Psikolojik Destek ve İyi Oluş Platformu
Zihinsel sağlığınıza dair sorulara uzman psikologlardan yanıt alın. Psikolojik desteğin en ulaşılabilir adresindesiniz.
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Filtrele
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Akademik kaygımla nasıl başa çıkabilirim?
Merhaba, ben özel bir üniversitede eğitim görüyorum ve 23 yaşındayım. Normalde bu sene mezun olmam gerekiyordu ama olamadım ve okul tatile girdiğinden beri duygularımı kontrol etmeye çalışıyorum ama yapamıyorum. Sürekli insanların kaç yaşında mezun olduğunu düşünüyorum ve hayata geç kalmış gibi hissediyorum. Ayrıca okulum hesaplarıma göre seneye de bitmiyor ve artık aileme maddi anlamda yük olmak istemiyorum. Hazırlık da okuduğum için şu an okuldaki 5. yılım ve 6 ya gittiği kesin. 2-3 yıl olsaydı kesinlikle okulu bırakırdım ama şu an onu da yapamıyorum. Aileme okulun bir sene uzadığını söyledim ve bunu kabul ettiler ama daha fazlasını nasıl söylerim bilmiyorum. Duygularımla baş edemiyorum. Sürekli dua ediyorum elimden başka bir şey gelmiyor. Kendimce olumlamalar yapmaya çalışıyorum. Her zorluğun arkasından bir düzlük çıkar diye ama bunlar beni bir kaç saat teselli ediyor. Yemek yiyemiyorum ve uyuyamıyorum her sabah 6-7 gibi uyanıyorum. Devlet okulunda okuyor olsam sadece kendi yıllarıma zarar olur ve biraz daha iyi hissedebilirim. Ama özel olduğu için hem kendime hem aileme zarar gibi hissediyorum. Ailemin emeklerini boşa çıkarıyor gibi hissediyorum. Artık dersten kalmaya hakkım yok. Sürekli ya kalırsam diye düşünüyorum. Neredeyse bir buçuk aydır bu hislerle baş etmeye çalışıyorum ve kalan zamanı nasıl geçireceğim onu da bilmiyorum. Kendime aldığım en ufak bir şeyi bile haketmiyorum gibi düşünüyorum. Babam işten bir saat geç gelse dahi çok üzülüyorum ve okula vereceğimiz parayı düşünüyorum. Ama benim şu an çalışıp ödeyebileceğim bir para da değil. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Bu duygularla nasıl başa çıkabileceğimi de bilmiyorum. Sadece bir an önce mezun olup çalışmak istiyorum. Aileme bir faydam olsun diyorum. Çünkü ailem bu zamana kadar her istediğimi yaptı. Hatta birçok şey ben daha istemeden önüme serildi. Buna rağmen benim okulu uzatmam şımarıklıkmış gibi geliyor ve kendime yediremiyorum. Ailemin bunu hakettiği düşünmüyorum. Anneme babama artık kendi paramla bir şeyler yapmak istiyorum. Lisede bu yaşlarımı hiç böyle hayal etmiyordum. Bu zamanlarda kendimi çalışan başarılı bir iş kadını olarak hayal ediyordum ama olmadı. Ne yapacağım bilmiyorum.
Geçmişe karşı kin beslemek
Merhaba. Geçmişte yaşadığım şeyler yüzünden kin besliyorum. Geçer diye bekliyorum ama senelerdir geçmiyor. Mesela reddedilmem geliyor aklıma. Reddederken söylediği sözler geliyor bunlarla başa çıkamıyorum. Keşke diyorum haddini bildirseydim ona neden o zaman yapmadım niye ona sınır çizmedim bana böyle diyemezsin demedim diye düşünüyorum. Onun umursamazlığını gördükçe ya da diğer insanlara ne kadar iyi davrandığını görünce daha da kötü oluyorum. Sadece bana kötü davrandı o. Yani sanki sorun benmişim gibi hissettiriyor. Ya da mesela arkadaşımın söylediği bir söz geliyor aklıma dalga geçilerek veya beni dışlayarak söylenen şeyler neden izin verdim diye düşünüyorum. Neden beni ezmesine izin verdim. Onlar beni zayıf, ezik, hakkını koruyamayan biri olarak düşünmüşlerdir . Keşke izin vermeseydim. Artık hayatımda olmadıkları için bir şey de yapamam ,diyemem . Nasıl kurtulmam gerek ?
İnsanlar tarafından sevilmemek
Merhabalar. Ben genellikle insanlar tarafından sevilmem. Nedense hep itici bulunurum. Nedenini anlayamıyorum. Okul hayatımda arkadaşlarım arasında genelde dışlanan ben oldum. Yani onlara kötü bir şey yapmasam da hep bir şekilde ben dışlanırım. Gözümün önünde beni dışladılar hep. Arka plana atılan kişiyim hep öyle olmaması için uğraşsam da hep aynı şey. Bazen ailem arasında da sevilmediğimi düşünüyorum. Bazen gerçekten kalp kırıcı şeyler söyleyebiliyorlar kalp kıracağını bile bile. Küçükken biri bana" ezik misin" demişti. Hala aklıma geliyor bazen kendimi öyle hissediyorum. Bu duygular beni boğuyor kurtulamıyorum ayrıca birden fazla yerde dışlanınca insan ister istemez öyle olduğunu düşünüyor. Yetersiz, silik, ezik gibi hissediyorum. Ne yapmalıyım? Cevap için teşekkürler.
Bir acının içinden geçerken kendi hayatına adapte olamamak
Merhaba sanırım benim temel döngüm hep bu şekilde hep öğrendiğim iyi doğru affeden anlayış gösteren insan modelinin içindeyim. Lisede bir hata yapıp 10 yıllık ilişkimde biriyle birlikte oldum bunun bir hata olduğunu kabullenip 4 sene kimseyi hayatıma almadım. Bu süreçte iş bulamadığım için sürekli evdeydim kusma öğürme kaygı bozukluğu yaşadım hep. Sonra biriyle tanıştım daha doğrusu arkadaşım tanıştırdı onlar beni ben de onları sadece buluşmadan buluşmaya görüyorduk samimiyetimiz azdı. Bu kişiyle başında dürüst davranmak için ilişkimden geçmişimden bahsettim. O muhafazakar beş vakit namaz kılan işi gücü yerinde hobileri olan sosyal biriydi ben de onun hayatına o kadar özendim ki hep böyle sosyal olmak isteğimdi çünkü eski ilişkimde çok körelmiştim o çok durgun biriydi. Konuştuk buluştuk onun eski ilişkisi kıyafet yüzünden bitmiş ben de kıyafetlerimden ödün verebilirim diye düşündüm o da geçmişim konusunda beni kabul etmişti. Bu kişi de meğerse aşk acısı çekiyormuş arkadaşları bunu bilmiyormuş o da beni takılırım bir kaç zaman diyerek benimle tanışmayı kabul etmiş. Hayat biz planlar yaparken başımıza gelenlerdir derler ya niyetler çok farklı oldu tabi. Ben onu düzgün bir insan diye kafamda kodlamıştım. Biz 1 ay konuştuk her şey güzel ilerledi hatta çok hızlı ilerledi ben de ona o kadar güvendim ki yanına gittim yanına gittiğimde telefonunda başa sabitli eski ilişkisinden kalan mesajları gördüm. Kahroldum. O da üzüldü ben düşünmek istedim sonuçta hepimiz hata yapabiliriz. 1 saat düşündüm onun gözlerindeki pişmanlığı gördüm. Çabalayacaksan bunları unutmaya hazırım dedim. O da tamam dedi. Herkes çok şaşkındı. İlişki devam ettikçe mizaçlarımız çok farklıydı o sosyal ben sakin sessiz takılan biriydim uyum sağlıyorduk karşılıklı ama sürekli eski ilişkisinden kalan fotoğraflar ortaya çıkıyordu bunları ilişki içinde defalarca yaşadım. Ben de travma gibi oldu. En son kız arkadaş konusunda tartıştık ben onun sosyalliğini anlıyordum ama çok çevresi vardı bende içe dönük biriydim. Bunu söylediğimde dikkat edeceğini söyledi ama en sonunda mesaj silmelerini yakaladım. Ortada yanlış bir şey yoktu ama o kendini olmadığı gibi gösteriyordu yalan söylüyordu. Ben de aslında kabul etmemem gereken konularda fazla affedici uyumlu anlayışlı davranıyordum. İlişki iki taraf içinde zor ilerledi. En sonunda ayrıldı. Beklentiler karşılanmadı ben eski ilişkisinden yine bir şey gördüm artık iyice içime kapandım. O da yine affedici olmamı bekledi. Beklentiler eski ilişkisinde karşılanmadığı için kız arkadaşı ondan ayrılmıştı. O da mantık tarafını kullanıp ayrıldı. Kalp ile mantık arasında kaldığını söyledi. Aslında doğru olandı bu. Yanlış olansa 1 sene sonra iki tarafında duygusal konuları kapatamayıp tekrar şarkılar üzerinden haberleşmesi gibi bir şeydi. Hayat her iki tarafı da değiştirmişti. Ben yaşadıklarımdan sonra aslında ondan kendimi ön plana koymam gerektiğini sadece sevgi ile hareket etmemem gerektiğini öğrendim. O da bunu eski ilişkisinden öğrenmişti. Çünkü o da bütün sevgisini orada kullanmıştı. Mantığını benimle ilerletti. Belki de aradan zaman geçince ayrılınca da sevdiğini de anladı. Ama sorun şuydu. Çabalamak bizi yakınlaştırsa da kendimizinden uzaklaştıracaktı. Çünkü eski koşullara göre değildik iki tarafta dönüştü. Yaşadıklarından ders çıkardı. Şimdi eski fedakarlıkları yapmak belki de ikimiz için de zor olacaktı. O artık eski bakış açısı kalmamıştı. Ben hayatımda adımı nereye atacağımı bilmiyorum. Çünkü çevremde bu 2 sene içinde dağıldı. Kendim için iyisi ne bilmiyorum yolumu kaybettim. Yorumlarınızı merak ediyorum teşekkür ederim
Kimseye tahammül edemiyorum hemen sinirlenip hemen agresifleşiyorum herkesten soğuma hissi var
tahammülsüzlük kalmadı herkesten soğuma hissi stres kaygı sinir öfke eşime karşı sevgisizlik saygısızlık kendime gelemiyorum sürekli sinirliyim kendimle başa çıkamıyorum hemen ağlayıp hemen üzülüyorum sinirleniyorum sese gürültüye gelemiyorum kimsenin konuşmasını istemiyorum herkese nefret duygusu huzursuzluk var üstümde huzurlu mutlu olmak istiyorum herkese karşı mutlu sakin olmak istiyorum kimseye kaba olmak istemiyorum küfür etmek istemiyorum sakin olmak istiyorum sadece sessiz sakin
Neden sürekli onu rüyamda görüyorum?
Merhaba hocam. Son zamanlarda rüyalarımda sık sık, sanal ortamda tanıştığım birini görüyorum. Ancak bu kişi, rüyalarımda hep farklı erkek tiplerinde, değişik yüzlerde ve şekillerde karşımda beliriyor. Yani aslında aynı kişi değil ama onun varlığını çağrıştıran farklı versiyonları. Bu durum beni hem şaşırtıyor hem de kafamda birçok soru oluşturuyor. Bu kişiyle gerçek hayatta hiç buluşmadık, sadece online iletişimimiz var. Ben bu iletişime dair belli beklentilere sahibim; onun da benim gibi bu ilişkiye önem vermesini istiyorum. Ancak maalesef onun bu iletişime benim kadar değer vermediğini anladım ve konuşma bitti. Olurumuz yoktu zaten kendimce gelin güvey oldum ama o hep netti. Sadece heves olarak gördü beni sanırım. Çünkü sevse oldurmaya calisirdi. . Ayrıca, o benden beş yaş küçük birisi ve bu yaş farkı da benim içimde bazı tereddütler ve karmaşık duygular yaratıyor. Bu yüzden bu rüyaların, bilinçaltımda neyi temsil ettiğini ve benim duygusal durumumu nasıl etkilediğini anlamak istiyorum. ..
Ailemle ileride görüşmek istemiyorum ne yapmalıyım? Doğru mu yanlış mı?
Merhaba öncelikle ben 23 yaşımdayım kpss çalışıp atanmaya çalışıyorum. Ailemleyim annem babam 2 abim var fakat aramız biraz kötü ailemle şöyle ki kimse beni anlamıyor, saygı duymuyor, söylediklerimi de umursamıyorlar, hoş dinleseler de haksızım. Bir insan hep mi haksız olur? Hasta olduğuma inanıyorum artık. Atandığımda görüşmeyeceğim. Sadece ruhumu yeniden nasıl iyileştirebilirim? Hep üzgün ve ağlıyorum. Anlaşılamıyorum, yanlış yorumlanıyorum, azarlanıyorum sonra da neden böylesin diye yargılanıyorum. Normalde konuşmayı çok seven birisiyim ama gittikçe gerçekten sessizleştim. Konuşursam şimdi yine yanlış anlaşılırım diye konuşmuyorum artık. Soru cevap haricinde konuşmuyorum. Ha bir de mizacı sert birisiyim bu sebepten dolayı da insanlar tarafından hem çok yargılanıyorum asla kimsenin hakkımda iyi bir şey dediğini bile duymadım, ama biliyor musunuz kötü değilmişim de işte böyle mutsuzmuşum sürekli vs vs. Hocam sert birisiyim ama bağırıp çağıran tiplerden değilim insanlar benimle oturup sohbet ettiklerinde çok şaşrııyorlar dışarıdan böyle görünmüyorsun vs diye. Bu sadece. Sorun bile değil, ben de isterdim hep güler yüzlü olmayı ama olamadım üzgünüm. Bunları başıma kakıyorlar ve gerçekten bunaldım. Sıkıştım. Annemle konuşamıyorum konuştuğumda suçlu yine benim. Abilerimle zaten anlatamam anlamazlar beni. Bir tane kız kardeşleri var ama dinlemezler. .. Benim de kalbim kırılabilir, üzülebilirim, alınabilirim, canım sıkılabilir. Kimse için bir şey ifade etmemesinden de çok yoruldum. Vallahi de anlattığım zaman bile azarlanıyorum o yüzden çekimser birisi haline geldim. Neyin var ki! Her şeyin var! Gözün doysun biraz!. Ben ne konuşursam konuşayım a dediğime hep b derler. Baskıcı bir ailem var gerçekten anlatsam roman olur. Anneme çok kırgınım belki de en çok o beni anlamalıydı ama anlamadı hiçbir zaman. İlişkim falan yok, olmadı bu yaşıma kadar da. Ne sevilmeyi bilirim ne sevmeyi bilirim esasında. Hep bir suçluluk duygusu var üzerimde. 9 yaşıma kadar parmak emerdim onu hatırlıyorum. Babamdan değil ama annemden çokca dayak yedim maalesef. Hep de taraf tutulurdu. Erkeğin tarafı. Klasik baskıcı aileleri bilirsiniz. Evde ben yaşam savaşından ziyade bir benlik savaşı veriyorum sanki. Ben böyle bir insanım nolur böyle kabullenin normal bir bireyim neden beni yargılıyorsunuz ki? Haykırıyorum ama kimse duymuyor. Ya da işine mi gelmiyor hocam ben anlamıyorum. Hep ben hatalıyım hep ben suçluyum ben suratsızım ben sertim ben kaba saba birisiyim sevgisiz birisiyim hiçbir şey bilmem anlamam. Hep bu şekilde büyüdüm ve bunları duydum. Fiziksel bir hastalığı geçirmek çok zor elbette ama kafanıza kazınmış olan sözleri, cümleleri silmek çok zormuş ben şuan fark ediyorum. Belki hasta oldum çoktan hastayım. Ama biliyorum böyle söylersem bile yaftalayacaklar. Ailemizin 'delisi' psikolojisi bozuk vs. Asıl tedavi olması gereken kişiler yanı başımdayken. Geçmişe takıntılı birisi oldım veya olmadım bilmiyorum. Genelde öyle söyler aile bireyleri ama ben sistematik şekilde 20 senedir bu hakaretleri duyuyor olduğum için takıntılı olmam normal değil mi? Herhangi bir gelişme bile yok tavırlarında konuşmalarında algılarında. Hocam ben takıntılı değilim, anlaşılmak istiyorum. Bir insan oturup yapay zeka ile konuşur mu yahu? Çok acizce, zavallıca. Birisi bana böyle bir şey söylese çok üzülürdüm. Etrafında onu dinleyen hislerine önem veren hiç mi kimse yok derdim. 2 abim var demiştim hocam, çocukluk fotoğrafları yığınla var. Ben evin en küçük tek kızıyım benim fotoğraflarım aile albümlerimle 2 tane sadece. Koskoca aile albümünde. 1 2 3 4 5 6 7 yaşım yok? Yok bildiğiniz. Evet üzülüyorum buna da üzülüyorum. Kırgınım, öfkeliyim. Ben bir şeyi yapmak istemiyorsam bir önemi yoktur onlar istiyordur çünkü. Hocam ne var bir de biliyor musunuz? Herhangi bir insanın beni ben olduğum için seveceğine de inanmıyorum, tüm kalbimle inanmıyorum. Dalga geçiyorlar zannediyorum, neden beni seçesin ki diyorum? İçten içe kendimi layık görmüyorum herhangi bir kimseye. Sıkıcıyım, güzel değilim, başarılı değilim, kendi hür iradem bile yok sanki bir cehennemin içinde yaşıyorum. Başkasına üzüntü ve sıkıntı vermekten başka bir şey yapamam bile. Varsın ama yoksun mesela. Kimse seni görmüyor duymuyor seninle konuşmuyor. Böyle yaşam olur mu? Ruhum bu bedenin içinde gerçekten acı çekiyor sanki kıvranıyor gibi. Anlaşılamamaktan kötü şekilde damgalanmaktan herhangi bir kimselerle kıyaslanmaktan çok yoruldum, sıkıldım. Bölümümü yüksek puanla bitirdim ailemin bile haberi yok hocam söylemedim bir şey ifade etmezdi onlar için o sebepten dolayı. Bir daha 23 yaşımda olamayacağım ve en güzel günlerimin böyle geçmesine çok üzülüyorum. Uyumak istiyorum ama nasıl bir uyku olduğunu siz anlamışsınızdır. Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim ayrıca çok fazla yazdığım için de kusura bakmayın, iyi günler dilerim.
Dün akşam kedimi kaybettim kendimi suçlu hissediyorum nasıl atlatacağımı bilemiyorum
Kedime 6 ay önce fip diye ölümcül viral bir hastalık teşhisi kondu. Organları hepsi problemliydi. Antibiyotik tedavisi uygulandı eski haline dönemesede düzeldi bayağı. Ara ara tırnak kestiğimde bile nefesi kesiliyodu sesi değişiyodu ölecek gibi oluyodu. Eski yıllarda da hrp dışarı çıkarırdım. Dün gece parka çıkardık eşimle çok sıcak diye. Parka girer girmez nefes alışı değişti ağzını açıp durdu. Alışır sandım ama alışmak bir yana solunumu güçleşti. O sırada eşimi çabuk su getir diye gönderdim. Kedimi de kucağıma aldım. Bi anda nefes alışı daha kötü oldu ilk kez parmağımı bir ısırdı tırnağımdan kemiğime geçti dişi. Sonra oradan sehpaya zıpladı. Oradan kamp sandalyesine ve sandalye ile beraber çimenlerin üzerine düştü çırpındı ve öldü. Veterinere yetiştirdim. Kalbi çok hafif atıyo dedi ama öldü. Hiç bir şey yapamadım onu kurtaramadım. Dışarı çıkmasam belki ölmeyecekti kendimi toparlayamıyorjm ve çok suçluyorum.
İnsanları memnun eden oluyorum
-cogu zaman hayır diyemiyorum -sıkıldıgım, bunaldıgım arkadaslıklarımı bitiremiyorum -karsımdaki erkegi begenmesem de begenmiş gibi davranıyorum (zorbaladıgım da oluyo) -gulmesem bile ayıp olmasın diye random atıyorum -çoğu zaman insanlarla konuşurken kendim gibi hissetmiyorum -bi keresinde sırf 'o' istiyo diye öpüşmüstüm ve bana dokunmasına izin vermiştim o an çok da memnun olmasam da onu mutlu etmek için varmışım gibi hissetmiştim yani obje gibi yani bunlar bi kaç örnekti
Anneme karşı nasıl bir tavır sergilemeliyim?
Merhaba, ben 28 yaşındayım. 6 ay önce eşimden boşandım ve İstanbul'dan İzmir'e ailem ve akrabalarımın olduğu şehre taşındım. Annem ve babam sürekli kavga ettiğinden ve annem her şeye şikayetlendiğinden kızımı daha sağlıklı buyutebilmek için onlara yakın, ayrı bir eve çıktım. Ancak özellikle annemin, hayatıma müdahalesi çok fazla. Sürekli evimin ışıklarını kontrol ediyor, eve dönüp dönmediğimi soruyor, boşanmamla ilgili bana laf sokuyor. Kendince benim eksik olduğum yanları sürekli yüzüme vuruyor, fiziksel özelliklerim de dahil. Hatta geçenlerde babamla birlikte kilom yüzünden eşimin benden ayrıldığını ima ettiler, defalarca şiddet gördüğüm bir evliliği bitirmiş biri olarak çok üzüldüm. İnsanların yanında 2 yıldır kızıma tek başıma baktığım halde "daha anneliği öğrenemedi annelik yapamıyor" gibi ithamlarda bulunuyor. Kızımın uyku saatlerine dahi müdahale etmeye çalışıyor. Gerçekten çok bunaldım, 10 yıldır onlardan ayrı yaşıyordum ve şimdi bir anda özellikle annem sürekli hayatıma müdahale etmeye başladı. Eve sipariş ettiğim yemeğe, evime aldığım eşyaya bile karışıyor. (Maddi yükümlülük tamamen benim üzerimde olduğu halde) Geçenlerde tabağıma yemek dizerken, tatlıyı şimdi alma dedi, uzun süredir ona karşı çok dolduğum için "karışma anne, ben belki böyle almak istiyorum" dedim. Dakikalarca bu söylediğime alındı, bir süre ikramlıklardan yemedi. Zaten ben bir şeye itiraz ettiğim anda, sağlık sorunlarını öne sürüp vicdan azabı çektirmeye çalışıyor. Ama bir yandan da onlara muhtacım, kızımın bakımında yardımcı oluyorlar. Ne yapacağımı bilmiyorum, çok bunaldım. Kızım biraz büyüdügünde bu şehirden kaçıp gitmek istiyorum. Hiçbir yere ait hissedemiyorum artık. ..