davranmak yerine kendine on dakika tanı.
O sırada aklından geçen cümleyi yaz: “Onunla konuşuyor olabilir.”
Sonra kendine şunu sor: Bunun somut kanıtı ne? Ve bunun dışında başka hangi açıklama mümkün? Belki gerçekten sadece senin kaygın yükseldiği için beynin tehdit arıyordur.
Bu soruları sormak düşünceyi bastırmak değil; onu daha gerçekçi bir zemine çekmektir.
Bir diğer önemli nokta, partnerinin seni eleştirmeye başlaması kaygını artırmış olabilir. Eleştiri, özellikle terk edilme hassasiyeti olan kişilerde alarm sistemini hızlandırır. Bu yüzden mesele sadece eski kız değil, “ya yeterli değilsem?” korkusu olabilir. Bu noktada duygunu suçlamadan ifade etmek önemli: “Son zamanlarda daha hassasım, güvene ihtiyacım var” demek kontrol etmekten çok daha ilişkiyi güçlendirir.
Sağlıklı ilişki, sürekli kanıt aradığın değil; yanında zihninin yavaşladığı ilişkidir. Eğer zihnin hızlanıyorsa, sorun çoğu zaman partnerden çok o hızlanan iç diyalogdadır. Bu döngü öğrenilmişse, yeniden öğrenilebilir de. Şu an yaptığın şey zayıflık değil; güvende hissetmeye çalışan bir zihnin çabası. Ve bu çaba, doğru şekilde yönlendirilirse sakinleşebilir. 🤍
Umarım yardımcı olabilmişimdir, ihtiyaç halinde benimle iletişime geçebilirsiniz...
Psikolog Lara Yelda Aktaş
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
Gerginlik – Rahatlama Tekniği
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.