Psk. Melisa Sude Kav
Mersin
Bilişsel Davranışcı Terapi, ACT, Şema Terapi
Uzman Hakkında
2024 yılında İstanbul Kent Üniversitesi Psikoloji bölümünden Onur derecesiyle mezun oldum. İzmir Psikoloji Enstitüsünün düzenlediği Bilişsel Davranışçı Terapi, ACT ( Kabul ve Karalılık Terapisi ) ve Şema Terapi Uygulayıcı eğitimlerimi tamamladım. Şu an da Mersin Üniversitesi Aile Eğitimi ve Çift Danışmanlığında Yüksek Lisans yapmaktayım.
Eğitim
- İstanbul Kent Üniversitesi - Lisans
- Mersin Üniversitesi - Yüksek Lisans
Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)
- DIR101 Floortime
- İstanbul Kent Üniversitesi Terapi Odadına Hazırlık Normatif Olmayan Çift İlişkisi semineri
- Gipdermersin Bireye Dokunan Ekoller semineri
Uzmanlık Alanları
Çalışma Ekolleri
- Bilişsel Davranışcı Terapi
- ACT
- Şema Terapi
Cevaplar (128)
Merhaba sevgili danışan,İlişkinizde dengesizlik ve anlaşmazlık yaşamanız zamanla hem ilişkiyi hem de kendi iç huzurunuzu bozacaktır. Özellikle sevdiğiniz insan için fazlasıyla fedakar olmanız bir noktadan sonra kendi kişisel ihtiyaçlarınız isteklerinizi de geri plana atacaktır. Bu durumda tükenmiş hissetmenize sebep olacaktır. Unutmayın sağlıklı bir ilişki sadece karşı tarafı memnun etmekle kurulmaz sınır koyabilmek kendi ihtiyaçlarınızı dike getirebilmeniz duygularınızı ifade edebilmenizle kurulabilir. Bu dengeyi karşılıklı sağlayarak tabi kendinize şu soruyu sordunuz mu peki Ben bu ilişkide gerçekten ne hissediyorum ve neye ihtiyaç duyuyorum?”Sürekli alttan almanız karşı tarafı kaybetme korkusuyla kendinizden ödün vermeniz kısa vadede ancak bir çözüm sağlayabilir. Uzun vadede ise çözülmeyen problemlerin birikmesine yol açar. Fedakarlık yapmak be kendinizi ihmal etmek arasındaki çiziyi fark edebilmeniz gerekir. İlişkinizi uzun vadede sağlıklı bir şekilde ilerletmek istiyorsanız duygularınızı bastırmadan ifade etmeyi karşı tarafın yapacağı sorumluluğu da üstlenmemeyi öğrenmenizle başlayacaktır. Bir ilişki tek taraflı yürümez karşılıklı olarak alma verme dengesi kurulması gerekir. Sürekli olarak alttan aldığınızda bazı şeyleri görmezden geldiğinizde bir süre sonra yorgunluk ve değersizlik hissi ortaya çıkacaktır. İlişkide tekrar eden döngüleri fark etmek da bir adımdır örneğin Neden hep fazla veren taraf oluyorsunuz? Neden sınır koymak zor geliyor? Kaybetme korkusu mu, yalnız kalma endişesi mi, yoksa anlaşılmama hissi mi?Sorularına cevap bulmak da ilişkinizde kendinizi nerede koyduğunuzu fark etmenizi sağlayacaktır. .Psikolog Melisa Sude Kav
Merhaba sevgili danışan,Kendinizi beğenmemeniz ile ilgili sorunun altında yatan aslında aynaya baktığınızda gördüğünüz kişiden ziyade kendinizi başkalarıyla kıyaslamanızdır. Çoğu zaman herkes yüzündeki sivilcelere yüz yapısı vb takılabilir özgüven ise kendimizi kusursuz görmek değil değil tam tersi kusurlarımızı kabul edebilmeyi gerçekleştirdiğimizde gelişir. Ciltte yaşadığınız problemler aslında herkesin hayatının bir döneminde yaşamış doğal bir durumdur. Yazdıklarınızı okurken “güzel değilim” ifadesi fiziksel bir sorundan çok bu duruma hayatınıza genellemiş gibisiniz. Unutmayın özgüven dışsal faktörden çok içsel algıyla ilgilidir. Bunun yanı sıra aynadaki görüntünüzün sabit olmadığı gerçeğini kabul etmeniz özgüveninizin gelişimine katkı sağlayacaktır. Kendimizi başkalarıyla kıyasladığımızda yani “ onlar gibi olmaya çalışmak” gibi ifade kendi benzersiz özelliklerinizi de görmenizi engelleyecektir. Herkesin güzelliği kendine hastır. İlk olarak kendinize ben böyleyim ve bu halimle değerliyim diyebilmeniz bir adım daha özgüveninizi geliştirecektir. Daha sonra kendinize şu soruları sormayı deneyebilirsiniz Kendimi sadece dış görünüşümle mi değerlendiriyorum?Kendimde fiziksel görünüş dışında sevdiğim özellikler neler?Kendinizde cilt kusurlarınız dışında hoşunuza giden başka özelliklerinize odaklanmanız zihninizdeki negatif düşüncelere de engel olacaktır. Özgüven kusursuz hissetmek değildir kusurlarınız varken de kendinize şefkat gösterebilmenizdir. Bu da ilk olarak kendinizi başkalarıyla kıyasladığınızı fark ettiğinizde durabilmeniz şefkatin bir örneği olabilir. Siz kendinizi olduğunuz gibi kabul etmeye başladıkça aynadaki görüntünüzden çok kendinizle ilişkiniz değişecektir. Bu da özgüveninizi geliştirmenizin ilk adımlarından biridir. Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,Anlattıklarınız isteksizlik enerji düşüklüğü keyif alamama sosyal ortamlardan geri çekilme ve günlük ihtiyaçlarınızı bile yapmaya olan isteksizliğiniz psikoloji de sıkça rastladığımız duygusal tükenmişlik , depresyon ile ilişkilendirilir fakat bu bir uzman tarafından belirli kriterleri de kapsadığı takdirde tanı koyabilir. Daha önce herhangi bir psikolojik destek aldınız mı acaba? Bu durum genelde tembellik ya da isteksizlikten ziyade kişi günlük enerjisinin azaldığı zihinin ve duygusal olarak zorlandığı bir sürece işaret eder. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamanız bu durumu daha da zorlaştırabilir. Unutmayın ki herkesin hayat mücadelesi düzeni farklıdır kendine özeldir. Sizin içinde bulunduğunuz durum daha çok yapmak istememek değil de bu enerjiyi gücü içinizde bulamamanız yanılıyor muyum? Bu da aslında içinde bulunduğunuz durumun duygusal yüküne işarettir. Böyle anlarda kişi daha çok yatmak dinlenmek ister çünkü zihin kaçabildiği güvenli alan olarak görür. Bu durum da kendinize küçük hedefler koyarak bu durumdan çıkmayı deneyebilirsiniz örneğin küçük bir yürüyüş yapmak, 5 dk da olsa balkona çıkmak bunlar küçük gibi görünsede size iyi yararlı olacağını düşünüyorum. Bu süreçte bu durumu tek başınıza sürdürmeniz gerekmiyor eğer isterseniz bir uzmandan yardım alabilir birlikte de keşfederek anlamlandırabiliriz. Yaşadığınız süreç aslında pek çok kişinin başına geldiği ve değiştirilebilir bir durumdur. Unutmayın iyileşme, bir anda gerçekleşmez bazen, “bugün sadece biraz daha az yalnız kalayım” gibi küçük adımlarla da başlayabilir. .Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,İçinizdeki duyguları bastırmadan ifade etmeniz aslında sağlıklı bir adımdır. Çünkü baş edemediğimiz duygularla genelde ne olursa olsun iyi hissetmeyelim baskısı koymak kısa vadede çözüm gibi görünsede uzun vadede duygusal olarak daha çok yıpranmanıza yol açabilir. Belki siz şu anki duygunuza odaklanmaya çakışırken zihniniz de haklı mıyım doğru mu yapıyorum diye sürekli olarak düşünüp duruyorsunuz. Bu döngüde duyguları yaşamanızdan çok içeride birikmesine sebep olabiliyor. Hayatınızdaki partneriniz uzun süredir birlikte olmanız heyecan duygusundan çok kaybetme ve belirsizlik duygularına yol açmış olabilir. Bu normal bir durum aslında zihin kaybetme korkusuyla karşılaştığında ister istemez kendini koruma altına alabiliyor ve bu da düşünce yoğunluğuna yol açabiliyor. İlişkinizdeki heyecanın geri gelmesi için yeni deneyimler oluşturmak anın içinde kalmak size daha yararlı olacaktır. Sizin yaşadığınız durumda heyecansızlıktan çok zihnininizin sizi fazla kontrol etmesinden kaynaklanıyor olabilir. unutmayın kontrol azaldıkça heyecanda tekrar geri gelebilir. Kendinize şu soruyu sormanız da önemli ilişkide heyecandan çok onun yanındayken kendim olabiliyor muyum? İlişkide bu döngüden çıkmak duygularınızı değiştirmek değilde anlamak fark etmeniz ve kendinize şefkatle yaklaşmanız daha yararlı olacaktır. Zihninin yarattığı sorgulara biraz mesafe koyduğunuzda hem yorgunluğunuz azalır hem de duygularınız daha net bir şekilde görülmeye fark edilmeye başlarsınız. Tekrar bir sorununuz varsa soru oluşturabilirsiniz. Unutmayın düşüncelerinize mesafe koyduğunuzda heyecanda kendiliğinden gelecektir. .Psikolog Melisa Sude Kav