Psk. Melisa Sude Kav
Mersin
Bilişsel Davranışcı Terapi, ACT, Şema Terapi
Uzman Hakkında
2024 yılında İstanbul Kent Üniversitesi Psikoloji bölümünden Onur derecesiyle mezun oldum. İzmir Psikoloji Enstitüsünün düzenlediği Bilişsel Davranışçı Terapi, ACT ( Kabul ve Karalılık Terapisi ) ve Şema Terapi Uygulayıcı eğitimlerimi tamamladım. Şu an da Mersin Üniversitesi Aile Eğitimi ve Çift Danışmanlığında Yüksek Lisans yapmaktayım.
Eğitim
- İstanbul Kent Üniversitesi - Lisans
- Mersin Üniversitesi - Yüksek Lisans
Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)
- DIR101 Floortime
- İstanbul Kent Üniversitesi Terapi Odadına Hazırlık Normatif Olmayan Çift İlişkisi semineri
- Gipdermersin Bireye Dokunan Ekoller semineri
Uzmanlık Alanları
Çalışma Ekolleri
- Bilişsel Davranışcı Terapi
- ACT
- Şema Terapi
Cevaplar (122)
Merhaba sevgili danışan,Anlattıklarınızdan geçmiş ilişkinizin sizde hala bir iz bıraktığını ve bundan dolayı da yeni bir ilişkiye başlama isteğinizin sizde tedirginlik ve endişe uyandırdığını anlıyorum. İki çelişkili durum içinde kalmışsınız aslında bir yandan yalnızlığa alışmışsınız fakat diğer yandan da hayatınızda birisinin olmasını istiyorsunuz. Bu çelişki içerisinde kalmanın ne kadar zorlayıcı olduğunu anlayabiliyorum. Diğer bir konu ise “insanlar bana yanlış yapacak sevilmeyeceğim “ cümlesi sanki sizi korumaya çalışan bir yanınızı gösteriyor. Belki de zihininiz size geçmişteki deneyimlerinizi tekrar yaşamamak için bu şekilde koruma altında alıyor olabilir. Peki şunu sormak istiyorum size eski ilişkinizde sizi en çok etkileyen güveninizi sarsan ne olmuştu? belki yaşadığınız o anki bir duygu şu anki yaşamınıza yansımış etkisini sürdürüyor olabilir. Diğer bir sorum ise yeniden güvenmek, sevilmek, korkmak hangisi sizi en çok yoruyor? Cümlelerinizde kendinizi sevdiğinizi ifade ediyorsunuz ama diğer yanda da birine güvenmek zorlandığınızı söylüyorsunuz. Bu durum da şu çelişki var aslında insan kendini sevebilir ama yine de incinmekten korktuğu için yakınlaşmaktan kaçınabilir. Yalnızlığa alıştığınızı söylemişisiniz peki bu yalnızlık size ne hissettiriyor? yani güven mi huzur mu yoksa arada bir de olsa boşluk hissi mi? Mesela birisiyle ilk tanıştığınızda neler hissediyorsunuz? heyecan mı merak mı yoksa tedirginliğiniz hemen başlıyor mu? Son olarak bir yanınız yakınlık istiyor bir yanınız ise geçmişte incindiği için sizi korumaya çalışıyor olabilir bu ikilemi anlayabiliyorum eğer isterseniz bunu birlikte yavaş yavaş anlamlandırmaya çalışabiliriz. Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,Bazen içimizdeki keşkeler birikir ve sanki çözülmeyen bir düğüm gibi boğazımızda kalır. keşke şöyle deseydim gibi pişmanlıklar gayet normaldir aslında herkesin zaman zaman yaşadığı bir durumdur. Burda önemli olan hataları bir öğrenmek fırsatı görerek ders çıkarmaktır. Mesela kendinize ben elimden geleni yaptım bir daha ki sefere farklı yollar deneyebilirim diyebilirsiniz. Bu aynı zamanda kendinize öz şefkat göstermenin de bir yoludur. Belki de bu durum sizin çocukken misafirlikte gittiğinizde büyüklerin sohbeti sırasında söz almak istersinizde ama bir yandan da tereddütle beklersiniz ya acaba yanlış bir şey söyler miyim? şu an ki durumunuza çok tanıdık geliyordur muhtemelen. Peki o sustuğunuz anlarda en çok aklınızdan neler söylemek geçiyor? Belki de bazen kendimizi ifade etmekten korkmaktan değil de sesimizin yankını duymaktan çekiniyoruzdur. Çünkü söylediklerimizin karşı taraf nasıl bir tepki verecek diye endişe duyarız çoğu zaman. .Nasıl düzeltebilirim sorusununa gelecek olursak küçük adımlarla sosyal pratik yapabilirsiniz mesela öncelikle tanıdık kişilerle kısa sohbet daha sonra küçük gruplarda fikirlerinizi paylaşmayı deneyebilirsiniz. Arada sohbet esnasında dinlemeyi sürdürürken de kısa katkılar yaparak adım atabilirsiniz. Bu sayede konuşma kaygısı yavaş yavaş aşacaksınızdır. Bunu yanı sıra ifade becerilerinizi geliştirmeniz için de günlük tutabilirsiniz. sözlü egzersiz olarak da ses kaydı tutarak konuşma pratiği yapabilirsiniz. Son olarak Başka bir sorunuz varsa tekrar soru oluşturabilirsiniz. Psikolog Melisa Sude Kav
Merhaba sevgili danışan,Yazdıklarınızı okurken her şey benim yüzümden düşüncesi biz buna psikoloji de kişileştirme yani düşünce hatası diyoruz bi başka ifadeyle dışarıda olan olayları gereğinden fazla kendine bağlama eğilimi örneğin bir şey ters gitti ( benim yüzümden oldu) veya ortam gerildi ( ben düzeltemedim suç bende) fakat gerçek aslında şu her şey sizin kontrolünüzde değil ve daha da önemlisi her şey sizin sorumluluğunuzda değil. Peki hiç düşündünüz mü bunca yıl omuzlarınıza yığdığınız suçluluğun hikayesi nereden başladı? hangi söz bakış veya sessiz kaldınız da içinizde birikti ve sonunda patlama seviyesine ulaştı. Bu durum genelde içte bastırılmış duyguların dışa yansıması öfke patlaması şeklinde ortaya çıkabiliyor. Yine bedeninizin gösterdiği fizyolojik belirti olarak boğaz düğümlenmesi de söyleyemediğiniz şeylerin sizi tutması olarak açıklayabiliriz. Belki de bugüne kadar taşımak zorunda kalmadığınız bir yükü hiç kimse açık açık size bırakmadığı halde siz kendi içinizde büyütmüş olabilirsiniz. Öyle mi sizcede? Mesela en ufak aksi bir durumda bile neden ilk önce kendinizi suçladığınızı düşündünüz mü? Zihninize gelen her şey benim yüzümden oldu düşüncesi ardında yatan bunu kanıtlayan şey ne diye düşünebilirsiniz çünkü zihin çoğu zaman kanıt bulamaz sadece alışkanlıkla suçlar. Size bir egzersizde önermek istiyorum boğaz düğümlenmesi için O an geldiğinde:Elinizi boğazınıza koyunYavaşça nefes alın (4 sn)daha sonrada 6 saniyede verinİçinizden şunu söyleyin:“Şu an güvendeyim, bu sadece bir duygu”bu sayede sinir sisteminiz biraz sakinleşecektir. Eğer bir destek almak isterseniz buradan tekrar yazabilirsiniz. Psikolog Melisa Sude Kav
Merhaba sevgili danışan,Anlattıklarınız aslında çoğu insanın zaman zaman başına geldiği bir durum. Bazı kişiler doğuştan kişisel özelliği daha sakin içe dönük bir yapısı olabiliyor. Herkesin sosyal ortamlarda davranış biçimi farklı olabiliyor bazıları da tam tersi atılgan dışa dönük bir yapıdadırlar. Fakat burada durulması gereken konu bu durum sizin hayatınızı ne kadar etkiliyor ve sizi nasıl hissettiriyor? Cümlelerinizde kendinizi silik , değersiz ve önemsiz hissettiğinizi söylemişsiniz peki bu hissi yaratan düşünce tam olarak ne? Çünkü Bazen insanlar sessiz kaldıklarında diğer kişilerin onu küçümsediğini önemsemediğini düşünebilirler. Ama çoğu zaman bu durum zihnimizin bize yaptığı bir yorum yanılsama olabilir. Yani gerçekten insanlar sizi böyle mi görüyorlar yoksa bu sizin kendinizle ilgili geliştirdiğiniz bir düşünce mi? Bunu fark etmek size daha farklı bir bakış açısı sunacağını düşünüyorum. Bunun dışında küçük adımlarla da olsa sosyal ortamlarda kendinizi daha iyi hissetmeyi deneyebilirsiniz örneğin şu sorulara cevap arayarak belki de Sosyal ortamlarda en çok hangi anlarda sıkılıyorsunuz . Konuşmak istemediğiniz anlarda aklınızdan neler geçiyor?” Sessiz olmanın sizin için iyi gelen tarafları var mı?” Eğer isterseniz bu soruları birlikte de keşfederek anlamaya çalışabiliriz. Size bir de sosyal adım egzersizi önermek istiyorum kendinize haftalık küçük hedefleri belirleyerek örneğin bir arkadaşınızla sohbet esnasında sohbeti siz başlatabilirsiniz veya konuşma esnasında konu içeriği bir film, ders veya işse sizde yorumunuzu dile getirmeyi deneyebilirsiniz. Burda amacımız çok konuşmak değil de sosyal temasınızı arttırmak. Başka bir sorunuz varsa tekrar soru oluşturabilirsiniz. Psikolog Melisa Sude Kav