Melisa Sude  Kav

Psk. Melisa Sude Kav

Mersin

Bilişsel Davranışcı Terapi, ACT, Şema Terapi

4.6
(25 Yorum)

Uzman Hakkında

2024 yılında İstanbul Kent Üniversitesi Psikoloji bölümünden Onur derecesiyle mezun oldum. İzmir Psikoloji Enstitüsünün düzenlediği Bilişsel Davranışçı Terapi, ACT ( Kabul ve Karalılık Terapisi ) ve Şema Terapi Uygulayıcı eğitimlerimi tamamladım. Şu an da Mersin Üniversitesi Aile Eğitimi ve Çift Danışmanlığında Yüksek Lisans yapmaktayım.

Eğitim

  • İstanbul Kent Üniversitesi - Lisans
  • Mersin Üniversitesi - Yüksek Lisans

Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)

  • DIR101 Floortime
  • İstanbul Kent Üniversitesi Terapi Odadına Hazırlık Normatif Olmayan Çift İlişkisi semineri
  • Gipdermersin Bireye Dokunan Ekoller semineri

Uzmanlık Alanları

Depresyon
Yetişkin Psikolojisi
Çocuk Psikolojisi
Şema Terapi
Duygudurum Bozuklukları
Çift Terapisi
Aile ve Çift Terapisi

Çalışma Ekolleri

  • Bilişsel Davranışcı Terapi
  • ACT
  • Şema Terapi

Cevaplar (155)

merhaba sevgili danışan,Yaşadıklarınızın sizi be kadar yorduğunu ve içinizde boşluk yarattığını anlayabiliyorum. Çocukluk döneminizde anne ve babanızın arasındaki sürekli olan gelgitlere şahit olmanız bir ebeveynin diğer ebeveyni kötülemesi sonradan hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam etmesi bir çocuk için oldukça karmaşık duygulardır. Çünkü bir çocuk ebeveynlerinde güven şefkat dolu bir ortam ararken ebeveynlerinin onu böyle hissettirmesi güvende hissetme duygusu zedelemiş olabilir. Babanızla aranızdaki baba kız ilişkisinin oluşmaması ve bazı yaşanılan olaylar sonucunda aranızda iyi bir iletişim olmaması anlaşılır bir durum. Bazen insan sadece yaşadığı olaylara değil, hiç yaşayamadığı ilişkiye de yas tutar. Belki de içinizdeki o boşluk hissi şu an ki sahip olduğunuz baba ilişkisini kaybetmekten çok sahip olamadığınız baba kız ilişkisiyle ilgili olabilir. Üniversite için farklı bir yurda geçmek sizin için yeni bir alan açabilir. Ama yeni bir ortam geçmişteki yaşadığın duyguların hemen kaybolmasını sağlamaz. Çünkü içinizde oluşan o boşluk uzun süre duygusal ihtiyaçların karşılanmadığı bir boşluk bundan dolayı hemen kapanmasını beklemek gerçekçi olmayabilir. Şu an kendinize neden hala geçmedi diye sormak yetine içimde aslında neye ihtiyaç duyan bir parça var onu bulmak daha yarar sağlayacaktır. İyileşmek yaşanan olayları yok saymaktan veya babanızla ilgili her şeyi unutmakla olacak olan bir durum değildir. Bundan ziyade geçmişte görülmeyen taraflarınız ihtiyaçlarınız anlaşılmamış yönlerinizi anlamaya çalışmaktır. Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

merhaba sevgili danışan,Anlattığınız durum aslında pek çok kişinin başına gelen bir döngü biçimi karşınızdaki kişiyi sevip sevmemenizden ziyade onun size olan sevgisinden sürekli emin olmaya çalışıyorsunuz, Sürekli zihninizde onu gerçekten seviyor muyum? yeterince seviyor muyum? veya neden eskisi kadar duygu yoğunluğu besleyemiyorum? bu sorular yüzünden ilişkiyi ilerletmek yerine sürekli olarak bu döngüde kalıp duygularınızı kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Fakat duygular sürekli aynı yoğunlukta kalmaz bir gün çok yoğun sevgi heyecan hissederken diğer gün daha sakin durgun hissetmeniz sevginizin bittiğini göstermez. Siz sürekli aslında sevginizi teste sokuyorsunuz. Şu an ne hissediyorum? fakat bu sorgulamalar zamanla karşı tarafın bunalmasına yol açabilir. Bu nedenle sürekli sorgulamaya çalışmak yerine düşünce geldiğinde şunu kendinize söylemeyi deneyebilirsiniz deneyebilirsiniz: “Şu an sevgimi sorgulama düşüncesi geldi. Buna hemen cevap vermek zorunda değilim. ”Duygularınızı ya da sevginizi kanıtlamaya çalışmak yerine ilişkideki paylaşımlara ortak deneyimlerinize odaklanırsanız aranızdaki bağ zamanla daha da güçlenecektir. Eğer li bu kontrol etme ihtiyacınız ve bunun altında yatan kaygı günlük yaşamınızı etkiliyor işlevselliğinizi düşürüyorsa mutlaka bir uzman tarafından destek almanızı tavsiye ederim. Kendinize bu süreçte biraz alan tanıyın. Her düşünce geldiğinde onun peşinden gitmek zorunda değilsiniz. Unutmayın Düşüncenin gelmesi, onun doğru olduğu anlamına gelmez. Sevgi bazen çok yoğun bazen de daha sakin hissedilebilir Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

merhaba sevgili danışan,Yaşadığınız bu döngü sizi hem ruhsal hem de fiziksel açıdan son derece zorladığını ve yıprattığını yazdıklarınızdan anlayabiliyorum. Zihniniz geçmişte yaşadığınız toksik ilişkiyle baş etmeye çalışırken bir yandan da bu duygusal yükü bedensel bir tepki olarak kusmayla ortaya çıkarıyor. Yani eski partnerinizi düşünmek sizde güçlü bir mide bulantısı ve tiksinti yaratıyor gibi görünüyor. Zihinde kiloyla ilgili kaygıları bu bağlantıyla araç olarak kullanıyor. O kişi de bu sayede zihninde canlı duruyor. Kusma eylemi o anki kısa süreli rahatlama sağlasa da uzun vadede bağımlılık döngüsünü mide bulantısıyla destekliyor. Eski partnerinizi stalklamak beyinde tıpkı bir madde bağımlılığı gibi dopamin dalgalanmasına yol açıyor. Ve aslında o kişiyi unutamamanın en büyük sebeplerinden biridir. O kişiyi gördükçe zihin toksik anıları yeniden yaşar ve kusma davranışını da tetikler. Bulantı veya kusma isteği geldiğinde zihnin seni o kişiyi düşünmeye yönlendirmesine izin vermemeye çalışabilirsiniz bulantı hissi geldiğinde ortamı değiştirmeye deneyin yüzünüzü soğuk bir suyla yıkayıp buz veya duyusal olarak seni an’a getirecek mesela bir koku koklamak gibi uyaranları deneyin. Bunun dışında günde 2-3 kez kusmak ciddi şekilde sağlık yönünde tehlike arz edebilir bundan dolayı size tavsiyem bir uzmandan profesyonel bir destek almanız. Yeme bozuklukları ve travmatik ilişki geçmişindeki BDT zihnin bu kusma davranışıyla ilgili belirtilerde düşünce kalıplarını değiştirmede etkili bir yöntemdir. Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

merhaba sevgili danışan,Anlattığınız durum çoğu zaman karşımıza çıkan zihnin sürekli bir sonraki görevi düşünmesi bununla beraber hızla dönen bu döngü ile ilişkilendirilebilir. Burada aslında asıl amaç zihnin yavaş düşünmesini sağlamak değil de şimdi bunu biter bir sonrakine hemen geç uyarısını fark edip anda kalabilmektir. Dediğiniz gibi kahvaltı yaparken ne çalışmanız gerektiğini çalışırken namaz kılmanız gerektiğiniz düşünmeniz sürekli bir yetişme modunda olduğunuzu gösteriyor. Gerçekte yetişmeye gerek duyulacak bir ortam olmasa dahi beden ve zihninizin sürekli buna ihtiyaç duyması da bu durumu açıklıyor. Kendinize bu durumda sürekli yüklenmek yerine döngüyü fark edip gerekirse bir psikolojik destek almanız süreci daha iyi atlatmanızı sağlayacaktır. Zihine sürekli düşünce geldiğinde peşinde gitmemeyi öğrenmek o düşünceyi durdurmaktan daha yararlı olacaktır. Belki de önemli olan nokta boş kaldığınızda mutluca bir şey yapmanız gerekmiyor. Dinlenmek üretmediğiniz bir işi tamamladığınızda zamanlarınızda değerli olduğunu unutmayın. Bir işi bitirir bitirmez diğerine geçmek yerine kendinize 2-3 dklık molalar vermeyi deneyebilirsiniz. Bu sayede zihin anda kalmaya odaklanabilir. Kendinize şu soruyu da sorabilirsiniz : “Şu anda gerçekten yetişmem gereken bir şey mi var, yoksa zihnim bana sürekli yetişmem gerektiğini mi söylüyor?” Bu durumu fark etmek de büyük yarar sağlayacaktır. Unutmayın yavaşlamak ya da duraksamak zaman kaybı değildir içinde bulunduğunuz hayatı gerçekten yaşayabilmektir. Sorularıma geri dönüşünüzü yorumla da sağlayabilirsiniz. Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...