Kaygı

Tükenmişlik, Kaçış Kapısının Olmaması Adına

memoly_c3 Temmuz 2026 16:02

Merhaba, ben Umut 17 yaşındayım. Yaklaşık bir yıldır periyodik olarak yoğun tükenmişlik, anlamsızlık ve ağlama krizleri yaşıyorum. Hayatımın merkezinde gelecek kaygısı ve kendime vakit ayıramama korkusu var. 12. sınıfa geçerken, eğitim sisteminin sunduğu soyut hedeflerle, ailemin baskıcı ve sürekli dini öğütlerle dolu dünyası arasında sıkışmış hissediyorum. Ailemle kuramadığım sağlıklı iletişim, evde 'rol yapma' zorunluluğunu doğuruyor; bu durum uyku düzenimi bozuyor ve beni zihinsel olarak tüketiyor.

Taksim gibi kaotik bir ortamda çalışmak ve çevremle kendimi sürekli kıyaslamak, beni robotik bir yaşama itiyor. Toplumun genel akışına ve beklentilerine uyum sağlayamadığımı, bu yüzden sürekli kaçınma davranışı sergilediğimi fark ediyorum. Bu baskıdan kaçmak için bağımlılıklarıma sığınıyorum; ancak sonrasında gelen derin pişmanlık, güçsüzlük ve suçluluk duygusu döngümü daha da ağırlaştırıyor.

'Erkek olarak güçlü olmalıyım' baskısıyla hem iş hem okul temposunda eziliyorum. Tüm bu çabaların anlamsızlığı, kölelik hissi ve topluma yabancılaşmam beni 'baştan kaybetmiş' hissettiriyor. Köyde doğayla iç içe, basit bir yaşam sürme hayalim olsa da bunu gerçekleştirecek gücü, inancı ve iradeyi kendimde bulamıyorum. Yaşadığım bu derin karmaşa, yalnızlık ve çıkışsızlık hissiyle başa çıkmakta zorlanıyor; zihnimin artık çok daha karanlık ve yıkıcı düşüncelere kaydığını, kendimi bu döngüden çıkaramadığımı hissediyorum

  • Cevap Bekliyor

  • Paylaş:
kapali

Sadece Psikologlar cevap yazabilir

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.