Sosyal HayatKategorisi
Arkadaşlıklar, tanıdıklarla ilişkiler ve toplum içindeki yerimiz zamanla değişebilir. Kendini daha iyi ifade etmek, bağ kurmak ve sosyal ilişkilerde rahat hissetmek herkesin ihtiyacı olabilir.
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Filtrele
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Her şeyi kişisel algılamaktan nasıl kurtulabilirim?
İnsanların bakışlarını, konuşmalarını, tavırlarını her daim kişisel algılıyorum ve kendimi bana iyi davranmaları için değiştirmeye çalıştığımı farkettim. Herkesin karakteri farklı ve her biri için ayrı bir davranış şekli, konuşma şekli geliştirerek hepsiyle iyi olmaya çalışıyorum. Bu durum kendim olamadığımı ve karakterimin oturmadığını, benliğimi günden güne kaybettiğimi, değersizleştiğimi (hem başkalarının hem kendi gözümde) farkettirdi. Karakterimin insanlara göre şekil aldığını gördükçe kendime olan öfkem daha da artmakta. Kendimi değersiz, bir hiçmiş gibi hissediyorum ve ben böyle hissettikçe, bu şekilde davrandıkça insanlar için de bir değerim olmayacağını biliyorum. Bu durumu düzeltmek için ne yapabilirim?
Karşımdaki insana nasıl güvenebilirim
Güvendiğim her insan güvenimi kırdı  ve artık kimseye güvenemiyorum herkes sahte herkesin 1. 02 yüzü var ve ne eşim yaşayayım insanlara güvenmeyi tekrar deniyorum ama olmuyor çünkü güvendiğim de tekrar kırıyorlar bu konuda ne yapacağımı bilmiyorum ve insanların yalan söylemesi tahammül edemiyorum en ufak bir şeyde bile insanlara sinirlenirim darılırım gücelerim çevremdeki herkesi çok iyi kalplisin çok sağ olsun o yüzden kimseye güvenmelisin falan diyor 
Anksiyeteden ellerimin titremesini nasıl önleyebilirim?
Okul gibi sosyal ortamlarda diğer insanlardan çok farklı hissediyorum. Sürekli bir şeyi kaçırıyor gibi hissediyorum. Sanki anlayamadığım, çözemediğim şeyler varmış gibi hissediyorum. Kendimi ve duygularımı başkalarına anlatamıyorum. Bir şeyi sürekli anlatırken uzun uzun anlatıyorum. Bazen aklıma beni korkutan düşünceler dadanıyor. “Ya şimdi elim titremeye başlarsa? Ya herkes görürse?” Ve gerçekten titremeye başlıyor ve durduramıyorum ne kadar kendimi sakinleştirmeye çalışırsam çalışayım😭. Ardından psikolojik baş ağrıları geliyor. Boğazım kötü hissediyor. Ve en sonunda etrafımdaki insanları istemeden içimden yavaş yavaş kötü görmeye başlıyorum. Oysa etrafımdakileri çok seviyorum ve etrafımdakileri anlamayı çok istiyorum. Ama 5 yaşımdan beri öğrendiğim bir şey bu “farklı” olduğum. Kendime ne zaman “ben herkes gibiyim” desem, bütün vücudum daha rahatlıyor boğazım iyileşiyor gibi hissediyorum. Ama zamanla cümlem anlamını yitiriyor ve eski moduma dönüyorum. Gerçekten diğer insanlara daha çok benzemek istiyorum. Ayrıca kafamın içinde kendimi çok yalnız hissediyorum. Eğer içimde bu gibi duygularımı anlatmazsam kapana kısılmış, patlayacak gibi hissediyorum. Kendi düşüncelerime güvenemiyorum. Sürekli beynimin arkasında “ya yanlışsam, ya şu anda saçma sapan bir şeyden bahsediyorsam” gibi düşünceler var. Sosyal hayatta duygusal olarak çok büyük bir sorumluluğum var, eğer gülmezsem, her şeyin yolunda olduğunu düşünmezsem insanlar benden nefret edicek gibi hissediyorum. Mutsuzken bile mutsuzluğumdan dolayı suçluluk duyuyorum. Acım ikiye katlanıyor. Birisi bana baktığı zaman sanki bana nefretle, yargılayıcı bakışlarla bakıyormuş gibi hissediyorum… Umarım bir gün bu sonu bitmez döngümden çıkabilirim. Belki bilgilerim eksiktir ama yazabildiğim kadar yazdım. İlginiz için teşekkür ederim💓
kendim olmaktan çok korkuyorum ve neşeli olamıyorum bunun sebebi nedir acaba
gülmekten utanıyorum çok çekingenim sosyalleirken çok zorlanıyorum ve sanki doğal olursam artık kimse beni sevmiycek diye korkuyorum ama güldürmek hoşuma gidiyor ve insanalara bana olan samimiyetine göre bende onlara davranıyorum yakınsarmadaşlarıma karşı daha doğalım ama sanki sürekli rol yapıyor gibiyim. üzülmesinler diye korkmasınlar diye beni dışlamasınlar diye bazen fikirlerimi saklıyorum ama bu çok yorucu birşey bunn sebebi nedir acaba teşşekürler
Nasıl daha umursamaz olabilirim?
İnsanların özellikle tanıdığım insanların hakkımda en küçük bir yorumda bulunmalarına bile üzülebiliyor ve kafaya takabiliyorum. Örnek olarak sesim biraz ince ve insanların sesimi taklit etmelerini veya bunu ilgi çekmek için kasıtlı olarak yaptığımı düşünmelerini istemiyorum. (Bazı lisedeki arkadaşlarım böyle düşünüyordu ama zamanla benim dikkat çekmek için yapmadığımı zaten sesimin normal olduğunu anladılar) Sanırım insanlar fazlasıyla önyargılılar. Ya da biri dış görünüşüm tarzım hakkında Kötü olmuş , yakışmamış tarzı ( belki de iyi niyetli ) yorum yapsa bile moralim bozuluyor ve modum düşüyor. Kendime güvenim azarlıyor zaten kendime güvenim fazla değil. İnsan ilişkilerinde de biraz çekingenim yani insanları bazen umursamadan gerçek düşüncelerimi hissettiklerimi yüzlerine vurmak istiyorum ama çekiniyorum ve onların bana ne diyeceklerini veya bana nasıl tavır alacaklarını umursuyorum. Bu da benim kendimi geri çekmeme neden oluyor. Bir süre sonra ne düşündüğümü bile bilmiyorum çünkü ( hem o kişiye hem de konuştuğumuz olay hakkında ) yanlış düşünüp yanlış bir şey söyleyip hata yapmaktan korkuyorum. Ailemde de babam bana en küçük bir şey söylerse bile hemen üzülüyorum ve ona kızıyorum hemen kin tutmaya başlıyorum. Özellikle başkalarının yanında benim hakkımda bir şeyler dediği zaman ( örnek olarak bir denemedeki kötü sonucumu başka insanların yanında söylemişti ve çok utanmıştım) zaten babamla öyle aman aman mükemmel bir ilişkimiz yok şiddette yok. Nötr durumdayız yani. Ona bişey olmasını istemem ama bazı söyledikleri ters bakışları sinirlerimi bozuyor yada başka birine örnek olarak bir kardeşime kızsa bile sinirlerim bozuluyor ona sinirlenip bileniyorum hiçbir şey söyleyemiyorum çünkü ondan da çekiniyorum . ( dediğim gibi şiddet yok ama yine de bu durum var) ( belki çok önemli değil ama 17 yaşında bir kızım bu arada) Yani insanların arkamdan önümden her neresinden olursa olsun işte kötü konuşmalarını istemiyorum ( bu mümkün değil biliyorum) Ya da en küçük benim için olan yorumlarına kırılmak istemiyorum ama kırılıyorum . Hemen kırılıyorum bazen annemde diyor “ Hiçbir şey söylemeye gelmiyorsun” biraz öyle sanırım. Ama ne yapabilirim hassas yada daha kırılgan olmayı ben seçmedim . Yada dış görünüşümü ( biraz kiloluyum maalesef) ben seçmedim o zaman onlarda öyle yorumlar yapmasınlar. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. Sadece sizce sormak istiyorum benim bu anlattıklarımın üzere bende herhangi bir anormallik veya olmaması gereken bir şey var mı? Ve biraz daha nasıl umursamaz olurum insanlara karşı? İnsanları kırmakta veya onların beni kırmasından çekinmeden çekingenlik göstermeden nasıl kendimi daha iyi savunabilirim? Sorularımı yanıtlarsanız gerçekten çoook sevinirim.
Öfkemle ve takıntılarımla nasıl mücadele edebilirim?
Günlük hayatımda özellikle, trafik de yaşadığım önemsiz olayları çok fazla kafama takıyorum. Yaşadığım olayın büyüklüğüne göre kafama Taktığım sürelerin boyutu değişebiliyor. Trafikte biri bana bir korna bastığında veya en ufak bir şey bile söylediğinde kendisine hemen cevap vermem gerektiğini korna bastığında tepki vermem gerektiğini ve biri önüme atladığında ki İstanbul trafiğinde bugün de 10 15 kere başıma geliyor, bunu yapan kişilere sürekli bir tepki vermek zorundaymış gibi hissediyorum. Eğer tepki vermezsem kendimi küçük düşürmüş gibi hissediyorum. Son zamanlarda bu hisle mücadele etmek için böyle bir şey yaşasam bile tepki vermemeye çalışıyorum. Fakat yine de kafamda bir tepki verse miydim keşke falan diye bir rahatsızlık hissediyorum kısa süreli de olsa. Trafikte öncesinde biri bana korna çaldı diye çok büyük bir tepki verdiğim için büyük bir tartışma yaşadım. Dolayısıyla beş 10 dakika kafama takacagim diye cevap vermem gerektiğini düşündüğüm olayı büyüterek on gün kafama takacak bir olay haline getirdim. Dolayısıyla tanımadığım insanlar yüzünden uzun süreler kafamda takıntılar olsun istemiyorum. Ayrıca günlük yaşantımda da karşılaştım olayları sıkça kafama takıyorum. Örneğin geçen gün yanımdan bir araba geçti herhangi bir şekilde bana bir şey söylemedi etmedi ama geçerken sadece baktı. Acaba tepki vermek öylesine mi baktı yoksa araba sürüyor da arabaya çarpacağım diye mi öylesine baktı. Oturup bunu düşündüğümü fark ediyorum sürekli. Gün içinde sürekli böyle olaylar yaşıyorum. ayrıca kafamda bir şey takıntı yapınca bu sefer daha öfkeli bir insan oluyorum olur olmadık şeylere sinirlenmiş halde buluyorum kendimi. Ama kafamdan atmak istediğim en büyük düşünce tarzı da biri bana baktığında bir bana bir şey deme girişiminde bulunduğunda biri bana arabayla trafikte önüme atladığında korna bastığında ya da biri bana en ufak bir şakayla da olsa laf attığında. Umursamazlıktan ziyade çok fazla umut takıyorum ve gerekli cevabı vermek için kendimi zorluyorum bunun öcünü alma dürtüsü hissediyorum kendimde. Bununla mücadele etmek oldukça zor. Yani karşındaki kişiye bir tepki vermezsem kendimi sürekli küçük düşürülmüş ezik bir insan olurmuşum gibi hissediyorum. Bu yüzden tepki vermek zorunda hissediyorum. Bu tarz olaylarla da gün içinde 10 15 kez karşılaşıyorum ve herkese tepki vererek hayatımı devam ettiremem. Günde 15 kişiyle tartışma yaşayamam. İlkokuldayken sınıfımdaki bir grup çocuklar sürekli benim arkadaş grubumu zorbalarlardı bizde cevsp vermezdik. Bu beni ezik duruma düşürürdü. Bu durumu liseye gittiğimden beri takıntı yapmaya başladım. Sürekli birilerine gerekli cevap verme dürtüsü başladı. Şuan 28 yaşındayım ve kurtulamadım. Sürekli birilerine senden korkmuyorum gösterme dürtüsü oluştu bende. Bunu hayatımdan çıkarmak istiyorum.
Yaşadıklarımı atlatamıyorum
Yaklaşık 8 ay süren bir ilişkim vardı. Ondan öncesinde de 4 sene önce 10 senelik bir ilişkim tarafından aldatılarak ayrıldım. Ayrıldıktan sonra öğrendim. İnsanlara güvenim bitmişti. 10 sene olduğu için hayatlarımız iç içe geçmişti. Sadece onunla geçen 25 yaşa kadar olan anılarım vardı. Ne arkadaş ne başka bir şey. Üzerinden 4 sene geçti. Kaygı bozukluklarım mide bulantılarım lisede sınıfta kaldığından beri devam etti. Üniversitede de bu sürdü. Hayatımda ne zaman stresli heyecanlı ayrlık üzüntü yeni başlangıçlar veya hiç bir şeye gerek yok mide bulantısı öğürme yaşıyorum. Artık ailem alıştı bu duruma. Sabahları kalkınca bir şeye başlayacaksam bir yere gideceksem hemen öğürmeye başlıyorum. Kusmuyorum ama refleks olarak yerleşmiş bana. İşimden de bu sebeple ayrıldım. Şimdi herkes beni evde oturan pısırık biri sanıyor. Oysa hayat bana adil davranmadı. Bende bir şeyleri aşmış böyle sakin kafayla bırakmak bitirmek başlamak isterdim ama olmuyor. Yaşadıklarım çok ağır. Son 2 senedir ne yaşadım ben diyorum. Bu aldatılmamın üzerinden 4 sene geçmişti. Bir arkadaş grubum bana birini söyledi. Meğer onlar dalgasına söylemiş. Ben ciddiye aldım. Çünkü tam böyle neşeli dolu dolu hayatı olan biriydi. Tanımak istedim. Tanıştım telefonda 1 ay konuştuk uzak mesafeydi. Bir önceki ilişkisi bu kişi muhafazakar olduğu için kıyafet yüzünden bitmiş kız kabul etmemiş ayrılmış. Bana anlatılan buydu. Daha doğrusu herkese anlattığı buydu. 1 ay sonunda biz görüştük çok güzel vakit geçirdik. Ben kendimi yanında çok iyi hissettim. Ama içimde oturmayan bir şeyler vardı. Kalbim hissetti anladı. Sonra ben onun yaşadığı şehre gittim. 1 hafta kaldım. Ona içimi kalbimi tüm dürüstlüğümle açtım. Kıyafet konusunda fedakarlık yaptım. Çünkü gerçekten hissettiklerim kıyafet için benim bunun ötesindeydi. O da benim eski ilişkimde yaşadığım beraberlik için fedakar oldu. Biz böylece anlaşmıştık. Ama ben onun yanından dönmeden 1 gün önce telefonunda başa sabitli eski ilişkisinden kalan mesajları gördüm. Resimler her şey duruyordu. Ben o gün çok ağladım. Ama bir yandan da o çok pişman oldu. Senden hoşlanıyordum. O sadece orada duran bir alışkanlıktı dedi. Bir şey hissediyormuşum dediğimde hayır dedi. Baya konuştuk o gün unuttuğunu çabalayacaksan bunları unutmaya hazır olduğumu söyledim. Çünkü bu konu dışında çok iyiydik. Bu konuda ona çok güvenmek istedim. O da gerçekten çabalayacağını belli etti. Ama zamanla bana yapma dediği şeyleri yaparken buldum. Bu süreçte ben arkadaş buluşmalarında çok sessiz çekingen kaldım. Karakter olarak da böyle biriyim ama olanlar beni iyice içime kapattı. Sürekli eski ilişkisinden kalan fotoğrafları notları bulmaya başladım telefonunda. Bunlardan rahatsız olduğumu defalarca dile getirdim. Kız arkadaş konusunda ben sakin o sosyal biriydi. Hayatlarımız farklı ritimdeydi. Çok fazla kız arkadaş çevresi olması beni rahatsız ediyordu. Bunları konuştuğumda bana uyum sağlamak istediğini söyledi. Ama en sonunda kız arkadaşıyla mesajlaşıp bunları siliyordu gözümle gördüm. Aynı gün eski ilişkisinden kalan mesajları videoları notları sakladığını da gördüm. Evet bir yerde belki ben bu konuda artık çok tetiklendiğim için görmek inanılmaz rahatsız etti. Ama bir yerde de gördüğüm şeyler o kişiye duyduğu sevginin yarısını bile bana göstermediğini gördüm. O kişiden sonra terapi aldığını duygularını bastırdığını daha çok mantıklı davranmak istediğini söyledi. O kişiden sonra mantık yönünü kullanmayı seçmiş. Ama öyle değil işte içinizde bir yerde anlıyorsunuz böyle candan kalpten o sevgi gelmiyordu. Her şeyi sorguluyordu sürekli ona uyup uyumadığımı anlamaya çalışıyordu. Ama ben çok tükenmiştim. İnsanların günü o gün mahvoldu. Ben gülemedim eğlenemedim bunları gördüğüm gün böyle kalakaldım. Ama düşünmem anlamam için fırsatım bile yoktu. Akşamına o insanlar geldi. Ben iyice içe kapandım. Seviliyor muyum sevilmiyor muyum anlamıyordum. Onlar da benim böyle olduğumu görünce rahatsız oldular. O kişi sen ilerde aileme de böyle davranırsın dedi. Bir şey olunca çok içine kapanıyorsun ben sana sürekli telefonu vermeye korkar oldum artık dedi. Ayrıldı benden. Ne hissetmeliydim bilmiyordum. Birkaç ay ağlayarak ama hayata devam ederek geçti. Arkadaşlarım vardı. Ama yaşadıklarımı atlatacak gücüm yoktu. Ayrılıkla mı baş etmeliyim yoksa yaşadıklarımı anlamlandırmalıyım bilmiyordum. Bir de üstüne arkadaşlarımızla buluşunca bizi tanıştıran kişiler bana demez mi sen de eski ilişkisini unutamamış biriyle devam etmeyecektin. Bundan sonra temiz sayfa açan biriyle olursun diye. Olaya böyle bakıyorlardı. Ben sanki tüm bu planları kabul etmiştim. Yara bandı olmayı kabul etmişim gibi. Ben sadece ona inandım. Daha sonra arladaşıö dediğim insan bu süreçte bana hep bunları anlatıyorsun diye benimle konuşmayı kesti. Tamamen yalnız kaldım bu süreçte ona bakmaya başladım sürekli ne yaptığını merak etmeye başladım. O da bunu görüde şarkılar paylaşmaya başladı. Pişman olduğunu dönmemi istediğine dair ben de dönmeyeceğime dair şarkı paylaştım ama kıyafetlerime geri döndüğümü anlasın diye fotoğraflar paylaştım arkadaşlarımız bunları ona yetiştirdi hemen. Bu arkadaşlarla hiç görüşmedim hayatımdan tamamen çıkardım onları. Çünkü anladım ki onlar sadece konuşacak konu arıyorlar. Ben gerçekten üzülürken ama yine de dömmemek için kendimi zor tutarken sevgime yenilmemek için yaşadıklarımı sessizce atlatmaya çalışırken onlar alaycı şarkılar paylaştırdılar bunu görünce neden böyle söylüyorum çünkü ben bu şarkıyı görünce ona her şeyimi kapattım numarasını tamamen sildim. Sonrasında pişman olduğuna dair şarkılar paylaşmaya başladı. Zaten ilişki içinde de böyleydi sürekli o arkadaşı ne derse onun dediği tarzda yaşıyordu hayatı. Güya ben yemek yapmayınca benimle alaycı şekilde hergün dışardan yersiniz artık sen yandın diyordu ona. Sürekli o kişi hizmet ediyor sen hiç kalkmıyorsun demişti o kötü olduğum gün. Hep bir ima vardı. Beni sürekli çözmeye çalışıyorlardı. Ben sadece sevdim. Kimseye kendimi ispatlamak için derdim yoktu. Sevmeseydim tüm olanlara katlanmaz giderdim. O kadar sevdim ki çoğu hatasını yargılamadan anlamaya çalıştım. Ama şimdi kıyafetlerime döndüm diye alay konusu oldum. Suçlu ben oldum birden. Artık istemiyorum. Yalnız kalsam da kimsem olmasa da benim arkamda durmayacak insanlar için kendimden ödün vermek istemiyorum. Sırf sakin sessizim diye herkesin her şeyi söylemeye hakkı olmasını beni zayıf görmelerinden bıktım. Güya yanımda görünüp o gün bir kez bile beni teselli etmediler. Sürekli kendi üstelerine alınıp bize karşı çok ayıp oldu demeye getirdiler. Oysa ben sonra arayıp anlattım kusura bakmayın dedim onlara. Ama güç savaşına çevirdiler olayı. Nispet yapar gibi paylaşımlar. O kişide onların aklına uyup alaycı şarkı paylaştı sildi sonra. Bu insanlar bizi iyi niyetle bir araya getirmedi. Şu an daha iyi anlıyorum. Ama ben tüm iyi niyetimle kendimi açtım onlara. Şimdi buluşuyorlar birlikte resim atmıyorlar ama ben anlıyorum. İnanılmaz derecede yoruldum bu insanlardan ne zaman görsem bir laf etseler hep bir üstünlük kurma peşindeler. Benim bir salak arkadaşım var o da bunları sürekli savunuyor. Oysa bilmiyor yanımda onunla bile dalga grçtiler. İşte insanların gerçek yüzlerini birbirine gösteremiyorsun. Ama hiçbir şeye karışmıyorum artık kendimi öyle bir geri çektim ki. Herkesin iki yüzlülüğünü izliyorum. O insana da sırtımı döndüm. Çünkü eğer bu hayatta birine güvenmek gerekirse hep yanımda olduğunu bildiğim bir insan olmalı bu. Başkalarının ne dediğiyle değil benim ne hissettiğim önemli olmalı. Çok yoruldum artık. Kimseye güvenim kalmadı. Kimseye kötü demiyorum ama kimse beni düşünmedi. Sadece benimle o kişiyle olduğum zaman görüştüler. Kendimi kullanılmış hissediyorum. Arkadaşlık ilişkileri bu kadar iğrenç olmamlı ya. Herkese anlam yükleyip sonra yalnız kalmaktan yoruldum.
Kendime uzun vadede yatırım yapmak istiyorum
Merhaba, kendime uzun vadede bir şeyler katmak istiyorum, mesela küçük küçük adımlarla haftada bir iki saat ayırarak 10 yok sonra kullanabileceğim yetenekler özellikler eklemek istiyorum ama bunu nasıl planlayabilirim, kendimi mental olarak buna nasıl hazırlayabilirim? Bir örnek vereyim mesela bir arkadaşım bir kaç senede her gün 15-20 dakika vakit ayırarak x işini tamamlamış y yatırımını yapmış kendisine. Bu disiplin nereden geliyor nasıl yapıyorlar h anlamıyorum
Erkek demiş ki özge ye söyle date çıktığı çocukları bekletmesin bu ne demek bilinçdışında ne alaka?
Bizim sınıftan bir erkek ile yakın olduğum kız arkadaşım beni bekliyorlardı erkek olan arkadaşıma şey demiş özge ye söyle date çıktığı çocukları bekletmesin ne alaka bana söylemiyor bunu da bana arkdaşım iletti beni bekliyorlardı yurdun önünde ders için tabiki ben saçma buldum date nerden çıktı üstelik o erkke ile çok bir yakınlığım da yok sadece sınıfı arkadaşım bilinç altında ne var
Kaygımı nasıl azaltabilirim yani çok fazla düşünmeye nasıl engel olabilirim?
Ya ben bir arkadaşıma yalan söyledim ve bunu ona itiraf ettim. Önce bana hiçbir şey demedi ama sonrasında iletişimimiz kesildi. Şimdi de diğer arkadaşlarım da bana soğuk yapıyor ve beni disliyorlar sanki öyle hissediyorum ve ben bu insanlarla okulda aynı sınıftayım ne yapmam gerektiğini bilmiyorum sadece çok mutsuzum ve kararsızım bir öneri istiyorum açıkçası kafam çok karışık lütfen yardım edin. Hani sınıf mi değiştirmeliyim okul mu bilmiyorum ama bir şeyler yapmam gerektiğinin farkındayım