Sosyal Hayat

Sürekli düşünüyorum.

esra77725 Mayıs 2026 12:12

Sürekli endişeleniyor ve düşünüyorum. Özellikle yeni bir ortama ve yeni bir insanla tanışacaksam vay halime benim. O kadar stres oluyorum ki inanamazsınız. Asla ortama adapte olamıyorum. Sürekli benim hakkımda ne düşünüyorlar acaba diyorum. Normal de olduğum gibi davranamıyorum. O yüzden dershaneyi bile bıraktım,evden dışarı çıkıp yeni insanlarla tanışmak istemiyorum. Benim hakkında ne diyecekler, beni nasıl yargılayacaklar diye düşünüyorum. Gülümsemek bile suç gibi hissettiriyor dışarda sanki. Beynim susmuyor durmadan konuşuyor. Sanki bütün insanların bana bakıp içten içe alay ettiklerini ve dalga geçtiklerini düşünüyorum. Nefret ediyorum artık. Yaşamak çok zor. İnsanlarla göz teması kurmakta bile zorlanıyorum. Beynim durmadan 'acaba şimdi senin hakkında ne düşünüyorlar 'diyip duruyor. Girdiğim hiç bir ortama adapte olamıyorum ben, sorun ben de sanırım. Bende diğer gençler gibi kaygısız olmak onlarla gülüp eğlenmek istiyorum ama beynim durmadan 'şimdi bunu yaparsan pişman olacaksın en iyi sus konuşma' diyor. Ve öyle olunca çok soğuk bir insanmışım gibi gözüküyor ama aslında soğuk biri değilim yani sanırım. Neden böyle biriyim ben? Saçma sapan şeyler hakkında endişe ediyorum durmadan.

Bu soru 27 Haziran 2026 13:17 tarihinde Psikolog Serra Canseven tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Şunu bilmenizi isterim: anlattıklarınız düşündüğünüzden daha anlaşılır ve birçok insanın yaşadığı bir şey. Bu sizi “garip”, “soğuk” ya da “sorunlu” yapmaz.

Sizin yaşadığınız şey büyük ihtimalle insanların sizin kendinizi, onların fikirlerini düşündüğünüz kadar sizi düşünmediği bir yerde, beynin sizi sürekli değerlendirilme tehdidine karşı korumaya çalışması.

Yani problem “insanlar” değil; beynin sürekli “tehlike var” sinyali vermesi olabilir.

Yeni ortama girmeden önce: “Ya rezil olursam?”

“Ya yanlış bir şey söylersem?”

“Ya beni yargılarlarsa?”

Bu düşünceler geliyor, sonra beden geriliyor, göz teması ve konuşmak zorlaşıyor.

Siz geri çekiliyorsunuz.

Ve beyin bunu şöyle öğreniyor:

“Bak, kaçtık ve güvende kaldık.” Bu yüzden kaygı bir sonraki sefer daha da büyüyor. Maalesef bu bir kısır döngü.

Ama önemli olan şu:

İnsanların bizim hakkımızda düşündüğünü düşündüğümüz şeyler, çoğu zaman kendi zihnimizin tahmini; gerçekliği değil. Başkalarının ön yargılarından ibaret değiliz. 

Kendinize bunu sormayı deneyin:

• Bunun gerçekten kanıtı var mı?

• Bana baktıklarını düşünmem, benimle ilgilendikleri anlamına mı gelir?

• Ben başkalarını bu kadar detaylı yargılıyor muyum?

• Ya düşündüğüm şey doğru değilse?

Kaygı bize “sus, hata yapma” der. Ama iyileşme genelde tam orada başlar:

Küçük riskler alarak.

Mesela:

  1. Kasiyere bir şey sormak
  2. Kısa göz teması kurmak
  3. Bir ortamda 10 dakika kalmak
  4. Birine kısa bir yorum yapmak

Küçük ama tekrar eden adımlar. Çünkü özgüven, kaygı geçince gelmez, kaygıya rağmen hareket ettikçe oluşur. Küçük görevleri tamamlamak daha kolaydır. 

Sessiz olmanız, adapte olmakta zorlanmanız, insanlardan çekinmeniz karakteriniz olmak zorunda değil. Bu öğrenilmiş bir korunma biçimi olabilir.

Ama eğer bu artık evden çıkmamaya, ilişkiler kuramamaya neden oluyorsa; bu yükü tek başına taşımamak, destek almak önemli.

Çünkü bu durum çalışılabilir, değişebilir ve hafifleyebilir.


Sadece çok uzun süredir tetikte yaşıyor olmak zihinde kaçınmayla pekişmiş olabilir. Ancak zihin, güvenmeyi yeniden öğrenebilir.

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
Nefes Sayma Tekniği
Nefes sayma, zihni odaklamak ve düşünce akışını yavaşlatmak için etkili bir yöntemdir. Her nefeste s...
Nefes Egzersizleri⏱️ 4 Dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular