KaygıKategorisi
Kaygı duymak insani bir şey. Önemli olan onun seni yönetmesine izin vermeden, senin onu anlaman. Ne zaman yükseliyor, nasıl baş edebilirsin, bu soruların cevabını birlikte aramak mümkün.
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Filtrele
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
dini kaygilar ve cehennem korkusu
Merhaba, ben 20 yaşındayım. 16 yaşında kendi isteğimle tesettüre başladım ve namaza başladım, ailem dindar değil ama ben bunu seçtim. Son 4–5 yıldır namaz kılıyordum ama son zamanlarda bıraktım ve bunun için kendimi çok suçlu hissediyorum. Genel olarak kaygılı biriyim ve dini kaygılarım çok sık oluyor. Özellikle cehenneme gitme korkum var ve bu konuda nasıl yaklaşmam gerektiğini bilmiyorum. Psikoloğumla konuşuyorum ama Müslüman değil ve dini kaygılarımı tam olarak anlamıyor gibi hissediyorum. Konuşacak kimsem yok ve çok yalnız hissediyorum. Sadece bana yol gösterecek, yargılamayacak birinin düşüncelerini duymak istiyorum. Bu düşüncelerimin normal olup olmadığını ve korkularımla başa çıkmanın yollarını öğrenmek istiyorum.
anksiyete nasıl yenilir
bu durumdan çok rahatsızım çünkü anksiyetem günlük işlerimi ve bazen gitmem gereken yere gidemememin nedeniçok üzülüyorum bazen insanların dalga geçtiğini düşünüyorum bunu yenmenin Bir çok yöntemini denememe rağmen yapamadım insanların benim hakkımda ne düşündüğünü utanırken nasıl göründüğümü ve beni nasıl algıladıkları hakkında kaygı yaşıyorum ve kötü yanı da bu konuşmalarımı ve hareketlerimi engelliyor konuşmak istediklerimi konuşamıyorum bazen de ağlıyorum nasıl yenebilirim
sosyal ortamlarda kusma korkusunu nasil yenebilirim
Ben kusarsam rezil olabileceğim yerlerde kusmaktan korkuyorum. Yaklaşık 2 yıl önce otobüsle bir yere giderken mide rahatsızlığımdan dolayı gerçekten midem bulandı, kusmamak için direndim ve kusmadım, ancak kusmamaya çalıştığım sürece yaşadığım stres ve panik ölümden beterdi. O günden sonra ne zaman sosyal bir ortamda bulunsam, boğazımda mide bulantısı gibi bir düğümlenme hissi yaşıyorum ve stres oluyorum. Bunu nasıl yeneceğimi gerçekten bilmiyorum. Gerçek bulantıyla benim yaşadığım kaygılı bulantı hissinin bir olmadığını yavaş yavaş anlamaya başladım. Bu beni az da olsa rahatlatıyor ama hâlâ dışarıda, otobüste, iş görüşmelerinde bu panik hâlini deneyimliyorum; örneğin ertesi gün bir yere görüşmeye gideceksem ve bir yolculuğa çıkacaksam, stres olmaya ve huzursuzluk yaşamaya başlıyorum; ya midem bulanırsa, ya kusarsam, kusmasam bile o panik hâlini yaşarsam diye endişe duyuyorum.
NE YAPMAM GEREKTİĞİNİ BİLMİYORUM
1,5 yıllık bir ilişkim var ve ilişkinin 2. ya da 3. cü ayında 1 hatalı ayrılık yaşadık ve barıştıktan sonra ayrı kaldığımız sürede 1 gecelik birisiyle yattığını telefonuna gelen bir mesajda öğrendim ve ayrıldım. Barışmak için çok çabaladı, yalvardı ben de affettim. İlişkimizde belirli bir dönem sürekli kavga ettik. Sonrasında bu durumları aştık. Şu anda 1,5 yıl oldu ve o olaydan sonra da herhangi bir yanlışı olmadı. Ben görmedim en azından, ama dün akşam onun telefonundan bir şeye bakıyorduk. Bir mesaj geldi, mesaja baktık; bir erkek arkadaşı kızla olan konuşmalarının ekran görüntüsünü almış atmış. Kız diyor: "Canım sıkıldı, görüşelim mi? Yanımda da bir arkadaşım var; sen de yanına birisini bul," diyor. O da, "Benim sevgilime bu mesajları atıp ne diyorsun?" diyor. Ben de sinirlendim ve erkek arkadaşımla kavga ettik. O da diyor ki, benim bir alakam yok, benim yapmadığım bir şeyden dolayı beni suçlama, diyor. Ben hala sinirliydim ve laf söylemeye devam ettim. Masadan kalktı, koltuğa oturdu. Saygısızsın, ben konuşurken karşımda bile oturmuyorsun, dedim. O da, sürekli bağırıyorsun, beni dinlemiyorsun, dedi. 1. 5 yıl oldu ailesiyle tanışmadım ilişkimizi saklamıyor çevresi biliyor sürekli dışarda beraberiz mekanlara gideriz instagramda biosuna ilişkisi olduğunu belirten emoji koydu ama şu an ben sevgisinden de geleceğe dair düşünceleri olduğundan da şüpheliyim ne yapmam gerektiğini bilmiyorum
Eş ve aile arasında kalmak
Kardeşimin borçları yüzünden miras hakkım olan bazı yerler satıldı. Ben o hakkı talep etmediğimi söyledim. Artık borçların tamamen kapanması ve aile içi huzursuzluğun bitmesi için, gerçi senin de hakkın var, yarısı senin bu paranın diyen bir tek dedem vardı. Anneannemden öyle bir talep göremedim. Bazı tavırları da borç sebebiyle satıldığı için bana vermek istememesi gibiydi (maddi durumumuz iyi). Belki sebebi odur. Kardeşim ve eşimin 25 yıllık geçmişleri var . Eşim ona çok destek olan bir abi oldu ama kardeşimin bazı yanlışlıkları ya da kadersizlikleri yüzünden aralarına bir soğukluk girmişti. Daha önce kardeşim için yüksek meblağda bir iş yeri açıldı, sonuçta benim de hakkım olan bir parayla, ama asla eşimden tek bir kelime duymadım. Senin de hakkın vardı gibi ,günlerce iş yeri için koştu durdu yardım etmek amaçlı çok şey üstlendi,ama yıllar sonra aralarında oluşan soğukluk sebebiyle son satılan miras yerleri için çok fazla laf işitmeye başladım ,dedemlerin benim hakkımı yediğini, benim de kardeşimin yanlışlarının arkasında durup bir de ona hakkımı verip 3 çocuğumun hakkına girdiğimi söylüyor . Çok def'a anlattım anneannemin bazı tavırlarından kaynaklı o parayı istemediğimi; bana zorla hakkım olan parayı vermek isteseler bile yine almaz, kardeşim rahatlasın isterdim. Ama eşim beni anlamıyor, benim yanlışı savunduğumu ,ona karşı kardeşimi tercih ettiğimi sanıyor . 2 yıldır bitmeyen bir kaosun içindeyiz; ailelere de yansıdı bu durum, bazı tartışmalar yaşandı, arada büyük bir kırgınlık oldu,bunlar beni çok yıprattı. Anksiyete hat safhada mutsuzluk her seyden elimi ayağımı cektim ruhum çekilmiş hiç enerjisi olmayan birine dönüştüm,bu durumda ne yapabilirim
Yetersizlik, anksiyete, birikmişlik
Ben hiçbir yere ait hissedemiyorum. Sanki herkes bu hayatta kendine bir yer bulmuş ama ben bulamamışım. Ne ailede, ne dostlukta, ne sevgide, ne de hayatta… hiçbir yerde tam olarak ‘buraya aidim’ diyemiyorum. Kendimi bazen sudan çıkarılmış bir balık gibi hissediyorum; yaşıyorum ama sanki bu dünyaya uyum sağlayamıyorum. Yoruldum. Çok yoruldum. Artık içimde bir şeylere tutunacak güç de kalmadı. Eskiden en azından bir hedefim vardı, bir şey için dayanıyordum. ‘Üniversite bitsin, sonra her şey düzelir’ diyordum. Ama şimdi ne hevesim kaldı, ne amacım, ne de içimde beni ayağa kaldıran bir şey. Kendimi başarılı hissetmiyorum, güzel hissetmiyorum, yeterli hissetmiyorum. Sanki elimde hiçbir şey yokmuş gibi geliyor. Bu da beni hem utandırıyor hem de insanlardan uzaklaştırıyor. İnsanlarla görüşmek istemiyorum, çünkü herkesin ağzında aynı soru var: ‘İş buldun mu? Çalışıyor musun?’ Ve ben bu soruların altında eziliyorum. Çünkü herkes bir yere varmış gibi, ben ise olduğum yerde kalmışım gibi hissediyorum. Korkularım yüzünden adım atamıyorum. Rezil olurum, utanırım, yapamam diye düşünüyorum. Hatta bazen dışarı çıkmak, markete gitmek, mahallede yürümek bile bana ağır geliyor. Sanki herkes bana bakıyor, herkes beni fark ediyor, herkes beni yargılıyor gibi hissediyorum. Bu yüzden yalnız kalmayı seçiyorum. Çünkü yalnızlık bazen insanlardan daha az yoruyor. Ama bu sefer de insanlardan kaçtıkça kendi kafamın içinde boğuluyorum. İlişkimde bile rahat değilim. Sevdiğim insan bana kötü davranmıyor, aksine beni motive etmeye çalışıyor, yanımda olmaya çalışıyor. Ama ben yine de içimdeki savaş yüzünden onu da kırıyorum. Küçücük şeyleri büyütüyorum, büyük tepkiler veriyorum, beynimde senaryolar kuruyorum ve sonra o senaryoların içinde ağlayıp üzülüyorum. Bana hiç ihanet etmemiş bir insan için bile, ‘ya bir gün ederse, ya beni bırakırsa, ya bir gün canımı yakarsa’ diye düşünüyorum. Ve bu düşünceler o kadar gerçekmiş gibi geliyor ki, sanki olmamış şeylerin acısını şimdiden yaşıyorum. En kötüsü de şu: Bunların birçoğunu istemiyorum ama yine de durduramıyorum. Yani mesele sadece üzgün olmak değil… ben sanki kendi zihnimin içinde sıkışıp kalmış gibiyim. Ve bazen gerçekten her şeyin bitmesini isteyecek kadar yoruluyorum. ”Ama asıl mesele şu ki, gerçekten hiçbir şey yolunda gitmiyor. Biz sevgili olalı üç yılı geçti, dördüncü yıla girdik ve bir ilişkimiz var. Maddi durum yüzünden evlenemiyoruz. Karşımdaki insanı suçlamıyorum, çünkü onun da hiçbir desteği yok, elinden geleni yaptı. Ne işim yolunda, ne aile içindeki durum, ne de hayat… Her tarafta sorun var. Annemle babam konuşmuyor, aynı evin içinde iki düşman gibiler. Babamın karakteri çok zor. Gözü döndüğünde her şeyi yapabilecek biri. Benim tutunacak hiçbir şeyim yok, dayanacak gücüm de kalmadı. Biliyor musun, gerçekten bugüne kadar çok istediğim bir şeyin tam anlamıyla olduğunu pek hatırlamıyorum. Olan şeyler de yarım yamalak oldu, yani tam istediğim gibi olmadı. Ben de bu hayatta kırılıyorum. Sanki hiçbir şey, hiçbir insan beni gerçekten görmüyor, beni duymuyor gibi hissediyorum. İnsan böyle nasıl yaşayabilir ki?”Lütfen bana iyi gelecek bir şey deyin onu yapayım.
Neden sürekli geçmişteki insanları düşünüyorum
Aynı döngüde sıkışmış hissediyorum. Herkes önüne bakmışken ben sürekli onlara bakıp neler yaptıklarıyla ilgilenip kendi önüme bakmıyorum ve sürekli geçmişi düşünüyorum. Geceleri uyku uyayamıyorum, nefes darlığı çekiyorum. Üzüldüğümde midem bulanıyor . Sürekli beynimin içinde isyan üzülmeye zorunluymuşum gibi bir acı asla geçmişimdeki kimseyi geçmişte bırakamıyorum unutamıyorum git gide kötü bir hal almaya başladı kendimi sürekli başkalarıyla kıyaslıyorum ve bu hiç geçmicek gibi
Yorgun ve hevesiz hissediyorum.
Bazen kendimi yapayalnız hissediyorum. Kendimi hiç bir yere ait hissedemiyorum. Hep kendime diğer insanların gözü ile bakıyor öyle yaklaşıyorum. Duygularıma temas etmek beni korkutuyor. Çünkü temas edersem yaralarımın derin olduğunun farkına varıcam. Ve hayatın bana yaptığı adaletsizlik beni hayattan daha da soğutucak. Bazen kendime dahi dürüst olamıyorum. Hep yalnız olmaktan değil de yapayalnız olmaktan korkuyorum. Yani yapayalnızlık beni düşüncelerimle savaşmaya itiyor
Geri kalmış hissediyorum umutsuzum
İki kere kazandığım üniversiteye gidemedim, uzaklara gitmekten korktuğum için şimdi tekrar hazırlanıyorum. Ankara’ya da puanım yetmedi. 23 yaşındayım ve geri kalmış hissediyorum. Yedi yıldır panik atağım da var, ama şu anki olay umutsuzluk ve motivasyonum da yok. Nasıl çalışacağım, hocam? Ailemle de anlaşamıyorum, özellikle babamla, inatçı bir adam, görüşmüyoruz. Bir de kendimdeki sağlık sorunlarını çok önemsiyorum, kusmaktan falan çok korkuyorum.
Kendimi her zaman mutsuz hissediyorum
Hayatımda büyük bir sorun olmamasına rağmen, gün içinde sürekli düşük enerjili ve mutsuz hissediyorum. Çoğu zaman hiçbir şey yapmak istemiyor ve motivasyon bulmakta zorlanıyorum. Özgüvenim düşük; konuşurken kendimi rahat ifade edemiyor, doğru kelimeleri bulmakta zorlanıyorum. Bu da hem iletişimimi hem de kendime olan güvenimi olumsuz etkiliyor. Çabuk sinirleniyorum ve sabrım çabuk tükeniyor. Bir şeye başlasam bile kısa sürede sıkılıp bırakıyorum. Disiplinli ve istikrarlı ilerlemekte zorlanıyorum. Yapmam gereken işler (mailleri silmek, fotoğrafları düzenlemek, düğün planı yapmak gibi) gözümde büyüyor. Bunları düşündükçe anksiyete hissediyorum ve bu yüzden kaçınma davranışı gösterip hiçbirine başlayamıyorum. İş hayatımda da zorlanıyorum. Yaklaşık 4 aydır ihracat departmanında çalışıyorum. Küçük bir hata yaptığımda müdürümün bana “kızım” diye hitap etmesi, hatta bazen “çekirge” demesi beni rahatsız ediyor ve saygısız hissettiriyor. Elimden geleni yapmama rağmen, çok sayıda mail ve mesaj atsam da online bulduğum kişiler sipariş vermiyor. Buna rağmen müdürlerim sürekli benden satış beklediklerini söyleyerek baskı kuruyor. Çok çalışmama rağmen iş yükümün artması ve beklentilerin sürekli yükselmesi beni bunaltıyor. Kendimi başkalarıyla kıyaslıyor ve üzerimde yoğun bir beklenti baskısı hissediyorum. Bu durum özgüvenimi daha da düşürüyor. Kendimi yeterince güzel ya da iyi bulmuyorum. Kilo vermeye çalışıyorum ancak bu süreçte bile kendime karşı çok eleştirel davranıyorum ve motivasyonum düşük. Hareket etmek bile istemediğim zamanlar oluyor. D vitamini eksikliğim var ve bunun için ilaç kullanıyorum, ancak buna rağmen enerjimde ve ruh halimde belirgin bir iyileşme hissedemiyorum. Eskiden istediğim şeylerden artık emin değilim; ne istediğimi tam olarak bilmiyorum. İçinde bulunduğum, mutlu olmam gereken anlarda bile kendimi gerçekten mutlu hissedemiyorum. Bu durum beni daha da huzursuz ediyor. Geçmişi sık sık düşünüyorum. Aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen, eski toksik ve narsistik ilişkilerim aklıma geliyor ve bu durum beni hâlâ kötü hissettiriyor. Sürekli bir kaygı hali içindeyim. Kendimi çoğu zaman anlaşılmamış hissediyorum; sanki kimse beni gerçekten dinlemiyor ya da anlamıyor. Sosyal hayatım oldukça sınırlı. Genelde işe gidip geliyorum ve hafta sonları da benzer şekilde geçiyor. Bu da kendimi yalnız, geri kalmış ve başarısız hissetmeme neden oluyor.