Melisa Sude  Kav

Psk. Melisa Sude Kav

Mersin

Bilişsel Davranışcı Terapi, ACT, Şema Terapi

4.5
(24 Yorum)

Uzman Hakkında

2024 yılında İstanbul Kent Üniversitesi Psikoloji bölümünden Onur derecesiyle mezun oldum. İzmir Psikoloji Enstitüsünün düzenlediği Bilişsel Davranışçı Terapi, ACT ( Kabul ve Karalılık Terapisi ) ve Şema Terapi Uygulayıcı eğitimlerimi tamamladım. Şu an da Mersin Üniversitesi Aile Eğitimi ve Çift Danışmanlığında Yüksek Lisans yapmaktayım.

Eğitim

  • İstanbul Kent Üniversitesi - Lisans
  • Mersin Üniversitesi - Yüksek Lisans

Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)

  • DIR101 Floortime
  • İstanbul Kent Üniversitesi Terapi Odadına Hazırlık Normatif Olmayan Çift İlişkisi semineri
  • Gipdermersin Bireye Dokunan Ekoller semineri

Uzmanlık Alanları

Depresyon
Yetişkin Psikolojisi
Çocuk Psikolojisi
Şema Terapi
Duygudurum Bozuklukları
Çift Terapisi
Aile ve Çift Terapisi

Çalışma Ekolleri

  • Bilişsel Davranışcı Terapi
  • ACT
  • Şema Terapi

Cevaplar (147)

merhaba sevgili danışan, Yalnızlığınızın uzun bir süreye de yayılmasıyla zihninizde bu boşluğu doldurmak için devamlı olarak senaryolar üretmesi çalışması bir tür savunma mekanızması üretmesi gibi aslında fakat bu mekanizmayı doğru yönetebilmek gerekir yani günlük hayatınızı olumsuz etkilediğinde odaklanma sorunları yaşadığınızda işlevselliğinizi de düşmesine neden olacaktır. Sabahları uyanır uyanmaz yoğun bir zihinsel yükle karşılaşmanız ve yataktan kalkmakta güçlük çekmeniz zihniniz güne başlarken maruz kaldığı bilişsel yükten kaynaklıdır. Zihin henüz uyku duyumundan uyanıklığa geçerken ki süreçte geçmiş anıları hatırlaması ve gelecek kaygıları da buna eklenince zihin hangisine odaklanacağını doğal olarak şaşırır. Bu durum aynı zamanda plan yapma sürdürememe unutmama gibi bilişsel süreçleri de doğrudan etkiler. Bu yüzden akademik veya günlük işlerde yaşanan başarısızlıklar bir beceri eksikliği değil, zihinsel kapasitenizin o an ki aşırı düşünmesinde işgal edilmesinin doğal bir sonucudur. Psikoloji de bu duruma ilk olarak kabul ve kararlılık yaklaşımı eşlik eder yani bu düşünceleri durdurmaya çalışmak yerine zihninize bir izleyici gibi yaklaşarak bakmayı deneyebilirsiniz. Düşünceler geldikçe onları durdurmaya çalışmak zihinsel çabayı artırır; bunun yerine duyusal odaklanma tekniklerini denemek size daha yarar sağlayacaktır. Mesela sabah uyandığınızda zihniniz düşüncelerle meşgul olmadan hemen soğuk suyla yüzü yıkamak, odada ki nesnelere odaklanarak saymak gibi fiziksel duyularınızı harekete geçirebilirsiniz. Ayrıca günlük işlevselliğinizi de etkilemesinden kaynaklı psikolojik bir destek almanız size yardımcı olacaktır. .Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

merhaba sevgili danışan,Yazdıklarınızdan anlaşılıyor ki yoğun kaygı yaşamanız sizde birçok olumsuz durumu da beraberinde getirmiş. Örneğin bir şey olacakmış hissi terleme daralma bayılacak gibi olma sürekli düşünmeniz ve beraberinde gelen yorgunluk hissi aslında bedenin ve zihnin sürekli olarak alarm şeklinde çalıştığını gösterir. Bu alarm sistemi gerçek bir tehlike olmasa bile beyin tehlike varmış gibi algılar. Bu zihninizde yaşadığınız döngüde en zorlayıcı olan noktalarda biri de kaçınmadır. O hissin tekrar geleceğini düşündükçe o ortamdan uzaklaşmak sürekli tetikte olma durumu veya düşünceyi bastırmak kısa sürede rahatlama sağlasa da uzun vade de beyin şunu algılayabilir demek ki gerçekten tehlikeliydi. Bu sayede de kaygı döngüsü sürekli olarak tekrar eder. İlk hedefimiz aslında düşünceleri kontrol etmekten çok onları yönetebilmeye çalışmak Kaygı geldiğinde önce kendine “Şu an kaygı yaşıyorum, bu his çok rahatsız edici ama geçici. ” diyebilmek Bulunduğunuz ana odaklanarak etrafınızdaki duyduğunuz gördüğünüz şeylere dikkatinizi yönlendirmeniz sinir sisteminizin eski haline dönmesini sağlayacaktır. Bu yaşadığınız durumun 10-15 gündür devam etmesi günlük yaşamınızı etkilemesi sizi yorgun hissettirmesi nedeniyle profesyonel bir destek almanızı öneririm Unutmayın Yardım istemek, durumun daha da kötüleşmesini beklemekten çok daha etkili bir adımdır. Yaşadığınız bu hissler sizi yorsa da bu durumun sürekli devam edeceği anlamına gelmez. Doğru yöntem ve tekniklerle yaşadığınız kaygı şiddeti düşebilir. .Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

merhaba sevgili danışan,Yaşadığınız durumun sizi ne kadar negatif yönde etkilediğini yazdıklarınızdan anlayabiliyorum. Özellikle yarın önemli bir sınavınız varken aileniz tarafından sürekli eleştirelmek veya diğer kişilerin sorumluluklarını da üstlenmeniz yaşadığınız stresi daha da artıyordur muhtemelen. Unutmayın ki birilerinin sizi sürekli suçlaması o suçlamaların doğru olduğu anlamına gelmez. Bazı aileler hissettikleri öfke hayal kırıklığı gibi duyguları en yakınındaki kişilere iletebilirler. Bu sizin değersiz ya da gerçekten suçlu olduğunuz anlamına gelmez. Şu an muhtemelen iki ayrı yükü aynı anda taşıyorsunuz. Bir yandan yarınki sınavla ilgili normal olan kaygınız diğeri de annenizin davranışlarının sizin üzerinizde oluşturduğu yük Şu an ikinci yük üzerinde durmanız yarın ki olan sınavınıza odaklanmanızı zorlaştırabilir. Kendinize şunu hatırlatarak Annem öfkesini bana yöneltiyor olabilir ama bu, onun duygularının tamamından benim sorumlu olduğum anlamına gelmez. Şu an ki önceliğim sınavım olmalı. .Mümkünse şu an tartışmalarda uzaklaşıp odanızda kısa nefes egzersizleri yapmanız sessiz bir ortamda çalışmaya devam etmeniz stresinizi azaltacaktır. Diğer bir yazdığınız ifade ise kimse beni anlamıyor sürekli suçlanıyorum cümleleri yaşadığınız yalnızlık hissini olayların etkisini olduğundan daha fazla gösterebilir. Yarın ki sınavınız için elinizden geleni yapmaya çalışın unutmayın mükemmel olmak zorunda değilsiniz. Son olarak size bir soru sormak istiyorum:Anneniz size daha çok hangi konularda yükleniyor? Bu cevabın yanıtı size daha uygun baş etme yöntemleri bulmamıza yardımcı olabilir. Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...

merhaba sevgili danışan,Yaşadığınız süreç aslında yalnızca bir ayrılık değil beraberinde güven duygunuzun da sarsıldığı ve belirsizliği yoğun yaşadığınız bir dönem partnerinizin başka birisiyle tanıştığına dair söylemleri ve bunun üstüne her şeye rağmen sizi de hala sevdiğini söylemesi zihninizde birçok soru işareti oluşmuş gibi görünüyor. Bu tür durumlar çelişkililer içerisinde kalmanız kaygıya yönelik kişilerde sürekli düşünmeyle birlikte çözmeye çalışarak üstünüzde yoğun duygusal yük oluşturabilir. Şunu söylemeliyim ki partnerinizin seni hala seviyorum demesi ilişkiyi sağlıklı ve tekrar ilerletme konusunda yeterli olacağı anlamına gelmez. Burada aslında sözlerden çok davranışların güven verip vermediği ve bu davranışların sizdeki karşılığı önemlidir. Yaşadığınız olaylar sonucunda değersiz ya da aldatılmış öfkeli hissetmeniz gayet normal anlaşılabilir tepkilerdir. Kendinize bu süreçte şefkatli davranmanız için öncelikle olarak duygularınızı bastırmak yerine kabul etmeniz gerekir. üzüntü öfke hayal kırıklığı bu süreçte normal olan duygulardır. Devamlı olarak eski partnerinizin ne düşündüğünü veya sözlerini anlamlandırmaya çalışmak yerine odak noktanızı kendi ihtiyaçlarınıza yönlendirebilirsiniz. Size daha yarar sağlayacaktır. Eğer panik ataklarınız sürekli olarak sıklığı artıyorsa bir uzman tarafından profesyonel bir destek almanız size faydalı olacaktır. Bu süreçte düzenli uyumaya ve beslenmeye özen göstermeniz güvendiğiniz insanlarla duygularınızı paylaşmanız ve günlük yürüyüşler yapmanız ayrıca sevdiğiniz etkinliklere de boş vakitlerinizi ayırmanız size büyük yardımcı olacaktır. Başka bir sorunuz varsa tekrar yazabilirsiniz Psikolog Melisa Sude Kav

Devamını Oku...