Psk. Melisa Sude Kav
Mersin
Bilişsel Davranışcı Terapi, ACT, Şema Terapi
Uzman Hakkında
2024 yılında İstanbul Kent Üniversitesi Psikoloji bölümünden Onur derecesiyle mezun oldum. İzmir Psikoloji Enstitüsünün düzenlediği Bilişsel Davranışçı Terapi, ACT ( Kabul ve Karalılık Terapisi ) ve Şema Terapi Uygulayıcı eğitimlerimi tamamladım. Şu an da Mersin Üniversitesi Aile Eğitimi ve Çift Danışmanlığında Yüksek Lisans yapmaktayım.
Eğitim
- İstanbul Kent Üniversitesi - Lisans
- Mersin Üniversitesi - Yüksek Lisans
Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)
- DIR101 Floortime
- İstanbul Kent Üniversitesi Terapi Odadına Hazırlık Normatif Olmayan Çift İlişkisi semineri
- Gipdermersin Bireye Dokunan Ekoller semineri
Uzmanlık Alanları
Çalışma Ekolleri
- Bilişsel Davranışcı Terapi
- ACT
- Şema Terapi
Cevaplar (135)
merhaba sevgili danışan,Beş yıl boyunca süren bir evliliği hayallerinizi ve güveninizi verdiğiniz ilişkinin ihanetle sonuçlanması sizi ne kadar yıprattığını anlayabiliyorum. Şu an aslında sadece alışık olduğunuz düzeni güvenli alanınızı geride bırakmaya çalışırken yeni bir çevreye de yaşama da uyum sağlayamaya çalışıyorsunuz. Kendinizi bazı zamanlar mutlu bazı zamanlar üzgün hissetmeniz bir çöküş değil içinizde bulunduğunuz durumun sarsıntının verdiği doğal bir yas tepkisi aslında bu süreçte kendinizi hemen toparlanmak veya hedeflerinize kusursuzca odaklanmak için zorlamayın. Duygularınızı bastırmak yerine ağlama, bağırma veya hissetme ihtiyacınızı serbest bırakmanız size daha yarar sağlayacaktır. Unutmayın ki boşanmak da evlenmek kadar önemli bir süreçtir. Bu yaşam krizlerini tek başınıza üstlenmek zorunda değilsiniz profesyonel psikolojik destek alarak bu süreci daha sağlıklı ilerletebilirsiniz. İhanetin getirdiği değersizlik hissi ve yoğun öfke güvensizlik duyguları yaşamanız normal bir durumdur. Önemli olan bu duyguları anlamlandırmaya çalışmak ve sağlıklı baş edebilme yollarını bulmakŞu an hissettiğiniz o büyük boşluk ve acı kalıcı değil; sadece köklü bir değişimin ve iyileşmenin görünen geçişi tarafıdır. Bu süreçte kendinizi hemen toparlanmak veya hedeflerinize hemen odaklanmak için zorlamayın. Yeni hayatınıza ve yeni yerinize alışmak için kendinize zaman tanıyın; hedeflerinizi büyük tutmak yerine günlük küçük adımlarla ilerleyin. Başka bir sorunuz varsa tekrar soru oluşturabilirsiniz. Kendinizi bu süreçte suçlamamaya ve şefkat göstermeye özen gösterin. .Psikolog Melisa Sude Kav
Yaşadığınız zihinsel yoğunluk sürekli olarak kontrol etme çabanız ve içinde bulunduğunuz belirsizlikleri yönetme çabası olan aşırı düşünmek döngüsünde olduğunuzu gösteriyor. Zihniniz sürekli olarak eski ilişkilerinizdeki güven ve terk edilme sorunlarını neden sorusuyla olumsuz senaryolar yaratıyor gibi anladığım kadarıyla ancak bu durum partnerinizle aranızda görünmez bir duvar örmekte sorunları daha da karmaşıklığa gitmesine neden olacaktır. Diğer yandan, ilişkilerinizde kendi sınırlarınızı ve ihtiyaçlarınızı önemsemeyip tamamen partnerinizi anlamaya ve onun yanında olmaya odaklanmanız, zamanla dengesiz bir ilişki dinamiği de oluşmasına neden olur. Bu durum sizin açınızdan duygusal olarak tükenebilir ve hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Yaşadığınız heves kaybı ve derin tükenmişlik hissini hafifletmek ve bu tekrarlayan ilişki döngülerini kırmak adına profesyonel destek almanız sizin yararınıza olacaktır. Unutmayın yardım almak bir zayıflık göstergesi değil aksine ne kadar güçlü ve cesaretli olduğunuzu gösterir. Zihniniz eski sevgilinizin ne yaptığını sorgulamaya ve felaket senaryoları kurmaya başladığında kendinize sakin bir sesle "Bu düşünce şu an elimde olan kesin bir kanıta mı dayanıyor, yoksa zihnimin kaygıyla ürettiği bir varsayım mı? sorabilirsiniz bu sayede düşünceleri somut bir şekilde anlamaya başlayacaksınızdır. Kısacası, zihninizi sürekli dışarıdaki insanları anlamaya ve kontrol etmeye çalışmaktan ziyade kendi iç dünyanıza, odaklanmaya çalışmanız bu süreci daha iyi yönetmenizi sağlayacaktır. Tekrar bir sorunuz varsa soru oluşturabilirsiniz. Kendinize şefkat göstermeyi de unutmayın lütfen. .Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,Yazdıklarınızdan da anlıyorum ki içinizde derin bir anlaşılma ve şefkat görme arzusu var. Sizin diğer kişilere gösterdiğiniz o anlayış ve sabrı aynı şekilde görmek istemeniz gayet anlaşılır bir durum bunu görmediğiniz için içinizde biriken yalnızlık ve duygusal yorgunluk yazdıklarınızdan da çok net görülüyor. Sürekli ağlama hissinizin de gelmesi içinizde biriktirdiğiniz duyguların dışarıya yansımasıdır. Aynı zamanda kendinizi karşı haksızlık ettiğinizi fark etmeniz aslında içinizde kendinizi iyileştirmeye dair bir gücün olduğunu gösteriyor. Burada paylaştıklarınızla ilk adımı attınız aslında Kendinizi sevmek ve değer vermek, her an "daima mutlu olmak" ya da ağlamayı tamamen hayatınızdan çıkarmak demek değildir. Psikolojide öfke heyecan hüzün duyguları kontrol edilmesi gereken düşman duygular değildir. Bu duygular bize sınırlarımızın ihlal edildiği biraz durup dinlenmek ve düşünmeye ihtiyacımızın olduğunu gösterir. Siz kendinize hak ettiğiniz şefkati göstermeye, sınırlarınızı korumaya ve kendinizle kurduğunuz bağı güçlendirmeye başladıkça, başkalarıyla olan ilişkilerinizde de o beklediğiniz empati ve güven zemini yavaş yavaş oluşacaktır. Unutmayın ki tüm bu duygusal yükleri tek başınıza omuzlamak zorunda değilsiniz. Profesyonel Yardım almak bir zayıflık göstergesi değildir. Aksine duygusal yüklerinizi paylaşarak ne kadar güçlü olduğunuzu gösterir. Terapi alarak kendinizi keşfetme ve değer verme yolunda size destek sağlayacaktır. Öneri olarak ise Ağlama hissi geldiğinde bunu bastırmak yerine kendinize güvenli bir alan yaratın ve bırakın gözyaşlarınız aksın. Duyguyu yaşayıp bitirmek, onu içinizde büyütmekten çok daha az yorucudur. Psikolog Melisa Sude Kav
Yaşadığınız bu tetikte olma durumu ve sürekli olmayan şeyleri düşünmeniz zihinsel olarak be kadar yıprattığını anlayabiliyorum. Kendinizi mutlu ve huzurlu hissettiğiniz anlarda bile ya kötü bir şey olursa düşüncesinin gelmesi bir nevi zihnin huzuru tehdit şeklinde algılamasından kaynaklanıyor gibi. Nefes egzersizleri yürüyüşler kısa vadede bedeninizi rahatlatsada bu durumun arkasında belirsizliğe tahammülsüzlük yatıyor gibi görünüyor. Çünkü zihin bu düşünceleri üreterek aslında korumaya altına çalışıyor gibi gözükebilir. Sizinde dediğiniz gibi bir uzmandan destek almanız en azından bu düşüncelerle nasıl baş edebileceğinize yol gösterecektir. Yaşadığınız bu döngüden kurtulmanın yolu zihninizdeki negatif düşüncelerle savaşmanız değildir tam tersi savaşırsanız zihninize o düşünceler daha çok gelecektir. Size önerim ise • Düşünce günlüğü tutabilirsiniz. Kafanızda kurduğunuz senaryoları bir kağıda yazın ve altına şu iki soruyu ekleyin: "Bu düşüncenin gerçekleşeceğine dair elimdeki somut kanıtlar neler?"Bu düşüncenin sadece bir olasılıktan ibaret olduğuna dair kanıtlar neler? Kişi zihni kaygılıyken her zaman en kötü seçeneğe odaklanır. Bu olumsuz düşünce döngüsünü kırmak için şu iki soruyu sorabilirsiniz. Başıma gelebilecek en kötü şey ne?" "Başıma gelebilecek en iyi şey ne?"Kısacası zihninizin sürekli düşünceler üretmesi kalıcı bir çaresizlik durumu değildir. Sadece yanlış yapılandırılmış bir savunma mekanizması gibi de düşünülebilir. Bu süreçte kendinize yüklemeden anlamaya çalışmanız daha yararlı olacaktır. Terapi süreci içinde Burda bunları paylaşarak aslında ilk önemli adımı attınız. Psikolog Melisa Sude Kav