Yoğun kaygılıyım. Nasıl değişebilirim?
Merhabalar, kendimi bildim bileli içimde hep stres, kaygı ve korku var. Bir doktor zamanında panik atağımın olduğunu söylemişti ve psikoloğa gitmemi önermişti. 2 kere psikoloğa randevu aldım fakat odaya girmek bile beni strese soktuğundan ikisinde de kapıdan geri dönmek zorunda kaldım. Yardım almak bir şeyleri değiştirmek çok istiyorum ama yapamıyorum. Zamanında hoşlandığım çocuğu reddettim ve bunun vicdan azabıyla yaşıyorum hala 3 sene oldu. Şu anda birisinden hoşlanıyorum sanırım ama galiba kendimden uzaklaştırdım yanlışlıkla. İstemeden dediği bir şeye çıkıştım, bunalmıştım. Eskisi kadar yakın değiliz artık. Onunla bir ilişki içerisinde olmak çok istedim, hala istiyorum fakat korkuyorum. Korktuğum şeyi bir anlayabilsem.. Bu belirsizlik beni çok yoruyor. Yalnız olduğumda bin kat daha rahat ve mutlu hissediyorum bu yüzden sanırım bir şeyleri değiştirmekten sorumluluk almaktan korkuyorum. Ama konuşacak kimsem olmadığında da kendimi sanki depresyona girecekmiş gibi hissediyorum. Bundan 4-5 sene önce ağır bir dönemden geçmiştim annem ve babam yollarını ayırdığında. Hala dönem dönem geri geldiğini hissediyorum ve o zamana geri dönmek istemiyorum. Hiçbir zaman güzel bir ilişki içerisinde olamayacağımı düşünüyorum. Konuştuğum kişi de onlinedan bir arkadaşım. Eskiden online arkadaşlarımı annemden gizlemiştim ve ağır bir sonuç elde etmiştim, onun da travması duruyor hala. Online da insanlarla iletişime girmekten kaçınıyorum. Her an kötü biri çıkabilirlermiş gibi geliyor. Bu stresim konusunda arkadaşlarıma danıştığımda benimle dalga geçiyorlar. Ufacık şeye stres yaptığım için.. Beni stres eden bir olay olduğunda danışacak kimsem yok. Geceleri stresten ağladığım zamanlar oldu, konu ne olursa olsun fark etmiyor. Kafamda çok kuruyorum sanırım, öyle diyorlar. Ve bazen o kadar bunalıyorum ki istemeden yanımdakilere çok bağırıyor ya da çıkışıyorum.. Halbuki 2 dk öncesinde çok iyiydim. Bu hareketimle çok kişinin kalbini kırdığıma eminim gerçekten istemeden yapıyorum. Umarım bir gün düzelebilirim.
Bu soru 14 Ocak 2026 18:55 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba, yaşadığın bu yoğun stres ve kısırdöngü hali gerçekten çok yorucu olmalı; özellikle de yardım almak isteyip o kapıdan geri dönmek zorunda kalmanın yarattığı çaresizlik hissini tahmin edebiliyorum. Burada söyleyebilirim ki, aslında o kapıdan dönmene neden olan şey panik atağın kendisi. Zihnin, terapi odasını bir iyileşme alanı olarak değil, yüzleşilmesi gereken tehlikeli bir alan olarak kodlamış durumda.
Anlattığın duruma baktığımda, yaşadığın bu süreci kaygı döngüsü ile çok net açıklayabiliriz. Anne ve babanın ayrılık süreci gibi büyük sarsıntılar, zihninde "ilişkiler güvenli değildir" ya da "mutluluk her an bozulabilir" gibi temel inançlar (şemalar) oluşturmuş olabilir. Bu yüzden şu an birinden hoşlandığında, zihnin seni olası bir hayal kırıklığından korumak için otomatik olarak stres ve kaçınma moduna geçiyor. O kişiye durduk yere çıkışman ya da kendini yalnızken daha rahat hissetmen aslında birer savunma mekanizması; çünkü yalnızken kimse seni incitemez ve hata yapma riskin yoktur. Ancak bu kaçınma hali, seni depresif hissettiğin o boşluğa sürüklüyor.
O aniden gelen bağırma ve çıkışma isteği, aslında biriken stresin patlama noktasıdır. Bu olduğunda kendine kızmak yerine, o patlamadan hemen önce vücudunda ne hissettiğine odaklan (kalp çarpıntısı, terleme vb.). Bu sinyalleri fark ettiğinde, konuşmaya devam etmek yerine "şu an biraz bunaldım, 5 dakika sonra konuşalım" diyerek ortamdan uzaklaşmak, hem kalp kırmanı engeller hem de kontrol hissini geri kazandırır.
Psikoloğun kapısından dönmek seni başarısız kılmaz, sadece kaygının yüksek olduğunu gösterir. Bir dahaki sefere sadece o binanın önüne gitmeyi, bir sonrakinde bekleme salonunda 5 dakika oturup çıkmayı hedefleyebilirsin. Seansın tamamını yapmak zorunda değilsin; sadece "orada olma" stresine zihnini yavaş yavaş alıştırman yeterli.
"Hiçbir zaman güzel bir ilişkim olmayacak" düşüncesi bir gerçek değil, bir tahmin hatasıdır. Online arkadaşlıklar konusundaki korkun ise geçmişteki travmanın bir yansıması. Herkesin kötü çıkma ihtimali bir düşüncedir; ancak bu düşünceyi kesin olacak bir olay gibi yaşadığın için stresin artıyor.
3 sene önceki reddetme kararın, o günkü koşulların ve o günkü ruh halinle verdiğin bir karardı. Bugün sahip olduğun farkındalıkla o günü yargılamak kendine haksızlık olur. O dönem muhtemelen kendini korumak için öyle yapman gerekiyordu.
Arkadaşlarının seninle dalga geçmesi hoş olmayan bir durum, ancak bu onların kaygıyı tanımamasından kaynaklanıyor. Senin yaşadığın şey ufacık bir şey değil, zihninin sürekli bir hayatta kalma mücadelesi vermesi. Bu durumu tek başına çözmek zorunda değilsin ama değişimin ilk adımı, kendine karşı daha nazik olup "şu an güvendeyim" cümlesini zihnine hatırlatmaktır.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.