Melisa Sude  Kav

Psk. Melisa Sude Kav

Mersin

Bilişsel Davranışcı Terapi, ACT, Şema Terapi

4.5
(24 Yorum)

Uzman Hakkında

2024 yılında İstanbul Kent Üniversitesi Psikoloji bölümünden Onur derecesiyle mezun oldum. İzmir Psikoloji Enstitüsünün düzenlediği Bilişsel Davranışçı Terapi, ACT ( Kabul ve Karalılık Terapisi ) ve Şema Terapi Uygulayıcı eğitimlerimi tamamladım. Şu an da Mersin Üniversitesi Aile Eğitimi ve Çift Danışmanlığında Yüksek Lisans yapmaktayım.

Eğitim

  • İstanbul Kent Üniversitesi - Lisans
  • Mersin Üniversitesi - Yüksek Lisans

Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)

  • DIR101 Floortime
  • İstanbul Kent Üniversitesi Terapi Odadına Hazırlık Normatif Olmayan Çift İlişkisi semineri
  • Gipdermersin Bireye Dokunan Ekoller semineri

Uzmanlık Alanları

Depresyon
Yetişkin Psikolojisi
Çocuk Psikolojisi
Şema Terapi
Duygudurum Bozuklukları
Çift Terapisi
Aile ve Çift Terapisi

Çalışma Ekolleri

  • Bilişsel Davranışcı Terapi
  • ACT
  • Şema Terapi

Cevaplar (140)

merhaba sevgili danışan,Yaşadığınız çaresizlik sıkışmışlık duygusu içinde bir de evliliğinizi kurtarma çabanız bu yükleri taşımak gerçekten çok zor görünüyor. Kendinizi anlatırken adeta üst üste binmiş kaygı öfke özgüven eksikliği odaklanma sorunları bir de bunların üstüne evliliğinizde yaşadığınız sorunlar yüzünden kaybetme korkusu hepsi birbirini tetiklemiş gibi. . Bu yaşadıklarınız sizi kötü ya de sevgisiz biri yapmaz sadece taşımakta zorlandığınız çok ağır bir bedensel ve ruhsal yükün altındasınız yıllardır süren migren ağrılarınız sinir sisteminizin sürekli bir alarm ve tetikte olma durumunda olduğu için zaman içinde tolerans eşiğinizde düşüyor. İş yerinizdeki sorunlarda eşinizle aranızdaki iletişim problemine sebep oluyordur muhtemelen yazdıklarınız arasında kariyerinize odaklanamama sorunuda tamamen duygusal fırtınızla ilgili çünkü zihniniz sürekli olarak hayatta kalma ve evliliği kurtarmayla düşünceler üretiyor. Bu döngüyü kırmak adına öfkenizin yükseldiği zamanlarda kendinize mola vermek eşinize sakin bir zamanda yaşadığınız bu durumu sakin bir tonla seni kaybetmek istemiyorum ama ağrılarım ve kaygılarım yüzünde çoğu zaman kontrolü elimden kaybediyorum. Bunun yanında hem kronik sağlık sorununuzun olması hem de evliliğinizin boşanma aşamasına gelmesi bu süreci tek başınıza atlatmak sizi çok zorlayabilir. Bireysel veya çift terapisi almanız hem kendinizi anlamak adına hem de evliliğinizdeki sorunları aşmak adına büyük yarar sağlayacaktır. Başka bir sorunuz varsa tekrar soru sorabilirsiniz. Unutmayın yaşadığınız durum değişmeyecek ya da aşılamayacak bir durum değil siz zaten buraya yazarak ilk adımı attınız. .Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

merhaba sevgili danışan,Yaşadığınız bu durum sizi ne kadar çok yıprattığını ve tükettiğini anlayabiliyorum. Üzülme duygusunu bile bir nimet olarak görmeye başlayacak kadar hissizleşmeniz hayattaki bütün renklerin bir anda yok olması gibi bir durum. Psikolojik olarak anhedoni olarak adlandırdığımız bu durum aslında kişinin eskiden yapmaktan büyük keyif aldığı, ona mutluluk, heyecan veya huzur veren aktivitelerden artık hiçbir şekilde haz alamaması ve bu duyguları hissedememesi durumudur. Şu an hissettiğiniz çaresizlik hissi ve bu durumun kalıcı olacağına dair inancınız da bu hissizliğin zihninize oynadığı bir oyun gibi de düşünebilirsiniz. En çok kaygılandığın konulardan biri olan Wellbutrin’e gelirsek, 5 gün bir antidepresanın etki göstermesi için çok ama çok kısa bir süredir. Bu tarz ilaçlar genelde beyindeki dopamin nöroadrenalin gibi kimyasalları düzenler. Vücudunuza da etki etmesi 6 hafta kadar bir süre bulabilir. Yani şu an bir şey hissetmemeniz ilacın etki etmemesinde kaynaklı değildir. Bunun için zamana ihtiyaç vardır. Doktor takibinde kalmanız bu süreç için önemlidir. Duygular bedende yaşandığı için bu süreçte zihinden çıkıp bir yürüyüş yapmak olabilir bedensel duyumlarınızı tetikleyecek aktivitelerle sinir sisteminizi uyandırmak faydalı olacaktır. Şimdilik kendinize şefkat göstermeye çalışın şunuda sormak istiyorum bu süreç başlamadan hemen önce, hayatınızda sizi çok yoran ya da üstesinden gelmekte zorlandığın belirgin bir olay var mıydı? Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

merhaba sevgili danışan,Yaşadığınız bu derin çaresizliği ve tükenmişliği yazdıklarınızdan çok net bir şekilde görülüyor. Çevrenizdeki kişilerden gördüğünüz bu zorbalama davranışları sizi sadece dış görünüşünüzle yadırgamaları sizi ne kadar incittiğini ve öfkelendiğini anlayabiliyorum. Sürekli olarak akranlarınız arasında kıyaslanmanız ve kendinizi soyutlanmış hissetmeniz aynı zamanda bütün bunları tek başınıza kaldırmanın ne kadar zor olduğunu yazdıklarınızdan hissetmemek mümkün değil. Su diyeti, yumurta diyeti gibi aşırı kısıtlayıcı yöntemler, çaresiz hissettiğinde kulağa "en hızlı kurtuluş yolu" gibi gelebilir. Bu durum aslında bir nevi zihnin zaten yorgun açlıkla birlikte daha savunmasız hale gelerek öfke depresif bozukluklara yol açabilir. Hızlı kilo alıp vermek sizi yine başaramadım duygusuna sürükleyebilir. yani aslında bu diyetler size aradığınız huzuru değil daha büyük bir döngü içerisine girmenizi sağlayabilir. Dışarıdaki kişilerin bakışlarından rahatsız olduğunu için eve kendinizi izole etmeniz kısa sürede güvenli alan gibi görünebilir fakat uzun sürede sizi kendi düşüncelerinizle daha başa başa bırakır ve içinizde o yetersizlik duygusu daha da büyüyebilir. Bu süreçte Beden algısı, akran zorbalığı ve maruz kaldığın bu travmatik tepkilerle baş etmek için psikolojik destek almanız süreci daha iyi yönetmenizi sağlayacaktır. Diğer bir önerim ise yaşıtlarınızla kendinizi kıyaslamayı bırakmanız unutmayın ki herkesin genetiği, metabolizması, yaşam öyküsü farklı. Kendinizi başkalarının terazisinde tartmayın. Kendinize bu süreçte acımasız suçlayıcı bir tavırdan ziyade şefkatli davranmanız size büyük yarar sağlayacaktır. Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

merhaba sevgili danışan,Zihniniz sürekli olarak her şey yolundayken bile en kötü olumsuz şeyleri düşünmeniz biz psikolojik de buna felaketleştirme diyoruz. Yoğun kaygı yaşadığınız durumlarda zihinde gerçekte olmasa dahi düşünceler üretip varlığına inanabilir yani bu duruma bilişsel çarpıtma da diyebiliriz. Zihninizdeki düşünceleri susturamamanız hayatla bağınızı kesip tüm gün uyumanız bu zihinsel sürekli düşünmenin ve hissettiğiniz ağır çaresizlik kaçmak için geliştirdiği savunma modeli olabilir. Anlattığınız bu durum kendinizi hastalıkla suçlamaktan ziyade yaygın anksiyete bozukluğu ve zihinsel obsesyonlarla ilerleyen bir kaygı döngüsüdür. Bu durumda ciddi anlamda işlevselliğinizi etkilemiş anladığım kadarıyla. Bu döngü, düşünceleri kesin bir gerçeklik değil de zihnin ürettiği geçici bulutlar olarak görmeyi deneyerek bununla birlikte yaşadığınız durumla ilgili profesyonel bir destek alarak da süreci daha iyi atabilirsiniz. Zihin genel olarak geçmiş olumsuz deneyimlerden veya geleceğe duyulan güvensizlikten ötürü "Ben en kötüsüne inanayım ki canım daha fazla yanmasın" yanılgısıyla hareket eder. Sizde bu durumda zihninizin yarattığı bu senaryoları gerçek sanarak tüm gün yatmanız zihninize fırsat vermiş oluyorsunuz. Zihin bu sayede bu durumu zafer olarak algılayıp Bak, uyudun ve tehlikeden kurtuldun" diyerek o olumsuz düşüncelerle bağlantınızı daha da güçlendirir. Dolayısıyla, şu an hissettiğiniz o yoğun çaresizlik ve yorgunluk hissi kalıcı bir durum değil, sadece zihninizin şu anki zihinsel yüklenmenin geçici bir sonucudur. Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...