Melisa Sude  Kav

Psk. Melisa Sude Kav

Mersin

Bilişsel Davranışcı Terapi, ACT, Şema Terapi

4.5
(22 Yorum)

Uzman Hakkında

2024 yılında İstanbul Kent Üniversitesi Psikoloji bölümünden Onur derecesiyle mezun oldum. İzmir Psikoloji Enstitüsünün düzenlediği Bilişsel Davranışçı Terapi, ACT ( Kabul ve Karalılık Terapisi ) ve Şema Terapi Uygulayıcı eğitimlerimi tamamladım. Şu an da Mersin Üniversitesi Aile Eğitimi ve Çift Danışmanlığında Yüksek Lisans yapmaktayım.

Eğitim

  • İstanbul Kent Üniversitesi - Lisans
  • Mersin Üniversitesi - Yüksek Lisans

Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)

  • DIR101 Floortime
  • İstanbul Kent Üniversitesi Terapi Odadına Hazırlık Normatif Olmayan Çift İlişkisi semineri
  • Gipdermersin Bireye Dokunan Ekoller semineri

Uzmanlık Alanları

Depresyon
Yetişkin Psikolojisi
Çocuk Psikolojisi
Şema Terapi
Duygudurum Bozuklukları
Çift Terapisi
Aile ve Çift Terapisi

Çalışma Ekolleri

  • Bilişsel Davranışcı Terapi
  • ACT
  • Şema Terapi

Cevaplar (120)

Merhaba sevgili danışan,Yazdıklarınızı okurken her şey benim yüzümden düşüncesi biz buna psikoloji de kişileştirme yani düşünce hatası diyoruz bi başka ifadeyle dışarıda olan olayları gereğinden fazla kendine bağlama eğilimi örneğin bir şey ters gitti ( benim yüzümden oldu) veya ortam gerildi ( ben düzeltemedim suç bende) fakat gerçek aslında şu her şey sizin kontrolünüzde değil ve daha da önemlisi her şey sizin sorumluluğunuzda değil. Peki hiç düşündünüz mü bunca yıl omuzlarınıza yığdığınız suçluluğun hikayesi nereden başladı? hangi söz bakış veya sessiz kaldınız da içinizde birikti ve sonunda patlama seviyesine ulaştı. Bu durum genelde içte bastırılmış duyguların dışa yansıması öfke patlaması şeklinde ortaya çıkabiliyor. Yine bedeninizin gösterdiği fizyolojik belirti olarak boğaz düğümlenmesi de söyleyemediğiniz şeylerin sizi tutması olarak açıklayabiliriz. Belki de bugüne kadar taşımak zorunda kalmadığınız bir yükü hiç kimse açık açık size bırakmadığı halde siz kendi içinizde büyütmüş olabilirsiniz. Öyle mi sizcede? Mesela en ufak aksi bir durumda bile neden ilk önce kendinizi suçladığınızı düşündünüz mü? Zihninize gelen her şey benim yüzümden oldu düşüncesi ardında yatan bunu kanıtlayan şey ne diye düşünebilirsiniz çünkü zihin çoğu zaman kanıt bulamaz sadece alışkanlıkla suçlar. Size bir egzersizde önermek istiyorum boğaz düğümlenmesi için O an geldiğinde:Elinizi boğazınıza koyunYavaşça nefes alın (4 sn)daha sonrada 6 saniyede verinİçinizden şunu söyleyin:“Şu an güvendeyim, bu sadece bir duygu”bu sayede sinir sisteminiz biraz sakinleşecektir. Eğer bir destek almak isterseniz buradan tekrar yazabilirsiniz. Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

Merhaba sevgili danışan,Anlattıklarınız aslında çoğu insanın zaman zaman başına geldiği bir durum. Bazı kişiler doğuştan kişisel özelliği daha sakin içe dönük bir yapısı olabiliyor. Herkesin sosyal ortamlarda davranış biçimi farklı olabiliyor bazıları da tam tersi atılgan dışa dönük bir yapıdadırlar. Fakat burada durulması gereken konu bu durum sizin hayatınızı ne kadar etkiliyor ve sizi nasıl hissettiriyor? Cümlelerinizde kendinizi silik , değersiz ve önemsiz hissettiğinizi söylemişsiniz peki bu hissi yaratan düşünce tam olarak ne? Çünkü Bazen insanlar sessiz kaldıklarında diğer kişilerin onu küçümsediğini önemsemediğini düşünebilirler. Ama çoğu zaman bu durum zihnimizin bize yaptığı bir yorum yanılsama olabilir. Yani gerçekten insanlar sizi böyle mi görüyorlar yoksa bu sizin kendinizle ilgili geliştirdiğiniz bir düşünce mi? Bunu fark etmek size daha farklı bir bakış açısı sunacağını düşünüyorum. Bunun dışında küçük adımlarla da olsa sosyal ortamlarda kendinizi daha iyi hissetmeyi deneyebilirsiniz örneğin şu sorulara cevap arayarak belki de Sosyal ortamlarda en çok hangi anlarda sıkılıyorsunuz . Konuşmak istemediğiniz anlarda aklınızdan neler geçiyor?” Sessiz olmanın sizin için iyi gelen tarafları var mı?” Eğer isterseniz bu soruları birlikte de keşfederek anlamaya çalışabiliriz. Size bir de sosyal adım egzersizi önermek istiyorum kendinize haftalık küçük hedefleri belirleyerek örneğin bir arkadaşınızla sohbet esnasında sohbeti siz başlatabilirsiniz veya konuşma esnasında konu içeriği bir film, ders veya işse sizde yorumunuzu dile getirmeyi deneyebilirsiniz. Burda amacımız çok konuşmak değil de sosyal temasınızı arttırmak. Başka bir sorunuz varsa tekrar soru oluşturabilirsiniz. Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

Merhaba sevgili danışan,Yazdıklarınızdan anlıyorum ki sizin “ yeme” davranışıyla olan ilişkiniz sadece bir açlıktan dolayı olmadığını eski bir alışkanlığınızı devam ettirme isteği yani özlem duygusuyla açıklanabilir. Çabalıyorum derken aslında o kelimenin altında yatan yorgunluğu anlayabiliyorum. Bu durum aslında yokuşu tırmanırken ayakkabınıza sürekli taşların takılması gibi o zorluklar karşısında sürekli çabalamanız ve tekrar başa dönmeniz. Bir gün istikrarlı diğer gün tökezlemek cümlesi aslında kontrolü tutarım sandığınız yerde birden elinizdekilerin kayıp gitmesi gibi. . sanki içinizde bir taraf sürekli şu gün düzgün gidersem yarın da devam edebilirim belki diye pazarlık yapıyor. Belki de anda olmak karşınıza çıkan başka durumları da görmeniz size daha farklı bir bakış açısı sunacaktır. Zayıflarsam hallolacak her şey ifadeniz belki de asıl ağır gelen terazide rakam değil aynada bakan gözlerin aradığı onay duygudur. Daha güzel olursam daha çok sevilirim bu ses ne zamandan beri var? Geçmişten gelen bir ses olabilir mi? Yemek yeme isteği bazen açlığı susturmak için değil de içte bir yaraya merhem olsun diye ortaya çıkar. Peki siz hiç düşündünüz mü neyi gerçekten iyileştirmek istiyorsunuz? Neye ihtiyaçınız var? Çünkü bazen yediğiniz tek lokma fazlalık değil de altta yatan bir kırgınlık sitem hissi olabilir. Siz bedeninizi küçültmek yerine ruhunuzda yer açmayı deneyebilirsiniz. ,Kendinizi anlamanız ve şefkat göstermeniz çok önemli bu süreçte 🌸 başka yardım almak istediğiniz bir nokta varsa tekrar bana yazabilirsiniz. Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

Merhaba sevgili danışan,Anlattıklarınızın sizi ne kadar yorduğunu ve duygularınızın da karmaşıklığını anlayabiliyorum Aynı anda hem öfkelenip hem de sonrasında kendinizi suçlu hissetmeniz insanı doğal olarak çok yorar. Bazen kişi öfke hissettiğinde bunu altında yatan görülmeyen bir ihtiyacın varlığı işaret ediyor olabilir. Siz öfkelendiğinizde ise zihninize şu geliyor gibi gözüküyor yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla önemsenmiyorum , anlaşılmıyorum duygusu di mi? Bu duygular genelde tekrarlayan ilişki deneyimlerinden öğrenilir örneğin çocukluğunuzda duygunuzu ifade ettiğinizde yeterince karşılık bulamadıysanız Kendinizi savunduğunuzda suçlu hissettirildiyseniz veya Aile içinde hep “idare eden”, “alttan alan” rolündeyseniz zamanla bu inancı geliştirerek bugünkü ilişkilerinize yansıyor olabilir. Sizinde bahsettiğiniz nişanlılık sürecinizde yaşadığınız kaygı gibi. .peki bu süreçte sizi en çok kaygılandıran düşünce ne? Ya da Kaybetme mi, yanlış yapma mı, yetersiz kalma mı hangi duygular daha baskın? Size bir duygu ayırma egzersiz önermek istiyorum öfke duygusu geldiğinde kendinize şu soruyu sormayı deneyin. Şu an neyi kaybetmekten korkuyorum? ve şu an neye ihtiyacım var? Diğer bir konu ise Suçluluk duygusu her zaman gerçek bir hatadan kaynaklanmaz. Bazen suçluluk, kişinin çocuklukta öğrendiği bir ilişkiyi koruma stratejisidir. Örneğin suçlu olursam terk edilmem. Bu nedenle bugün biriyle sınır koyduğunda, haklı olsan bile yoğun bir suçluluk hissedebilirsin. Bu yüzden Bu senin zayıflığın değildir aslında o dönem işe yarayan ama bugün yoran bir becerinin devamıdır. Umarım yazdıklarım size fayda sağlamıştır. Başka bir sorunuz varsa tekrar soru sorabilirsiniz. Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...