Psk. Esra Yıldız
Kayseri
Çeşitli kurum ve kuruluşlarda teorik ve pratik stajlarını gerçekleştirerek eğitim hayatını tamamlamıştır. İleri düzey bilişsel davranışçı terapi, şema terapi, kısa süreli çözüm odaklı terapi, cinsel terapi, sanat terapisi, gestalt terapi, projektif ve objektif terapi, emir terapi eğitimlerini tammalamıştır. Ergen, yetişkin, çift terapisi ve aile danışmanlığı alanında hizmet vermektedir.
Uzman Hakkında
Çeşitli kurum ve kuruluşlarda teorik ve pratik stajlarını gerçekleştirerek eğitim hayatını tamamlamıştır. İleri düzey bilişsel davranışçı terapi, şema terapi, kısa süreli çözüm odaklı terapi, cinsel terapi, sanat terapisi, gestalt terapi, projektif ve objektif terapi, emir terapi eğitimlerini tammalamıştır. Ergen, yetişkin, çift terapisi ve aile danışmanlığı alanında hizmet vermektedir.
Eğitim
- Nuh Naci Yazgan - Lisans
- NUH NACİ YAZGAN (BURSLU) - Lisans
- NUH NACİ YAZGAN (BURSLU) - Lisans
Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)
- datem bdt ebru şalcıoğlu
- şema terapi esra yancar demir
- kriz travma ve yas nevin dölek
- cinsel terapi cebrail kısa
- mindfull zümra atalay
- gestalt terapi çiğdem kudaiki
- projektif objektif testler
- sanat terapisi mons akademi
- spor psikoloji deren yelmen
- emdr eğitimi dbe
Uzmanlık Alanları
Çalışma Ekolleri
- bilişsel davranışçı terapi
- şema
- emdr
Cevaplar (8)
Merhaba Sevgili Danışan,Bu soruyu öncelikle benimle paylaştığınız için teşekkür ederim. Yaşamış olduğunuz durumun ne kadar zor olduğunu anlayabiliyorum. Anneniniz yaşadığı sıkıntıları, sizin hissettiklerinizi ve yaşadığınız içsel mücadeleyi gerçekten hissedebiliyorum. Size birkaç noktada yardımcı olabilmek istiyorum. Her soruyu ayrı ayrı ele alarak, sizin için biraz daha açıklayıcı ve rahatlatıcı olabilmeyi umuyorum. Annenizin tedaviye direnmesi çok zor bir durum olsa gerek. Bu, sizin için çok yıpratıcı olabilir. Özelikle de annenize yardım etmeye çalışırken, bu yaklaşımınızın ve çabanızın karşılık bulmaması büyük bir hayal kırıklığı yaratacaktır. Zihinsel sağlık, çok karmaşık ve kırılgan bir meseledir, ve bazen insanlar hastalıklarının farkına bile varamayabiliyorlar. Bu, annenize karşı öfkenizi daha da arttırabilir çünkü ne kadar yardım etmeye çalışsanız da olumlu bir değişim göremiyorsunuz. Bu noktada en önemli şey, sizin duygusal olarak tükenmemeniz için sınırlarınızı korumaya çalışmanız yönünde olacaktır. . Yardım edemediğiniz bir durumu kabullenmek zor olsa da, buna karşın sağlıklı bir mesafe koymak sizin için çok önemli olacaktır. Annenizin takıntılı davranışları, obsesif-kompulsif bozukluğun belirtileri gibi görünüyor ve bu tür bozukluklar çok karmaşık ve kişiye özel olabiliyor. Sizin gözlemleriniz doğru olabilir, ancak profesyonel bir değerlendirme olmadan kesin bir şey söylemek zordur. Bıçak kullanmayı yasaklama gibi davranışlar, kontrol etme ihtiyacının ve aşırı endişenin bir işareti olabilir. Onun da belki korkuları ve takıntıları olabilir, ancak bunları konuşmak ve açıklığa kavuşturmak, onun için bile zorlayıcı olabilir. O yüzden böyle bir durumda, sabırlı ve empatik olmak önemli. Ancak sizin sağlığınız da çok önemli. Bu tür bir durumda sizin de kendini korumanız, annenize daha fazla zarar görmeden yaklaşmanız gerekiyor. Sinirlendiğinizden bahsetmiştiniz. Bu tür durumlarda, karşıdaki kişiyi ikna etmeye çalışmak zamanla tükenmeye yol açabilir. Sizin de belirttiğiniz gibi, her yolun denenmesine rağmen hiçbir şey değişmediğinde, bu çok yorucu olabilir. Annenizin davranışları, belki de onun kontrol edemediği bir şey haline gelmiş durumda. Ancak sizin sinirlenmeniz, hem sizin için hem de anneniz için sağlıklı olmayabilir. Bu, stresin artmasına, yanlış anlaşılmalara ve kötü hissetmenize yol açar. Sabırlı ve sakin kalmaya çalışmak, bazen tüm yargılayıcı veya düzeltici yaklaşımlardan bir adım geri durmak yardımcı olabilir. Yine de bazen sınır koymak, net bir şekilde "bu konuda sana yardımcı olamam" demek, kendi sınırlarınızı korumak çok önemlidir. Annenizin kendi doğrularından başka doğruları kabul etmediğinden de bahsetmiştiniz. Bu da annenize yardımcı olma çabalarınızı daha da zorlaştıran bir başka durum. Birçok ruhsal sorun, kişinin algı dünyasını, düşünce biçimini ve gerçeği nasıl algıladığını etkiler. Annenizin kendi doğrularında sıkışıp kalması, ona dışarıdan biri gibi yaklaşmak ve onu değiştirmeye çalışmak sizin için süreci daha da zorlaştırabilir. Bunu yapmak yerine, belki onun dünyasını anlamaya çalışarak, sakin ve empatik bir şekilde iletişim kurmak bir yol olabilir. Ancak yine de, sizi sürekli olarak manipüle eden ve moralinizi bozan bir durum söz konusuysa, bu durumda sınırları belirlemek zor olabilir. Annenizin ölümle ilgili söylediği sözler ve sizi korkutacak şekilde tehditkar bir dil kullanması, çok ağır ve karmaşık bir durum olabiliyor. Bu, onun psikolojik durumunun ne kadar derin bir şekilde bozulduğunu gösterebilir. O sözcükler, belki de onun kendi korku ve kaygılarını dışa vurma şeklidir, ancak sizin üzerinizde büyük bir duygusal yük oluşturuyor. Bu noktada, annenizin duygusal yükünü kendinize almamanız çok önemli. Siz de bir insan olarak çok yoruldunuz ve sizi anlıyorum, ve bu yükü taşımak sizin sorumluluğunuz olmamalı. Onun duygusal yükünü taşımak, hem sizin sağlığını hem de sizin psikolojik dengenizi olumsuz etkileyebilir. Teyzenizin ve kuzeninizin endişeleri, durumu daha da netleştiren bir faktör olabilir. Aile içindeki diğer insanlar da bu durumu fark ediyorsa, bu, tek başına başa çıkmanın çok zor olduğunu gösteriyor. Bu tür bir durumda, belki de annenizi ikna etmek için tek başınıza değil, daha büyük bir desteği ve yönlendirmeyi birlikte aramak faydalı olabilir. Tüm bunların arasında en çok sizi düşünüyorum çünkü sizin de bir insan olarak sınırlarınız var ve sizin de kendinize odaklanmanız gerek. Kendini kaybetmemeniz çok önemli. Bunu yaparken, belki de profesyonel bir yardım almak sizin için faydalı olabilir. Hem duygusal olarak sizin sağlığınız için hem de annenize yaklaşımınızı daha sağlıklı bir hale getirebilmek için, belki bir psikolojik destek alabilirsiniz. Bunun için yalnızca anneninizin sağlığı değil, sizin de sağlığınız önemlidir. Bu süreçte, başka bir uzmandan da destek almak sizi rahatlatabilir ve bu zor süreçte yol almanızı kolaylaştırabilir. Annenizin tedaviye yönlendirilmesi, bazen onun onayı olmadan imkansız olabilir. Ancak, zaman zaman destekleyici bir çevre yaratmak, annenizin bu durumu fark etmesine yardımcı olabilir. Kendinize iyi bak, sınırlarınızı belirle ve gerektiğinde yardım almalısınız. Kendinizi bu kadar yalnız hissetmemeniz gerektiğini unutmamalısınız. Bu süreçte yanınızda olduğumu bilmenizi isterim. Hoşça kalın,SevgilerPsikolog Esra Yıldız
Merhaba Sevgili Danışan,Yaşamış olduğunuz durumu benimle paylaştığınız için çok teşekkür eder ve sizi çok iyi anladığımı bilmenizi isterim. Hissettiğiniz zorlanmalar, düşüncelerinizin karmaşıklığı ve duygusal yükler gerçekten çok ağır olabilir. Ama yalnız değilsiniz. Bu tür düşünceler ve duygular çoğu insanın zaman zaman yaşadığı deneyimlerdir. Şimdi her bir soruna tek tek odaklanarak, size nasıl yardımcı olabileceğimi anlatmak istiyorum. Hata yapmak gerçekten insan olmanın bir parçasıdır. Hiç kimse mükemmel değil ve her hata, öğrenme sürecinin bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak sizin gibi düşünen biri için bu fikri kabul etmek zor olabilir, çünkü bazen kendimize karşı çok sert ve yüksek beklentiler koyarız. Bu durumda, hata yapmayı kişisel bir başarısızlık olarak görürüz. Hata yapmayı kişisel bir başarısızlık olarak görmek yerine, bir öğrenme fırsatı olarak görmek bizim bu olaya bakış açımızı değiştirmek için ilk adım olacak. Kendinizi affetmek ve hatalarınızı sürekli düşünmek yerine, onlardan almamız gerekeni çıkararak ilerlemek zamanla bu bakış açısını geliştirmenizi sağlayabilir. Hata yaptığınızda, hemen kendinizi suçlamak yerine, durumu fark edin ve “Bu bir hata olabilir, ama bu hatadan ne öğrenebilirim?” diye kendinize sormanızı istiyorum. Bu soruya cevap aramak, o hatayı daha az korkutucu hale getirecektir. Suçluluk duygusu, genellikle hata yaptığımızda "yeterince iyi değilim" hissiyle bağlantılıdır. Kendinizi suçlamak, hatanın üzerine gitmek ve sürekli kendinizi sorgulamak, sizi daha da yıpratır ve sonrasında bu duyguyu daha fazla yaşamanızı sağlar. Bu tür düşüncelerin üstesinden gelmek için, suçluluk yerine özgüven ve kendi değerine inanma üzerine odaklanmak bu noktada kilit olacaktır. Suçluluk, bir sorunu çözmek yerine daha da derinleştirir. Kendinize, “Hata yaptım ama bu beni tanımlamaz” demek ve hatanızı fark etmek ve yüzleşme olarak görmek, suçluluk hissini aşmanıza yardımcı olacaktır. Zİhninizin içindeki eleştirel sesler sizi sürekli eleştirmekte, yaşamınızın birçok noktasında bu eleştirel seslerin varlığıyla yolculuğunuza devam ediyorsunuz ama unutmayın en büyük eleştiriyi yine siz kendinize gerçekleştiriyorsunuz. Eleştirel sesleri susturabilmenin en güzel yolu kendimize öz şefkat uygulamaktır. Unutmayın yalnız değilsiniz. Yoğun eleştirel seslerinize maruz kaldığınız dönemlerde seslere karşılık zihninizde kanıt ve karşı kanıt aramak eminim ki sizi daha iyi hissettirecektir. Hissettiğiniz zorluklar, kesinlikle anlaşılabilir ve bu duygularla başa çıkmak zaman alabilir. Kendinize nazik olmayı, duygusal yüklerinizi hafifletmeyi öğrenmek bu noktada önem teşkil etmekte. Küçük adımlar atarak, profesyonel destek alarak ve kendinize şefkatli bir şekilde yaklaşarak, bu süreci daha kolay atlatabilirsiniz. Unutmayın, sizin değerinizi başkalarının düşünceleri değil, kendiniz belirlersiniz. Hoşça kalın,Sevgiler,Psikolog Esra Yıldız
Merhaba Sevgili Danışan,Yaşamış olduğunuz bu durumu benimle paylaşma cesaretini gösterdiğiniz için öncelikle sizi tebrik ederim. Yaşadığınız duyguları çok iyi anladığımı bilmenizi isterim. Gerçekten zor bir süreçten geçiyorsunuz ve bu gibi duygularla başa çıkmak yalnızca bedenen değil, ruhsal olarak da yorucu olabilir. Şimdi her bir durumu daha yakından inceleyerek sizi rahatlatabilecek bazı önerilerde bulunmak istiyorum. Ruh hali değişkenliği çok yaygın bir deneyimdir, özellikle duygusal ve fiziksel yorgunluk yaşayan bir kişi için. Bazen dışsal faktörler (sosyal baskılar, iş yükü, ailevi sorumluluklar) ruh halini etkileyebilir. Bazen de içsel bir dengeyi kurmak zor olabilir. Bu enerjik ve mutlu olduğunuz zamanları daha fazla takdir etmeye çalışmak, onların tadını çıkarmak sizi daha iyi hissettirecektir. Fakat bu zamanlar çok nadir olduğu için, kendinize nazik olmanız çok önemli. Ruh hali dalgalanması, zaman zaman stres ve kaygı gibi duygusal durumlarla da bağlantılı olabilir. Önemli olan döngünüzü fark etmek ve hayatınızdaki bu döngüyü neden yaşadığınızı çözümleyebilmek yönünde olmalıdır. "Çoğu zaman mutsuz ve kendimi yorgun hissediyorum. " demiştiniz,Bu da yaygın bir duygu olarak günümüzde sıklıkla karşımıza çıkmaktadır, özellikle stresin ve yükün fazla olduğu dönemlerde yoğunlaşır. Sürekli yorgunluk, bedensel ve zihinsel tükenmişliğin belirtisi olabilir. Hem fiziksel hem de ruhsal yorgunluk uzun süre devam ediyorsa, bu tükenmişlik hissi zamanla daha da ağırlaşabilir. Kendinize zaman ayırmak, hatta bazen hiçbir şey yapmadan dinlenmek, bu yorgunluğu hafifletmeye yardımcı olabilir. "Hayatımda iyi ilerleyemiyorum. "Bu tür düşünceler, genellikle özgüvenideki düşüşten veya stresin bir sonucu olarak karşımıza çıkmış olabilir. "İyi ilerlememek" bir nevi kendi beklentilerinize ve toplumun dayattığı standartlara göre bir kıyaslama yapmaktan kaynaklanmaktadır. Unutmayın ki her kişi farklıdır. Herkesin hayatı farklıdır ve herkes yolunda farklı bir hızda ilerler. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamadan, küçük adımlarla da olsa kendi yolunuzda ilerliyor olmanız bizim için çok değerli. Bir adım ileri gitmek, bazen tek bir nefes almak, bazen küçük bir hedefe ulaşmak bile ilerleme sayılabilir. "Erteleme ve unutkanlık gibi davranışlarım var. "Bu durumlar, yapmanız gereken işleri yapmaktan kaçma, kaygılarından dolayı odaklanamama haliyle ilgili olabilir. Unutkanlık da, zihinsel yoğunluk ve aşırı yüklenmişlik ile bağlantılıdır. Bu konuda biraz daha organize olmayı deneyebiliriz: Bir liste yapmak, her gün küçük hedefler koymak, adım adım ilerlemek gibi. Bu şekilde, işler birikmeden tamamlanabilir ve kaygının önüne geçebiliriz. Baş ağrılarınız ise, stres ve duygusal yüklerin bedensel yansıması olabilir. Aynı zamanda kas gerginliği, uyku eksikliği veya mide problemleri de baş ağrılarını tetikleyebilir. Bu durumun uzun süre devam etmesi, daha derin bir sağlık problemi olabileceğini de gösterebilir, bu nedenle bir sağlık uzmanına danışmak burada en güvenilir sonucu bize verecektir. Baş ağrılarınızı azaltmak için düzenli su içmek, biraz fiziksel aktivite yapmak, doğru nefes teknikler uygulamak faydalı olacaktır. Sevgili Danışan, bu durumda ne yapabileceğinizi bilmediğinizden bahsetmiştiniz. Unutmayın yalnız değilsiniz. Bu durumda ne yapacağınızı bilmemek, gerçekten kaybolmuş hissedebileceğiniz bir nokta olabilir. Ama unutma, bu hislerin geçici olduğunu ve bu durumun üstesinden gelebileceğinizi hatırlamak önemlidir. Bir profesyonelden, yani bir terapistten destek almak, bu karmaşık duygularla baş etmenizi kolaylaştıracaktır. Bir uzman yardımı ile duygularınızı daha rahat anlamlandırabilirsiniz. Yaşamış olduğunuz ve hissetmiş olduğunuz duyguları çok iyi anlıyorum. Tanı odaklı bakmaktansa yaşadığınız tüm olayları bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Hayatınızın birçok noktasında belki de tek başınıza mücadele etmek durumunda kalmış olabilirsiniz. Zorlanmış olabilirsiniz ama unutmayın geçmişte yaşamış olduğunuz tüm her şey sizi şu anki halinize getirdi. Geçmişteki olumsuz deneyimlerinizin olmasaydı şu anki siz olamazdınız. Duygusal yüklerini biraz hafifletmek için günlük hayatta size iyi gelecek küçük adımlar atmayı ihmal etmeyin: dinlenmek, nefes almak, basit hedefler koymak… Bunlar bir süre sonra sizi daha iyi hissettirebilir. Hoşça kalın,Sevgiler,Psikolog Esra Yıldız
Merhaba Sevgili Danışan,İçinde bulunmuş olduğunuz durumu benimle paylaştığınız için teşekkür eder ve sizi cesaretinizden dolayı tebrik ederim. Duygularınızı bu kadar yoğun bir şekilde hissediyor olmanız gerçekten zorlayıcı olabilir. Enerjinizin düşük olması, vücut ağrılarınız ve sabahları zor uyanmak gibi hisler, fiziksel ve duygusal olarak tükenmiş olabileceğinize işaret ediyor olabilir. Başlangıçta hissetmiş olduğunuz tüm bu şiddetli dönemin geçeceğini söylemek isterim. Sadece bazı şeyleri fark etmenize ihtiyacımız var. Günlük hayatta yoğun sorumluluklar altındayken, kendinize zaman ayıramamak, biriken yorgunluk ve stresle birlikte daha fazla baskı yaratabiliyor. Kendinizi bu kadar fazla zorladığınızda, fiziksel ve psikolojik olarak daha fazla tükenmiş hissedebiliyorsunuz. İlk adım olarak önce içinde bulunmuş olduğunuz duygudurumunuzu ve kendinize söylemiş olduğunuz eleştirel sesleri fark etmelisiniz, biraz daha kendinize şefkatli olmanızı rica edeceğim. Hayatınızda üstlenmiş olduğunuz birçok sorumluluk söz konusu. Bu sorumluluklara baktığımızda kendinizi yalnız hissediyor, yetersiz hissediyor olabilirsiniz ama unutmayın her şeye rağmen hayatınızın birçok noktasında pes etmek isteseniz bile pes etmediniz. Bu da sizi siz yapan başlıca özelliklerinizden biri. Kendinizi eleştirmeyi değil, öz şefkat uygulamanıza ihtiyacımız var. Kendinize "bunu yapamam" ya da "yeterince iyi değilim" gibi sert düşünceler yerine, "ben de hata yapabilirim, ben de böyle hissedebilirim" gibi daha yumuşak bir bakış açısı benimsemek biraz daha rahatlatıcı olabilir. Bu tür duygusal yorgunluklar, bazen sadece fiziksel bir dinlenmeye değil, aynı zamanda zihinsel bir rahatlamaya da ihtiyaç duyar. Zihninizin belki de toplanmaya değil dağılmaya ihtiyacı vardır. İçinde bulunduğunuz durumu anlamaya çalışarak başlamak bizim için önemli olacaktır. Düşük enerji, sıklıkla stres, anksiyete veya depresyon gibi duygusal hallerle bağlantılı olabilir. Fakat bu tür bir durumun kesinlikle "geçici" ya da "gelişebilir" olduğu unutulmamalıdır. Bazen küçük, basit değişikliklerle bile farklar yaratmak mümkün. Çocuklar ve sorumluluklar arasında, küçük bile olsa dinlenme anları yaratmak çok önemlidir. Bu, yalnızca birkaç dakika sessiz kalmak ya da derin nefes almak olabilir. Günde birkaç kez birkaç dakikalık rahatlama, enerjini biraz toparlamanıza yardımcı olacaktır. Bir rutin oluşturmak ve rutine eşlik edecek nefes egzersizleri ile beraber sizi şu ana getirecektir. Dikkat edin zihniniz ya geçmişte ya gelecekte. Önemli olan ise şu an. Farkındayım belki bunları söylemek çok kolay, yapmak ise bir o kadar zor ama unutmayın merkezinizde siz olmadığınız taktirde karşı tarafa sürekli kendimizden vererek, kendimizdeki birçok şeyden feragat etmiş oluruz. Bu da bir süre sonra bizim için alma verme dengesi korunmadığı için mutsuzluk olarak dönüş yapacaktır. Çünkü artık elinizde karşı tarafa vereceğiniz hiçbir şey kalmamış olacaktır. "Bu çocuklarım için bile mi geçerli?" sözünü duyar gibiyim. Siz kendinize iyi gelemezseniz, unutmayın çocuklarınıza da iyi gelme konusunda zorlanacaksınızdır. Kendinize birkaç dakika "hiçbir şey yapma" izni vermek de bizim için önem taşımaktadır. Bu, beyniniz ve bedeniniz için çok faydalı olabilir. Yavaşlamak, sizi bir süreliğine dinlendirecektir. Uykusuzluk da, enerjinizi daha da düşük hale getirebilir. Sabahları zor kalkıyor olmanız, gece dinlenemediğinizi gösteriyor. Uyuma öncesi ortamı daha sakin ve rahatlatıcı hale getirmeye çalışmak daha sağlıklı uyku demektir. Ekranlardan uzak durmak, ılık bir duş almak, odanızı karartmak gibi basit adımlar uyku kalitenizi iyileştirebilir. Hafif egzersizler, germe hareketleri veya yoga gibi aktiviteler de kaslardaki gerginliği azaltabilir ve ağrılarınızı hafifletebilir. Ayrıca, meditasyon ya da derin nefes egzersizleri zihnini sakinleştirmenize yardımcı olabilir. Kimi zaman yalnız başımıza problemlerle başa çıkmak da zorlanırız. Duygusal ya da fiziksel olarak tükenmiş hissettiğinizde, bir terapistten veya yakın birinden destek almak iyi bir fikir olabilir. Bazen sadece konuşmak, düşüncelerini dışarıya aktarmak bile rahatlatıcı olabilir. Aklınıza takılan her şeyin sizi ne kadar yorduğunu fark ediyorum. Belki de zihninizdeki bu yorgunluğu organize etmek sizi rahatlatıcaktır. Endişelerinizi yazmak ya da bir liste yapmak, kafanızdaki karmaşayı biraz daha netleştirebilir. Unutmayın bu süreçte yalnız değilsiniz :). Her şey birdenbire değişmeyecektir, değişmesini de bekleyemeyiz ama bu tür küçük adımlar, zamanla sizi rahatlatabilir ve enerji seviyenizi artırabilir. Unutmayın, kendinize karşı nazik olmak, bu süreci daha kolay atlatmanıza yardımcı olacaktır. Yalnız olmadığınızı bilmeniz ve omuzlarınızda taşıdığınız bu yükün bir kısmını dahi benimle paylaşmış olduğunuz için teşekkür ederim. Hoşça kalın,Sevgiler,Psikolog Esra Yıldız