PsikolojiKategorisi

Zihinsel ve duygusal olarak kendini daha iyi hissetmek bazen küçük farkındalıklarla mümkün. Duygularını anlamak, iç dünyanı keşfetmek ve kendine biraz alan tanımak istiyorsan doğru yerdesin.

Soru sor
Filtrele
filtre ikon
Kategoriler

Filtrele

Soru sor
Filtrele
filtre ikon
Kategoriler
Psikoloji

kendimi sabote etmekten nasıl kurtulurum?

Son zamanlarda fark ettiğim bir şey var: Bir işe girmek istiyorum, gerçekten istiyorum hatta bazen motive de oluyorum. Ama işe girdikten kısa bir süre sonra içimde büyük bir sıkılma hissi oluyor. o iş beni geliştirecek bile olsa. Ne yaparsam yapayım o isteği sürdüremiyorum. Başta heyecanla başlıyorum, sonra her şey rutinleşince hemen isteğim kayboluyor. pozitif değişimlere direniyorum resmen hocam sabote ediyorum kendimi olay bu. Bu yüzden kendimi sürekli aynı döngünün içinde buluyorum. İşe giriyorum, bir süre idare ediyorum, sonra sıkılıp çıkıyorum. Bu durum hem beni yıpratıyor hem de özgüvenimi zedeliyor. “Acaba bende bir problem mi var?” diye düşünmeye başladım. Bir yandan istikrarlı bir hayat, düzenli bir gelir ve güven duygusu istiyorum. Ama öte yandan sanki bu tür ortamlarda nefes alamıyormuşum gibi geliyor. Fazla kalabalık ya da stresli ortamlar beni çok çabuk tüketiyor. Gerçekten ne istediğimi ve hangi alanda kalıcı olabileceğimi bulmakta zorlanıyorum. Bu kararsızlık, bazen hayatımın diğer alanlarına da yansıyor gibi. Neden böyle hissettiğimi, bunun arkasında ne olduğunu anlamak istiyorum hocam. psikoloğa gitmek istiyorum ama baya pahalı tabi ondan gidemiyorum da. kendimce kişisel gelişim kitapları okuyorum. ama sürekli aynı döngüdeyim adım atıyorum ama işte 2. nci günde aklımdan aman boşver şimdi sorumluluk alıcaksın ne gerek var senden çok sey beklicekler o işe alışıp düzenli gidersen de en iyisi sen rahatını bozma devam et diyr düşünceler geliyor. .

Psikoloji

Adlandıramadığım o ruh hali

Temmuz ayından beri dönem dönem değişik bir ruh hali geliyor ve ne yazık ki artık bu kadar uzun süredir devam ettiği için iki üç günde bir oluyor. Geceleri uyuyamıyorum uyusam bile rüyamda bile düşünceler akıyor aklımdan. Uyanıyorum ve ilginç bir şekilde zihnimde yarım kopuk belli belirsiz düşüncelerle uyanıyorum. Rüyamda da zihnim düşünüyor ama ne düşündüğümü bilmiyorum. Kopuk yarım düşünceler. Akıp gidiyor ama çok hızlı . Uyuyamıyorum uyusam bile zihnen yorgun uyanıyorum. O dediğim ruh halide şöyle bir ruh hali: Tatsız tutsuz böyle hayata dair heyecanım kalmamış gibi. Eskiden neyden zevk alırdım neyi severdim onu bile anımsayamıyorum. Eskiden sevdiğim şeylerin ne olduğuna bakıyorum onları yapmaya çalışıyorum ama yok onları da sevmiyormuşum ki kendimi sevdiğime inandırmışım . Bir çok şeyi böyle yapmışım aslında. eskiden bölümüme derslerime aşıktım zevk alırdım dinlerken çalışırken şimdi son senem sırf uzatmadan güzelce bitirmek için gidiyorum. Derste aklım anda kalamıyor , arkadaşlarımlayken de anda kalamıyorum. Bir anda bir korkuda geliyor ya geçemezsem sınavdan bir cümle bile kaçırmamalıyım asla kaçırmamalıyım diyorum her şeyi yazmaya çalışıyorum o korku gelincede. Derste hem bununla savaşıp hem de derse odaklanmak için zorluyorum kendimi. Aslında tekken yani arkadaşlarım yokken ve tek oturunca zihnim çok berrak oluyor ger şeyi anlıyorum yazıyorum içim rahat ediyor boş vaktimde gidip ders çalışıyorum içim rahat ediyor. Sonrasında onlar derse gelirlerse ve uzak oturursam dinleyip öğreniyorum. Ama onlar varken zamanımı kontrol edemiyorum gibi hissediyorum hatta sadece zaman değil dersi de onlar yanımda otururken ( hiçbir şey yapmasalar bile ) dinleyemiyorum. Hiç tanımadığım bir insanla tanışıp bir süre bir yerde duracaksam kendimi çok rahat hissediyorum. Ama uzun ilişkilerde arkadaşlık dahi olsa boğuluyorum. Onları seviyorum ama uzun süre kimseyle yapamıyorum buna ailem bile dahil. Herkeste sorun olamaz belli ki bir problememim var. Ama asıl sorun şu dediğim heyecansızlık hali. Bir heyecanım yok bir isteğim arzum nasıl desem sanki her şey çok dünyevi geliyor artık. Bir sistemde dönen çarklar gibiyiz . Herkes kendine yapay bir hedef ya da arzu belirliyor onun peşinde koşarken yaşamaya devam ediyor diye düşünüyorum. Ben artık yapaylık istemiyorum. Konuşmak istemiyorum insan dahi görmek istemiyorum. Bu ruh hali beni benden götürüyor. Bundan sonrada kendimi toparlamak için bir şeyler deniyorum sonra da kendimi dünyalarını yerinden oynatabilirim gibi hissediyorum. Her şeyi başarırım yeterki isteyim ben diyorum. Çok inişli çıkışlı ruh halim oluyor bazen gün içinde bazen hafta içinde bazen saat başı. Bugün mesela güzel uyandım derse gittim arkadaşlarım yoktu dinledim güzelce içim rahat etti sonra çıktım aram vardı beş saat çıktım yaptığım keki yerken hiç tanımadığım bir kıza ikram ettim tanıştım biraz konuştuk sonra vedalaştık kalktım ders çalıştım derse indim. Sonra arkadaşlarım gelmiş dersin ortasında ben dersi dinledim arada koptum ama dinledim öğrendim. Kendime baskı yapıyorum nerdeyse 3 senedir her dersi derste öğrenmek için baskı yapıyorum . Dersi kaçırırsam kendime kızıyorum. Neyse gün bitti arkadaşlarımla konuştuk ettik dönerken donuk değildim içim rahattı. İçim rahat değilken donuk oluyorum. Sonra akşam teyzemde kalmak için şehir dışına geldik. Hayatın burda sakin olması beni çok huzurlu hissettirdi. Sonra eve döndük zaman geçti o kötü ruh hali geldi. Heyecansızlık ve ağlama isteği. Böyle zaman zaman bu his gelince ağlıyorum içimde tutmamak için ki ben 22 yaşıma kadar toplasanız 5 kere ağlamamışımdır. . Ki tutamıyorumda yani elimde değil kontrol edemiyorum eskiden edebiliyordum. Gidio bir yerlerde ağlıyorum bazen saklıyorum bazen saklamakla uğraşmak bile yorucu geliyor. Bir günde nasıl bu kadar iniş çıkış olur insanda? Başta gün içinde değil ayda belli dönemler olurdu sonra gün içine döndü. Kendimi diğer insanlara nazaran çok geride hissediyorum. Ama bu hayatta geri kalmışlık yaşanmışlıkta geri kalmışlık. Yetersizlik değil . Böyle aynı anda telefonla uğraşıp konuşan insanlara bile hayret ediyorum ben ikisini aynı anda yapamıyorum. İki işi aynı anda beceremiyorum. Bir de bazen kendime bir şeyleri yapmak için acele ettiriyorum acelem olmasa bile. Ki çoğu zaman acelem yokken bu baskıyı kendime yapıyorum neden bilmiyorum. Beni bu heyecansızlık ve isteksizlik hali korkutuyor bunu nasıl aşabilirim?

Psikoloji

neden bir işe girmeye korkuyorum?

merhaba betül hocamben uzun süredir işsizim. normalde girsem girerim ama hiç isteğim ve hevesim yok. girsem de ilk başta zorlanıp çıkıyorum hemen. mesela geçen sefer kliniğe işe girdm göz kliniği idi. aslında yapsam yaparım ama hiç içimden kalkıp işe gitmek gelmiyor. o kadar sorumluluk alıcam vb ve gerek yok çıkarım burdan ben yine şimdi olmazsa deyip en iyisi devam ettirmeden çıkıyorum ve 2. gün gitmiyorum bahaneler üretiyorum. kendimi sabote ettiğiimin farkındayım ama hiç o motivede ve kafada değilim inanın ki. çalışmak bana saçma geliyor ömür boyu çalışıp napıcam ki ne önemi var diyorum. o kliniğe girdiğimde orda çalışan kızlardan da pek hoşlanmadım hepsi birbiriyle sıkı fıkı ama ben yeni olduğumdan o samimiyeti ilerde de göremem deyip çıkmak istedim. zorluğa gelemşyorum hiç uğraşmadan pes ediyorum. sizce neden böyleyim? çok yoruyor bu durum beni. .

Psikoloji

Beni yargılayan sesler duyuyorum

Merhaba. Sesler duyuyorum bana hakaret ediyorlar. Gün içerisinde durmaksızın katlanmak zorunda kalıyorum. İş hayatımda mobbinge uğramıştım ondan sonra başladı. Hatta sesler mobbing altında olduğum zamandaki hakaretleri tekrar ediyorlar hatırlatıyorlar. Sesler bunun nedeninin kızlarla yaşadığım yanlış ilişkiler olduğuna beni inandırdılar. Yani cezalandırıldığıma. Psikyatra başvurdum bir antipsikotik kullanıyorum sesleri biraz azaltıyor ama yeterli olmuyor. Travma yaşamış olabilirim bilmiyorum. Yada travma sonrası stres bozukluğu da yaşıyor olabilirim. Nasıl başa çıkabilirim

Psikoloji

Kendimi neden sürekli yetersiz hissediyorum?

Herkesin her istediğini yaparken, herkese yetmeye çalışırken önce kendime sonrada herkese karşı yetersizlik hissini aşamıyorum. Her günümü doya doya yaşamak istiyorum ve her defasında kendimi çökmüş gibi hissediyorum. Bu kaygıyla ve belirsizlikle yaşamak beni fazlasıyla yordu bu durumla nasıl başa çıkabilirim? Beynimde sürekli susmak bilmeyen sesler ve düşünceler uyuduğum hatta çoğunlukla yemek yediğim için bile kendimi suçlamalar. Rahatsız olduğum konuları karşı tarafa söylediğimde suçluymuşum gibi hissettirilmem ve bi daha konuşmak istemeyip içime kapanmam. Kendimle daha fazla başa çıkamıyorum sanırım 😏

Psikoloji

Kendimi değerli hissetmiyorum

Kimse benim onları umursadığım gibi beni umursamıyor buda beni öfkelendiriyor ne yapmam lâzım? Üstelik canımı sıkıyor bu durum. Kendini çok değersiz hissediyorum. Moralim çok bozuk herkesin zor gününde yanında oluyorum ama en yakınlarım bile benim yanımda olmuyor ve bu bana salakmışım gibi hissettiriyor. Üzülüyorum bir daha kimseye yardım etmeyeceğim diyorum ama öfkem geçince yine aynı şeyi yapıyorum ne yapmalıyım sizce

Psikoloji

Kendimi neden sürekli yetersiz ve değersiz hissediyorum ?

Ben çok sessiz ve ailemin tabiri ile mazlum bir çocukmuşum. Hatta annem zaman zaman üzüldüğünde ya da stresli olduğunuda “anne ben emziğimi alıp ayağının altından çekileyim değil mi” gibi cümlelere söylermişim. Ailem çok disiplinli sert mizaçlı bir aile değildir hatta öyle ki ders çalışma, uyku saatleri vb gibi konularda çokta serbest bırakıldığımı düşünüyorum, bunu pekte iyi görmüyorum, bilakis sorumluluk duygumu kendim oluşturdum ve zaman aldı diyebilirim. Babam ise benim görüşümce bir şeyleri paylaşmak konusunda güçlük çektiğim ve iletişimimin oldukça az olduğu bir adam. Şuan evliyim evlilik sürecinde babama sevdiğim ve evlenmek istediğim kişiyi bile annem aracılığıyla söylemiştik ( bir ablam var ve ondada süreç böyle ilerledi ve onun için bu normaldi. ) bu bana oldukça manasız ve anlamsız geliyor başından beri. Evlenecek kadar bir olgunluğa ulaştıysam neden babama söyleyemeyecek kadar korkağım diyerek babamı karşıma alıp konuştuğumda herkes beni manasız bir şekilde büyük bir başarı sağlamışım gibi tebrik etmişti. Babam evleneceğim insan hakkında hiçbir kötü özelliği olmamasına rağmen ailesini pasif ve eli kolu uzun insanlar olmadığını düşünerek bana çok kötülemişti sonrasında ise ama senin kararın saygı duyarım demişti. Hiç anlamadığım bir şekilde babamın fikirleri beni derinden yaralıyor o gece çok ağladım ama yinede vazgeçmedim babamın hiçbir şekilde memnun olmadığını bilerek hep içten içe bunu kafaya takıp bir süreç geçirdim. Ve şuan evliyim eşim ve ailesi çok çok iyi insanlar babam bana seni çok iyi tanıyorum sen böyle şöyle sebeplerden mutlu olamazsın demişti evlendikten sonra bir gün bile eşi ve ailesi yüzünden mutsuz olduğumu hatırlamıyorum, 6 aylık evliyim. Şuan anlıyorum ki kendi düşüncelerimin peşinden çoğu zaman zaten gidiyorum ama hep pişman olarak mutsuz olarak sonucu benim dediğim gibi olsada. Hatta bana ailede hep çok kararlı ve net derler. Sebebini söyleyeyim mi? Babam üniversite seçimimde seçeceğim bölümü istemedi yine mutsuz olacağımı düşündü ben seçtim. Keman öğrenmek istediğimi ilk söylediğimde annem sen ondan 1 haftaya sıkılırsın dedi gittim kendime kimseye söylemeden keman aldım ve başladım. Hatta pandemi dönemindeydik yüz yüze bir eğitime gidemiyordum hocam ilk başta online öğrenemezssin zor olur dedi sonrasında çabamı görüp yetenekli olduğumu düşündü ve ücretsiz bir şekilde ders vermek istedi. Öylece ben kemanı öğrendiğimde herkes yine dinlemeyi çok sever oldu tebrikte ettiler. Ya da herhangi bir alış veriş yapacağım zaman tek başıma seçer kimseye sormam gibi gibi durumlar yüzünden bir yerden sonra böyle anılmaya başladım. Ama çocukluğumda hiç öyle değildim bir kere ablam ne yaparsa onu yapar hep birilerinin adım atmasını beklerdim. Genelde görünmez bir kişiliktim hatta hala tortuları üzerimde vardır bu çok uzun sürdü çünkü. Ben başardıkça insanlar hatta ailem beni fark etmeye başladı. Örneğin ben mesleğimde çok tercih edilen bir kişi olduğumda babam mesleğimi kabul etmeye başladı. Yüksek lisans yaptım insanlar tebrik etmeye başladı ama şimdiyse üzerime başka bir kılıf taktı babam üniversite hocası ol gibi bir fikir ortaya attı. Buna karşı değilim yanlış anlamayın lakin yinede düşünme sürecinde olduğumu tam olarak neyi istediğimi düşündüğümü söylediğimde bana bunun en iyisi olacağını söylemesinden bile tepkisel olarak nedense rahatsız ve üzüntü duydum çünkü yine üzerimde “başarı” baskısı hissediyorum, ama destekli değil. Sadece “ol” deniyor manevi olarak desteğim bir tek annemdir. Babam maddi olarak güçlü bir adam ve her işimizi halletmiş her şeyimize koşmuştur manevi olarak onunda eksik olduğu noktaların kendi yetiştirilme tarzından olduğunu düşünüyorum. Kendimi müzik aleti çalarak ve resim sanatıyla ilgilenerek bir dönem çok farklı huzurlu bir ruh haline çevirdiğim dönem olmuştu. Keman özellikle bana ayrı bir sakinlik verir çünkü keman ve resimde kendi duygularımın nedense anlaşıldığını hissettiğim bir an buluyorum. Yani aslında kendime dönüyorum kendimi en çok sadece kendim anlıyor ve huzur buluyorum. Eskilerde çok sakin olan sabırlı ve saf olan o çocuk şimdilerse ise öfkeli tepkisel ve sinirlendiğinde lafı ağzında tutamayan bir kişiye dönüştü. Ve söyle bir ayrıntı eklemek istiyorum benim küçüklükten beri dudaklarımı soyma alışkanlığım mevcut bir gün kendimi ölçüp biçtiğimde en çok stresli düşüncelerle boğuşurken bunu yaptığımı fark ettim ve fark ettiğim bir şey daha varki evlendikten sonra bu alışkanlıklarımın çoğunda azalma bitme oldu. Fakat eşim çok iyi bir insan olmasına rağmen ve hiçbir olay yaşamamıza rağmen ona hem güven konusunda zaman zaman şüpheci olmam( küçükken saf olduğum ve her şeye inandığım için beni kandırıp sonra bunu tatlı bulup gülerlerdi) ve aynı zamanda çabuk öfkelenip öfkelendiğimde de fazlaca tepki vermem oluyor. Eşim sakinlikle karşılamasa inanın bu evde çok büyük kavgalar yaşardık aramızda büyük meseleler yokken bile. . Bunların haricinde ise eşime sürekli kendim hakkımda zaman zaman espiriyle karışık sorular sorar ve onay bağımlılığımı aslında devam ettiririm. Artık kimsenin düşüncesine bu kadar bağımlı olmak istemiyorum, kendime özgüvenim çok düşük eşim bile dün söyledi bir iş aldım ve bu iş konusunda strese girdiğimde senin bilgin birikimin var tek eksiğin kendine güvenin dedi. Ki öyle hiçbir zaman kendimden emin veya kendine güvenen biri olamadım ve artık onay bağımlılığı beni çok yordu yeterliliklerimi sürekli sorgulama ve sürekli en iyisini yapma. Biliyorum uzaktan bu şekilde bir teröpatik süreç ilerletilmez ama bilmiyorum böyle yazmak istedim. Bazen içimi günlüklere döker yazarken farkındalığımı arttırıp kendimle gurur duymayı öğrenirim bu seferde alanında uzman biri varken yazmak istedim.

Psikoloji

Kendimi çaresiz hissediyorum

Merhaba! Hocam kendimi çok caresız yanlız hıssedıyorum bazı kafama takılan seylerı asamıyorum kımseye ıcımı dökemıyorum kımseden güç alamıyorum hayatımda hersey gulluk gulıstanlık degıl tabıkıde motıvasyonum düştü kendımı toplayamıyorum napmalıyım hayatımı sorgulamaktan çok yoruldum kafamı bosaltamıyorum sorunlarla tek basıma mucadele edıyorum cok yoruldum yanlız oldugum ıcınmı hayat bu kadar üstüme geliyor bilmiyorumm bana bır çözüm söyleyin lütfen hayat enerjımı gerı kazanayım ufacık dusunceler benı yıkmasın artık neyım var benim

Psikoloji

Ben okb hastasıyım, erkek arkadaşım var fakat hangi aktiviteyi yapsam normalde dahi aldatmış hissi

mesaj atarken öperken yürürken her zaman kankalarımı hatırlıyorum sanki aldatıyormuş hissi var ve ben hatırlamak istemiyorum sürekli hatırladın onu aldatıyorsun gibi ve ben hatırlamak istemedikçe bir şey yaparken şimdi aklıma gelecek hissiyatı da doğuyor prozac kullandım ve bıraktım sizce tekrar başlamalı mıyım yardımcı olur musunuz teşekkür ederim iyi çalışmalar dilerim sizce bu nedir aksiyete midir yine bir atak mı ?

Psikoloji

Ailem beni hiç anlamıyor

Benim babam ne yaşadığımı bilmez gelip sormaz Annem konuşur hep ama onunla da arada sorun yaşarım ben ilk kız çocuğuyum onların sosyal hayatta dışarı çıkarım hep geziyorsun denilir bana çıkmayınca senin sosyal hayatın yok mu akrabamızın kızı her şeyini yapıyo sen yapamıyorsun gibi konuşmalar altında kalıyorum dışarda kendimi savunamıyorum özgüvenimi yerle bir ettiler elalem ne der kafasıyla yaşıyorlar kafayı yememe az kaldı cidden