Psikolojik Destek ve İyi Oluş Platformu

Zihinsel sağlığınıza dair sorulara uzman psikologlardan yanıt alın. Psikolojik desteğin en ulaşılabilir adresindesiniz.

Soru sor
Filtrele
filtre ikon
Kategoriler

Filtrele

Soru sor
Filtrele
filtre ikon
Kategoriler
Romantik İlişkiler

Sevgiliden değişmesini beklemek normal mi?

Sevgilimle 3,5 yıldır birlikteyim, fakat ilişkimizde tam olarak tatmin olduğumu hissetmiyorum. Sevgili olmanın getirdiği o duygusal bağı, o özel hissi pek yaşamıyorum. Çoğu zaman yalnızca yakın arkadaşımmış gibi geliyor. Son zamanlarda ise ondan çok rahatsız olmaya başladım. Yaptığı espriler, gündelik fikirleri, giyimi, kendi hayatını yönetme biçimi,duruşu bile bana itici geliyor. Bazen sanki bir çocuğa bakıyor gibi hissediyorum. Örneğin, ayrı evlerde yaşıyoruz ama ara sıra birlikte yemek yapıp yiyoruz. Çoğu zaman yorgun olduğum için yemeği onun yapmasını istiyorum; 9 saat ayakta çalışıyorum ve gerçekten yoruluyorum. O ise çalışmıyor ama üniversitede dersleri ve bitirme teziyle meşgul. Yemeği yapmasını istediğimde yorgun olduğunu söyleyerek sızlanıyor, yine işi bana bırakıyor. Öte yandan, yemeği o yaptığında her şeyi bana soruyor; internette tarifine bakmasına rağmen hâlâ her detayı onaylamak istiyor. Ona kalsa bana yeterince yardımcı oluyor ama gerçekte ben yardım aldığımı hissediyorum. Hiçbir şekilde yüküm azalmıyor. İki el uzatsa bununla övünüp duruyor, üzüldüğü için de bunların yeterli gelmediğini söyleyemiyorum. Onu suçladığımı ve kötü hissettiğini söyleyip "suçu" bana yıkıyor yine. Halbuki sadece hissetiklerimi aktarmaya çalışıyorum, hissettiklerimin olumsuz olması ve onun tavırlarından kaynaklanması benim onu suçladığım anlamına gelmez diye düşünüyorum, çünkü başka bir ihtimal vardı da onu suçlu ilan etmeyi seçtim gibi bir durum olmadığını düşünüyorum. Direkt olan buydu , o yüzden bu şekilde aktardım. Bu tür durumlarda kendimi onun “bakım veren” tarafında, o ise “çocuk” gibi hissettiriyor. Asıl kafamı karıştıran nokta ise kendi duygularımdan emin olamamam. Acaba ben ondan olmadığı biri olmasını mı bekliyorum? Böyle bir beklentiye girmeye hakkım var mı? Ve ya eksikliğini hissettiğim bu duyguyu gerçekten tanımlayabilmek için kendime hangi soruları sormalıyım?

Psikoloji

kendimi sabote etmekten nasıl kurtulurum?

Son zamanlarda fark ettiğim bir şey var: Bir işe girmek istiyorum, gerçekten istiyorum hatta bazen motive de oluyorum. Ama işe girdikten kısa bir süre sonra içimde büyük bir sıkılma hissi oluyor. o iş beni geliştirecek bile olsa. Ne yaparsam yapayım o isteği sürdüremiyorum. Başta heyecanla başlıyorum, sonra her şey rutinleşince hemen isteğim kayboluyor. pozitif değişimlere direniyorum resmen hocam sabote ediyorum kendimi olay bu. Bu yüzden kendimi sürekli aynı döngünün içinde buluyorum. İşe giriyorum, bir süre idare ediyorum, sonra sıkılıp çıkıyorum. Bu durum hem beni yıpratıyor hem de özgüvenimi zedeliyor. “Acaba bende bir problem mi var?” diye düşünmeye başladım. Bir yandan istikrarlı bir hayat, düzenli bir gelir ve güven duygusu istiyorum. Ama öte yandan sanki bu tür ortamlarda nefes alamıyormuşum gibi geliyor. Fazla kalabalık ya da stresli ortamlar beni çok çabuk tüketiyor. Gerçekten ne istediğimi ve hangi alanda kalıcı olabileceğimi bulmakta zorlanıyorum. Bu kararsızlık, bazen hayatımın diğer alanlarına da yansıyor gibi. Neden böyle hissettiğimi, bunun arkasında ne olduğunu anlamak istiyorum hocam. psikoloğa gitmek istiyorum ama baya pahalı tabi ondan gidemiyorum da. kendimce kişisel gelişim kitapları okuyorum. ama sürekli aynı döngüdeyim adım atıyorum ama işte 2. nci günde aklımdan aman boşver şimdi sorumluluk alıcaksın ne gerek var senden çok sey beklicekler o işe alışıp düzenli gidersen de en iyisi sen rahatını bozma devam et diyr düşünceler geliyor. .

Psikoloji

Adlandıramadığım o ruh hali

Temmuz ayından beri dönem dönem değişik bir ruh hali geliyor ve ne yazık ki artık bu kadar uzun süredir devam ettiği için iki üç günde bir oluyor. Geceleri uyuyamıyorum uyusam bile rüyamda bile düşünceler akıyor aklımdan. Uyanıyorum ve ilginç bir şekilde zihnimde yarım kopuk belli belirsiz düşüncelerle uyanıyorum. Rüyamda da zihnim düşünüyor ama ne düşündüğümü bilmiyorum. Kopuk yarım düşünceler. Akıp gidiyor ama çok hızlı . Uyuyamıyorum uyusam bile zihnen yorgun uyanıyorum. O dediğim ruh halide şöyle bir ruh hali: Tatsız tutsuz böyle hayata dair heyecanım kalmamış gibi. Eskiden neyden zevk alırdım neyi severdim onu bile anımsayamıyorum. Eskiden sevdiğim şeylerin ne olduğuna bakıyorum onları yapmaya çalışıyorum ama yok onları da sevmiyormuşum ki kendimi sevdiğime inandırmışım . Bir çok şeyi böyle yapmışım aslında. eskiden bölümüme derslerime aşıktım zevk alırdım dinlerken çalışırken şimdi son senem sırf uzatmadan güzelce bitirmek için gidiyorum. Derste aklım anda kalamıyor , arkadaşlarımlayken de anda kalamıyorum. Bir anda bir korkuda geliyor ya geçemezsem sınavdan bir cümle bile kaçırmamalıyım asla kaçırmamalıyım diyorum her şeyi yazmaya çalışıyorum o korku gelincede. Derste hem bununla savaşıp hem de derse odaklanmak için zorluyorum kendimi. Aslında tekken yani arkadaşlarım yokken ve tek oturunca zihnim çok berrak oluyor ger şeyi anlıyorum yazıyorum içim rahat ediyor boş vaktimde gidip ders çalışıyorum içim rahat ediyor. Sonrasında onlar derse gelirlerse ve uzak oturursam dinleyip öğreniyorum. Ama onlar varken zamanımı kontrol edemiyorum gibi hissediyorum hatta sadece zaman değil dersi de onlar yanımda otururken ( hiçbir şey yapmasalar bile ) dinleyemiyorum. Hiç tanımadığım bir insanla tanışıp bir süre bir yerde duracaksam kendimi çok rahat hissediyorum. Ama uzun ilişkilerde arkadaşlık dahi olsa boğuluyorum. Onları seviyorum ama uzun süre kimseyle yapamıyorum buna ailem bile dahil. Herkeste sorun olamaz belli ki bir problememim var. Ama asıl sorun şu dediğim heyecansızlık hali. Bir heyecanım yok bir isteğim arzum nasıl desem sanki her şey çok dünyevi geliyor artık. Bir sistemde dönen çarklar gibiyiz . Herkes kendine yapay bir hedef ya da arzu belirliyor onun peşinde koşarken yaşamaya devam ediyor diye düşünüyorum. Ben artık yapaylık istemiyorum. Konuşmak istemiyorum insan dahi görmek istemiyorum. Bu ruh hali beni benden götürüyor. Bundan sonrada kendimi toparlamak için bir şeyler deniyorum sonra da kendimi dünyalarını yerinden oynatabilirim gibi hissediyorum. Her şeyi başarırım yeterki isteyim ben diyorum. Çok inişli çıkışlı ruh halim oluyor bazen gün içinde bazen hafta içinde bazen saat başı. Bugün mesela güzel uyandım derse gittim arkadaşlarım yoktu dinledim güzelce içim rahat etti sonra çıktım aram vardı beş saat çıktım yaptığım keki yerken hiç tanımadığım bir kıza ikram ettim tanıştım biraz konuştuk sonra vedalaştık kalktım ders çalıştım derse indim. Sonra arkadaşlarım gelmiş dersin ortasında ben dersi dinledim arada koptum ama dinledim öğrendim. Kendime baskı yapıyorum nerdeyse 3 senedir her dersi derste öğrenmek için baskı yapıyorum . Dersi kaçırırsam kendime kızıyorum. Neyse gün bitti arkadaşlarımla konuştuk ettik dönerken donuk değildim içim rahattı. İçim rahat değilken donuk oluyorum. Sonra akşam teyzemde kalmak için şehir dışına geldik. Hayatın burda sakin olması beni çok huzurlu hissettirdi. Sonra eve döndük zaman geçti o kötü ruh hali geldi. Heyecansızlık ve ağlama isteği. Böyle zaman zaman bu his gelince ağlıyorum içimde tutmamak için ki ben 22 yaşıma kadar toplasanız 5 kere ağlamamışımdır. . Ki tutamıyorumda yani elimde değil kontrol edemiyorum eskiden edebiliyordum. Gidio bir yerlerde ağlıyorum bazen saklıyorum bazen saklamakla uğraşmak bile yorucu geliyor. Bir günde nasıl bu kadar iniş çıkış olur insanda? Başta gün içinde değil ayda belli dönemler olurdu sonra gün içine döndü. Kendimi diğer insanlara nazaran çok geride hissediyorum. Ama bu hayatta geri kalmışlık yaşanmışlıkta geri kalmışlık. Yetersizlik değil . Böyle aynı anda telefonla uğraşıp konuşan insanlara bile hayret ediyorum ben ikisini aynı anda yapamıyorum. İki işi aynı anda beceremiyorum. Bir de bazen kendime bir şeyleri yapmak için acele ettiriyorum acelem olmasa bile. Ki çoğu zaman acelem yokken bu baskıyı kendime yapıyorum neden bilmiyorum. Beni bu heyecansızlık ve isteksizlik hali korkutuyor bunu nasıl aşabilirim?

Kaygı

Geçmişte yaşadığım olayları nasıl geride bırakırım

Sürekli olumsuz düşünüyorum geleceği bile düşünüp olumsuz şeyler kafamda kuruyorum geçmişte yaşadığım bir olay aklıma geliyor tekrar yaşayacak gibi korkuyorum huzursuz olup öfke doluyorum bunun önüne geçmek zihnimden çıkarmak istiyorum anı yaşayamıyor sürekli her şeye kızıyorum üzülüyorum sevdiğim birinin öleceğini düşünüp ona bile üzülüyorum kendi kendime her şey çok olumsuz ilerliyor sanki oysa ki her şey olması gerektiği gibi galiba

Romantik İlişkiler

Travmalarımızdan nasıl kurtuluruz

geçmişte yaşadğım sevgisizlik ilgisizlik yok sayılmalardan dolayı bugün hiç bir ilişkimi yürütemiyorum ne inancım kaldı ne de güvenim sevmek ve sevilmek istiyorum ama her zaman yarım kalıyor. Bana bunları yaşatan aileme karşı öfkem geçmiyor normalde sakin biri olmama rağmen öfke patlaması yaşıyorum. Ya da kendime karşı bir öfkem var hiç bir şeyi başaramıyorum diye kurduğum her ilişkiler yaptığım herşey eksik ve yarım kalmış

Psikoloji

neden bir işe girmeye korkuyorum?

merhaba betül hocamben uzun süredir işsizim. normalde girsem girerim ama hiç isteğim ve hevesim yok. girsem de ilk başta zorlanıp çıkıyorum hemen. mesela geçen sefer kliniğe işe girdm göz kliniği idi. aslında yapsam yaparım ama hiç içimden kalkıp işe gitmek gelmiyor. o kadar sorumluluk alıcam vb ve gerek yok çıkarım burdan ben yine şimdi olmazsa deyip en iyisi devam ettirmeden çıkıyorum ve 2. gün gitmiyorum bahaneler üretiyorum. kendimi sabote ettiğiimin farkındayım ama hiç o motivede ve kafada değilim inanın ki. çalışmak bana saçma geliyor ömür boyu çalışıp napıcam ki ne önemi var diyorum. o kliniğe girdiğimde orda çalışan kızlardan da pek hoşlanmadım hepsi birbiriyle sıkı fıkı ama ben yeni olduğumdan o samimiyeti ilerde de göremem deyip çıkmak istedim. zorluğa gelemşyorum hiç uğraşmadan pes ediyorum. sizce neden böyleyim? çok yoruyor bu durum beni. .

Romantik İlişkiler

Sevgilimin geçmişimi sürekli eleştiriyor

sevgilim hiç öğrenmemesi gereken bir şeyi öğrendi benden sürekli ayrılıp duruyor zaten ilişki dinamiğiimiz böyle yazın ondan çok önce olan birlikteliğimi ondan Gizledim geçmişimde hep kaç kişiyle beraber olduğumu sorup durdu ben de eksik sayı verdim söylemek istemedim öğrenmiş benden ayrıldı hakaret etti tehditler etti annemi aradı o… dedi. Onu kaybetmiş gibi hissediyorum. Çok takık böyle şeylere. Tanıdıgı birisi ama ondan cok önceydı hayatımda yoktu anlayamıyorum bi türlü. Geçmişim hep önüme geldi ilşki süresi boyunca ona cok emek verdim. Başkasından duyması kötü oldu onu anlıyorum ama geçmişimi beraberlıgımı söylemek zorundamıyım? Annemi aradı annem üstü kapalı sekilde haddini bildirdi arkamda durdu. Bana görede bu çok yanlış. İlişki dinamiğimiz ben hep kalan genelde de işine gelmeyince ayrılan giden sonra dönen o oldu. Artık anne gibi görmeye basladı beni yapma etme şöyle hap diye tek destekçişi bendim. Kendini haklı görüyor söylemediğim için ama sürekli kaç kişiyle beraber oldun kaç kişi var diye sıkıştırdı 1 yıl boyuncada öğrendiklerini diline doladı. Karsıma cıkarttı. Onu kaybetmiş gibi hissediyorum. Uzak ılıskıdeyız 5 ay beraberdık cok güzel zamanlar geçirdik aşamıyorum içimden atamıyorum herkes bu cocuk pislik desede aşamıyorum.

Psikoloji

Beni yargılayan sesler duyuyorum

Merhaba. Sesler duyuyorum bana hakaret ediyorlar. Gün içerisinde durmaksızın katlanmak zorunda kalıyorum. İş hayatımda mobbinge uğramıştım ondan sonra başladı. Hatta sesler mobbing altında olduğum zamandaki hakaretleri tekrar ediyorlar hatırlatıyorlar. Sesler bunun nedeninin kızlarla yaşadığım yanlış ilişkiler olduğuna beni inandırdılar. Yani cezalandırıldığıma. Psikyatra başvurdum bir antipsikotik kullanıyorum sesleri biraz azaltıyor ama yeterli olmuyor. Travma yaşamış olabilirim bilmiyorum. Yada travma sonrası stres bozukluğu da yaşıyor olabilirim. Nasıl başa çıkabilirim

Kaygı

Kaygımı nasıl azaltabilirim ?

Kaygımı yenemiyorum titremeler arttı stres heyecan anlarında hakim olamıyorum vücuduma . napmalıyım . bu günlük hayatımı felç ediyor bana ne gibi öneriler sunabilirsiniz yardıma ihtiyacım var. Ciralax kullanıyorum 7 yıldır . Eskiden çarpımtım çok olurdu öleceğim sanırdım kalp hastası olduğumu düşünürdüm bunu yendim ama son iki yıldır titreme geliyor aşırı kaygılanıyorum en ufak sorunda tetikleniyorum tükeniyorum bana destek olun lütfen bu durumları asmam lazım

Psikoloji

Kendimi neden sürekli yetersiz hissediyorum?

Herkesin her istediğini yaparken, herkese yetmeye çalışırken önce kendime sonrada herkese karşı yetersizlik hissini aşamıyorum. Her günümü doya doya yaşamak istiyorum ve her defasında kendimi çökmüş gibi hissediyorum. Bu kaygıyla ve belirsizlikle yaşamak beni fazlasıyla yordu bu durumla nasıl başa çıkabilirim? Beynimde sürekli susmak bilmeyen sesler ve düşünceler uyuduğum hatta çoğunlukla yemek yediğim için bile kendimi suçlamalar. Rahatsız olduğum konuları karşı tarafa söylediğimde suçluymuşum gibi hissettirilmem ve bi daha konuşmak istemeyip içime kapanmam. Kendimle daha fazla başa çıkamıyorum sanırım 😏