Kaygı

Yalnız kalmaktan korkuyorum ne yapabilirim

Gizli Kullanıcı3 Kasım 2025 13:26

Yalnız kalmayı bazen çok seviyorum ama bunu ben tercih ettiğimde ne de olsa çevremde bir sürü insan var arkadaşlarım var ulaşabildiğim zaman gelirler beraber vakit geçiririz dediğim ve yalnız kalmayı tercih ettiğim anlar oluyor ama bu anlar gün içerisinde maksimum 3 saat oluyor . Ama aynı gün içerisinde yalnız kalmayı tercih ederken belli bir süre kendimle vakit geçirdikten sonra sıkılıyorum sanki yanımda biri olması gerekiyormuş gibi hissediyorum . Ve bazı günler iyi geçerken bazı günler benim için çok zorlu geçiyor. Çünkü ne de olsa ulaşabilirim dediğim o insanlara işleri olduğu için ulaşamadığım zamanlarda çok oluyor ve bu durum canımı çok sıkıyor . Sıkılmaya başlıyorum ve yalnız kaldıkça sanki terkedilmiş gibi hissediyorum . Sanki o an karanlık ve bir boşluktaymışım gibi ne yapacağımı bilmeden geçiyor zaman . Daha çok karamsar oluyorum bunlar da ara ara beynimde yalnız kaldığımda beliren düşünceler. Çok zorlanıyorum ben de kendi hayatıma odaklanıp birkaç gün bile olsa evde sıkılmadan tek başıma vakit geçirmeyi çok özledim ama olmuyor . Terkedilmiş gibi hissetmekten kendimi alıkoyamıyorum bunun sebebi ne bunu nasıl çözebilirim?

Bu soru 3 Kasım 2025 17:20 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Gül Buket Mınak tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,

Sizden gelen mesajı okurken, insan ilişkilerine hem kıymet veren hem de kendiyle kalmayı seven biri olduğunuzu hissettim. İlk bakışta çelişki gibi dursa da, aslında pek çok kişinin kalbini yokladığında bulabileceği çok insani bir ikilem var burada. Bir yanınız “yalnız kalmak istiyorum” diyor, diğer yanınız ise o yalnızlığı bir süre sonra boğucu bir boşluğa çevirebiliyor. Keşke insan zihni de bir ışık düğmesi gibi, istediğinizde açıp kapayabileceğiniz kadar pratik olabilseydi, ama hayat pek öyle işlemiyor, değil mi?

Bakın, bazı saatler kendinize ait vakit size çok iyi gelirken, başka zamanlarda aynı yalnızlık karanlık bir labirente dönüşebiliyor. Belki de bunları yaşarken çevrenizdeki insanların müsait olmaması, çok yoğun olmadığını düşündüğünüz bir anınızda kendinizi iyice yapayalnız bulmak sanki ansızın bir kapının kapanması gibi etkiliyor olabilir. Bazen dostlarımızın, ailemizin her daim ulaşılabilir olmasını isteriz; ama gerçekte herkesin kendi rutini, yükü ve koşuşturması var, biliyorsunuz.

Kafanızdaki “Yalnız kaldığımda boğuluyorum” hissini tetikleyen kökler biraz geçmiş deneyimlerde, biraz da insan doğasının ait olma ihtiyacında saklı olabilir. Sizi terkedilmiş gibi hissettiren o duygunun belki de çok gerilerde kalmış, farkında olmadan taşıdığınız bir hatırası olabilir. Kim bilir… Belki şimdiye dek yaşadıklarınız, içinizde zaman zaman açılan küçük ama etkili bir boşluk bırakmıştır. Dışarıya oldukça sosyal ve rahat biri olarak görünmek insana bazen fazladan bir yük bindirir; çünkü içimizdeki fırtınaları diğerleri anlamayabilir. 🌫️

Şunu da merak etmeden geçemiyorum… Acaba yalnızken hissettiğiniz sıkıntının tamamı ortamdan ya da yalnızlığın kendisinden mi kaynaklanıyor, yoksa zihniniz sizi “insanların arasına karışsam daha iyi hissederim” düşüncesine mi otomatik olarak itiyor? Sanki beyninizin içi sessiz kalınca birdenbire tüm o huzursuz sesler ortaya çıkıyor olabilir mi? Kimi insanlar yalnızken kendiyle barışık kalmakta daha çok zorlanıyor; buna zihinsel bir alışkanlık da diyebiliriz. Şöyle düşünün: Yalnızlıkla ne kadar başa çıkmaya çalışırsak, bazen başa çıkmamız gereken şeyin aslında yalnızlığın kendisi değil, zihnimizdeki “terkedilme” korkusu da olabiliyor.

Belki bazen kendi başınıza vakit geçirdiğinizde, odanın bir köşesinde küçük bir not defteri tutabilirsiniz. O an aklınızdan geçenleri, hangi saatte daha fazla huzursuz olduğunuzu ya da ister istemez aklınıza gelen “şimdi biriyle olsaydım…” düşüncelerinizi yazmak, bir noktada gerçekten neye ihtiyaç duyduğunuzu anlamanızı kolaylaştırabilir. Birkaç akşam evde tek başınıza, sadece nefesinizi dinleyerek veya kısa bir meditasyonla (örneğin, 5 dakika telefonu bir kenara bırakıp, cama bakarak derin birkaç nefes almak) kendinizi gözlemleyebilirsiniz. İlk başta zorlayıcı olabilir ama zamanla “Dur bakalım, yalnızım ve bunda kötü bir şey yok, ne hissettiğimi sadece izleyebilirim,” demek güç veriyor.

Aklınızdan geçen başka düşünceler, keşfetmek istediğiniz başka alanlar olursa, dilediğiniz zaman tekrar yazabilirsiniz. Bazen bir sorunu anlatmak bile insanı rahatlatıyor. Kendi kendinize şu soruyu da sorarak başlayabilirsiniz: “Şu an yanımda biri olsa, onun bana vereceği neyi özlüyorum?” Belki sohbet, belki sıcaklık, belki sadece sessizce yanınızda oturması… Bu ihtiyaçları daha iyi tanıdıkça, yalnız kaldığınızda kendinize daha farklı bir gözle bakmanız da mümkün olabilir.

Hissettiklerinizi samimiyetle paylaştığınız ve bu konunun üstüne gidecek kadar cesur olduğunuz için sizi kutlamak isterim. Eğer isterseniz, bu süreçte uygulayabileceğiniz küçük günlük egzersizler veya alternatif baş etme yolları hakkında daha fazla konuşabiliriz. Bazen sadece yol arkadaşlığı bile çok iyi geliyor.✨

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
Diyafram Nefesi ile Gevşeme
Diyafram nefesi, nefesi göğüsten değil karnınızdan almanızı sağlayarak oksijen alımını artırır. Bede...
Nefes Egzersizleri⏱️ 4 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →
alinti

Gül Buket Hanım öncelikle bütün samimiyetimle söylemeliyim ki yazdıklarınız o kadar doğru bir yere dokundu ki , ruhumun ihtiyacı olan en doğru yere kalbimin rahatlayacağı noktaya .. öyle güzel yazmış öyle samimiyetle aydınlatmışsınız ki okurken bile her şeyin üstesinden gelirim düşüncesin hatta bütün bu problemlerim çözülmüş kadar iyi hissettim . Çok ama çok teşekkür ederim tekrardan .

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Uzm. Kl. Psk. Gül Buket Mınak

Ben teşekkür ederim, yalnız değilsiniz🙏🏻

4 Kasım 2025 15:56

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.