KaygıKategorisi
Kaygı duymak insani bir şey. Önemli olan onun seni yönetmesine izin vermeden, senin onu anlaman. Ne zaman yükseliyor, nasıl baş edebilirsin, bu soruların cevabını birlikte aramak mümkün.
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Filtrele
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
sürekli kötüyü düşünüyorum nasıl daha pozitif olabilirim
kötü düşüncelerden kurtulmak nasıl mümkün olabılır sürekli olmayan şeyleri kafamda kuruyorum ve stres yapıyorum bundan nasıl kurtulabılırım mutlu ve huzurlu olsamda hep ya bi sağlık sıkıntım olacak ya da bır şey olacak gıbı düşünüyorum gergin akşama kadar tetikteyim bu durum nasıl düzelebilir her şeyi denedim ama çözüm olmuyor nefes egzersizi dışarı çıkmak her şey takviyede kullanıyorum terapi mi almalıyım ?
Suçluluk hissi
Öncellikle merhaba, ben 20 yasindaydim. psikolojik danismanlik okuyorum ve ilk senemdeyim. Belcikada dogdum, buyudum. genel olarak cocukken cok zorbaliga ugradim ve notlarim kotuydu. Zor bir cocukluk gecirdim. terapi goruyorum, antidepresan kullaniyorum. yetersizlik hissiyle surekli mucadele etmis biriyim. kaygi, depresyon ve stress cok yasiyorum. ozellikle okulda ve ailemde, dinimde, sucluluk duygusu cok baskin. ya iyi biri degilsem? ya basarisiz olursam? ya okulumu bitiremezsem? ya iyi bir musluman olamazsam? ya kotu bir evlatsam? gibi gibi. universitenin ilk doneminde derslerimden kotu notlar aldim baya. simdi ise hala mucadele ediyor ve birakmiyorum ama surekli tetikte hissediyorum. ya sinavlar iyi gecmezse? surekli bir sucluluk duygusu, bir tetikte olma hali. surekli hayat mucadelesi veriyormusum gibi geliyor. surekli kabus gordugumden, zinde bile uyanamiyorum. dersle ilgilenmedigimde bile "yapmadin iste, basarisizsin, aptalsin" diye dusunebiliyorum. psikologum disinda konusabilecegimde pek kimse yok aslinda. neden surekli tetikte, suclu ve basarisiz hissediyorum? neden huzurlu hissedemiyorum? bazen oyle kaygilaniyorum ki, cogu zaman nefes darligi yasiyorum. 3 hafta sonra yine sinavlarim var, cok kaygili hissediyorum.
İçimde Sürekli kötü konuşan sesten nasıl kurtulabilirim
Sürekli sevdiklerime birşey olacak korkusu yaşıyorum örneğin şunu yaparsam felaket olur gibi kötü hisler geçiyor içimden bir ses hep olumsuz konuşuyor en mutlu anımda birden aklımdan çok kötü birşey geçiyor ve rahatlamak için takıntılı hareketler yapıyorum eğer yapmazsam çok huzursuz hissediyorum çok yoruldum bu durumdan, önceden takıntılarım vardı fakat bu kötü konuşan iç ses beni çok yoruyor sıkışmış hissediyorum artık
mantığımın ve kalbimin ardında kalıyorum
Sevgilim var Pakistanli ben Turkmenistanli ailem çok istemiyor ama ben onu çok seviyorum son zamanlar cok sinirli oldu surekli kavga edip barışıyoruz. zor bir okulda okuyor beyni cok yorgun surekli kavga ediyoruz sonra barışıyoruz onunda beni sevdigini biliyorum ne yapacagimi bilmiyorum yoksa ayrilmali miyim yoksa anlasip iliskimi devam ettirmeli miyim ben ona sakinlesdirici tedavi almasini istiyorum bu dogru olurmu
neden degersiz hissediyorum
sevgilimle 2 yildir tanisiyoruz ve ailemden dolayimi bilmiyorum ama guven problemim cok fazla benimle konusurken mesajdan cikmasi bile beni deli ediyor yazmiyor bakmiyor gec uyuyor bazen kisaltarak yaziyor ve cok takiliyorum kalbim sıkısıyor kendimi ona ifade etsemde umursamaz davraniyor ve daha sonra acaba ben mi cok abartiyorum diye dusunuyorum ailem cok sorunlu ve cok yorgun hissediyorum neden? Ne yapmaliyim neden boyle
TAKINTILARRRRIIIIMMMMMM
selam, benim şöyle takıntılarım var sürekli whatsapp kullanıyorum zaten direkt uygulamaya girip yanlışıkla yanlış birine mesaj atmış mıyım diye ve yanlışıkla bir şey paylaşmış mıyım diye kontrol ediyprum hatta art arda tek sayılarda yapıyorum bunu yani 5 kere art arda kontrol ediyorum. hatta hiçbir şey paylaşmadığımı gösteren artı simgesi varya onu sayıprum içimden her seferinde ve sonuncusunda beynimle görüntünün ekran resmini almaya çalışoyprum kaygı yapmasın diye sonrasında unutursam yine bakıyorum uyumadan önce bakıyorum. bu şey ne zaman başladı hiçbir fikrim yok sma tahminim var bir gün annemin telefonunda bir şey paylaşırken iki hocamdan gizliyim derken onlara atmışım yanlışıkla annemde hiç mesajlaşmadığı için hocalarla yanlışıkla atılması pek mümkün olmayan bir şey annem baya tepki göstermişti bende kaygılanmıştım çok salağım diyordum kendime hocalara da yanlışıkla oldu hocam diyip silmiştim bir hoca ilk gördüğünde iyi ki doğdun teyze demiş bu arada şaka amaçlı benim doğum günümdü annem de bana mı teyze diyor acaba gibi algıladı diğer hoca da hiç önemli değil gibi bir şey demişti. sonra ben dershaneye gidince hocalara bir şey demem lazım yüzlerne nasol bakıcam diye nasıl kaygılanıyorum chat gpt yle konuşup mantıklı bir cümle bulup gidip söyleyecektim ve işte kiçük kzuenim stmış yanlışıkla gibi şryker söyledim ve çok doğal karşıladılar hani hiç önemsememiş gibilerdi nasıl rahatladım size anlatamam o gün anladım kaygıların ne kadar boş olduğunu özgüvenliyim ama kaygım çok vardi inkar edemem ama kaygılarım üzerine giderek mzgüvenli olma yolundsyım her daim. ikinci olarak sürekli bri mesela dolabı kapattım mı diye 5 kere bastırırım sonra mesela fırınla tost makinesiyle ocakla uğraştım içimden kontrol ederek gözümle 1 2 3 4 5 diye sayarım 1 mesela fırının okry yani kapatmışım anlamkna gelir sonra fişe bakarım çıkartmış mıyım diye 2 derim o da okey diye diye çıkarım şu da var kartlığımda 4 tane kart var diyelim çantadan her çıkarttığımda 1 2 3 4 diye sayarım hepsi yerinde anlamında bunlarda farkındayım çok takıntılıyım ama kurtulmak için elimden geleni yaparım. ciddi bir sıkıntı değil dimi?
Kaygımı nasıl azaltabilirim
Çok kafama takıyorum her şeyi geçmişle ilgili çok şeyler aklıma geliyor sağlıklı ciddi bir ilişkim var fakat hep yeni bir takıntı yeni bir düşünce geçmişimden birilerinin hala aklında mıyım acaba hayatlarında birileri var mı gibi gibi sorular geliyor aklıma hiçbir şekilde ilgilenmiyorum bunlarla ama bunlar beni çok huzursuz ediyor tamamen ilişkime odaklanmak istiyorum ne yapmalıyım hiç bir fikrim yok yardımcı olur musunuz
Korkularımın üstesinden nasıl gelebilirim
Ben iki çocuk annesiyim. agorafobi ve panik bozukluk var. Dışarı çıkamıyorum maruz bırakma ile başlarına bişey gelmesinden korkuyorum. Dışarı çıkınca nefes darlığı titreme ve baş dönmesi oluyor. Sanki dünyada yalnız kalmışım gibi bir his oluyor tek başıma kalmaktan korkuyorum ve bu bana çok korkutucu geliyor. Bu düşünceyle beraber baş dönmesi sersemlik denge bozukluğu yaşıyorum eşim olmadan hiçbir şey yapamıyorum nasıl atlatabilirim
Kaygı problemini aşmak
Ben bugün minibüse bindim. bir saat içinde belki üç-dört kez rezil oldum—ya da daha doğrusu ben kendimi rezil olmuş gibi hissettim. İlk olarak, durakta yanlış yerde beklemişim; orada otobüs durmuyormuş. Bunu da rezil olmak gibi görüyorum, biri bana burada otobüs durmuyor dedi. İçinde belkide cahil dedi. Sonra otobüse bindim, kartımı yanlış almışım, içinde bakiye yokmuş. Birinden kart istemem birkaç dakika sürdü, neredeyse panik atak geçirecektim. O da benden para almadı, ben yine rezil oldum gibi hissettim. Sanki 10 klo bir şey ala biliyor marketden bakiyesi yok demiş gibi. Sonra şoför “burada mı indireyim” neden önceden söylemiyorsun dedi, biraz bana ters davrandı. O anda yine hiçbir şey söyleyemedim. Çünkü o an bir şey olduğunda tepki veremiyorum. Saatler geçtikten sonra ne demem gerektiğini hatırlıyorum. O anda sanki donup kalıyorum. Bunlar size belki küçük şeyler gibi gelebilir, ama bana öyle geldi ki herkes bana gülüyor, içinden “rezil oldu” diye düşünüyor gibi hissettim. Elimde poşet, kartımda bakiye yok—oysa yanlış kartı almıştım. Bunu size açıkça anlatmamın sebebi şu: belki büyük bir şey değil ama ben bunu en az bir ay düşüneceğim. Kendi kendime “rezil oldun, hiçbir şey diyemedin” diyeceğim. Kafamın içinde sürekli dönecek. Ve çoğu zaman gerçekten böyle oluyorum: bir yere gittiğimde eğer o an iyi giyinmemişsem, mesela topuklu ayakkabı giymemişsem, kendimi çok değersiz hissediyorum. Sanki dilenciymişim gibi. Biraz özgüven hissettiğim tek zaman, iyi giyindiğim, hazırlandığım, süslendiğim zamanlar. Yoksa normalde de asla bakımsız gitmem ama yine de sanki insanlar bana “ne kadar kötü giyinmiş, ne kadar da çirkin” diye bakıyormuş gibi geliyor. Biliyorum bu psikolojik bir problem, ama aşamıyorum. Kendimi çok kötü hissediyorum. Bunu mesela bir ay boyunca kafamda döndürüp duracağım. O an ne yapmam gerektiğini bilmiyorum ve kendimi çok kötü hissediyorum. Benim bütün günüm, yani gün içinde olan iyi şeylerin hepsi sanki bunun yüzünden zihnimde silindi. Bütün gün bunu düşüneceğim, buna odaklanacağım: “şöyle oldu, ben böyle rezil oldum” diye. Dışarı çıkacağım, birden otobüsteki o insanlar yine beni görecek ve “aa, geçen sefer rezil olan kız” diyecekler gibi geliyor. Biliyorum, küçük bir şeyi büyütüyorum, pireyi deve yapıyorum, ama bu elimde değil. Bu beni o kadar yoruyor ki bazen yaşamak bile istemiyorum, inan. Evden dışarı çıkmak istemiyorum, “niye çıktım ki” diyorum. Keşke hiç çıkmasaydım diyorum. Çıktığım zaman da kendimi rezil olmuş gibi hissediyorum. Zaten kilolu biriyim, çok da güzel değilim. Nasıl davranmam gerektiğini, nerede nasıl hareket etmem gerektiğini bilmiyorum gibi hissediyorum. Sanki elim yüzüme dolaşıyor, ne yapacağımı şaşırıyorum. Yani zaten bir iş hayatım da yok. Çok dışarı çıkan biri değilim. Sadece mecbur kaldığımda çıkıyorum. Ama çıktığım zaman da sudan çıkmış balık gibi oluyorum sanki. Herkes bana bakıyormuş gibi geliyor. Herkes normal, bir tek ben orada normal değilmişim gibi hissediyorum. Sanki herkes bunu fark ediyor, hissediyor. Ben onlara ait değilim, onlar gibi değilim. Benim özgüven dediğim şey yüzde yüz ise, bende onun sadece yüzde sıfır nokta beşi var. Onu bile hissedebilmem için çok iyi giyinmem, çok iyi hazırlanıp süslenmem gerekiyor. Zaten her zaman da öyle giyinemiyorum. Yani bu hayatta neyi başarabildiğimi bile bilmiyorum. Neyin üstesinden gelebileceğimi bilmiyorum. Bu yüzden dışarı çıkmak istemiyorum, iş hayatına da atılamıyorum. Çünkü donup kalıyorum. Birine bir şey sormaya bile korkuyorum, çekiniyorum. Bu gerçekten çok yorucu. Sizden ricam şu: bana bir yol gösterin. 25 yaşındayım ve bunu aşamıyorum, gücüm de yetmiyor.
Huzurlu olamıyorum ………………………
Yani, öncelikle söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum çünkü kendimi çok yorgun hissediyorum. Etrafımda aslında çok fazla insan yok. Yani iki-üç tane arkadaş var ama onlara da tam anlamıyla ‘dostum’ diyemem, sadece yıllar önce tanışmışız, öyle kalmış. Bir de üç yıllık bir ilişkim var ve annem, babam, kardeşlerim. Yani dediğim gibi, etrafımda çok fazla insan yok. Ve acı olan şu ki, ben onların hiçbirinin yanında rahat olamıyorum, kendim gibi hissedemiyorum. Sanki bir role bürünüyorum ve hiçbiriyle mutlu değilim. Bu da beni üzüyor. Kendimi herkesin yanında o kadar sıkıyorumki ay yanlış söylerim, rezil olurum. Kendim olamıyorum sanki içimde korkular var. Çalışma hayatım zaten yok özgüvensiz olduğum için CV bile atmaktan korkuyorum. Aile içinde sorunlar var, aynı evde iki düşman gibi olma durumları… Arkadaşlarım da herkes kendi hayatına bakıyor. Tabii ki bu normal, böyle olmalı. Ama en azından derdini biraz paylaşamıyorsan, seni kötü etmeden dinleyemiyorsa, bence o kişi zaten gerçek dost değildir. Ayrıca içinde bulunduğum ilişki de bana uygun bir ilişki değil. Yanlış anlaşılmasın, hakaret yok, şiddet yok, bir sevgilim var. Ama mutlu değiliz, düşüncelerimiz uyuşmuyor. Aslında hayalimdeki insan da belki yok, çünkü benim kafamda hiçbir zaman net bir insan profili olmadı. Çünkü ben ilk ilişkimi 22 yaşımda yaşadım. Öncesinde bana bu yanlış geliyordu. Çünkü bize ‘erkekle ilişki yaşamak ayıptır, daha çocuksun’ diye öğretildi. Ben de kendimi böyle yetiştirdim. 22 yaşımda ilişkiye başladığımda ise bir yıl boyunca kendimi suçladım, sanki yanlış bir şey yapıyormuşum gibi hissettim. Bunu biraz aştım ama hâlâ içimde ‘ayıp, biri görür’ düşüncesi var ve bu beni rahatsız ediyor. Genel olarak rahatlık nasıl bir şey, onu bile bilmiyorum. İnsan nasıl huzurlu olur, bilmiyorum. Çünkü ben 25 yıldır sürekli diken üstünde yaşıyorum. Kendimi hep sıkıyorum, asla rahat bırakmıyorum. Hatta fotoğraflarıma bakıyorum, omuzlarımı o kadar yukarı kaldırıyorum ki, fark ediyorum ki beden olarak da rahat değilim. Ruhumu bir kenara bırakmışım zaten. Çok çabuk sinirleniyorum, çok tahammülsüzüm. Küçük bir şeyi büyüten insanlardan biriyim ben de. Sabredemiyorum çünkü beni mutlu eden bir nokta yok. Tutunabileceğim bir şey yok. Hayatımda güçlü bir insan istiyorum, her anlamda güçlü. Ama öyle biri yok. Benim de gücüm yok. Sanki çabalıyorum ama çabaladıkça daha da dibe batıyorum. ”**