Melisa Sude  KAV

Psk. Melisa Sude KAV

Mersin

Bilişsel Davranışcı Terapi, ACT, Şema Terapi

4.5
(21 Yorum)

Uzman Hakkında

İstanbul Kent Üniversitesinden 2024 yılında Onur derecesiyle mezun oldum. Lisans sürecimde İstanbul Bakırköy de bulunan Pozitif Psikoloji Enstitüsünde stajımı tamamladım. Bunun yanı sıra çocuk ergen ve yetişkin alanlarında çeşitli seminerler de yer aldım. İzmir Psikoloji Enstitüsünün düzenlediği Bilişsel Davranışcı Terapi, ACT ( Kabul ve Karalılık Terapisi ) ve Şema Terapi Uygulayıcı eğitimlerimi tamamladım. Şu an online/yüzyüze danışan görmekteyim.

Eğitim

  • İstanbul Kent Üniversitesi - Lisans
  • Mersin Üniversitesi - Yüksek Lisans

Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)

  • DIR101 Floortime
  • İstanbul Kent Üniversitesi Terapi Odadına Hazırlık Normatif Olmayan Çift İlişkisi semineri
  • Gipdermersin Bireye Dokunan Ekoller semineri

Uzmanlık Alanları

Depresyon
Yetişkin Psikolojisi
Çocuk Psikolojisi
Şema Terapi
Duygudurum Bozuklukları
Çift Terapisi
Aile ve Çift Terapisi

Çalışma Ekolleri

  • Bilişsel Davranışcı Terapi
  • ACT
  • Şema Terapi

Cevaplar (107)

Merhaba sevgili danışan,Sevdiğiniz bir kişiye onu yorduğunuzu düşünmeniz tam tarif edilemeyen bir duygu aslında değil mi sanki bir insana yükmüşsünüz gibi gelir çoğu zaman bu his Bazen birisi bugün nasılsın der sizde herkes gibi belki de iyiyim dersiniz ama içinizden hissettiklerimiz ve söyleyemedikleriniz çok şey vardır. Belki de konuşursanız karşınızdaki kişinin kırılacağını düşünürsünüz. Sevgi kelimesini bazen anlatmak da zor gelir insana bir karanlık odadan aydınlanmayı beklemek gibi İş stresi günlük hayatın getirdiği zorluklar sırtınızda birer yükken güçlü görünmeye çalışmanız bir de üstüne acaba ben mi fazla geldim gibi düşünceler hepsini taşımak ne kadar zor olabileceğini tahmin edebiliyorum. Biz ne kadar hisselerimizi görmezden gelmeye çalışsak da bu duygular üst üste birikir ve işin içinden çıkamaz hale gelir. Bu noktada biraz durup anlamaya çalışmak gerekebilir. Bir masada iki kişi oturuyorsunuzdur fakat tek kişiymiş gibi hissedersiniz ya yanınızdayken bile eksik kalan yerler içinizden geçenler daha ne kadar susabilirim acaba konuşsam karşımdaki ne der gibi düşünceler. . Bu düşünceler bir süre sonra fazlalık mıyım yük müyüm gibi ifadelere bırakabilir. çoğu zaman susmayı seçmek, sevgiyi korumak için yapılan en görkemli fedakarlık gibi gelir. Yine de sevgiyi yaşarken yıprandığınızı söylediniz hani. .. Acaba hiç düşündünüz mü peki bu ilginin bu arayışın kökleri nereye dayanıyor? Belki de çocukluğumuzdaki görülmeyen karşılanmayan ihtiyaçlar yer alıyor olabilir. Sizce bazen, duyguları büyütmeden, kabullenip yalnızca orada durmasına izin vermek mümkün mü?Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

Merhaba sevgili danışan,Yazdıklarınızı okurken fark ettim de cümlelerinizde hafif bir uyumsuzluk var gibi siz kendi adınıza konuşamıyor gibisiniz karşınızdaki kişide öyle bir süre suskunluk olsa da sonra tekrar konuşma başlıyor gibi ama iki durumda da aranız düzelmiyor. Benden nefret ediyor musun ifadesi içinizdeki incinmiş çocuğun dışa yansıması gibi geldi bana kırılacağınızı bile bile o cevabı duymak istiyorsunuz çünkü artık netlik kendinizi şu an ki durumunuzdan daha iyi hissettirecek değil mi? Bazen ilişkiler ne biter ne de devam eder sis bulutu gibi orda da kalır. Bu sisi bulutu belirsizliği işaret eder aslında Engelle beni konusu ise günümüzde de çoğu ilişkide görebiliyoruz bu durumu bazen kişi bu ifadeyle belki de duyulmak istediğini söylüyor olabilir. İkilemde belirsiz içinde kalmak istemediğinizi artık bir şeylerin netlik kazanmasına ihtiyaç duyduğunuzu cümlelerinizden anlayabiliyorum. Onun iki haftada bir tekrar ortaya çıkması, eski bir misafir gibi sanki Kapıyı kapatsanız çekip gidemiyor, açık bıraksanız içeriye girmiyor. Bazen böyle durumlarda kişi ne yapacağını bilemeyebiliyor doğal olaraktan Hakkını helal et ifadesi de sanki bir vedanın geri kalan son şey gibi o ifadeyle birlikte içsel borcun ödenmiş olmasını umuyor gibisiniz ama cevap gelmeyince ister istemez umudunuz daha da kırılıyor. Çünkü ağır anlamı taşıyan ifadeler bile havada kalıyor. Peki size şunu sorsam ondan hiçbir haber almayacağınızı gerçekten bilseniz… Hangi duygunuz ağır basardı?sizce bu iletişim aralığı hanginize teselli okurken hanginize dayanılmaz bir hale getiriyor? Belki de biraz da bunları üzerinden düşünmek duygularınız ve hissettiklerinizi anlamlandırmanıza yardımcı olacaktır. Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

Merhaba sevgili danışanZihninizde küçük olayları bile büyüterek aslında küçük bir taşın dağa dönüştüğünü fark edemeyebiliyorsunuz. Kendi iç sesinizin yankılarını duyabiliyorsunuz fakat dışarıda olup bitenler uzaktan duyuluyor ama erki etmiyor gibi geliyor olabilir. Eskiden sevdiğiniz bir müzik bir uğraş şu an o kadar sevmediğinizi fark ediyorsunuz. Bütün bunlar bir perdenin arkasında kalmış gibi İçinizde bir his oluşuyor ve siz bu hissi tarif edemiyorsunuz gece saatlerinde daha da yoğunlaşıyor olabilir çünkü gündüz hayat telaşında pek çok şeyi zihnimize getirmiyoruz fakat gecenin sessizliğinde zihin bütün düşünceleri aklımıza getiriyor. Kişi bazen kendi sessizliğinde koca bir orduyla baş başa kalmış gibi hissedebiliyor. Geçmişten gelen tamamlanmamış cümleler gelecek kaygıları şu anki yaşamınızdaki olaylar hepsi birden üstünüze yüklenmiş gibi oluyordur muhtemelen. Dışarıdan biri için ne güzel mutlu görünüyor etrafında çok dostu var der belki ama içte yaşadığınız savaşları kimse bilmiyor görmüyor ve duymuyor değil mi? Peki dostlarınızla karşılaştığınız da sohbet ederken içinizdeki yalnızlığı hissettiğiniz o an da mı büyüyor içinizdeki daraltı? Yoksa başka zamanlarda da sık sık ortaya çıkabiliyor mu? Her şeyi bu kadar düşünmekten kurtulmayı istemeniz çok normal bir ihtiyaç aslında Böyle anlarda en çok hangi düşünceniz en sesli bunu düşündünüz mü hiç? Bazen zihnimiz çok yoğunlaşır ve durup bir bakmak isteriz. Yani sadece susmak ve bakmakSiz en çok hangi anda, hangi sözde ya da hangi sessizlikte içinizin yorgunluğunu en çok hissediyorsunuz?Umarım yazdıklarım sizi biraz olsun rahatlatmıştır. 🌸Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

Merhaba sevgili danışan,Kişinin kendini anlatması her zaman kolay olmaz bazen kelimelerle bile ifade edemeyebiliriz. Sizin de yazdıklarınızı okurken o görünmeme duygusunu kimsenin görmediği çabayı duyduğumu söylemek isterim. Çevrenizde bir sohbet esnasında herkes bir şeyler anlatırken siz sanki bir köşede bekleyip acaba konuşursam yadırganır mıyım korkusu içinizi kaplamış gibi Durum böyle olunca İç sesinizi de susturmakta zorlanıyorsunuz. Sürekli olarak ya bir şey dersem bana darılırlar mı acaba beni istemezler gibi ifadelerle baş etmek zor olsa gerek. Bu kadar kişinin içerisinde görünmez hissetmeniz şu duruma benziyor kalabalık bir sokakta yürüyorda tek başınıza yürüyormuş gibi hissedersiniz ama bu kalabalık içinde kimseyle göz göze gelmiyor musunuz? Bazen hiçbir şey yapmasanız da yorulmuş gibi hissedersiniz Zihin sürekli olarak düşünceler üretir ve bu döngünün içinden çıkılmaz hale gelir bir süre sonra Neden hep ben sorusu da kendinizi bu çıkmazda sürekli suçladığınızın bir göstergesidir aslında. Peki bu kadar düşünceyle baş ederken bir kere de olsa sadece nefes alıp, kimseye gülümsemek ya da espiri bulmak zorunda olmadan, oturduğunuz bir an oldu mu üniversitede? Olduysa o anlarda ne hissettiniz? Bazen insan yakın hissettiği arkadaşlarıyla otururken iki kelime etmese bile mutlu huzurlu hisseder çünkü bir beğenilme kaygısı çabası yoktur. Bir beklenti içerisinde olma zorunluluğunuz yoktur Neşeli uyumlu olma gibi. .Bütün bu duygular, bazen karışık bir düğüm gibidir çözmeye çalışmak bile insanı yorar. Acaba insanlar sizi gerçekten tanıdığında, o çabasız halinizi de sevebilir mi?Bu sorulara hemen yanıt vermek zorunda değilsiniz belki de biraz kendinizi fark etmeye ihtiyacınız vardır. Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...