Yaşadığım sorunlar ne anlama geliyor
Merhaba, ben çok sessizim, hep evdeyim ve kaygı bozukluğu yaşayan biriyim. Kendimi zor durumlarda ifade edemeyip bazen içime kapanıyorum, hakkımı savunamıyorum. Sosyal bir ortamım olmadığı için de sessiz kalıyorum. Arkadaş ortamından biri doğum günü planı yaptı bana, ama hesabın hepsini erkek arkadaşım ödedi ve bana da 3 kere söyledi. Ben arkadaşımdan teşekkür etmesini istedim, arabulucu olmak için, ama bu o kadar yanlış anlaşıldı ki bunu siz aranızda halletmeliydiniz diyerek beni suçladı; suçlu ben oldum. Ben para istemiş durumuna düştüm. Erkek arkadaşım çok önemli değildi. Neden böyle bir şey yaptın? dedi. Bütün suç doğum günümde bana kaldı. Sonra ben hepsinden uzaklaştım, ayrıldık ve ben iyice içime kapandım, dönmedim o ilişkiye, hakkımda çok şeyler konuşulduğunu hissediyordum. Arkadaşımın düğün vs. her şeyinde yanındaydım, ona hediye almıştım; kalitesine bakıp alttan alta laf sokmaya başlamıştı. Güya doğum gününde ona bunu yaptım diye, o da bana karşılığında bu hediyeyi veriyor diye düşünüyordu. Bunun üzerine defalarca beni denemeye başladı; ortak arkadaşımız üzerinden neden görüşmüyorsun, kıskanıyor musun, tarzında laflar ortaya attı. Kırık cam teorisi gibi herkes o an bana yüklendi. Ben yönümü kaybetmiştim. Herkes bana yükleniyor ama kimse yanımda olmuyor. Aksine, beni yargılamaya başladılar. Hepsini çıkardım hayatımdan. Benim o kişiyle beraber olmak için arkadaşımı öne attığımı ileri sürdüler. Yönümü kaybettim. Bunları tasarladığımı ileri sürdüler. Ben bile kendimi sorgular hale geldim. Eksiğim yanlışım diye şimdi sosyalleşemeye korkuyorum
Bu soru 2 Mayıs 2026 18:00 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba,
Yaşadığın bu süreç, tipik bir yanlış anlaşılmalar zinciri gibi görünse de aslında senin hassas ve iyi niyetli yapının, sosyal manipülasyonlara açık bir grup dinamiği içinde nasıl hırpalandığını gösteriyor. Kendini ifade etmekte zorlanan ve kaygı bozukluğu yaşayan biri olarak, bu kadar ağır suçlamalarla (tasarlamak, birilerini öne sürmek vb.) karşılaşman zihninde büyük bir karmaşa yaratmış gibi görünüyor.
Senin o anki amacın arabuluculuk yapmaktı. Birinin hesabın ödendiğini bilmesini istemek, bir nezaket hatırlatmasıdır. Ancak karşı taraf bunu kendi güvensizlikleri veya art niyetleri nedeniyle para istemek gibi bambaşka bir kalıba sokmuş.
Senin niyetin (arabuluculuk) ile ortaya çıkan sonuç (yanlış anlaşılma) arasındaki fark, senin kötü biri olduğun anlamına gelmez. Sadece iletişim tarzının o grubun dinamikleriyle uyuşmadığını gösterir.
Bahsettiğin o herkesin yüklenmesi durumu, sosyal psikolojide bir grupta günah keçisi ilan etme eğilimidir. Sen sessiz kaldıkça ve kendini savunmadıkça, karşı taraf bunu bir suçluluk ikrarı gibi algılamış olabilir.
İçine kapanman aslında ruhunu korumak için verdiğin bir tepki. Ancak bu durum, dışarıdakilerin senin hakkında asılsız hikayeler kurgulamasına alan açmış. Hakkında konuşulanlar senin gerçeğin değil, onların kurgusudur.
Arkadaşının aldığın hediyenin kalitesine bakıp laf sokması, aslında onun seninle olan ilişkisinin ne kadar koşullu bir zeminde olduğunu gösteriyor. Birinin senin iyi niyetini bir hesaplaşma aracına dönüştürmesi, o kişinin karakter yansımasıdır, senin eksiğin değil.
Sosyalleşmekten korkman çok normal; çünkü büyük bir sosyal travma yaşadın. Kendine "şu an güvende hissetmiyorum ve bu çok insani" deme hakkını ver.
Sosyalleşmek demek hemen kalabalık bir gruba girmek değildir. Önce sadece seni yargılamayacağından emin olduğun bir kişiyle veya daha nötr ortamlarda (kurs, kütüphane vb.) bulunarak başla.
Hakkını savunmak bağırmak değildir. Bir dahaki sefere bir şey yanlış anlaşıldığında, sadece bir kez ve net bir şekilde: "Niyetim sadece teşekkür edilmesini sağlamaktı, konunun parayla bir ilgisi yok. Eğer böyle anlaşıldıysa bu benim niyetim dışındadır" deyip geri çekilmeyi dene. Açıklama yapmak zorunda hissetmek kaygıyı artırır, sadece beyan et ve bırak.
Hepsini hayatından çıkarman, aslında yaptığın en sağlıklı davranış olmuş. Seni tasarlamakla veya art niyetle suçlayan bir ortam, senin iyileşebileceğin bir yer değildir.
Şu an yönünü kaybetmiş hissetmen çok doğal, çünkü pusulanı (özgüvenini) o insanların eline vermişsin. Onları hayatından çıkararak aslında pusulayı geri aldın, sadece şu an ibrenin durulmasını beklemen gerekiyor. Sen eksik veya yanlış değilsin; sadece senin hassasiyetini anlayamayacak kadar kaba bir dinamik içinde kalmışsın. Şimdi odaklanman gereken şey başkalarının ne düşündüğü değil, senin kendine ne kadar inandığındır. Kendine biraz zaman tanı; sessizliğin senin zayıflığın değil, senin sığınağın olsun.
Daha fazla soru sormak istersen buradayız.
Sevgilerle
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.