Tükenmişlik, Kaçış Kapısının Olmaması Adına
Merhaba, ben Umut 17 yaşındayım. Yaklaşık bir yıldır periyodik olarak yoğun tükenmişlik, anlamsızlık ve ağlama krizleri yaşıyorum. Hayatımın merkezinde gelecek kaygısı ve kendime vakit ayıramama korkusu var. 12. sınıfa geçerken, eğitim sisteminin sunduğu soyut hedeflerle, ailemin baskıcı ve sürekli dini öğütlerle dolu dünyası arasında sıkışmış hissediyorum. Ailemle kuramadığım sağlıklı iletişim, evde 'rol yapma' zorunluluğunu doğuruyor; bu durum uyku düzenimi bozuyor ve beni zihinsel olarak tüketiyor.
Taksim gibi kaotik bir ortamda çalışmak ve çevremle kendimi sürekli kıyaslamak, beni robotik bir yaşama itiyor. Toplumun genel akışına ve beklentilerine uyum sağlayamadığımı, bu yüzden sürekli kaçınma davranışı sergilediğimi fark ediyorum. Bu baskıdan kaçmak için bağımlılıklarıma sığınıyorum; ancak sonrasında gelen derin pişmanlık, güçsüzlük ve suçluluk duygusu döngümü daha da ağırlaştırıyor.
'Erkek olarak güçlü olmalıyım' baskısıyla hem iş hem okul temposunda eziliyorum. Tüm bu çabaların anlamsızlığı, kölelik hissi ve topluma yabancılaşmam beni 'baştan kaybetmiş' hissettiriyor. Köyde doğayla iç içe, basit bir yaşam sürme hayalim olsa da bunu gerçekleştirecek gücü, inancı ve iradeyi kendimde bulamıyorum. Yaşadığım bu derin karmaşa, yalnızlık ve çıkışsızlık hissiyle başa çıkmakta zorlanıyor; zihnimin artık çok daha karanlık ve yıkıcı düşüncelere kaydığını, kendimi bu döngüden çıkaramadığımı hissediyorum
- Paylaş: