Kaygı

Uykusuzluk çekiyorum

Gizli Kullanıcı24 Mart 2026 19:38

uyuyamıyorum korkusu bende uykusuzluk yapar mı acaba kaygı içinde olduğum için mi uyuyamıyorum çok korkuyorum bu şekilde devam edecek diye. acaba devam eder mi böyle bir aydır böyleyim. artık gün içinde bile bu korku var içimde nasıl geçer? devam etmez dimi lütfen bana bu konuda yardımcı olur musun?artık tükenmiş durumdayım ben iyi değilim bana yardım et ne olur

Bu soru 25 Mart 2026 09:48 tarihinde Psikolog Ecem Derdiyok tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba.

Yazdıklarınızdan, bir süredir uyuyamamanın sizi oldukça zorladığını, bununla birlikte “uyuyamayacağım” korkusunun da giderek arttığını anlıyorum. Sadece gece değil, gün içinde de bu kaygıyı taşıdığınızı ve bunun sizi hem zihinsel hem de fiziksel olarak yorduğunu hissediyorum. “Bu böyle devam edecek mi?” düşüncesi de bu döngüyü daha da ağırlaştırıyor gibi görünüyor.

Öncelikle şunu bilmeniz önemli: Kaygı ve uyku arasında güçlü bir ilişki vardır. Kaygım olduğu için mi sorunuz burada oldukça yol gösterici. Kaygı arttığında beden “uyanık kalması gereken bir durum var” gibi algılar ve uykuya geçiş zorlaşabilir. Sonrasında kişi uyuyamadıkça “ya yine uyuyamazsam” düşüncesi devreye girer. Bu da kaygıyı artırır ve bir döngü oluşur. Yani yaşadığınız durum çoğu zaman uykusuzluktan çok, uykusuzluk korkusunun sürdürdüğü bir süreç haline gelir.

Bu noktada önemli bir ayrım var: Şu an yaşadığınız şey kalıcı bir bozukluk olmak zorunda değil, daha çok öğrenilmiş ve sürdürülen bir döngü gibi görünüyor. Bu tür döngüler doğru müdahalelerle kırılabilir.

Zihin burada size bir şey söylemeye çalışıyor: “Uyumazsan kötü olur, kontrol etmelisin.” Ama aslında uyku kontrol edilebilen bir şey değil, daha çok izin verilen bir süreçtir.

Günlük hayattan küçük bir örnekle düşünelim: Çok uykunuzun olduğu bir anı hatırlayın, örneğin bir yolculukta. Uyumak için çabalamazsınız, hatta bazen “uyumamalıyım” dersiniz ama yine de uyku gelir. Çünkü zihin rahat ve tehdit algısı düşüktür. Şu an yaşadığınız durumda ise tam tersi bir çaba ve kontrol hali var.

Bu döngüyü kırmak için küçük ama etkili adımlar olabilir:

Gece yatağa gittiğinizde amacınızı “uyumak zorundayım”dan “bedenimi dinlendireceğim”e çevirmek bile baskıyı azaltabilir. Uyuyamasanız bile yatakta dinlenmenin de beden için bir katkı olduğunu bilmek önemli.

Ayrıca uyuyamadığınız anlarda yatakta kalıp zorlamak yerine kısa süreli kalkıp loş bir ortamda sakin bir şey yapmak (telefon değil) ve uykunuz geldiğinde tekrar yatağa dönmek, beynin yatakla “gerginlik” değil “uyku” bağlantısını kurmasına yardımcı olur.

Gün içinde taşıdığınız “bu gece de uyuyamayacağım” düşüncesi de süreci besliyor olabilir. Bu düşünce geldiğinde onu tamamen yok etmeye çalışmak yerine, “şu an zihnim bana bir ihtimal söylüyor, bu kesin değil” diye mesafe koymak kaygıyı biraz azaltabilir.

Şunu da özellikle vurgulamak isterim: Bu durum böyle devam etmek zorunda değil. Bir aydır böyle hissetmeniz bunu kalıcı yapmaz, sadece şu an döngünün aktif olduğunu gösterir. Bu döngü üzerinde çalışıldığında uyku yeniden düzenlenebilir.

Size şunu sormak isterim: Uyuyamadığınız gecelerde zihninizde en çok hangi düşünce dönüyor? Daha çok “uyuyamayacağım” korkusu mu, yoksa başka bir şey mi eşlik ediyor?

Bu sorunun cevabı, kaygının tam olarak nereden beslendiğini anlamak açısından önemli olabilir. İsterseniz bu soru üzerinden durumunuzu incelemeye devam edebiliriz.

Paylaşmak istediğiniz bir şey olursa burdayım.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Gizli Kullanıcı

Uyuyamayacağım korkusu

29 Mart 2026 21:46

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.