Aile

Uzun Süredir Ailemden Nefret Etmek

Gizli Kullanıcı4 Ağustos 2026 09:47
19 Yaşındayım Yıllardır Ailemi Sevmiyorum Nefret Ediyorum Sorumluluklarımı Yerine Getiren Birisiyim Dün Sadece 2 Saat Oyun Oynadım Diye Babam İş Yerine Getirdi Bağırdı Bana Şeytan Dedi Babam Ve Annem Sürekli Kavga Eder Birbirinin Arkasından İş Çevirir Sonra Birbirine Canım Der Gerçekten Tiksiniyorum Onlardan Yıllar Boyu Sorumluluklarımı Yerine Getirdim Bana Demedikleri Kalmadı Kardeşim Kuzenime Benim Yanımda Onu Sevmiyorum Dedi Ciddi Şekilde Bende Neden Dedim Şaka Dedi Sonra Ama Ciddiydi Bir Kaç Gün Önce Annem Seni Doğurduğuma Pişmanım Dedi Yıllardır Annemden Sözlü Fiziksel Şiddet Görüyorum Örneğin Çoçukken Fotoraflarda Engelli Gibi Durma Zihinsel Engelilere Benziyorsun Derdi Bana Vururdu Bu Yüzden Yıllardır Fotoraf Çekinmiyorum Nefret Ediyorum Kısaca Babamda Aynı Şekilde Eve Gelmez Benle Vakit Geçirmedi Hiç Ben Evdeyken Arkadaşlarıyla Gezmeye Giderdi Çoğu Kez Sonra Eve Gelince Kavga Çıkardı Annem Babam Kardeşim Başkalarına Karşı Kibar Bana Gelince Canavar Oluyorlar Onlarla Konuşmak İstemiyorum Nefret Ediyorum Onlardan Asla Affetmicem Onları Ben Sadece Sorumluluklarımı Yerine Getirip Sevdiğim Şeyi Yaptım Yanlızım Ve Kimsem Yok Kimseden Nefret Etmek İstemiyorum Ama Durum Böyle

Bu soru 5 Ağustos 2026 14:20 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızı okurken yalnızca öfkenizi değil; yıllardır biriken kırgınlığınızı, hayal kırıklığınızı ve ne kadar yorulduğunuzu da hissettim. Sanki uzun zamandır kimse sizi gerçekten dinlememiş, anlamamış ve hissettiklerinize yer açmamış gibi... Bugün bunları paylaşmanız bile içinizde ne kadar büyük bir yük taşıdığınızı gösteriyor.


Yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla, siz sorumluluklarınızı yerine getirmeye çalışan, aileniz tarafından kabul görmek ve anlaşılmak isteyen bir gençsiniz. Fakat buna rağmen çoğu zaman sevgi görmek yerine eleştirilmiş, suçlanmış, aşağılanmış ve zaman zaman fiziksel şiddete maruz kalmışsınız. Bir çocuğun ya da gencin en çok ihtiyaç duyduğu yer ailesidir. İnsan, kendisini en güvende hissetmesi gereken yerde incindiğinde, bu yalnızca o anı değil; kendisine, insanlara ve dünyaya bakışını da etkileyebilir.


Annenizin size söylediğini aktardığınız "Seni doğurduğuma pişmanım." sözü, çocukluğunuz boyunca maruz kaldığınızı anlattığınız aşağılayıcı ifadeler ve fiziksel şiddet ve anlattığınız birçok deneyim, oldukça ağır yaşantılar. Özellikle çocukluk döneminde bakım veren kişilerden gelen bu tür mesajlar, zamanla insanın kendi değeriyle ilgili inançlarını da etkileyebilir. Fotoğraf çektirmekten hoşlanmadığınızı söylemeniz bile, o yıllarda duyduğunuz sözlerin bugün hâlâ içinizde bir yere dokunduğunu düşündürüyor.


Bir yandan da anne ve babanızın kendi aralarındaki çatışmaların içinde büyüdüğünüzü anlatıyorsunuz. Onlar tartışıyor, birbirlerini kırıyor, sonra ilişkilerine devam ediyorlar; fakat siz o evde yaşanan gerginliği, belirsizliği ve duygusal yükü içinizde taşımaya devam ediyorsunuz. Çocuklar çoğu zaman dile getirmeseler bile evin duygusal ikliminden çok etkilenirler. Bazen ebeveynlerin çözemediği sorunların yükünü de sessizce omuzlarında taşırlar. Oysa bu yük, hiçbir çocuğun ya da gencin taşımak zorunda olduğu bir yük değildir.


"Ben sadece sorumluluklarımı yerine getirip sevdiğim şeyi yaptım." cümlenizi okurken sanki uzun zamandır kendinizi anlatmaya ve "Ben aslında yanlış bir şey yapmadım." demeye çalıştığınızı hissettim. Dinlenmek, oyun oynamak ya da sevdiğiniz bir şeyle vakit geçirmek, sorumluluklarınızı yerine getirdiğiniz sürece son derece doğal bir ihtiyaçtır. Buna rağmen ağır şekilde eleştirilmeniz ve hakarete uğramanız, sizde büyük bir haksızlık duygusu oluşturmuş olabilir.


Bazen insanlar nefret duygusundan dolayı kendilerini suçlayabilirler. Oysa çoğu zaman nefret, tek başına ortaya çıkan bir duygu değildir. Altında defalarca incinmek, görülmemek, değersiz hissettirilmek ve artık daha fazla canının yanmasını istememek vardır. Bu kadar çok aşağılanma, görmezden gelinme ve haksızlık yaşayınca insanın içinde "Madem beni sevmiyorlar, ben de onları affetmeyeceğim." düşüncesinin oluşması şaşırtıcı değildir. Bazen bu, insanın kendini daha fazla incinmekten koruyabilmek için geliştirdiği bir savunma biçimi olabilir.


Bununla birlikte, burada sizi koruyacak önemli bir noktaya da değinmek isterim. Anne ve babanıza karşı hissettiğiniz öfke ve kırgınlık son derece anlaşılır olsa da, onların size yaşattıklarının hayatınıza girecek diğer insanlara da taşınmaması çok kıymetlidir. Çünkü geçmişte bizi en çok inciten kişiler nedeniyle zaman zaman herkese aynı gözle bakmaya başlayabiliriz. İnsanlara güvenmek zor gelebilir, "Nasıl olsa onlar da beni incitecek." diye düşünebilir ya da farkında olmadan bu yaraların izlerini yeni ilişkilerimize taşıyabiliriz. Oysa anne ve babanızın size yaşattıkları, hayatınıza girecek herkesin size aynı şekilde davranacağı anlamına gelmez. İyileşmek, yaşadıklarınızı yok saymak değil; onların geleceğinizi yönetmesine izin vermemeyi öğrenebilmektir.


"Kimsem yok, yalnızım. Kimseden nefret etmek istemiyorum ama durum böyle." cümleleriniz de oldukça düşündürücü.. Çünkü burada yalnızca öfkenizi değil, aynı zamanda hâlâ incinmek istemeyen, iyi kalmaya çalışan bir yanınızı da gördüm. Sanki bir yanınız yaşadığınız haksızlıklara isyan ediyor; diğer yanınız ise "Ben böyle biri olmak istemiyorum." diyor. Bu iki duygu arasında kalmak gerçekten çok yorucu olabilir.


Şunu da bilmenizi isterim; yaşadıklarınız sizin değerinizi belirlemez. Size söylenen incitici sözler, gördüğünüz muamele ya da size hissettirilen değersizlik, kim olduğunuzu tanımlamaz. Ancak bunların sizde iz bırakmış olması son derece anlaşılabilir. Belki de şimdi en çok ihtiyaç duyduğunuz şey, yıllardır tek başınıza taşımaya çalıştığınız bu yükü, sizi yargılamadan dinleyecek ve duygularınıza güvenli bir alan açacak biriyle paylaşabilmektir.


Eğer şu an ev ortamında kendinizi fiziksel olarak güvende hissetmiyor, şiddetin devam edeceğinden endişe ediyorsanız bunu tek başınıza taşımamanız çok önemlidir. Güvendiğiniz bir akraba, bir öğretmen, üniversitenizdeki psikolojik danışmanlık birimi ya da bir psikologtan yardım istemek, yaşadıklarınızı paylaşabileceğiniz güvenli bir alan oluşturabilir.


Son olarak şunu söylemek isterim: Yazdıklarınızı okurken karşımda kötü bir evlat ya da sorumsuz bir genç görmedim. Ben; yıllardır anlaşılmayı bekleyen, sevgiye ihtiyaç duyan, buna rağmen sorumluluklarını yerine getirmeye çalışan ve artık çok yorulmuş bir genç gördüm. Umarım zamanla, size bugüne kadar gösterilmeyen şefkati önce kendinize gösterebildiğiniz, sınırlarınızı koruyabildiğiniz ve sizi gerçekten gören, duyan insanlarla güvenli ilişkiler kurabildiğiniz bir yaşam inşa edebilirsiniz. Bunu hak ediyorsunuz.


Tekrardan danışmak istediğiniz bir konu olursa her zaman burada olacağım.

Sevgiyle Kalın

Psikolog Ecem Bakıner

alinti

Çok Teşekkür Ederim Gerçekten Çok Yardımcı Oldunuz Asla Tabiki Olanr Gibi Olmam Bunuda Başkalarına Yansıtmam Böyle Birisi Değilim Söyledikleriniz Benim İçin Çok Değerli Güzel Dilekleriniz İçin Çok Teşekkür Ederim Aynı Şekilde Bende Size İletiyorum Güzel Dileklerimi Çok İyi Birisiniz Bende Sizin Gibi Bir Psikolog Olmak İstiyorum Her Şey İçin Tekrar Tekrar Teşekkür Ederim Sağlıklı Mutlu Huzurlu Olmanız Dileğiyle Görüşürüzzzzzzzzzzz <3

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Gizli Kullanıcı

Çok Teşekkür Ederim Gerçekten Çok Yardımcı Oldunuz Kesinlikle Başkalarına Karşı Böyle Davranmam Asla Onlar Gibi Yapman Kesinlikle Öyle Bir İnsan Değilim Bu Güzel Dilekleriniz İçin Teşekkür Ederim Tekrar Bende Sizin Gibi Bir Psikolog Olmak İstiyorum Sağlıklı Mutlu Günler Dilerim Her Şeyin Gönlülünüzce Olması Dileğiyle Görüşürüzzzzzzz <3

5 Ağustos 2026 15:13
Psk. Ecem Bakıner

Merhaba sevgili danışan, Rica ederim. Güzel ve içten mesajınız için ben de çok teşekkür ederim. 🌸 Cevabımın size iyi gelmesine ayrıca çok sevindim. Umarım siz de kendiniz için en doğru yolu bulur ve hayatınızda huzurlu, sağlıklı ve mutlu olursunuz. Yazdıklarınızı okurken, yaşadığınız tüm zorluklara rağmen hayata tutunmaya çalışan, sorumluluklarını yerine getiren ve değişim için istekli bir yanınızı görebildim. Bu çabanızı hiç küçümsemeyin.Psikolog olma hayalinizin de gerçekleşmesini gönülden dilerim. Belki de bir gün, bugün yaşadığınız zorluklardan güç alarak başkalarının hayatına dokunan bir psikolog olursunuz.Kendinize çok iyi bakın. Tekrardan danışmak istediğiniz bir konu olursa ben sizin için her zaman burada olacağım. Sağlıklı ve mutlu günler diliyorum. Görüşmek üzere. 😊🌿

5 Ağustos 2026 15:36

Cevaplanmış benzer sorular