Tolga Özer

Psk. Tolga Özer

Türkiye, İstanbul

Online Terapi, Şema Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Depresyon, Kaygı Bozuklukları, Kişilik bozuklukları, OKB, Travma, Yeme Bozuklukları

4.6
(10 Yorum)

Uzman Hakkında

2024 yılında FMV Işık Üniversitesi ingilizce psikoloji bölümünden mezun oldum. İstanbul Rumeli Üniversitesinde Klinik Psikoloji bölümü son dönem öğrencisiyim. Fiziksel sağlığı önemseyen ve bütüncül yaklaşımı oldukça önemli bulan bir psikolog olarak TVGFB Federasyonu Fitness Eğitmenliği yetkinliğine de sahibim.

Eğitim

  • Işık Üniversitesi - Lisans
  • Rumeli Üniversitesi - Yüksek Lisans

Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)

  • Bilişsel Davranışçı Terapi
  • Rasyonel Duygucu Davranışçı Terapi
  • Şema Terapi süpervizyon
  • BDT süpervizyon
  • Oyun terapisi
  • Çocuk ve Ergenlerde Rddt ve Bdt
  • TVGFBF Fitness eğitmenliği

Uzmanlık Alanları

Depresyon
Panik Bozukluk
Travma ve TSSB
Duygudurum Bozuklukları
Sosyal Kaygı
Yeme Bozuklukları
İlişki Sorunları
Şema Terapi
Duygudurum Bozuklukları
Duygusal Yeme
Sınav Kaygısı
Antisosyal Kişilik
Kariyer Rehberliği
Akran Zorbalığı
Spor Psikolojisi
Oyun Bağımlılığı
Borderline Kişilik Bozukluğu
Narsistik Kişilik
Bağımlılıklar

Çalışma Ekolleri

  • Şema Terapi
  • BDT
  • RDDT

Cevaplar (27)

Merhaba sevgili danışan, babanızın yaklaşık on yıl boyunca süren gel-gitleri, aile içi etkileşim ve rol dağılımında yaşattığı belirsizlikler ve ayrılırken hem maddi hem manevi olarak tüm yükü annenizin üzerine bırakması, hayatınızda derin izler bırakmış oldukça zorlayıcı bir yaşam deneyimidir. Bu süreçte annenizin ebeveynlik rolünde büyük bir mücadele vererek sizleri ayakta tutması çok kıymetliyken, sizin de dört yıllık bir sessizliğin ardından babanızın pişmanlık temalı geri dönüşüyle sarsılmanız oldukça anlaşılır bir durumdur. Babanızın kendi vicdanını hafifletme çabası karşısında hissettiğiniz o rahatsızlık ve yükün size bırakılması hissi, aslında ilişkilerde ve benlik algısında zorlayıcı örüntülerle karşı karşıya olduğunuzu göstermektedir. Sizin kendinizi bu hikayenin merkezinde görmeyip anneniz, ablanız ve abinizin süreçten daha fazla etkilendiğini düşünmeniz, adalet ve değer algısında zorlanma yaşamanıza neden olarak bir yandan sınırlarınızı koruma isteği, diğer yandan ise istemsiz bir suçluluk duygusu yaratmaktadır. Klinik bir etiket yerine süreç diliyle ifade etmek gerekirse, yaşadığınız bu durum belirsizlik karşısında zorlanma ve karar alma süreçlerinde zorlanma ile yakından ilişkilidir. Babanızın geçmişte yaptığı seçimlerin ve yarattığı tahribatın sorumluluğu tamamen kendisine aittir; onun iç huzura kavuşmasını sağlamak ya da vicdanını rahatlatmak kesinlikle sizin sorumluluğunuz değildir. Bu duygusal yükle başa çıkabilmek ve sınırlarınızı koruyabilmek adına, duygu-düşünce-davranış ilişkisini fark ederek babanızın pişmanlığının sadece onun kendi içsel süreci olduğunu, sizin ona bir af borçlu olmadığınızı kendinize hatırlatmanız farkındalık sağlayabilir. Bu noktada, onun suçluluk duygusunu hafifletme rolünü üstlenmemek ve mesafeli kalma arzunuza saygı duymak, kendi psikolojik iyi oluşunuzu desteklemek adına atabileceğiniz en sağlıklı adımdır.

Devamını Oku...

Merhaba sevgili danışan, üniversite yıllarınıza dayanan iki yıllık bir ilişkinin ardından yaşanan bu ayrılık, pişmanlık ve belirsizlikle dolu süreç nedeniyle kendinizi oldukça kafa karışıklığı içinde ve duygusal olarak sıkışmış hissetmeniz çok insani bir durumdur. Yaşadığınız bu döngü, ilişkilerde ve benlik algısında zorlayıcı örüntülerin bir yansıması olup, bir yandan sevgi ve bağlılık hissederken diğer yandan partnerinizin hayatındaki yeni ve kesin kararlar karşısında çaresizlik hissetmeniz, kayıp sonrası uyum ve yas süreçleri yaşadığınızı göstermektedir. Karşı tarafın size olan sevgisini dile getirmesine ve sizinle iletişimini sürdürmesine rağmen evlilik yolundaki kararından vazgeçmemesi, ilişki içinde yaşanan iletişim ve sınır zorluklarının bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Bu durum, zihninizde sürekli bir "gitmek mi, kalmak mı?" çatışması yaratarak karar alma süreçlerinde zorlanmanıza ve yeterlilik ile öz-değer algınızda güçlükler yaşamanıza neden olmaktadır. Geçmişte yaşanan ayrılıp barışma döngüleri, karşı tarafın güvenini ve size olan inancını zedelemiş olabilir; bu da şu anki nişanlılık kararına sıkı sıkıya tutunmasına yol açan bir süreç diliyle anlatılabilir. Bu noktada, kendi psikolojik iyi oluşunuzu desteklemek adına "Son sözlerimi söylerken odağım karşı tarafı ikna etmeye çalışmak mı, yoksa kendi duygusal huzurumu ve sınırlarımı korumak mı olmalı?" sorusunu kendinize sormanız önemli bir farkındalık alanı açabilir. Mevcut tabloda partnerinizin hem sizinle görüşmesi hem de nişanlılık sürecini devam ettirmesi, duyguları düzenlemede güçlük yaşanan anları işaret etmektedir. Bir uzman eşliğinde bu süreci çalışmak, geleceğiniz için daha sağlıklı adımlar atmanıza ve bu zorlayıcı yaşam deneyimlerinin etkilerini anlamlandırmanıza yardımcı olabilir. Kendi değerinizi karşı tarafın dönüp dönmemesi üzerinden tanımlamak yerine, yaşadığınız bu kaybın yasını tutmaya izin vermek ve sınırlarınızı netleştirmek uzun vadeli iyilik haliniz için kıymetlidir. İsterseniz bu noktada sizin için en zor gelen kısmın, partnerinin hayatındaki bu yeni durumla yüzleşmek mi yoksa kendi pişmanlığınla baş etmek mi olduğunu düşündüğünüz alanları kendinize açabilirsiniz.

Devamını Oku...

Merhaba sevgili danışan, altı yıllık evliliğinizde sarsılmaz bir güven duyduğunuz eşinizle ilgili yaşadığınız bu sadakat zedelenmesi ve beraberinde gelen ayrılık süreci nedeniyle kendinizi inanılmaz kötü, hayal kırıklığına uğramış ve çaresiz hissetmeniz çok insani bir durumdur. Evladınıza karşı olan hassasiyetinizle birleşen bu zorlu deneyim, aslında aile içi etkileşim ve rol dağılımında yaşanan ciddi bir sarsıntıyı ve güven bağının kopmasıyla ortaya çıkan yoğun bir yas sürecini temsil etmektedir. Eşinizin pişmanlık dile getirmesine ve çabalamasına rağmen, yaşadığınız olayın detayları ve "bitirmeye gittim" şeklindeki açıklamaların zihninizde yarattığı soru işaretleri, ilişkilerde ve benlik algısında zorlayıcı örüntülerin oluşmasına yol açarak karar alma süreçlerinde zorlanmanıza neden olabilir. Aldığınız boşanma kararı sonrası geçirdiğiniz bu sancılı günler, zorlayıcı yaşam deneyimlerinin doğal bir etkisi olup, hem kendinize hem de çocuğunuza dair yeterlilik algınızda zorlanma yaşamanıza sebebiyet verebilir. Bu noktada, yaşanan güven kaybının ve sarsılan sadakat duygusunun yarattığı duygusal tahribatı anlamlandırmak adına, "Bu kararı alırken beni en çok koruyan şey neydi?" sorusunu kendinize sormanız ve duygularınızı zamana yayarak gözlemlemeniz farkındalık sağlayabilir. Eğer bu süreçte yoğun bir tıkanmışlık hissediyorsanız, bir uzman eşliğinde hem bireysel psikolojik iyi oluşunuzu desteklemek hem de ebeveynlik rolünde zorlanılan alanları sağlıklı yönetmek adına profesyonel bir destek sürecini değerlendirmek faydalı olabilir. Bu zorlu geçiş döneminde duygularınızı fark etmenize ve kendinize dair yeterlilik algınızı güçlendirmenize yardımcı olabilecek egzersizi belirtiyorum.

Devamını Oku...

Merhaba sevgili danışan, kaygı ve endişe düzeyinin yoğunlaştığı bu dönemde, vücudunuzun verdiği ani yoğun endişe ve bedensel belirtilerle gelen ataklar nedeniyle kendinizi oldukça korkmuş ve çaresiz hissetmeniz çok insani bir durumdur. Nefes darlığı, kalpte baskı hissi, halsizlik ve bayılacakmış gibi olma deneyimleri, aslında yaşadığınız yoğun stresle baş etmede zorlanılan süreçlerin bedensel birer yansımasıdır. Her ağrıyı kalp krizi gibi ciddi bir tıbbi duruma yorma eğiliminiz, bedene yönelik algı ve değerlendirmelerde zorlanma yaşandığını gösterirken; dudak yeme veya ayak sallama gibi davranışlar bu yoğun kaygıyı dışa vurma çabanızı temsil etmektedir. Vitamin eksikliğinizin de etkisiyle yaşadığınız göz kararması gibi durumların yarattığı bu tablo, sizi bir hastalık döngüsü içinde hissettirerek psikolojik iyi oluşu destekleyen alanlarda güçlükler çıkarıyor olabilir. Bu bedensel-duygusal bağlantıların yoğunlaştığı anlarda, zihninizin hayati bir tehdit algısıyla "savaş ya da kaç" tepkisi vermesi, kendinizi bir kısır döngüdeymiş gibi hissetmenize yol açabilir. Bu noktada yaşadığınız zorlayıcı deneyimlerin etkilerini anlamlandırmak adına, "Bu bedensel belirtiler başladığında zihnimden geçen ilk düşünce ne oluyor?" sorusunu kendinize sormanız farkındalık sağlayabilir. Tanı ve tedavi dili kullanmadan ifade etmek gerekirse, yaşadığınız bu durumun psikolojik arka planını bir uzman eşliğinde profesyonel bir çerçevede çalışmak, duygu-düşünce-davranış döngüsünü fark etmenize ve baş etme becerilerinizi güçlendirmenize yardımcı olabilir. Kendi sürecinizi gözlemleme noktasında, bedensel duyumlarınıza yüklediğiniz anlamları fark etmek, bu yoğun kaygı anlarını yönetebilmeniz için önemli bir adım olacaktır. Bu duyguyu fark etmenize yardımcı olabilecek bir egzersiz, platformda ilgili bölümde yer almaktadır. İsterseniz yorumlarda, bedensel belirtilerin yoğunlaştığı anlarda en çok hangi düşüncelerin sizi zorladığını paylaşabilirsiniz.

Devamını Oku...