Melisa Sude  KAV

Psk. Melisa Sude KAV

Mersin

Bilişsel Davranışcı Terapi, ACT, Şema Terapi

4.5
(22 Yorum)

Uzman Hakkında

İstanbul Kent Üniversitesinden 2024 yılında Onur derecesiyle mezun oldum. Lisans sürecimde İstanbul Bakırköy de bulunan Pozitif Psikoloji Enstitüsünde stajımı tamamladım. Bunun yanı sıra çocuk ergen ve yetişkin alanlarında çeşitli seminerler de yer aldım. İzmir Psikoloji Enstitüsünün düzenlediği Bilişsel Davranışcı Terapi, ACT ( Kabul ve Karalılık Terapisi ) ve Şema Terapi Uygulayıcı eğitimlerimi tamamladım. Şu an online/yüzyüze danışan görmekteyim.

Eğitim

  • İstanbul Kent Üniversitesi - Lisans
  • Mersin Üniversitesi - Yüksek Lisans

Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)

  • DIR101 Floortime
  • İstanbul Kent Üniversitesi Terapi Odadına Hazırlık Normatif Olmayan Çift İlişkisi semineri
  • Gipdermersin Bireye Dokunan Ekoller semineri

Uzmanlık Alanları

Depresyon
Yetişkin Psikolojisi
Çocuk Psikolojisi
Şema Terapi
Duygudurum Bozuklukları
Çift Terapisi
Aile ve Çift Terapisi

Çalışma Ekolleri

  • Bilişsel Davranışcı Terapi
  • ACT
  • Şema Terapi

Cevaplar (110)

Merhaba sevgili danışan,Ev içerisinde her şey yerindeyken birden bire bir eşya yere düşerde o an sessizlik bozulur ya sizin durumunuzda buna benziyor dışarıya hiçbir şey yokmuş gibi gözüksede içinizde neler olup bittiğini kimseler bilmiyor ve bir gün o içinizdekiler gün yüzüne çıkabiliyor. Bu hissi cümlelerinizden anlayabiliyorum. Tüm bu hayat telaşı çabalarınız içinizde biriktirdiğiniz yorgunluk bir başkasına anlattığınız kolay görünür fakat aslında hiç de öyle değildir. Kendi ailenizin desteği bile bazen yük olabilir sanki onlara karşı borçluluk duygusu içerisine girmiş olabiliyorsunuz. Aslında eve getirilen paranın kime gittiğinden ziyade arkasında yatan öncelik güven duygusu gibi geldi bana siz kendinize şu soruyu sordunuz mu peki ben bu evin sadece yükünü çekiyorum ama yükünü paylaşamıyorum. Eşinizin arkanızda olduğunu hissetmekten ziyade gölgesinde hissetmeniz de yalnızlığınızı anlatıyor. Bu olanları kendi içinizde tutmanız kelimelerle ifade edememeniz daha çok yıpranmanıza neden oluyordur. Peki bir gün sabah kalktığınızda bu problem düzelmiş olsa ne hissederdiniz? Hayatınızda neler farklı olurdu? Her şey bir anda üst üste gelir ama siz susmak durumunda kalırsınız belki de biraz durup nefes almak size iyi gelebilir. Bu durumu paylaşabileceğiniz bir yakınınız var mı? İçinizdeki düşüncelerinizi ifade etmeniz anlamlandırmanız size daha iyi gelebilir. Hayatınızda belki de görünmediğinizi duyulmadığınızı hissediyorsunuzdur ama burda anlatarak duyuluyorsunuz bunu fark etmeniz önemli Tekrar sorunuz varsa soru oluşturabilirsiniz Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

Merhaba sevgili danışan,İlişkinizin bitmiş olması içinizde duyguların ya da yarım kalmış cümlelerin olmadığı anlamına gelmiyor. Siz anlatırken cümleleriniz de biraz sitem biraz burukluk hissettim bağırmak çağırmaktan ziyade sakin bir his gibi bu ben de insanca bir şey istiyorum diyen hüzün ifadesi ilgi görmek istemek bir yerlerde var olduğunuzun hissedilmesi anlatıyor aslında Belki de tek başımıza kaldığınızda aklınıza sevildiğimi bilmek ne güzel olurdu? diye geçiyordur. Oysa karşı taraf başka bir yerde başka bir şeyle meşgul size koca bir yalnızlık bırakıyor. Ve bu da muhtemelen sizde değersizlik hissini yaratıyor olabilir. Böyle anlarda çoğu zaman içinizden engeli kaldırıp nasılsın demek isteği geliyor kırılmış olsanız bile aklımıza eski anılarınız geliyor ve ona duyduğunuz özlemle bu mesajı daha çok atmak istiyorsunuz. Konuşulmamış kelimelerin yarattığı eksiklik de olabilir. Zihin çoğu zaman yapacak bir şey bulamadığında eski olayları tekrar tekrar hatırlar. Peki, onun sizi düşünmediğini hissederken bile bu özlemin ağırlığı neden kolayca gitmiyor? “Beni unutması, benim de onu unutmamı kolaylaştırması gerekmez mi?” Bir taraftan da içinizde ya tekrardan bir şeylerin başlama ihtimali varsa? Tüm bu soruların arasında kalmak çok zorlayıcı bir durum. Peki ayrılık sizin için ne ifade ediyor bir eksilme gibi yoksa kendinize bir adım daha yaklaşmak mı? Şu an susturamadığınız o iç sesiniz belki de başka bir şey söylemek istiyordur size. .Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

Merhaba sevgili danışan,İnsan bazen geçmişindeki yaşadıklarında zihni takılıp kalabiliyor. Bu durum çoğu zaman bastırılmış duygularında etkisiyle farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. Hani yaranızın üstünde zaman geçsede kabuğu ince kalmış ve herhangi bir anda tekrar açılıyor gibi de düşünebilirsiniz. Yıllar geçse de bazen bir cümle bakış hareket o ana size geri götürebiliyor. Evde mutlu olduğunuz anlarda bile zihninizde o kırık dökük cümleler tekrar gelebiliyor. Çaresizlik hissinizi biriken öfkeyi anlayabiliyorum. Bir ilişkiyi başlatmak ne kadar zorsa bitirmesi de bi o kadar zordur. Ani bir kararla bırakmak ya da bitirmek kolay olmuyor. Bir gün her şey değişir mi diye beklemek? İçinizdeki umudun dışarı yansıması gibi gözüküyor. Boşanma kararı da evlilik kararı almak kadar önemli bir süreçtir. Sonrasında bir bilinmezlik suçlulukla karşı tarafa ördüğünüz sessizlikler. Tüm bu olanlar karşısında enerjim 0 demeniz gayet normal bir durum ruhunuza yüklediğiniz ağırlıklar gözle görülmese de fiziki olarak yansıyabiliyor. Unutmayın ki Sağlıklı bir beden sağlıklı bir zihnin yansımadır. Peki eşinizle tartışma konusu altında yatan asıl sebep ne sizce? Yaşadığınız güven sarsılmasının yası olabilir mi? Aldatma konusu ilişkilerde derin bir sarsıntı oluşturur. Affedemeyişinizi anlamlandırmak kırgınlığınızı anlatamamanız bu sarsıntının daha da büyümesine sebep olabilir. Belki de biraz kendinize anlamaya duygularınızı anlamlandırmaya ihtiyacınız vardır. Bazen sadece durmak da iyi gelebilir. Umarım cevabımın size biraz olsun yararlı olmuştur. Tekrar sorunuz varsa soru oluşturabilirsiniz Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

Merhaba sevgili danışan,Sevdiğiniz bir kişiye onu yorduğunuzu düşünmeniz tam tarif edilemeyen bir duygu aslında değil mi sanki bir insana yükmüşsünüz gibi gelir çoğu zaman bu his Bazen birisi bugün nasılsın der sizde herkes gibi belki de iyiyim dersiniz ama içinizden hissettiklerimiz ve söyleyemedikleriniz çok şey vardır. Belki de konuşursanız karşınızdaki kişinin kırılacağını düşünürsünüz. Sevgi kelimesini bazen anlatmak da zor gelir insana bir karanlık odadan aydınlanmayı beklemek gibi İş stresi günlük hayatın getirdiği zorluklar sırtınızda birer yükken güçlü görünmeye çalışmanız bir de üstüne acaba ben mi fazla geldim gibi düşünceler hepsini taşımak ne kadar zor olabileceğini tahmin edebiliyorum. Biz ne kadar hisselerimizi görmezden gelmeye çalışsak da bu duygular üst üste birikir ve işin içinden çıkamaz hale gelir. Bu noktada biraz durup anlamaya çalışmak gerekebilir. Bir masada iki kişi oturuyorsunuzdur fakat tek kişiymiş gibi hissedersiniz ya yanınızdayken bile eksik kalan yerler içinizden geçenler daha ne kadar susabilirim acaba konuşsam karşımdaki ne der gibi düşünceler. . Bu düşünceler bir süre sonra fazlalık mıyım yük müyüm gibi ifadelere bırakabilir. çoğu zaman susmayı seçmek, sevgiyi korumak için yapılan en görkemli fedakarlık gibi gelir. Yine de sevgiyi yaşarken yıprandığınızı söylediniz hani. .. Acaba hiç düşündünüz mü peki bu ilginin bu arayışın kökleri nereye dayanıyor? Belki de çocukluğumuzdaki görülmeyen karşılanmayan ihtiyaçlar yer alıyor olabilir. Sizce bazen, duyguları büyütmeden, kabullenip yalnızca orada durmasına izin vermek mümkün mü?Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...