Psk. Melisa Sude Kav
Mersin
Bilişsel Davranışcı Terapi, ACT, Şema Terapi
Uzman Hakkında
2024 yılında İstanbul Kent Üniversitesi Psikoloji bölümünden Onur derecesiyle mezun oldum. İzmir Psikoloji Enstitüsünün düzenlediği Bilişsel Davranışçı Terapi, ACT ( Kabul ve Karalılık Terapisi ) ve Şema Terapi Uygulayıcı eğitimlerimi tamamladım. Şu an da Mersin Üniversitesi Aile Eğitimi ve Çift Danışmanlığında Yüksek Lisans yapmaktayım.
Eğitim
- İstanbul Kent Üniversitesi - Lisans
- Mersin Üniversitesi - Yüksek Lisans
Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)
- DIR101 Floortime
- İstanbul Kent Üniversitesi Terapi Odadına Hazırlık Normatif Olmayan Çift İlişkisi semineri
- Gipdermersin Bireye Dokunan Ekoller semineri
Uzmanlık Alanları
Çalışma Ekolleri
- Bilişsel Davranışcı Terapi
- ACT
- Şema Terapi
Cevaplar (159)
Merhaba sevgili danışan,Öncelikle şunu bilmelisiniz ki 8 yaşındaki bir çocuğun yaptığı davranışın yanlış olduğunu bilmesi o davranışı her zaman yanlış yapmayacağı kontrollü bir şekilde davranacağı anlamına gelmez. Yaptığı davranıştan sonra özür dilemesi bir daha yapmayacağım diyip tekrar yapması aslında bu dürtülerini kontrol etmek de duygularını ifade etmekte zorlandığını gösterir. Bundan dolayı çocuğunuza sürekli olarak yaptığı davranışın yanlış olduğunu dile getirmek yerine davranışın öncesinde nasıl tepki veriyor onu anlamaya çalışın mesela kardeşine karşı hangi durumlarda daha fazla tepkisini gösteriyor ilgilenilmediğinde mi yoksa orta da hiçbir durum yokken mi? burada davranışın altında yatan nedeni bulmak problemini anlamanıza daha yardımcı olur. Evin içerisinde net ve tutarlı sınırlar koymanız önemli kuralları bilmesi bunu anlayacağı şekilde ifade etmeniz ve anne baba ikisinin de aynı turumu sergilemesi de ayrıca önemlidir. Öfkelendiği anlarda durumu daha da kötüleştirmemek adına uzun açıklamalar yapmak yerine önce sakinleşmesini yardımcı olup daha sonra duygusunu anlamaya çalışın durumu değerlendirin kardeşine nazik davrandığı anlarda kendi duygusunu dürtüsünü kontrol edebildiği anlarda küçük bir takdir cümlesiyle pekiştirin. Bunun yanı sıra çocuğunuzdaki davranışlar uzun süredir devam ediyorsa okul ev günlük yaşamınızı belirgin şeklinde etkiliyorsa öfke nöbetleri sıklığı arttıysa mutlaka bir çocuk ergen psikologundan destek almanızı öneririm. Çünkü burada çocuğunuzun gelişimsel ihtiyacının ne olduğunu fark etmek davranışın altında yatan asıl problemi anlamak gerekir. Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,Yaşadığınız durumları tek tek düşündüğümüzde bile aslında ne kadar zor bir süreçten geçtiğinizi anlayabiliyorum. Aile içi ilişkilerinizin zor olması ve bunun yanında sosyal desteğinizin de olmaması üniversiteyi yarıda bırakmak zorunda kalmanız hepsi birden yüklenince ben şimdi ne yapacağım sorusunu aklınıza getirmeniz çok normal anlaşılır bir durum. İlk olarak hayatınızın şu an istediğiniz seviyede olmaması bu durumun hep böyle devam edeceği anlamına gelmez bir anda böyle bir düzelmenin meydana gelmesini beklemek çok gerçekçi bir hedef olmaz bunun yerine şu an size önerebileceğim kendinize biraz daha alan açmak mesela hayatımda bundan sonra ne yapacağım sorusunu daha küçük hedefe yöneltebilirsin Bugün kendim için yapabileceğim en küçük şey ne? tarzından sorulara cevap bulmaya çalışabilirsin. İnsanlardan beklediğin karşılığı görememek senin değersiz ya da sevilmeyeceğin biri olduğun anlamına gelmez bazen yakın çevremiz bize ihtiyacımız olan bağı sunmayabilir. Sürekli karşılıklı bulmak için kendini çaba harcayarak yormak yerine size gerçekten karşılık veren ilişkileri fark etmeye çalışmanız daha yarar sağlayacaktır. Belki de en önemlisi bu süreçte yalnız başına atlatmaya çalışmamak bunun yerine profesyonel bir destek alarak devam etmeniz daha kısa sürede ilerlemeniz sağlayacaktır. Unutmayın yardım almanız yetersiz olduğunuzu göstermez. Bir psikologla birlikte geçmişteki yaşadığının olayların bugüne nasıl şekil verdiğini görmek aile ve sosyal ilişkileriniz daha net görmeniz farkındalığınız artıracaktır. Peki siz yardım almaya yönelik ne düşünüyorsunuz ?Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,Yaşadığınız pek çok şeyi ailemi seviyorum ama onların yanında iyi değilim şeklinde adlandırmamak gerekir. Bir kişi ailesini çok sevebilir ama aynı zamanda onların yanında kendini sıkışmış kendinden uzaklaşmış gibi de hissedebilir. Yani iki farklı duygu aynı anda olabilir. Anlattıklarınızda en çok dikkat çeken noktalardan aslında yalnızca evinizin değişmemiş olması yani sizin yıllar içinde oluşturmaya çalıştığınız bağımsız yaşam alanınızın ve yetişkin kimliğinizin sarsılmış olması bununla birlikte üniversite başlayalı kendi düzeninizi aslında oturtmaya çalışmışsınız mesela eşyaların nerede durduğuna odanızın nasıl göründüğüne gününüzü nasıl planlandığınıza kadar belki de bu süreçte ilk kez ben kimim nasıl hayatıma devam etmek istiyorum sorusunu da düşünme fırsatı buldunuz. Şimdi ailenizle aynı şehire taşınmasıyla o yalnız yaşamama duygusu kaybolmuş oldu aslında yani özerkliğinizi kaybetmiş gibi hissettiniz muhtemelen Bundan dolayı şu andan itibaren hiçbir şeye hevesim yok yapmak istemiyorum sorusuna cevap bulmaktansa benim için ne değişti sorusuna cevap bulmak daha yarar sağlayacaktır Bazen içimizdeki isteksizlik o an ki güvenli hissetmediğimiz ana bir dönüt olabilir. Yazdığınız cümlelerde dikkatimi çeken diğer konu ise dışarda özgün hayatı seven birisi iken dışarda tam tersi oluyorum demeniz belki de ailenizin yanında çocukluğunuzdaki sorumluluklarınız roller vs aklınıza daha çok geliyor olabilir Dışarıda ise daha çok yetişkin kimliğiniz bağımsızlığınız aklınıza geliyor olabilir. Size önerim ise şu an eski halinize dönmeye çalışmak yerine evde kendinize ait rutinler oluşturun sevdiğiniz eşyalar bunlar sadece eşya değil, sizin kimliğinizle kurduğunuz bağın parçaları. .Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,Eski eşinizin sizi gün içinde 20 den fazla arayarak evde olup bitenleri sorgulaması çocuğunuz üzerinden bilgi toplaması ve sizi kötülemesi çocuk üzerindeki duygusal istismarın ve manipülasyonun net bir şekilde gösteriyor. Oğlunuzun şu anda 14 yaşında olması bir ergen olarak hem kimlik arayışında hem de iki ebeveynin yaşadığı çatışmalarla birlikte arada kalması onun üzerinde sadakat çatışmasını da yaşaması da normal bir durum. Babasını kaybetme korkusu ve manipülatif baskısı üzerindeki öfkesi güvenli olarak gördüğü size yansıtıyor muhtemelen size önerim ise telefon iletişiminize sınır getirin yani günde 20 kez aranmak bir iletişim değil denetim mekanizmasıdır. Oğlunuzla konuşarak babasıyla görüşme saatlerini düzenlemesi gerektiğini dile getirebilirsiniz. Babasıyla olan telefon görüşmelerini günün belli saatlerde olmasını sağlayın ki telefonun ev içindeki tüm detayları aktarmak için bir araç olmasını da engellemiş olursunuz. Ayrıca oğlunuza baban seni kandırıyor baban sorumsuz biri demek onu daha çok babasının tarafına iter. Bunun yerine eski eşinizin söylediği bir yalan ya da kötüleme gündeme geldiğinde savunmaya geçmeyin. Unutmayın oğlunuzun ifadeleri 14 yaşında babası tarafından manipüle edilmiş bir ergenin ağzından çıktığını kendinize hatırlatın sözleri kişisel olarak algılamamaya çalışın sözel bir savaşa girmek yerine şu an ikimiz de çok sinirliyiz sakinleşince konuşmaya devam edelim oğlum demeyi deneyebilirsiniz. Başka bir sorunuz varsa tekrar soru oluşturabilirsiniz. Psikolog Melisa Sude Kav