Melisa Sude  Kav

Psk. Melisa Sude Kav

Mersin

Bilişsel Davranışcı Terapi, ACT, Şema Terapi

4.5
(24 Yorum)

Uzman Hakkında

2024 yılında İstanbul Kent Üniversitesi Psikoloji bölümünden Onur derecesiyle mezun oldum. İzmir Psikoloji Enstitüsünün düzenlediği Bilişsel Davranışçı Terapi, ACT ( Kabul ve Karalılık Terapisi ) ve Şema Terapi Uygulayıcı eğitimlerimi tamamladım. Şu an da Mersin Üniversitesi Aile Eğitimi ve Çift Danışmanlığında Yüksek Lisans yapmaktayım.

Eğitim

  • İstanbul Kent Üniversitesi - Lisans
  • Mersin Üniversitesi - Yüksek Lisans

Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)

  • DIR101 Floortime
  • İstanbul Kent Üniversitesi Terapi Odadına Hazırlık Normatif Olmayan Çift İlişkisi semineri
  • Gipdermersin Bireye Dokunan Ekoller semineri

Uzmanlık Alanları

Depresyon
Yetişkin Psikolojisi
Çocuk Psikolojisi
Şema Terapi
Duygudurum Bozuklukları
Çift Terapisi
Aile ve Çift Terapisi

Çalışma Ekolleri

  • Bilişsel Davranışcı Terapi
  • ACT
  • Şema Terapi

Cevaplar (137)

merhaba sevgili danışan,Zihniniz sürekli olarak her şey yolundayken bile en kötü olumsuz şeyleri düşünmeniz biz psikolojik de buna felaketleştirme diyoruz. Yoğun kaygı yaşadığınız durumlarda zihinde gerçekte olmasa dahi düşünceler üretip varlığına inanabilir yani bu duruma bilişsel çarpıtma da diyebiliriz. Zihninizdeki düşünceleri susturamamanız hayatla bağınızı kesip tüm gün uyumanız bu zihinsel sürekli düşünmenin ve hissettiğiniz ağır çaresizlik kaçmak için geliştirdiği savunma modeli olabilir. Anlattığınız bu durum kendinizi hastalıkla suçlamaktan ziyade yaygın anksiyete bozukluğu ve zihinsel obsesyonlarla ilerleyen bir kaygı döngüsüdür. Bu durumda ciddi anlamda işlevselliğinizi etkilemiş anladığım kadarıyla. Bu döngü, düşünceleri kesin bir gerçeklik değil de zihnin ürettiği geçici bulutlar olarak görmeyi deneyerek bununla birlikte yaşadığınız durumla ilgili profesyonel bir destek alarak da süreci daha iyi atabilirsiniz. Zihin genel olarak geçmiş olumsuz deneyimlerden veya geleceğe duyulan güvensizlikten ötürü "Ben en kötüsüne inanayım ki canım daha fazla yanmasın" yanılgısıyla hareket eder. Sizde bu durumda zihninizin yarattığı bu senaryoları gerçek sanarak tüm gün yatmanız zihninize fırsat vermiş oluyorsunuz. Zihin bu sayede bu durumu zafer olarak algılayıp Bak, uyudun ve tehlikeden kurtuldun" diyerek o olumsuz düşüncelerle bağlantınızı daha da güçlendirir. Dolayısıyla, şu an hissettiğiniz o yoğun çaresizlik ve yorgunluk hissi kalıcı bir durum değil, sadece zihninizin şu anki zihinsel yüklenmenin geçici bir sonucudur. Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

merhaba sevgili danışan, son bir yıldır yaşadığınız kalp çarpıntıları elinizin ve ağzınızın titremesi vb bedeninizin bir alarm şeklinde çalışıyor gibi sanki özellikle de yeni tanıştığınız insanlarla iletişim kurarken yoğun kaygı ve titreme yaşamanız ani seslere karşı sürekli irkilmeniz ve tetikte hissetmeniz stres ve kaygının bedensel yansımaları olabilir. Bazen günlük yaşantımızda yaşadığımız olaylar duygusal yük ve fark edilmeden birikilmiş gerginlikler sinir sisteminizin de ne kadar hassaslaştığının bir göstergesi aslında bu tür durumlarda beden gerçekte bir tepki olmasa dahi tehlike varmış gibi hissedebilir. Kaygıyla sürekli savaşmak yerine belirtileri fark etmek nefes egzersizlerine günlük stres yöntemine önem vermek daha iyi bir yöntem olabilir. Ayrıca belirtilerinizin son bir yıldır devam etmesi ve günlük yaşamınızı etkilemesi bununla tek başınıza baş etmek yorucu olabilir. Profesyonel bir destek almak süreci daha iyi yönetmenizi sağlayabilir. Bu sayede kaygının altında yatan nedenleri de anlamış ve bu belirtileri nasıl azaltabileceğinizi kavramış olacaksınız. Nefes egzersizi olarak ise şunu önerebilirim 5-4-3-2-1 farkındalık çalışması: Kaygı yükseldiğinde etrafınızda gördüğünüz 5 şeyi, dokunabildiğiniz 4 şeyi, duyduğunuz 3 sesi, kokladığınız 2 şeyi ve tattığınız 1 şeyi sayın. Bu egzersiz zihni şu ana getirir. Unutmayın bu durum değiştirilemez değildir uygun destek ve çalışmalarla kaygınızı ve stresinizi yönetmeyi öğrenerek kendinizi daha güzvende hissedebilirsiniz. Başka bir sorunuz olursa tekrar soru oluşturabilirsiniz. Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

merhaba sevgili danışan,Beş yıl boyunca süren bir evliliği hayallerinizi ve güveninizi verdiğiniz ilişkinin ihanetle sonuçlanması sizi ne kadar yıprattığını anlayabiliyorum. Şu an aslında sadece alışık olduğunuz düzeni güvenli alanınızı geride bırakmaya çalışırken yeni bir çevreye de yaşama da uyum sağlayamaya çalışıyorsunuz. Kendinizi bazı zamanlar mutlu bazı zamanlar üzgün hissetmeniz bir çöküş değil içinizde bulunduğunuz durumun sarsıntının verdiği doğal bir yas tepkisi aslında bu süreçte kendinizi hemen toparlanmak veya hedeflerinize kusursuzca odaklanmak için zorlamayın. Duygularınızı bastırmak yerine ağlama, bağırma veya hissetme ihtiyacınızı serbest bırakmanız size daha yarar sağlayacaktır. Unutmayın ki boşanmak da evlenmek kadar önemli bir süreçtir. Bu yaşam krizlerini tek başınıza üstlenmek zorunda değilsiniz profesyonel psikolojik destek alarak bu süreci daha sağlıklı ilerletebilirsiniz. İhanetin getirdiği değersizlik hissi ve yoğun öfke güvensizlik duyguları yaşamanız normal bir durumdur. Önemli olan bu duyguları anlamlandırmaya çalışmak ve sağlıklı baş edebilme yollarını bulmakŞu an hissettiğiniz o büyük boşluk ve acı kalıcı değil; sadece köklü bir değişimin ve iyileşmenin görünen geçişi tarafıdır. Bu süreçte kendinizi hemen toparlanmak veya hedeflerinize hemen odaklanmak için zorlamayın. Yeni hayatınıza ve yeni yerinize alışmak için kendinize zaman tanıyın; hedeflerinizi büyük tutmak yerine günlük küçük adımlarla ilerleyin. Başka bir sorunuz varsa tekrar soru oluşturabilirsiniz. Kendinizi bu süreçte suçlamamaya ve şefkat göstermeye özen gösterin. .Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

Yaşadığınız zihinsel yoğunluk sürekli olarak kontrol etme çabanız ve içinde bulunduğunuz belirsizlikleri yönetme çabası olan aşırı düşünmek döngüsünde olduğunuzu gösteriyor. Zihniniz sürekli olarak eski ilişkilerinizdeki güven ve terk edilme sorunlarını neden sorusuyla olumsuz senaryolar yaratıyor gibi anladığım kadarıyla ancak bu durum partnerinizle aranızda görünmez bir duvar örmekte sorunları daha da karmaşıklığa gitmesine neden olacaktır. Diğer yandan, ilişkilerinizde kendi sınırlarınızı ve ihtiyaçlarınızı önemsemeyip tamamen partnerinizi anlamaya ve onun yanında olmaya odaklanmanız, zamanla dengesiz bir ilişki dinamiği de oluşmasına neden olur. Bu durum sizin açınızdan duygusal olarak tükenebilir ve hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Yaşadığınız heves kaybı ve derin tükenmişlik hissini hafifletmek ve bu tekrarlayan ilişki döngülerini kırmak adına profesyonel destek almanız sizin yararınıza olacaktır. Unutmayın yardım almak bir zayıflık göstergesi değil aksine ne kadar güçlü ve cesaretli olduğunuzu gösterir. Zihniniz eski sevgilinizin ne yaptığını sorgulamaya ve felaket senaryoları kurmaya başladığında kendinize sakin bir sesle "Bu düşünce şu an elimde olan kesin bir kanıta mı dayanıyor, yoksa zihnimin kaygıyla ürettiği bir varsayım mı? sorabilirsiniz bu sayede düşünceleri somut bir şekilde anlamaya başlayacaksınızdır. Kısacası, zihninizi sürekli dışarıdaki insanları anlamaya ve kontrol etmeye çalışmaktan ziyade kendi iç dünyanıza, odaklanmaya çalışmanız bu süreci daha iyi yönetmenizi sağlayacaktır. Tekrar bir sorunuz varsa soru oluşturabilirsiniz. Kendinize şefkat göstermeyi de unutmayın lütfen. .Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...