Kaygı

Sürekli düşünmeyi nasıl bırakabilirim?

Gizli Kullanıcı23 Nisan 2025 12:24

Öncelikle Merhaba,sürekli aklımı kucalayan saçma sapan düşünceler ve endişeli olmak beni çok yoruyor, sürekli bunalımda hissediyorum, sanki birşeyler olucakmış gibi hissediyorum, sürekli gerginim ve gerginliğimi atamıyorum. Sürekli gergin olduğum için de diğer insanların da böyle olmasını sağlıyor, bazen hiçbir şey yapmak istemiyorum öyle evde sürekli oturuyorum ve kahve içiyorum insanlar sordukları zaman da kaçmayı tercih ediyorum çünkü anlayacaklarını düşünmüyorum, benim hiç arkadaşım yok öyle dışarı arkadaşlarımla çıkayım eğleneyim olayım da yok ama bu durumdan çok da rahatsız değilim kendi halimde olmayı seviyorum ama sanki kendimi sevmiyorum. Bu konular hakkında yardım edebilir misiniz?

Bu soru 23 Nisan 2025 17:19 tarihinde Psikolog Ayşe Tuba Aksakallı tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba Sevgili Danışan,


Satırlarınızda hissettiğim o yoğun duyguları, zihnin o yorucu telaşını ve bedendeki gerginliği derinden anlıyorum. Yazdıklarınız, pek çok insanın zaman zaman deneyimlediği o içsel sıkışıklığın ve yalnızlık hissinin oldukça samimi bir yansıması olmuş.


Sanki zihniniz sürekli bir alarm halinde, "acaba bir şey olacak mı?" düşüncesiyle tetikte bekliyor gibi. Bu durumun sizi günlük hayattan uzaklaştırdığını ve "kendini seven bir insan" imajı çizmenin ne kadar zor olduğunu da anlıyorum. Kendinizle baş başa kalma isteğinizin, özellikle zorlandığınız bu dönemde bir korunma mekanizması olması da oldukça doğal. Kimseye anlatacak gücü bulamamak ya da kimsenin gerçekten anlamayacağını düşünmek... İşte tam da bu noktada yalnızlık hissi derinleşebiliyor ve bazen insan kendinden bile uzaklaşmak isteyebiliyor.


Kaygının ve sürekli endişenin bedensel etkilerini de ne kadar yoğun hissettiğinizi tahmin edebiliyorum. Omuzlarınızdaki o görünmez yük, kaslarınızdaki sürekli gerginlik... Bazen bu hal, çevrenizdeki insanlara bile yansıyabiliyor ve adeta toplu bir huzursuzluk döngüsüne girilebiliyor. Düşüncelerin akışını kendi başına durdurabilmek gerçekten de çoğu zaman düşündüğümüzden çok daha zor. Zihin, "şunu düşünmemeliyim" dedikçe o düşünce inatla daha çok beliriyor. İçsel huzursuzluğunuzun yanı sıra, o sürekli "her an kötü bir şey olacak" endişesi de üzerinizde büyük bir yük oluşturuyor olmalı.


Bir şeyleri paylaşmak istememeniz de gayet anlaşılır. O "zaten kimse anlamaz" hissi, insanı daha da derin bir yalnızlığa sürükleyebiliyor. Belki de çevrenizdeki insanların yaklaşımlarını yeterince sıcak, kapsayıcı ya da güven verici bulmuyorsunuz. Ancak, hiç arkadaşınızın olmaması ya da eğlenceli sayılan sosyal ortamlarda bulunmamanızı büyük bir eksiklik gibi görmemeniz bence çok değerli. Çünkü her birimizin ruhu ve ihtiyaçları farklıdır. Sizin kalabalık ortamlarda bulunmak yerine kendi alanınızda dinginlik arayışınız, kendi özgünlüğünüzün ve ihtiyaçlarınızın farkında olduğunuzun bir göstergesi.


Kendinizi sevmediğiniz yer, belki de şu anki en hassas noktanız. Kimileri içindeki bu boşluğu ya da kendiyle ilgili o soğukluk hissini dışsal yollarla kapatmaya çalışırken, siz bu hali fark etmeye başlamışsınız. Bu, değişim için atılmış çok önemli bir adım aslında. Kendinizi zaman zaman sorgulamanız, "ben kimim, neyim, ne istiyorum?" diye kendinize dönmeniz... Cevapsız kalan sorular olsa bile, bu farkındalık sizi mutlaka bir yere taşıyacaktır.


Şu an hissettiğiniz bu yoğunluğu bir nebze olsun hafifletmek için size küçük bir nefes egzersizi önermek istiyorum. Rahat bir sandalyeye oturun ve ellerinizi dizlerinizin üzerine bırakın. Gözlerinizi kapatın ve burnunuzdan derin bir nefes alın. Birkaç saniye nefesinizi tutun ve yavaşça ağzınızdan verin. Bu basit uygulamayı 5-6 kez tekrarlayarak bedeninize "buradasınız ve güvendesiniz" mesajını göndermeyi deneyebilirsiniz. Bazen bu gibi anlarda kendinize minik bir mola vermek bile büyük bir fark yaratabilir.


Yazmak da size iyi gelebilir. Bir fincan kahvenizi alın ve iç dünyanızla sessizce vakit geçirin. İçinizden geçenleri bir deftere dökmek, zihninizi sakinleştirebilir ve düşüncelerinizi somutlaştırabilir. Kendi içinizde neler olup bittiğine, hangi düşüncelerin daha baskın olduğuna göz atmak, zamanla bu bulutlu havanın dağılmasına yardımcı olabilir. 📔☕️


Unutmayın, bu tür dönemler insanı kendiyle daha derin bir yüzleşmeye götürebilir. Bu süreçte kendinize karşı biraz daha yargılayıcı olmadan, daha nazik bir yaklaşımla kendinizi gözlemlemeye çalışmanız çok değerli. Bazen atılan küçük bir adım, koskoca bir değişimin başlangıcı olabilir. Kendinize iyi bakın.


Sorunuz sizin için bir cevap olabildiyse, puanlayabilir ve görüşünüzü bizimle paylaşabilirsiniz. Bizlere sorularını yöneltmek isteyen başka arkadaşlarınız varsa onların da yararlanmasını sağlayabilirsiniz.


Sağlıklı günler dilerim.


Sevgiyle kalın.


Psikolog

Ayşe Tuba Aksakallı....

alinti

Teşekkür ederim, liginiz için biraz daha iyi olmamı sağladınız 😊

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.