yeme bozukluğumu nasıl düzeltirim
17 yaşındayım, iki üç yıldır çok fazla yemek yiyorum, boyum kısa ve kilolu bi insan değilim ama ihtiyacımdan çok çok daha fazla kaloriyi neredeyse her gün alıyorum. bazen o kadar çok yiyorum ki akşam midem fazlasıyla ağrıyor, rahatsızlanıyor. kendimi iradesiz hissettiğim için biraz araştırdığımda bunun aslında iradeyle alakalı olmadığını kendimi ne kadar kontrol etmeye çalışsam da bi nevi faydasız olduğunu öğrendim ne kadar doğru bilmiyorum. araştırırken karşılaştığım her uzman psikoloğa mutlaka danışılması gerektiğini kendi başına çözülebilecek bi şey olmadığını söylüyor fakat ailevi sorunlar nedeniyle öyle bi imkanım yok. arkadaşlarımlayken, bi şeyle gerçekten meşgulken böyle ataklar yaşamıyorum ve çok çabuk doyan bi insanım kolay kolay acıkmam. ama genelde ne kadar tok olursam olayım kendimi tutamıyorum, o kadar bi şey yemek istemiyor oluyorum ki ama yinede zorla yiyorum. tokum, hatta o kadar çok yemişim ki midem ağrıyor fakat asla durduramıyorum. asla bi tatmin duygusu hissetmiyorum, canım spesifik bişey de istemiyor tamamen ne varsa her şeyi yiyorum. bunu nasıl aşabilirim ve bu sorun gerçekten neden kaynaklanıyor olabilir sorunum ne
Bu soru 19 Mayıs 2026 13:30 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan, yazdıklarınızdan hem bedensel hem de zihinsel olarak ne kadar zorlandığınızı hissedebiliyorum… Sanki bir yanınız durmak istiyor ama başka bir yanınız sizi sürekli yemeye yönlendiriyor gibi görünüyor. Bu da sizi oldukça yormuş gibi…
Öncelikle şunu söylemek isterim: Yaşadığınız durum yalnızca “iradesizlik” olarak açıklanabilecek bir şey gibi görünmüyor. Siz de araştırdığınızda bunun sadece iradeyle ilgili olmadığını fark etmişsiniz. Çünkü bazen mesele fiziksel açlıktan çok, duygusal olarak bir şeyi doldurmaya çalışma hali olabiliyor.
Özellikle gün içinde bastırılan duygular, aile içindeki gerginlikler, yalnızlık hissi, anlaşılmama, sıkışmışlık ya da zihni yoran düşünceler akşam saatlerinde daha görünür hale gelebiliyor. Dikkatimiz dağılmadığında ya da yalnız kaldığımızda zihnimiz bizi rahatlatacak daha hızlı bir yol arayabiliyor. Yemek de kısa süreli bir rahatlama sağlayabildiği için bazen bir baş etme yöntemi haline dönüşebiliyor. Bu yüzden bedeniniz tok olsa bile zihniniz hala bir şeylere “aç” hissediyor olabilir. Belki rahatlamaya, anlaşılmaya, kaçmaya ya da duygularınızı susturmaya ihtiyaç duyuyor olabilirsiniz… Yemek kısa süreli bir rahatlama sağlasa da sonrasında mide ağrısı, suçluluk ya da “neden duramıyorum?” düşünceleriyle sizi daha da zorlayan bir döngü oluşabiliyor.
Burada kendinize şu soruları sormanız yardımcı olabilir:
“Özellikle hangi zamanlarda kendimi daha çok yerken buluyorum?”
“Bir tartışma, yalnızlık hissi ya da canımı sıkan bir olay sonrası mı bu durum artıyor?”
“O an gerçekten fiziksel olarak aç mıyım, yoksa başka bir şeye mi ihtiyacım var?”
Burada, size önermek istediğim uygulayabileceğiniz egzersizler var, dilerseniz uygulayabilirsiniz. Atakların geldiği zamanları ve o sırada hissettiklerinizi küçük bir not defterine yazmanız faydalı olabilir. Çünkü bazen fark edilmeyen duygular yazıya dökülünce daha görünür hale gelir.
Bir diğer önerim de, atak geldiğinde kendinize küçük bir “durma alanı” yaratmanız. Örneğin hemen mutfağa gitmek yerine bir bardak su içmek, kısa süre odanıza geçmek, müzik açmak, derin nefes almak ya da biriyle mesajlaşmak bazen o otomatik döngüyü kısa süreliğine de olsa yavaşlatabilir. Buradaki amaç kendinizi zorla engellemek değil; o anda aslında neye ihtiyaç duyduğunuzu fark etmeye çalışmak.
Ayrıca gün içinde duygularınızı biraz daha fark etmeye çalışmanız da önemli olabilir. Çünkü bazen insanlar gün boyu her şeyi “idare etmeye” çalışırken akşam olduğunda duygular daha yoğun şekilde ortaya çıkabiliyor. Gün içinde kendinize “Bugün beni en çok ne zorladı?” gibi küçük sorular sormanız bile biriken yükü biraz hafifletebilir.
17 yaş, hem duygusal hem zihinsel olarak oldukça yoğun bir dönemdir. Kendinizi anlamaya çalışmanız ve yardım aramanız bile aslında çok değerli bir farkındalık gösteriyor. Şu an terapiye ulaşmak sizin için zor olsa da, eğer bu durum günlük yaşamınızı çok zorlamaya devam ederse ilerleyen süreçte bir uzmandan destek almak, gerekirse uygun ücretli terapi hizmeti veren psikologlardan faydalanmak sizin için oldukça faydalı olabilir. Ve en önemlisi: Kendinizi suçlamamaya çalışın. Çünkü bazen insanlar kötü hissettikleri için değil, kötü hislerle baş etmeye çalıştıkları için böyle davranışların içinde kalabiliyorlar.
Tekrardan danışmak istediğiniz bir konu, sormak istediğiniz bir soru olursa tekrardan buradan veya profilimden ulaşabilirsiniz.
Sevgiyle Kalın
Psikolog Ecem Bakıner
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.