Yorgun ve hevesiz hissediyorum.
Bazen kendimi yapayalnız hissediyorum. Kendimi hiç bir yere ait hissedemiyorum. Hep kendime diğer insanların gözü ile bakıyor öyle yaklaşıyorum. Duygularıma temas etmek beni korkutuyor. Çünkü temas edersem yaralarımın derin olduğunun farkına varıcam. Ve hayatın bana yaptığı adaletsizlik beni hayattan daha da soğutucak. Bazen kendime dahi dürüst olamıyorum. Hep yalnız olmaktan değil de yapayalnız olmaktan korkuyorum. Yani yapayalnızlık beni düşüncelerimle savaşmaya itiyor
Bu soru 3 Nisan 2026 10:21 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Aslı Yolageldili tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba Sevgili Danışan,
Yazdıklarınızı okuyunca şunu düşündürüyor; burada sadece yalnızlık değil, daha çok insanın kendi içinde kalmaktan kaçtığı bir yer var gibi, çünkü siz aslında tek başınıza olmaktan değil, kendi düşüncelerinizle baş başa kaldığınızda nelerle karşılaşacağınızı bilmekten korkuyorsunuz ve bu yüzden duygularınıza yaklaşmak yerine biraz mesafede kalmayı seçiyorsunuz.
Bir yandan da kendinize sürekli başkalarının gözünden bakmanız, sanki kendi içinizden değil de dışarıdan bir yerden kendinizi değerlendirmeye alıştığınızı gösteriyor ve bu da zamanla insanın kendisiyle olan bağını zayıflatabiliyor, çünkü ne hissettiğinizden çok nasıl göründüğünüz önem kazanmaya başlıyor ve bu da “ait hissetmeme” duygusunu daha da artırabiliyor.
Duygularınıza temas etmekten korkmanız da çok anlaşılır bir yerden geliyor, çünkü insan bazen şunu bilir; eğer gerçekten durup hissederse, o zamana kadar bastırdığı şeylerin ne kadar derin olduğunu fark edecek ve bu da kolay bir yüzleşme olmayacak, o yüzden zihniniz sizi korumak için biraz uzak tutmaya çalışıyor gibi duruyor, ama bu mesafe aynı zamanda o yalnızlık hissini de besliyor.
“Yapayalnızlık” dediğiniz şey de tam olarak burada oluşuyor aslında, çünkü insan sadece çevresinde kimse olmadığında değil, kendi içinde de bir temas kuramadığında o hissi daha yoğun yaşar ve bu da sizi kendi düşüncelerinizle bir mücadeleye sokuyor, sanki zihninizde sürekli bir şeylerle baş etmeye çalışıyormuşsunuz gibi.
Bir de “hayatın bana yaptığı adaletsizlik” kısmı var, bu cümle genelde içinde biriken, belki uzun zamandır taşınan bir kırgınlığa işaret eder ve bu kırgınlıkla temas etmek zor olduğu için insan bazen kendine bile tam dürüst olamaz, çünkü dürüst olmak o duygunun ağırlığını da kabul etmek anlamına gelir.
Burada belki yönü biraz değiştirmek iyi olabilir, çünkü amaç bir anda her şeyle yüzleşmek değil, kendinize yavaş yavaş yaklaşabilmek olabilir, yani duyguların hepsine bir anda temas etmek yerine küçük küçük fark etmek, adlandırmak ve kaçmadan biraz yanında kalabilmek.
Şu sorular belki size eşlik edebilir:
Kendi başıma kaldığımda zihnimi en çok meşgul eden şey ne?
Başkalarının bakışı olmadan kendime baktığımda ne değişiyor?
Duygularımdan uzak durmak bana ne kazandırıyor, ne kaybettiriyor?
İçimde en çok bastırdığımı düşündüğüm duygu hangisi?
Gerçekten yalnız mı hissediyorum yoksa kendimle temas kurmak mı zor geliyor?
İsterseniz bu soruların cevaplarını birlikte de düşünebiliriz, nerede zorlandığınızı biraz daha açarsanız o noktada size daha net eşlik edebilirim.
Klinik Psikolog Aslı Yolageldili
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
Gerginlik – Rahatlama Tekniği
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.