Psk. Melisa Sude Kav
Mersin
Bilişsel Davranışcı Terapi, ACT, Şema Terapi
Uzman Hakkında
2024 yılında İstanbul Kent Üniversitesi Psikoloji bölümünden Onur derecesiyle mezun oldum. İzmir Psikoloji Enstitüsünün düzenlediği Bilişsel Davranışçı Terapi, ACT ( Kabul ve Karalılık Terapisi ) ve Şema Terapi Uygulayıcı eğitimlerimi tamamladım. Şu an da Mersin Üniversitesi Aile Eğitimi ve Çift Danışmanlığında Yüksek Lisans yapmaktayım.
Eğitim
- İstanbul Kent Üniversitesi - Lisans
- Mersin Üniversitesi - Yüksek Lisans
Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)
- DIR101 Floortime
- İstanbul Kent Üniversitesi Terapi Odadına Hazırlık Normatif Olmayan Çift İlişkisi semineri
- Gipdermersin Bireye Dokunan Ekoller semineri
Uzmanlık Alanları
Çalışma Ekolleri
- Bilişsel Davranışcı Terapi
- ACT
- Şema Terapi
Cevaplar (144)
merhaba sevgili danışan,Yaşadığınız süreç aslında yalnızca bir ayrılık değil beraberinde güven duygunuzun da sarsıldığı ve belirsizliği yoğun yaşadığınız bir dönem partnerinizin başka birisiyle tanıştığına dair söylemleri ve bunun üstüne her şeye rağmen sizi de hala sevdiğini söylemesi zihninizde birçok soru işareti oluşmuş gibi görünüyor. Bu tür durumlar çelişkililer içerisinde kalmanız kaygıya yönelik kişilerde sürekli düşünmeyle birlikte çözmeye çalışarak üstünüzde yoğun duygusal yük oluşturabilir. Şunu söylemeliyim ki partnerinizin seni hala seviyorum demesi ilişkiyi sağlıklı ve tekrar ilerletme konusunda yeterli olacağı anlamına gelmez. Burada aslında sözlerden çok davranışların güven verip vermediği ve bu davranışların sizdeki karşılığı önemlidir. Yaşadığınız olaylar sonucunda değersiz ya da aldatılmış öfkeli hissetmeniz gayet normal anlaşılabilir tepkilerdir. Kendinize bu süreçte şefkatli davranmanız için öncelikle olarak duygularınızı bastırmak yerine kabul etmeniz gerekir. üzüntü öfke hayal kırıklığı bu süreçte normal olan duygulardır. Devamlı olarak eski partnerinizin ne düşündüğünü veya sözlerini anlamlandırmaya çalışmak yerine odak noktanızı kendi ihtiyaçlarınıza yönlendirebilirsiniz. Size daha yarar sağlayacaktır. Eğer panik ataklarınız sürekli olarak sıklığı artıyorsa bir uzman tarafından profesyonel bir destek almanız size faydalı olacaktır. Bu süreçte düzenli uyumaya ve beslenmeye özen göstermeniz güvendiğiniz insanlarla duygularınızı paylaşmanız ve günlük yürüyüşler yapmanız ayrıca sevdiğiniz etkinliklere de boş vakitlerinizi ayırmanız size büyük yardımcı olacaktır. Başka bir sorunuz varsa tekrar yazabilirsiniz Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,Yaşadığınız bu derin duygu yoğunluğunu çaresizlik hissini ve kaldırmaya çalıştığınız bu yükü anlatırken çok net bir şekilde anlaşılıyor. Hem kendi hem de eşinizin ailesinde destek yanında olmalarını görememeniz hatta bunun yerine manipülasyon görmeniz çeşitli suçlamalarla karşılaşmanız üstelik bi de bu durumların yanında hamilelik sürecinizin olması hepsini taşımak gerçekten çok zor. Yazdıklarınızda da psikolojik olarak sondayım ifadeniz gayet anlaşılır bir durum. Kendi ailenizin ve eşinizin statüsü maddi durumu üzerinde size yönetilen suçlamalar aslında sizin değerinizle ilgili değil tamamen onları kaygıları ve bakış açılarıyla ilgili bir durum. Ailenizin size sunduğu maddi imkanları kızınıza sunamayacak olma düşüncesi sizde bir suçluluk ve kaygı yaratsa da unutmayın ki bir çocuğun sağlıklı gelişimi için lüks imkanlardan çok duygusal olarak yeterli ve güvende ulaşılabilir bir ebeveyne ihtiyacı vardır. Bundan dolayı bebeğinize verebileceğiniz güven ve şefkat duygusu hiçbiri parayla ölçülemez. Şu an tek odak noktanızın kendi ruh sağlığınız ve karnınızdaki bebek olması gerektiğini unutmadan, hamileliliğinde getirdiği hormonal değişiklikleri de göz önüne alarak psikolojik bir destek almanız size daha çok yardımcı olacaktır. Bu süreçte kendinize yüklenmemeyi aksine şefkatle yaklaşmanızın önemi çok büyük unutmayın ki sınırlarınızı koruyarak kendinize şefkat göstermek şu an en temel hakkınız ve sorumluluğunuzdur. Başka bir sorunuz varsa tekrar soru sorabilirsiniz Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,İlk olarak bir düşüncenin sürekli zihninize gelmesi onu doğru olduğu anlamına gelmez kaygılı bir zihin olasılıkları sanki gerçekmiş gibi algılayabilir. Bundan dolayı da zihinde sürekli olarak ya şöyle olursa? kesin kötü bir şey olacak? diye döngü içerisine girebilir. Yani aslında gerçekteki bir tehditle hayali olan tehditi ayırt etmekte zorlanır. Sizin anlattınız olay aslında şuna benziyor zihninize ilişkiyle ilgili olumsuz bir düşünce geliyor ve bu düğünce sizi korkutuyor. Acaba neden bunu sürekli düşünüyorum diyorsunuz aslında düşünceyi uzaklaştırmaya çalıştıkça daha çok geliyor. Yani beyninizdeki alarm sistemi sürekli olarak açık kalıyor. Biz buna psikolojide anksiyete bazen obsesif düşünceler belirtileri olan kişilerde düşünceleri bastırmaya çalıştıkça zihninize daha çok gelmesi olarak tanımlıyoruz. Size önerim ise kendinize şu soruyu sormanız zihnime gelen bu düşünceler bir kanıt niteliğinde mi yoksa kaygının ürettiği bir ihtimal mi? bu ayrımı fark etmek çok önemli çünkü çoğu zaman kaygı ihtimalleri kesinmiş gibi hissettirebilir. Bunun dışında kaygınızı azaltmak için bedenini de sakinleştirmek için düzenli nefes egzersizleri ve yürüyüş uyku düzeni yöntemler yardım sağlayacaktır. Unutmayın kaygı sürekli olarak yanıt isteyebilir yani ya ayrılırsak? acaba beni seviyor mu? gibi sorulara cevap bulmaya çalıştıkça daha çok bu döngünün içine girerek zihninizi meşgul edecektir. Bir de uzun zamandır böyle ve hayatımı etkiliyor demişsiniz eğer böyleyse profesyonel bir destek almanız gerekebilir. Durumu daha netleştirmek adına ve süreci daha iyi atlatmanızı sağlayacaktır. Psikolog Melisa Sude Kav
Yaşadığınız yoğun çaresizlik hissini her an bir şey olacak mı korkusunun getirdiği yükü yazdıklarınızdan çok net anlaşılıyor. Nefes alamamanız her yerinizin uyuştuğunu hissetmeniz yaşadığınızı unutucak kadar gerçeklikten kopmaya işaret ediyor. Üstelik bu atakların sıklığının ayda 2 den 5-6 ya yükselmesi hayat kalitenizi ne kadar düşürdüğünü ve sizi kapana sıkışmış hissine sürüklediğini gösteriyor. Aslında bu tür panik atak tepkileri beynin ortada somut bir tehlike yokken Savaş veya Kaç" butonuna basmasıyla oluşan yanlış bir alarmdır. Bu esnada sürekli sanki her an panik atak olacak ve öleceğim diye düşünceler zihninizde döngü halinde tekrar eder. Biz buna beklenti anksiyetesi diyoruz. Bu döngü en ufak bir normal bedensel değişimi felaket gibi algılayıp yeni atakları tetikleyip sıklığı artırır. Kendinizi kötü hissettiğiniz bu sürecin tamamen düzelmesi, eski sağlığınıza kavuşmanız tabi ki mümkündür ve bunun için düşünce yapınızı değiştirecek Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) uygulayan bir psikologdan profesyonel destek almanız, atak sıklığının arttığı bu zorlu dönemde ise sinir sistemini yatıştırmanızı sağlayacaktır. Bunun dışında Kafein, nikotin ve alkol gibi uyarıcı maddeler kalp atış hızınızı yapay olarak artırarak beynine panik sinyalleri gönderdiği için, iyileşme sürecinizde kahve, asitli içecekler ve sigara tüketimini minimuma indirmek atak sıklığını doğrudan azaltacaktır. Tekrar bir soru yöneltmek isterseniz soru oluşturabilirsiniz. Bu sürecin geçici olduğunu ve kendinize şefkatle davranmayı da unutmayın lütfen. .Psikolog Melisa Sude Kav