Aile

Üzülmeye hakkım olmayan şeylere üzülüyorum

tipikmezun27 Aralık 2025 15:30

Ben mezuna kalmış bir sınav öğrencisiyim. Ailem ile geçen seneki ilişkimden eser kalmadı. Bana her baktıklarında bir hayal kırıklığı görüyorum. Babamın deyimiyle fiyasko olduğumu iliklerime kadar hissediyorum.

Dershaneye gitmiyorum bu sene, arkadaş çevresi bol olan sosyal biri olmama rağmen herkesle iletişimi kestim. En yakın arkadaşlarımla bile iki üç ayda bir buluşuyorum. Özel derse haftada bir gitmek dışında evden dışarı çıkmıyorum.

Bu sebeple evde sadece ailemi görüyorum. İşteki bütün sinir stres lerini eve de yansıtıyorlar ya da bana. Ayda bir güzel söz söylüyorlar söylemiyorlar.

Kardeşime ise bir prens gibi davranıyorlar. Babam onun erkek olmasını bahane ederek gidemeyecegimi söylediği yerlere götürür. Gezerler, yemek yerler. Annem haftada iki gün olan izninde ev işlerini yapar, belki alışverişe çıkariz. Buna bir şey demiyorum çünkü üzülmeye hak görmüyorum, geçen sene bana o kadar emek verdiler ama elime yüzüme bulaştırdım.

Bu gün babam ve kardeşim araba yıkamaya diye çıkıp akşam dürümcüden gelince fark ettim artık ne kadar kırıldığımı. Bana soğuk döner getirmişler, düşünceli olduklarını söylememi beklediler. Evde akşama kadar tektim ve onlar gelince birlikte yeriz diye bir lokma yemedim. Haber vermeye tenezzül bile etmediler.

Bilmiyorum, belki abartı belki de kendimi açıklayamiyorum ama üzülmeye hakkım olmadığını bile bile üzülüp kafama takıyorum. Derslerimi de etkilemeye başladı. Ne yapabilirim?

Bu soru 5 Ocak 2026 20:19 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar,

Senin yaşadığın durum, sınav sürecinde birçok öğrencinin karşılaştığı yoğun baskı ve aile ilişkilerindeki çatışmaların birleşimi gibi görünüyor. Bir yandan kendi başarısızlık algınla uğraşıyorsun, diğer yandan aile içinde kardeşinle kıyaslanmak ve ebeveynlerinin beklentilerini karşılayamamak seni daha da kırıyor. Bu kırgınlık, yalnızlık ve değersizlik duygusu ders çalışmanı da olumsuz etkiliyor. Burada önemli olan, yaşadığın duyguların geçerli olduğunu kabul etmek ve onları bastırmak yerine anlamaya çalışmaktır. “Üzülmeye hakkım yok” düşüncesi aslında seni daha da ağır bir yükün altına sokuyor; oysa duyguların senin içsel gerçekliğin ve onları hissetmeye hakkın var.

Sana bazı sorular iletmek istiyorum: “Senin için başarı ne demek?”, “Ailenden gördüğün davranışları kişisel bir reddediş olarak mı yorumluyorsun yoksa onların kendi streslerinin yansıması mı?”, “Kardeşinle kıyaslandığında hangi duyguların tetikleniyor?”, “Üzülmeye hakkın olmadığını düşündüğünde aslında hangi ihtiyacını görmezden geliyorsun?” Bu sorular, yaşadığın duyguların kökenini daha net görmene yardımcı olabilir.

Yapabileceğin adımlar ise birkaç farklı alanda olabilir. Öncelikle günlük yaşamında küçük sosyal temasları yeniden kurmaya çalış; haftada bir arkadaşınla buluşmak yerine daha sık kısa görüşmeler planlamak, yalnızlık hissini azaltır. İkinci olarak, aile içinde yaşadığın kırgınlıkları doğrudan ifade etmek için uygun bir zaman seçebilirsin; örneğin “Ben evde yalnız kaldığımda kendimi dışlanmış hissediyorum” gibi ben diliyle konuşmak, suçlama yerine duygunu paylaşmanı sağlar. Üçüncü olarak, ders çalışma sürecini duygusal yükten ayırmaya çalış; “Ailemden gördüklerim beni etkiliyor ama ders çalışmak benim kendi hedefim” diyerek zihninde bir sınır koyabilirsin. Ayrıca kendine küçük hedefler belirlemek, “tam başarı” yerine “adım adım ilerleme” yaklaşımıyla motivasyonunu artırır.

Son olarak, kendine şu soruyu sorabilirsin: “Benim için şu anda en çok ihtiyaç duyduğum şey nedir: destek, anlaşılmak, yalnızlıktan çıkmak mı?” Bu sorunun cevabı, hangi adımı önce atacağını gösterebilir. Duygularını hissetmeye hakkın var ve onları bastırmak yerine anlamak seni daha güçlü kılar.


Uzm. Klinik Psikolog Şevvak Kurnaz Ünyılmaz


Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular