Psikoloji

Takıntım hakkında ne yapmalıyım?

Gizli Kullanıcı21 Nisan 2026 08:46

Hocam merhaba 20 yaşındayım 6 yaşından beri el yıkama takıntım var fakat okuldan mezun olduktan sonra bu direkt hijyen takıntısına dönüştü bazen 9 saat banyoda kalıyorum. Aslında zaman sıkıntım olmasa aynı şekilde hayatımı sürdürebilirim takıntılarımdan nefret etmiyorum fakat giderek artıyorlar sonuçta öğrenci olduğum için zamana ihtiyacım var. Mesela 5 dk iyice ellerimi yıkayıp sonra da temiz hissedebilmeyi isterim zaten başlarda böyleydim sonra saate bakıp saatteki rakamları takıntı haline getirdim istediğim sayıda elimi yıkamamışsam sonraki saatte o sayıları görünce elimi yıkıyordum. Bir eşya ile alakalı aklıma kötü bir düşünce geldiyse ve istemeden ona dokunduysam gidip hemen elimi yıkıyorum. Eğer temiz hissetmiyorsam işlerimi yapmıyorum hocam bir keresinde pis hissedince yıkanmamayı denedim ama böyle de adeta donakaldım 48 saat boyunca yataktan kalkamadım. Dert yanmayı sevmediğim için hiç kimseyle bu konu hakkında konuşmadım çünkü içimi dökünce takıntılarım artıyor o yüzden istemedim hocam nasıl bir yol izlemeliyim?

Bu soru 21 Nisan 2026 16:21 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,


Paylaştıklarınız uzun süredir devam eden ve günlük yaşamınızın ritmini belirgin biçimde etkileyen bir zorlanmaya işaret ediyor. Özellikle temizlikle ilgili yoğun düşünceler, bu düşüncelerin yarattığı huzursuzluk ve ardından gelen uzun süreli yıkama davranışları zamanla kendi içinde pekişen bir döngü oluşturur.


Bu döngü genellikle şöyle işler: zihinde beliren bir düşünce ya da his (örneğin kirlenmiş olma ihtimali) kaygıyı artırır; bu kaygıyı azaltmak için yapılan davranış (el yıkama, banyoda kalma, sayılara göre hareket etme) kısa süreli bir rahatlama sağlar; ancak bu rahatlama, beynin bunu yaparsam güvendeyim şeklinde öğrenmesine neden olur. Sonuç olarak aynı davranışlara daha sık ve daha uzun süre başvurulur. Sizin deneyiminizde 5 dakikalardan saatlere uzanan süreç, tam olarak bu öğrenme mekanizmasının bir sonucu.


Temiz hissetmezsem hiçbir şey yapamıyorum ve yıkamamayı deneyince donakaldım ifadeleriniz, kaygının sadece düşünsel değil bedensel düzeyde de yoğunlaştığını gösteriyor. Bu tür donakalma tepkileri, kişinin sistemi aşırı uyarıldığında ortaya çıkabilir; yani aslında zihniniz ve bedeniniz sizi korumaya çalışırken bir noktada işlevselliği kısıtlayan bir hale gelebiliyor. Bu yüzden kendi kendinize bir anda tüm davranışları kesmeye çalışmanızın zorlayıcı olması çok anlaşılır. Bu süreçler genellikle kademeli ve yapılandırılmış bir şekilde ele alındığında daha yönetilebilir hale gelir.


Saatler ve sayılarla ilgili geliştirdiğiniz kurallar da dikkat çekici. Bu tür zihinsel kurallar, belirsizliği azaltma ve kontrol hissi kazanma çabasıyla ortaya çıkabilir. Ancak zamanla bu kuralların sayısı artar ve kişi bu kurallara uymadığında yoğun bir huzursuzluk hisseder. Bu da günlük yaşamın akışını giderek daha fazla kısıtlar. Burada önemli olan, bu kuralların sizi yönetmeye başladığını fark etmek ve bu döngüyü tek başınıza kırmaya çalışmak yerine profesyonel bir çerçevede ele almaktır.


Bu noktada bir Psikiyatri hekimi ya da bir Psikolog ile görüşmenizi güçlü şekilde öneririm. Böyle bir destek sürecinde hem yaşadığınız zorluklar ayrıntılı biçimde değerlendirilir hem de size özel, adım adım ilerleyen bir plan oluşturulur. Bu plan genellikle kişinin kaygıyla daha farklı bir ilişki kurmasını, davranışlarını kademeli olarak esnetmesini ve günlük işlevselliğini yeniden kazanmasını hedefler. Bazı durumlarda psikoterapi ön planda olurken, bazı durumlarda ilaç desteği de süreci daha sürdürülebilir hale getirebilir; bu karar bireysel değerlendirmeyle verilir.


Benim size tavsiyem psikodinamik temelli bir terapiye başlamanız. Bu terapi bilişsel davranışçı terapiye kıyasla daha uzun ve daha yavaş işler fakat bahsettiğiniz belirtilerin kökenine inmenizi sağlar. Yani neden ellerinizi yıkamaya ihtiyaç duyduğunuzu ve neden kirli hissettiğinizi anlamanıza yarar. Eğer terapi ücretlerini karşılayabilecek bir bütçeye sahip değilseniz devlet hastanelerinden yardım alabilirsiniz. Tüm bunların dışında buradan da faydalanabilirsiniz. Birebir terapi süreci sizin için daha efektif olacaktır fakat tek başınıza bununla mücadele etmektense burada en azından zihninizdeki karmaşayı rahatlatabilirsiniz.


Bu durumu anlamlandırmak ve üzerinde çalışmaya başlamak için Bilişsel Davranışçı Terapi içinde kullanılan ABC modelini sizin örneğinize uygulayabiliriz. Bilişsel davranışçı terapi temelli bir yaklaşımı seçme nedenim dinamik terapinin bu şekilde uygulamaya uygun olmayışı aslında. Bu model üç temel parçadan oluşuyor.


A (Tetikleyici): Sizin durumunuzda bu bazen çok somut olabilir; örneğin bir eşyaya dokunmak, dışarıdan gelmek, bir yüzeye temas etmek. Bazen de daha içsel ve fark edilmesi zor olabilir; zihninizden geçen kısa bir ya kirliyse düşüncesi, bedensel bir huzursuzluk ya da belirsizlik hissi. Örneğin: Kapı koluna dokundum ya da bir anda içimde rahatsızlık hissettim gibi.


B (İnanç / Otomatik düşünce): Tetikleyiciden hemen sonra genellikle çok hızlı ve sorgulanmadan geçen bir düşünce devreye girer. Örneğin: Ellerim kirlendi, Mikrop bulaşmış olabilir, Temizlenmezsem kötü bir şey olur, Yeterince yıkamazsam rahatlayamam. Bu düşünceler çoğu zaman kesinlik içerir ve alternatifleri göz ardı eder. Aynı zamanda sizde gördüğümüz sayı ve saat kuralları da bu bölümde yer alır: Şu kadar kez yıkamazsam olmaz gibi.


C (Sonuç): Bu düşünceler yoğun bir kaygı, huzursuzluk, tiksinti ya da gerginlik yaratır. Bu duyguyla baş etmek için yaptığınız davranış ise uzun süre el yıkama ya da banyoda kalma olur. Kısa vadede bir rahatlama gelir; ancak bu rahatlama geçicidir ve aslında B’deki düşüncenin daha da güçlenmesine neden olur. Böylece döngü tekrar başlar.


Gün içerisinde el yıkama dürtüsü hissettiğiniz anlarda bunları bu şekilde yazıya dökmenizi isteyeceğim. Hangi anlar sizi tetikliyor bunu ilk olarak saptamamız gerekecek. Bir kağıdı üç sütuna bölüp A-B-C şeklinde başlıkların altına anlattığım gibi yazın.


Süreci buradan sizinle takip etmek isterim. Eğer siz de bu şekilde ilerlemek isterseniz yeni bir soru oluşturup beni haberdar edebilirsiniz. Fakat sorunun sizden geldiğini ve bana sorulduğunu anlayabilmem için başlıkta ismimden bahsetmenizi isteyeceğim. Siz de dilerseniz adınızı benimle paylaşabilirsiniz veya açık bir şekilde paylaşmak istemezseniz bir takma isim kullanabilirsiniz.


Umarım yazdıklarım sizin için faydalı olur. Görüşmek dileğiyle.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular