Kaygı

Yetersizlik, anksiyete, birikmişlik

Gizli Kullanıcı2 Nisan 2026 08:42

Ben hiçbir yere ait hissedemiyorum. Sanki herkes bu hayatta kendine bir yer bulmuş ama ben bulamamışım. Ne ailede, ne dostlukta, ne sevgide, ne de hayatta… hiçbir yerde tam olarak ‘buraya aidim’ diyemiyorum. Kendimi bazen sudan çıkarılmış bir balık gibi hissediyorum; yaşıyorum ama sanki bu dünyaya uyum sağlayamıyorum. Yoruldum. Çok yoruldum. Artık içimde bir şeylere tutunacak güç de kalmadı. Eskiden en azından bir hedefim vardı, bir şey için dayanıyordum. ‘Üniversite bitsin, sonra her şey düzelir’ diyordum. Ama şimdi ne hevesim kaldı, ne amacım, ne de içimde beni ayağa kaldıran bir şey. Kendimi başarılı hissetmiyorum, güzel hissetmiyorum, yeterli hissetmiyorum. Sanki elimde hiçbir şey yokmuş gibi geliyor. Bu da beni hem utandırıyor hem de insanlardan uzaklaştırıyor. İnsanlarla görüşmek istemiyorum, çünkü herkesin ağzında aynı soru var: ‘İş buldun mu? Çalışıyor musun?’ Ve ben bu soruların altında eziliyorum. Çünkü herkes bir yere varmış gibi, ben ise olduğum yerde kalmışım gibi hissediyorum. Korkularım yüzünden adım atamıyorum. Rezil olurum, utanırım, yapamam diye düşünüyorum. Hatta bazen dışarı çıkmak, markete gitmek, mahallede yürümek bile bana ağır geliyor. Sanki herkes bana bakıyor, herkes beni fark ediyor, herkes beni yargılıyor gibi hissediyorum. Bu yüzden yalnız kalmayı seçiyorum. Çünkü yalnızlık bazen insanlardan daha az yoruyor. Ama bu sefer de insanlardan kaçtıkça kendi kafamın içinde boğuluyorum. İlişkimde bile rahat değilim. Sevdiğim insan bana kötü davranmıyor, aksine beni motive etmeye çalışıyor, yanımda olmaya çalışıyor. Ama ben yine de içimdeki savaş yüzünden onu da kırıyorum. Küçücük şeyleri büyütüyorum, büyük tepkiler veriyorum, beynimde senaryolar kuruyorum ve sonra o senaryoların içinde ağlayıp üzülüyorum. Bana hiç ihanet etmemiş bir insan için bile, ‘ya bir gün ederse, ya beni bırakırsa, ya bir gün canımı yakarsa’ diye düşünüyorum. Ve bu düşünceler o kadar gerçekmiş gibi geliyor ki, sanki olmamış şeylerin acısını şimdiden yaşıyorum. En kötüsü de şu: Bunların birçoğunu istemiyorum ama yine de durduramıyorum. Yani mesele sadece üzgün olmak değil… ben sanki kendi zihnimin içinde sıkışıp kalmış gibiyim. Ve bazen gerçekten her şeyin bitmesini isteyecek kadar yoruluyorum.”Ama asıl mesele şu ki, gerçekten hiçbir şey yolunda gitmiyor. Biz sevgili olalı üç yılı geçti, dördüncü yıla girdik ve bir ilişkimiz var. Maddi durum yüzünden evlenemiyoruz. Karşımdaki insanı suçlamıyorum, çünkü onun da hiçbir desteği yok, elinden geleni yaptı. Ne işim yolunda, ne aile içindeki durum, ne de hayat… Her tarafta sorun var. Annemle babam konuşmuyor, aynı evin içinde iki düşman gibiler. Babamın karakteri çok zor. Gözü döndüğünde her şeyi yapabilecek biri. Benim tutunacak hiçbir şeyim yok, dayanacak gücüm de kalmadı. Biliyor musun, gerçekten bugüne kadar çok istediğim bir şeyin tam anlamıyla olduğunu pek hatırlamıyorum. Olan şeyler de yarım yamalak oldu, yani tam istediğim gibi olmadı. Ben de bu hayatta kırılıyorum. Sanki hiçbir şey, hiçbir insan beni gerçekten görmüyor, beni duymuyor gibi hissediyorum. İnsan böyle nasıl yaşayabilir ki?”Lütfen bana iyi gelecek bir şey deyin onu yapayım.

  • Cevap Bekliyor

  • Paylaş:
kapali

Sadece Psikologlar cevap yazabilir

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.