• Anasayfa
  • Sorular
  • Tam tersi yerine,temelleri kafasının içinden alıp dışarıda yaşayan biri nasıl olurum ?
Psikoloji

Tam tersi yerine,temelleri kafasının içinden alıp dışarıda yaşayan biri nasıl olurum ?

Gizli Kullanıcı13 Kasım 2025 21:16

Gördüğüm herkesin gözünden kendimi düşünüyorum, oldukça sosyalim, utanç duygum yok, dışarıda donla bile gezerim ama her zaman herkes üzerinde aslında istemediğim bir etki bırakma, merak edilme, çekici bulunma isteğim var. Ve her şeyin çok yorucu olan üstünde meta meta bir farkındalığım var. Her zaman yaptığım ve söylediğimi şeyi yaptığımın farkında olduğumun farkındayım, asla kendimi gözlemlemeden hareket edemiyorum. Hep başka insanların düşüncelerini düşünüyorum daha doğrusu bunları yönlendirmeye, istediğim şekli vermeye çalışıyorum fakat aslında istediğimi yapmaktan çekinmeyen, her zaman en girişken, ilk söze giren, ilk bir şeyi başlatan kişiyim. Acabalarım yok, sadece karşıdakinin, veya kaldırımda yanımdan geçen kişi tarafından bile kafasını çevirip bakmasını istiyorum, ama aslında bunu istemek istemiyorum. Odak sahibi, hatta bazen düşüncesine dalıp çevresini unutan biri olmak istiyorum. Bir şeye fokuslanabilmek istiyorum.

Bu soru 19 Kasım 2025 11:45 tarihinde Psikolog Merve Tel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba, 


Paylaştıklarınızda dikkat çeken en önemli nokta, zihninizin oldukça aktif bir 'farkındalık' mekanizmasıyla çalıştığı. Kendini ve çevreyi bu denli detaylı izleyen bir zihin yapısı, genellikle kişinin çevresiyle kurduğu ilişkiyi güvenli bir zeminde tutma çabasına işaret eder.


Yaşadığınız durumu, bahsettiğiniz işleyiş üzerinden şöyle değerlendirebiliriz:


Bahsettiğiniz 'merak edilme' ve 'herkesin zihninde yer etme' isteği, aslında kişinin dış dünya ile kurduğu bağın bir yansıması olabilir. İnsan zihni bazen kendi varlığını ve bütünlüğünü tam olarak hissedebilmek için, dışarıdan gelen bir bakışa veya onaya ihtiyaç duyabilir. Tanımadığınız birinin bile size bakmasını istemeniz, o an 'orada olduğunuzun' ve bir etki yarattığınızın teyidi gibi işlev görüyor olabilir.


Sürekli olarak 'nasıl algılandığınızı' yönetmeye çalışmak, zihinsel enerjinin büyük bir kısmını tüketir. Odaklanamama veya bir şeye tam olarak kendini verememe durumu, zihnin sürekli arka planda 'her şey yolunda mı, algıyı yönetebiliyor muyum?' diye tetikte beklemesinden kaynaklanıyor olabilir. Kontrolü bırakmak, zihin için belirsizlik (veya güvensizlik) yarattığı için, kendinizi o 'gözlemci' konumundan ayırmakta zorlanıyor olabilirsiniz.


'Utanç duymamak/rahatlık' ile 'sürekli izlenim yönetimi' arasındaki zıtlık, aslında sosyal ilişkilerde 'hem özgür olmak hem de bağda kalmak' isteyen bir yapıyı gösteriyor. Bu durum, bir kişilik özelliğinden ziyade, kişinin kendini diğer insanlarla ilişkisi üzerinden tanımlama biçimidir.


Bu yoğun analiz halini bir anda durdurmaya çalışmak yerine, bu mekanizmanın şiddetini hafifletmek adına şunu deneyebilirsiniz:

Dışarıda o 'izlenme' veya 'etki bırakma' isteği geldiğinde, bunu bir eylem çağrısı değil, sadece bir duygu olarak fark etmeyi deneyin. "Şu an zihnim görülmek istiyor" diyerek bu düşünceyi olduğu gibi bırakmak, onu yönetme zorunluluğunuzu zamanla azaltabilir.


Bu süreçler oldukça derin ve karmaşık dinamiklerdir; bu yorumlar sadece kısa birer farkındalık notu niteliğindedir. İlgili konuda destek almak süreci daha profesyonel ve etkili şekilde yönetebilmenize destek olacaktır.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular