Kaygı

Yorgun ve hevesiz hissediyorum.

Gizli Kullanıcı30 Mart 2026 18:17

Bazen kendimi yapayalnız hissediyorum. Kendimi hiç bir yere ait hissedemiyorum. Hep kendime diğer insanların gözü ile bakıyor öyle yaklaşıyorum. Duygularıma temas etmek beni korkutuyor. Çünkü temas edersem yaralarımın derin olduğunun farkına varıcam. Ve hayatın bana yaptığı adaletsizlik beni hayattan daha da soğutucak. Bazen kendime dahi dürüst olamıyorum. Hep yalnız olmaktan değil de yapayalnız olmaktan korkuyorum. Yani yapayalnızlık beni düşüncelerimle savaşmaya itiyor

Bu soru 3 Nisan 2026 10:21 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Aslı Yolageldili tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba Sevgili Danışan,


Yazdıklarınızı okuyunca şunu düşündürüyor; burada sadece yalnızlık değil, daha çok insanın kendi içinde kalmaktan kaçtığı bir yer var gibi, çünkü siz aslında tek başınıza olmaktan değil, kendi düşüncelerinizle baş başa kaldığınızda nelerle karşılaşacağınızı bilmekten korkuyorsunuz ve bu yüzden duygularınıza yaklaşmak yerine biraz mesafede kalmayı seçiyorsunuz.


Bir yandan da kendinize sürekli başkalarının gözünden bakmanız, sanki kendi içinizden değil de dışarıdan bir yerden kendinizi değerlendirmeye alıştığınızı gösteriyor ve bu da zamanla insanın kendisiyle olan bağını zayıflatabiliyor, çünkü ne hissettiğinizden çok nasıl göründüğünüz önem kazanmaya başlıyor ve bu da “ait hissetmeme” duygusunu daha da artırabiliyor.


Duygularınıza temas etmekten korkmanız da çok anlaşılır bir yerden geliyor, çünkü insan bazen şunu bilir; eğer gerçekten durup hissederse, o zamana kadar bastırdığı şeylerin ne kadar derin olduğunu fark edecek ve bu da kolay bir yüzleşme olmayacak, o yüzden zihniniz sizi korumak için biraz uzak tutmaya çalışıyor gibi duruyor, ama bu mesafe aynı zamanda o yalnızlık hissini de besliyor.


“Yapayalnızlık” dediğiniz şey de tam olarak burada oluşuyor aslında, çünkü insan sadece çevresinde kimse olmadığında değil, kendi içinde de bir temas kuramadığında o hissi daha yoğun yaşar ve bu da sizi kendi düşüncelerinizle bir mücadeleye sokuyor, sanki zihninizde sürekli bir şeylerle baş etmeye çalışıyormuşsunuz gibi.


Bir de “hayatın bana yaptığı adaletsizlik” kısmı var, bu cümle genelde içinde biriken, belki uzun zamandır taşınan bir kırgınlığa işaret eder ve bu kırgınlıkla temas etmek zor olduğu için insan bazen kendine bile tam dürüst olamaz, çünkü dürüst olmak o duygunun ağırlığını da kabul etmek anlamına gelir.


Burada belki yönü biraz değiştirmek iyi olabilir, çünkü amaç bir anda her şeyle yüzleşmek değil, kendinize yavaş yavaş yaklaşabilmek olabilir, yani duyguların hepsine bir anda temas etmek yerine küçük küçük fark etmek, adlandırmak ve kaçmadan biraz yanında kalabilmek.


Şu sorular belki size eşlik edebilir:


Kendi başıma kaldığımda zihnimi en çok meşgul eden şey ne?

Başkalarının bakışı olmadan kendime baktığımda ne değişiyor?

Duygularımdan uzak durmak bana ne kazandırıyor, ne kaybettiriyor?

İçimde en çok bastırdığımı düşündüğüm duygu hangisi?

Gerçekten yalnız mı hissediyorum yoksa kendimle temas kurmak mı zor geliyor?


İsterseniz bu soruların cevaplarını birlikte de düşünebiliriz, nerede zorlandığınızı biraz daha açarsanız o noktada size daha net eşlik edebilirim.


Klinik Psikolog Aslı Yolageldili

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
Gerginlik – Rahatlama Tekniği
Kas gruplarını bilinçli olarak sırayla kas–tut–bırak döngüsünde çalıştırarak bedendeki gerginliği çö...
Gevşeme Teknikleri⏱️ 6 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.