Psk. Melisa Sude Kav
Mersin
Bilişsel Davranışcı Terapi, ACT, Şema Terapi
Uzman Hakkında
2024 yılında İstanbul Kent Üniversitesi Psikoloji bölümünden Onur derecesiyle mezun oldum. İzmir Psikoloji Enstitüsünün düzenlediği Bilişsel Davranışçı Terapi, ACT ( Kabul ve Karalılık Terapisi ) ve Şema Terapi Uygulayıcı eğitimlerimi tamamladım. Şu an da Mersin Üniversitesi Aile Eğitimi ve Çift Danışmanlığında Yüksek Lisans yapmaktayım.
Eğitim
- İstanbul Kent Üniversitesi - Lisans
- Mersin Üniversitesi - Yüksek Lisans
Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)
- DIR101 Floortime
- İstanbul Kent Üniversitesi Terapi Odadına Hazırlık Normatif Olmayan Çift İlişkisi semineri
- Gipdermersin Bireye Dokunan Ekoller semineri
Uzmanlık Alanları
Çalışma Ekolleri
- Bilişsel Davranışcı Terapi
- ACT
- Şema Terapi
Cevaplar (126)
merhaba sevgili danışan,Anlattıklarınız isteksizlik enerji düşüklüğü keyif alamama sosyal ortamlardan geri çekilme ve günlük ihtiyaçlarınızı bile yapmaya olan isteksizliğiniz psikoloji de sıkça rastladığımız duygusal tükenmişlik , depresyon ile ilişkilendirilir fakat bu bir uzman tarafından belirli kriterleri de kapsadığı takdirde tanı koyabilir. Daha önce herhangi bir psikolojik destek aldınız mı acaba? Bu durum genelde tembellik ya da isteksizlikten ziyade kişi günlük enerjisinin azaldığı zihinin ve duygusal olarak zorlandığı bir sürece işaret eder. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamanız bu durumu daha da zorlaştırabilir. Unutmayın ki herkesin hayat mücadelesi düzeni farklıdır kendine özeldir. Sizin içinde bulunduğunuz durum daha çok yapmak istememek değil de bu enerjiyi gücü içinizde bulamamanız yanılıyor muyum? Bu da aslında içinde bulunduğunuz durumun duygusal yüküne işarettir. Böyle anlarda kişi daha çok yatmak dinlenmek ister çünkü zihin kaçabildiği güvenli alan olarak görür. Bu durum da kendinize küçük hedefler koyarak bu durumdan çıkmayı deneyebilirsiniz örneğin küçük bir yürüyüş yapmak, 5 dk da olsa balkona çıkmak bunlar küçük gibi görünsede size iyi yararlı olacağını düşünüyorum. Bu süreçte bu durumu tek başınıza sürdürmeniz gerekmiyor eğer isterseniz bir uzmandan yardım alabilir birlikte de keşfederek anlamlandırabiliriz. Yaşadığınız süreç aslında pek çok kişinin başına geldiği ve değiştirilebilir bir durumdur. Unutmayın iyileşme, bir anda gerçekleşmez bazen, “bugün sadece biraz daha az yalnız kalayım” gibi küçük adımlarla da başlayabilir. .Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,İçinizdeki duyguları bastırmadan ifade etmeniz aslında sağlıklı bir adımdır. Çünkü baş edemediğimiz duygularla genelde ne olursa olsun iyi hissetmeyelim baskısı koymak kısa vadede çözüm gibi görünsede uzun vadede duygusal olarak daha çok yıpranmanıza yol açabilir. Belki siz şu anki duygunuza odaklanmaya çakışırken zihniniz de haklı mıyım doğru mu yapıyorum diye sürekli olarak düşünüp duruyorsunuz. Bu döngüde duyguları yaşamanızdan çok içeride birikmesine sebep olabiliyor. Hayatınızdaki partneriniz uzun süredir birlikte olmanız heyecan duygusundan çok kaybetme ve belirsizlik duygularına yol açmış olabilir. Bu normal bir durum aslında zihin kaybetme korkusuyla karşılaştığında ister istemez kendini koruma altına alabiliyor ve bu da düşünce yoğunluğuna yol açabiliyor. İlişkinizdeki heyecanın geri gelmesi için yeni deneyimler oluşturmak anın içinde kalmak size daha yararlı olacaktır. Sizin yaşadığınız durumda heyecansızlıktan çok zihnininizin sizi fazla kontrol etmesinden kaynaklanıyor olabilir. unutmayın kontrol azaldıkça heyecanda tekrar geri gelebilir. Kendinize şu soruyu sormanız da önemli ilişkide heyecandan çok onun yanındayken kendim olabiliyor muyum? İlişkide bu döngüden çıkmak duygularınızı değiştirmek değilde anlamak fark etmeniz ve kendinize şefkatle yaklaşmanız daha yararlı olacaktır. Zihninin yarattığı sorgulara biraz mesafe koyduğunuzda hem yorgunluğunuz azalır hem de duygularınız daha net bir şekilde görülmeye fark edilmeye başlarsınız. Tekrar bir sorununuz varsa soru oluşturabilirsiniz. Unutmayın düşüncelerinize mesafe koyduğunuzda heyecanda kendiliğinden gelecektir. .Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,Öncelikle yaşadığınız bu durum genellikle birçok ilişkide görülen fakat kişinin iç dünyasında da yorulduğu bir durumdur. Çünkü ilişkinin başında her şeyin çok iyi gitmesi sonrasında ise bu durumun azalması alında belirsizlik duygusunuda beraberinden getirir. Bu da duygusal olarak daha çok yıpranmanıza sebep olabilir. İlişkinizin ilk üç ayında sık mesajların yoğun ilgi yaşamanız bu duygusal bağın daha çabuk kırılmasına yol açmış olabilir. Sonrasında ise bu durumun gittikçe azalması sizde kaybetme korkusunu tetiklemiş olabilir. Bundan dolayı da karşı taraf uzaklaşmaya başlayınca sizde daha çok çabalamaya başlamış gibi görünüyor. Aslında bu da değer verdiğiniz ilişkiyi koruma çabanızın göstergesi. . Başka bir önemli nokta ise aynı durumun önceki ilişkilerinizde de devam ettiğini söylemeniz burada aslında kendinize şu soruları sormalısınız. • Bu ilişki bana şu an iyi geliyor mu yoksa daha çok kaygı mı veriyor?• Onun söylediklerine mi yoksa davranışlarına mı bakıyorum?• Ben bu ilişkide ihtiyaçlarımı ifade edebiliyor muyum?Unutmayın ki sağlıklı bir ilişki de sevgi kadar emek ve istikrar da önemlidir. Partnerinizin değişeceğini sadece söz olarak ifade edip davranışlarında bunu göstermiyorsa o zaman sözden çok davranışı göz önüne almak gerekir. Bu süreçte yapabilceğiniz bazı şeyler ise iletişim ve ilgi konusundaki beklentilerinizi açıkça dile getirmeniz, aynı şekilde duygularınızda, kendinize bir süre ve sınır belirlemeniz bu süreçte partnerinizinde davranışlarını gözlemlemeniz. Tekrar bir sorunuz varsa soru oluşturabilirsiniz. .Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,İlişki içerisinde bazen sevgiden kaynaklı mı yoksa yapmalıyım düşüncesinden mi kaynaklandığını fark edemeyebiliriz. Burada aslında bakılması gereken nokta davranıştan önce ve sonra ne hissettiğinizdir. Çünkü sevgiyle yapılan davranışlar genelde içtenlik gönüllülük yakınlık içerir. Sorumluluk duygusuyla yapılan davranışlar ise içsel baskı ve daha çok zorunluluğa dayanır. İçinizdeki yapmalısın sesi belki de ilişkiyi kaybetme korkusu veya karşı taraf üzülmesin diye zorunluluktan kaynaklanıyor olabilir. Sevgiyle yapılan davranışlar da yapmak istiyorum duygusu daha baskın olur. Bunu yaparken herhangi bir karşılık beklemezsiniz. Yani aslında ikisi arasındaki dengeyi fark etmek burada ayırt edici noktadır. Partnerinizin istediklerini yapma konusu ise sürekli olarak kendi isteklerinizi bastırarak yapıyorsanız bu durum bir süre sonra duygusal yük olarak karşınıza çıkacaktır. Unutmayın ki sevgi her zaman fedakarlık demek değildir. Zaman zaman sınır kıyabilmek kendi ihtiyaçlarınızı da gözetmeniz gerekir. Bunu yapmazsam suçluluk hisseder miyim sorusunu sormak ya da içimden gelmediği için daha rahat mı hissederim sorusunun cevabı yaptığınız davranışın sevgi mi yoksa sorumluktan mı olduğunu anlamanıza yardımcı olacaktır. İlişkilerde sağlıklı olan davranış hem partnerinizi önemserken hem de kendi ihtiyaçlarınızı göz ardı etmemenizdir. Unutmayın ki ilişkide fedakarlık kadar karşılıklı anlayış ,denge ve kişinin kendine alan açması da önemlidir. Peki Bir başkasını kırmamak için sustuğunuz anlarda istemediğiniz bir şeye “olur” dediğiniz anların ardından, akşamları kendi başınıza kalınca içinizde bir şeylerin eksildiğini hissediyor musunuz? Psikolog Melisa Sude Kav