Psk. Melisa Sude Kav
Mersin
Bilişsel Davranışcı Terapi, ACT, Şema Terapi
Uzman Hakkında
2024 yılında İstanbul Kent Üniversitesi Psikoloji bölümünden Onur derecesiyle mezun oldum. İzmir Psikoloji Enstitüsünün düzenlediği Bilişsel Davranışçı Terapi, ACT ( Kabul ve Karalılık Terapisi ) ve Şema Terapi Uygulayıcı eğitimlerimi tamamladım. Şu an da Mersin Üniversitesi Aile Eğitimi ve Çift Danışmanlığında Yüksek Lisans yapmaktayım.
Eğitim
- İstanbul Kent Üniversitesi - Lisans
- Mersin Üniversitesi - Yüksek Lisans
Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)
- DIR101 Floortime
- İstanbul Kent Üniversitesi Terapi Odadına Hazırlık Normatif Olmayan Çift İlişkisi semineri
- Gipdermersin Bireye Dokunan Ekoller semineri
Uzmanlık Alanları
Çalışma Ekolleri
- Bilişsel Davranışcı Terapi
- ACT
- Şema Terapi
Cevaplar (146)
merhaba sevgili danışan,Yazdıklarınızdan anlaşılıyor ki yoğun kaygı yaşamanız sizde birçok olumsuz durumu da beraberinde getirmiş. Örneğin bir şey olacakmış hissi terleme daralma bayılacak gibi olma sürekli düşünmeniz ve beraberinde gelen yorgunluk hissi aslında bedenin ve zihnin sürekli olarak alarm şeklinde çalıştığını gösterir. Bu alarm sistemi gerçek bir tehlike olmasa bile beyin tehlike varmış gibi algılar. Bu zihninizde yaşadığınız döngüde en zorlayıcı olan noktalarda biri de kaçınmadır. O hissin tekrar geleceğini düşündükçe o ortamdan uzaklaşmak sürekli tetikte olma durumu veya düşünceyi bastırmak kısa sürede rahatlama sağlasa da uzun vade de beyin şunu algılayabilir demek ki gerçekten tehlikeliydi. Bu sayede de kaygı döngüsü sürekli olarak tekrar eder. İlk hedefimiz aslında düşünceleri kontrol etmekten çok onları yönetebilmeye çalışmak Kaygı geldiğinde önce kendine “Şu an kaygı yaşıyorum, bu his çok rahatsız edici ama geçici. ” diyebilmek Bulunduğunuz ana odaklanarak etrafınızdaki duyduğunuz gördüğünüz şeylere dikkatinizi yönlendirmeniz sinir sisteminizin eski haline dönmesini sağlayacaktır. Bu yaşadığınız durumun 10-15 gündür devam etmesi günlük yaşamınızı etkilemesi sizi yorgun hissettirmesi nedeniyle profesyonel bir destek almanızı öneririm Unutmayın Yardım istemek, durumun daha da kötüleşmesini beklemekten çok daha etkili bir adımdır. Yaşadığınız bu hissler sizi yorsa da bu durumun sürekli devam edeceği anlamına gelmez. Doğru yöntem ve tekniklerle yaşadığınız kaygı şiddeti düşebilir. .Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,Yaşadığınız durumun sizi ne kadar negatif yönde etkilediğini yazdıklarınızdan anlayabiliyorum. Özellikle yarın önemli bir sınavınız varken aileniz tarafından sürekli eleştirelmek veya diğer kişilerin sorumluluklarını da üstlenmeniz yaşadığınız stresi daha da artıyordur muhtemelen. Unutmayın ki birilerinin sizi sürekli suçlaması o suçlamaların doğru olduğu anlamına gelmez. Bazı aileler hissettikleri öfke hayal kırıklığı gibi duyguları en yakınındaki kişilere iletebilirler. Bu sizin değersiz ya da gerçekten suçlu olduğunuz anlamına gelmez. Şu an muhtemelen iki ayrı yükü aynı anda taşıyorsunuz. Bir yandan yarınki sınavla ilgili normal olan kaygınız diğeri de annenizin davranışlarının sizin üzerinizde oluşturduğu yük Şu an ikinci yük üzerinde durmanız yarın ki olan sınavınıza odaklanmanızı zorlaştırabilir. Kendinize şunu hatırlatarak Annem öfkesini bana yöneltiyor olabilir ama bu, onun duygularının tamamından benim sorumlu olduğum anlamına gelmez. Şu an ki önceliğim sınavım olmalı. .Mümkünse şu an tartışmalarda uzaklaşıp odanızda kısa nefes egzersizleri yapmanız sessiz bir ortamda çalışmaya devam etmeniz stresinizi azaltacaktır. Diğer bir yazdığınız ifade ise kimse beni anlamıyor sürekli suçlanıyorum cümleleri yaşadığınız yalnızlık hissini olayların etkisini olduğundan daha fazla gösterebilir. Yarın ki sınavınız için elinizden geleni yapmaya çalışın unutmayın mükemmel olmak zorunda değilsiniz. Son olarak size bir soru sormak istiyorum:Anneniz size daha çok hangi konularda yükleniyor? Bu cevabın yanıtı size daha uygun baş etme yöntemleri bulmamıza yardımcı olabilir. Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,Yaşadığınız süreç aslında yalnızca bir ayrılık değil beraberinde güven duygunuzun da sarsıldığı ve belirsizliği yoğun yaşadığınız bir dönem partnerinizin başka birisiyle tanıştığına dair söylemleri ve bunun üstüne her şeye rağmen sizi de hala sevdiğini söylemesi zihninizde birçok soru işareti oluşmuş gibi görünüyor. Bu tür durumlar çelişkililer içerisinde kalmanız kaygıya yönelik kişilerde sürekli düşünmeyle birlikte çözmeye çalışarak üstünüzde yoğun duygusal yük oluşturabilir. Şunu söylemeliyim ki partnerinizin seni hala seviyorum demesi ilişkiyi sağlıklı ve tekrar ilerletme konusunda yeterli olacağı anlamına gelmez. Burada aslında sözlerden çok davranışların güven verip vermediği ve bu davranışların sizdeki karşılığı önemlidir. Yaşadığınız olaylar sonucunda değersiz ya da aldatılmış öfkeli hissetmeniz gayet normal anlaşılabilir tepkilerdir. Kendinize bu süreçte şefkatli davranmanız için öncelikle olarak duygularınızı bastırmak yerine kabul etmeniz gerekir. üzüntü öfke hayal kırıklığı bu süreçte normal olan duygulardır. Devamlı olarak eski partnerinizin ne düşündüğünü veya sözlerini anlamlandırmaya çalışmak yerine odak noktanızı kendi ihtiyaçlarınıza yönlendirebilirsiniz. Size daha yarar sağlayacaktır. Eğer panik ataklarınız sürekli olarak sıklığı artıyorsa bir uzman tarafından profesyonel bir destek almanız size faydalı olacaktır. Bu süreçte düzenli uyumaya ve beslenmeye özen göstermeniz güvendiğiniz insanlarla duygularınızı paylaşmanız ve günlük yürüyüşler yapmanız ayrıca sevdiğiniz etkinliklere de boş vakitlerinizi ayırmanız size büyük yardımcı olacaktır. Başka bir sorunuz varsa tekrar yazabilirsiniz Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,Yaşadığınız bu derin duygu yoğunluğunu çaresizlik hissini ve kaldırmaya çalıştığınız bu yükü anlatırken çok net bir şekilde anlaşılıyor. Hem kendi hem de eşinizin ailesinde destek yanında olmalarını görememeniz hatta bunun yerine manipülasyon görmeniz çeşitli suçlamalarla karşılaşmanız üstelik bi de bu durumların yanında hamilelik sürecinizin olması hepsini taşımak gerçekten çok zor. Yazdıklarınızda da psikolojik olarak sondayım ifadeniz gayet anlaşılır bir durum. Kendi ailenizin ve eşinizin statüsü maddi durumu üzerinde size yönetilen suçlamalar aslında sizin değerinizle ilgili değil tamamen onları kaygıları ve bakış açılarıyla ilgili bir durum. Ailenizin size sunduğu maddi imkanları kızınıza sunamayacak olma düşüncesi sizde bir suçluluk ve kaygı yaratsa da unutmayın ki bir çocuğun sağlıklı gelişimi için lüks imkanlardan çok duygusal olarak yeterli ve güvende ulaşılabilir bir ebeveyne ihtiyacı vardır. Bundan dolayı bebeğinize verebileceğiniz güven ve şefkat duygusu hiçbiri parayla ölçülemez. Şu an tek odak noktanızın kendi ruh sağlığınız ve karnınızdaki bebek olması gerektiğini unutmadan, hamileliliğinde getirdiği hormonal değişiklikleri de göz önüne alarak psikolojik bir destek almanız size daha çok yardımcı olacaktır. Bu süreçte kendinize yüklenmemeyi aksine şefkatle yaklaşmanızın önemi çok büyük unutmayın ki sınırlarınızı koruyarak kendinize şefkat göstermek şu an en temel hakkınız ve sorumluluğunuzdur. Başka bir sorunuz varsa tekrar soru sorabilirsiniz Psikolog Melisa Sude Kav