Psikoloji

Uzak mesafe ilişkisi

Gizli Kullanıcı16 Haziran 2025 17:14

Merhaba Betül hocam uzun zaman oldu görüşmeyeli merak ediyor musunuz bilmiyorum ama hiçbir şeyi ne soyut ne de somut halledebildik. Mustafa hala size yazıyor mu bilmiyorum ne yapmaya çalışıyor bilmiyorum anlamıyorum sadece istiyorum diyor ne istediğim şeylere ulaşabiliyorum ne de rahat ediyorum onunla kurduğum gelecekte hiçbir şeye gücüm kalmadı bayramda belki yanıma gelir diye düşündüm gelmedi bu beklentimi ona söylemedim hiç ama o annesine bayramdan sonra erzuruma geleceğini söylemiş annesi ben de geleyim tanışayım demiş gerçekten hangi evredeyiz anlamıyorlar daha biz ne haldeyiz bilmiyorken annesinin bu teklifi o kadar anlamsız ki

Bu soru 17 Haziran 2025 09:51 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba Sevgili Beyza,


Yeniden yazman ve içinden geçenleri bu kadar açık bir şekilde paylaşman çok kıymetli. Yazdıklarında hem derin bir yorgunluk hem de hâlâ içinde taşıdığın bir bağlılık hissediliyor. Uzak mesafe ilişkilerinin yarattığı belirsizlik, duygusal dengesizlik ve beklenti karşılanmaması duygusu zamanla insanı hem zihinsel hem de fiziksel olarak tüketebilir. Bu sürecin seni nasıl yorduğunu, beklenti kurmaya cesaret edemediğini ama yine de bir yerlerde hâlâ umut taşıdığını hissetmek çok mümkün.


“Ne somut ne de soyut bir şey halledebildik” dediğin yerde aslında ilişkide temel olan şeyin -duygusal netlik ya da gelecek planı- artık görünür olmadığını ifade ediyorsun. Yani bir ilişki yaşanıyor ama bu ilişkinin içi boşalmış gibi geliyor sana. Sözcüklerle değil, boşluklarla yaşanıyor sanki her şey. O konuşmadıkların, içinden geçip de dile getirmediklerin seni çok daha derinden yaralıyor olabilir. “Mustafa hâlâ size yazıyor mu bilmiyorum” diye sorman ise onunla olan bağının sadece sizin aranızda değil, dışardan bakan biri için bile çözülmesi zor bir düğüm haline geldiğini gösteriyor. Hâlâ onun ne yapmaya çalıştığını anlayamıyor olman, onun hâlâ net davranmamasıyla ilgili. Bu da seni sürekli tahmin etmeye, düşünmeye, yorulmaya itiyor.


Bir yandan hâlâ onu hayatında istiyor gibisin ama bir yandan da onunla kurduğun gelecek artık seni rahatlatmıyor. Bu çok tanıdık bir ikilem: Sevdiğin insandan vazgeçmek istemiyorsun ama onunla kalmak da seni tüketiyor. Bir insanı sevmek bazen yetmez. Çünkü ilişki sadece sevgiyle değil; çaba, denge, karşılıklılık ve en önemlisi gerçeklik üzerine kurulur. Senin kurduğun gelecek senin elinden tutmuyorsa, içinde bulunduğun ilişki sana nefes aldırmıyorsa, belki de artık o geleceği yeniden gözden geçirme zamanı gelmiştir.


Bayramda sana geleceğini düşündüğün ama gelmeyen birinin ardından hayal kırıklığı yaşaman çok anlaşılır. Sen bu beklentiyi ona söylememişsin. Belki "yine karşılıksız kalır" korkusuyla, belki "ben söyledim de yaptı" dememek için. Ama içinde bastırılmış bir hayal kırıklığı varken bir de üstüne onun Erzurum’a annesini ziyarete gideceğini öğrenmen, seninle ilgili bir adım atmaktan hâlâ uzak oluşunu yüzüne tokat gibi çarpmış olabilir. Belki de en ağır olan, onun annesinin “Ben de geleyim tanışayım” cümlesi olmuş. Çünkü sen ilişkide hâlâ yerini anlamaya çalışırken, onun annesi adeta ilişkinin çoktan rayına oturduğunu düşünüyormuş gibi davranmış. Sanki bütün bu kararsızlıklar hiç yaşanmamış gibi… Oysa sen en kırılgan yerindesin hâlâ. Ne tam içindesin bu ilişkinin, ne de kopabilmişsin.


Bu satırları okurken bir an dur ve kendine şu soruyu sor lütfen: Bu ilişkide beni ayakta tutan ne? Yavaşça şu soruya geç: Bu ilişkide beni yoran, tüketen, bana kendimi önemsiz hissettiren ne? Bu iki sorunun yanıtı sana birçok şeyi gösterebilir. Eğer ilişkide sadece kendi sevgine tutunuyorsan ama karşındaki kişi hâlâ net değilse, hâlâ beklentilerini duymazdan geliyor ve seni her seferinde beklemeye itiyorsa, bu ilişkide tek başına taşıdığın bir yük var demektir. Hiçbir ilişki tek başına taşınmaz. Sevgi emek ister ama sadece bir kişinin emeğiyle bir gelecek kurulmaz.


Senin yaşadığın uzak mesafe ilişkisinde, fiziksel uzaklıktan çok duygusal mesafe daha fazla yaralıyor gibi görünüyor. Seni duymayan, anlamaya çalışmayan, sadece “istiyorum” diyen ama neyi istediğini göstermeyen biriyle olmak seni hem yoran hem de değersiz hissettiren bir döngüye sokmuş olabilir. Ne yazık ki bir ilişkiyi sadece sevgi değil, karşılıklı çaba ve açık iletişim var edebilir. Sen içinden geçenleri sakladıkça, o da sorumluluk almamaya devam ettikçe bu ilişki seni daha fazla yalnızlaştırabilir.


Bu noktada sana düşen şey, “o ne yapacak?” sorusunun peşinden koşmak değil, “ben ne istiyorum, neye ihtiyacım var ve kendimi bu ilişkide nasıl hissediyorum?” sorularının yanıtlarını bulmak. Çünkü önemli olan onun seni ne kadar sevdiği değil, seni nasıl sevdiği. Eğer bu sevgi seni yalnız hissettiriyor, çaresiz bırakıyorsa belki de artık bu sevgi biçimini sorgulaman gerekiyor.


Şunu da hatırla: Bir ilişkide mutsuz hissettiğin, anlaşılmadığın ve yalnız kaldığın yerden bile “ama ben seviyorum” diye tutunuyorsan, aslında kendine en büyük haksızlığı yapıyor olabilirsin. Çünkü sevgiyi karşılık görmek, anlaşıldığını hissetmek, birlikte bir hayat kurduğunu bilmek hak edişindir. Sadece “istemek” hiçbir zaman yetmez. Eylem yoksa, çaba yoksa, adım yoksa sen ne kadar istersen iste, o sevgi seni doyurmaz. Yalnızca süründürür.


Sevgili danışan, senin bu karışık ve karmaşık duygularla baş etmeye çalışman çok güçlü bir şey. Ama gücünü artık bu ilişkide kalmak için değil, kendinle kalmak ve kendi değerini yeniden hatırlamak için kullanabilirsin. İçinde hâlâ bir parça “belki değişir, belki bu sefer olur” umudu olabilir. Ama bu umudu bir gerçekliğe dönüştürmeyen, seni sürekli bekleten, duyarsızlaştıran bir ilişkide kalmak, en derin yaraları bırakır.


Kendine şu an en çok şefkat göstermen gereken yerdesin. Sana acı veren şeyleri görmezden gelme. Kendi ihtiyaçlarını, kırılganlıklarını ve hak edişlerini hafife alma. Sen bu dünyada karşılık görmeyi, değerli hissetmeyi ve sevildiğini hissettiren bir ilişki yaşamayı hak ediyorsun. Belki Mustafa bu kişi değil. Belki artık bu ilişki, sana yeniden nefes aldıracak bir kararı bekliyordur.


Hazır hissettiğinde, kendin için en doğru adımı atacağına inanıyorum. Güvendiğin bir psikologtan destek almayı da düşünebilirsin. Çünkü bazen duyguların içinden çıkabilmek için biriyle birlikte düşünmeye ihtiyaç duyarız. Sen bu adımı atabilecek cesarete sahipsin. Unutma, değerli olan sensin.


Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğin farklı bir soru veya aklına takılanları yeni bir soru oluşturarak bizlere iletebilirsin.


Sevgiler,

Psikolog Betül Canbel