Psikolojik Destek ve İyi Oluş Platformu
Zihinsel sağlığınıza dair sorulara uzman psikologlardan yanıt alın. Psikolojik desteğin en ulaşılabilir adresindesiniz.
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Filtrele
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
EŞİM AİLEME KARŞI SOĞUK
Merhaba ben Zeynep 22 yaşındayım eşimde 22 yaşındayım severek evlendik 1 yıllık evliyiz düğün günü eşimin ailesiyle kavga ettim ve eşiminde bu konuda sessiz kaldı bi kaç gün sonra bizim herşeyimize ailesi karıştı balayına gitmemize bile izin vermedi hep siz küçüksünüz dedi artık bunlara dayanamadığım için aile evine dönmek zorunda kaldım eşimin babası eşime zorla boşanma davası açtırdı 1 ay sonra eşimle kendi evimize kaçtık kapımızı kitledik ve sürekli kapımıza geldiler boşanma davasını geri çektik sonra ailesiyle barıştık bi zaman sonra benim ailem eşimin ailesiyle görüşmüyor 1 sene oldu eşim için hepsini sineye çektim ailesiyle aram iyi şuan karışmıyorlar hiçbirşeyimize ama eşim benim aileme hep soğuk çay içmeye bile gitmek istemiyor bir kere kalayım dedim ona da hayır dedi seni o evden aldım daha geri kalmaya gidemezsin dedi aileler hakkında hep kavga ediyoruz ben onun ailesine karşı iyi olmaya çalışıyorum gidip geliyorlar gidiyorum bende ama o öyle istemiyor işten gelince ben olmasınlar diyor ne yapmalıyım eşime aile terapistine gidelim dedim kabul etmedi ayrıca ne çalışmama ne de kursa gitmeme izin vermiyor
Flörtü tanımak için nasıl sorular sorabilirim?
Merhaba sayın psikolog, bugüne kadar çok haya yaptım ilişki başlarında flört dönemlerinde ancak artık aynı hataları yapmamak için psikolojik destek sitesinden flörte nasıl sorular sorulması gerektiğini öğrenmek istiyorum gerçekten. Karşımızdaki partneri tanımak için ne tür sorular sorabiliriz? Partnerime yatırım yapıp yapmayacağımı anlamak istiyorum ileri ki yaşlarda bu zamanları pişmanlık olarak hatırlamak istemiyorum. Naber nasıl sın gibi sorularla oyalanmaktansa karşımdaki insanı tanımak için ne tür sorular sormalıyım?
Fazla sosyalim ama vazgeçemiyorum nasıl aşarım?
Her insana sanki yıllardır dostum gibi davranırım hep gülerim samimiyimdir. Ama herkse karşı böyle. 17 yaşındayım ve büyüklerim bunu yaptığım için bazen kızıyorlar herkese karşı samimi olma diye. Ben de bazen rahatsız oluyorum cıvıklık yapmış gibi hissediyorum ama içimde sürekli gülmek isteyen biri var gibi bu yüzden çok da sosyalim ama bu da bir yerde beni rahatsız ediyor herkesle anlaşıyorum diye kendimi kötü hissediyorum ve insanlar bana kötü bakıyor gibi. Ayrıca galiba bu samimiyet ve neşem yüzünden beni ciddiye almayıp kullanmaya çalışanlar da var napmalıyım. Şimdiden teşekkür ederim
Benim bu ruh halim hastalık mı?
12yaşımdan beri kendi kendime konuşuyorum ağlıyorum gülüyorum sanki biri yanımda varmış gibi şu anda 23 yaşındayım ama hep böyleyim evliyim üç çocuğum var sanki onlara iyi bir anne değilim gibi hissediyorum ne yapayım bilmiyorum bazen düşünüyorum tuhaf tuhaf senaryolar aklımda oluşuyor çocuklarıma bağırıyorum anlamıyorum neden böyle olduğumu sonra kendi kendime ağlıyorum üstünden çok geçmeden gülüyorum sanki hiç bir şey olmamış gibi hissediyorum kendi kendime o kadar çok konuşuyorum ki bazen bakıyorum saat 03:00 gecenin yarısı yada bazen sabah oluyor hâlâ ayaktayım ve hâlâ konuşuyorum ama en çokta geçmişim çok kötü geçtiği için sanki iyi geçiyor Muş gibi düşünmem. ben hasta miyim nasıl bu halim le başa çıkabilirim bilmiyorum
Enerjimi geri kazanmak istiyorum
Eskiden daha neselı mutluydum su an iki yuzlu , güvensiz insanlarla karşılaştgm için istedıgım gıbı davranamıyorum. Enerjik neseslı ya da oldugum gibi temız davransam saf yerıne konmaktan korkuyorum nasıl eskısı gıbı hayat enerjimi toparlyblrm kendıme deger verebılırım nasıl kendımı kımse ıle kıyaslamam, kendıme nasıl guvenırım, bi ortamda nasıl guvencım olur kendıme, özgüvenim var ama bazen hiç yokmuş gıbı davranıyorum ıkıncı planda kalmaktan korkuyorum bi dusuncemı soylerken kımse dınlemez dıye cekınıyorum bunun sebebi ne olabilir ve nasıl asabılırım, sımdıden cok tesekkur ederımm
Kumar oynayan eşimden boşanmayı düşünüyorum
Merhaba daha önce de defalarca yazmıştım yine yeniden yazıyorum eşim yıllardır kumar oynuyor da bir bağımlı haline gelmiş Yalanlar borçlar sürekli yapılıp Eşimin babası tarafından olsun kendi altınlarından olsun hep ödendi gitti her seferinde de bu son bir daha asla yapmam diyor her seferinde bu farklı bir daha asla oynamam diyor ama tekrar tekrar yapıyor şimdi de olduğu gibi defalarca kez yapıp oynamayacağım dedikten sonra yine yeniden bir sürü borç çıkardı şimdi tekrardan bir daha asla yapmam bu sefer çok farklı kafama dank etti bilmem neler söylüyor şimdi sorun bu Ben ailemi kurtarmak istiyorum boşanmaya düşünmüyorum nasıl düzelebilir bu adam ya da inanabilir miyim onun bu sözlerini
İş hayatına girme korkumu nasıl yenerim?
Son sormuş olduğum soruya eklemek istediğim bazı noktalar var. Bu işe başlamadan önce uzun süreli işsizlikten dolayı mental çöküş yaşadığımdan bahsetmiştim. İş bulmamda yardımcı olması için üniversitedeki hocamla görüşmüştüm bana iletişim becerilerimin çok kötü olduğunu ezik büzük durduğumu benim "vur ensesine al lokmasını" bir tip olduğumu iş dünyasında beni ezeceklerini falan söylemişti. O gün eve ağlayarak döndüğümü hatırlıyorum. Hiçbir zaman harika iletişim becerilerim olmadı ama normal şartlarda kendini asla savunamayacak ifade edemeyecek bir insan da olmadım. Evet kendimi bildim bileli sosyal kaygım var evet çok gürültücü kendini öne atan bir insan değilim halk arasındaki tabirle "yırtıklık" yapamam etrafımda çok fazla insan kalabalığı istemem ve ağzı laf yapan ya da yağcı biri olamıyorum. Ama kendisinin bahsettiği gibi ezik büzük duran ya da saf biri olduğumu düşünmüyorum. Sınır ihlali yaşadığımda tepki verebilirim bana yaklaşmasına izin verdiğim insanlar sohbetimden çok keyif aldıklarını veya beni zeki, farkındalığı yüksek, espritüel bulduklarını söylerler. Sosyal kaygı durumunu da arkadaşlık kurarken veya kalıcı olarak bir ortama girdiğimde yaşıyorum bu insanlara karşı güvensizlik duymamla ve onları itici bulmamla da iç içe geçmiş bir durum muhtemelen. Bir de hep nezakete üsluba çok dikkat ederim ve saf ya da yarım akıllı olduğumu kesinlikle düşünmüyorum ama çok duygusalım hemen gözlerim doluyor. Öyle biri değilim desem de hocamın söyledikleri zaten kırılgan olan özgüvenimi daha da yerle bir etti. Kısa bir süre sonra önceki sorumda bahsettiğim işe girdim. Ve işe girdiğim hafta yıllardır görmediğim ve eskiden neredeyse nefret ettiğim bir adamla arkadaş ortamında biraraya geldim. Teşhis koymak bana düşmez tabi ki ama tahminimce kendisinin narsisistik yönleri var. Bir kere son derece hadsiz ve asla söylenmemesi gereken şeyler söyleyip eleştirio karşı tarafı alıngan olmakla suçlar ve bu durumu genelde kadınlarla yaşıyor ve çok cinsiyetçi biri sürekli kadınları eleştirir konuyla hiç alakası yokken bile. Asla hata kabul etmez güzellikle rahatsızlığınızı dile getirirseniz kafa şişiriyor olursunuz kendisi her şeyle alay edebilir ama ona ufak bir şey söylenince gerilir sık sık kendisini över vs. Kendisinden bu sebeplerden ötürü nefret ediyordum ama uzun zaman sonra ve duygusal boşluk döneminde karşılaşınca ve o da bana ilgi gösterince kendisinden hoşlandım. Bundan 1 hafta sonra iş yerinde taciz olayını yaşadım işimin de 1. Haftası bitmişti zaten. Bu olaydan birkaç gün sonra bu arkadaşla başbaşa buluştum tekrar o gün daha da kapıldım ve bayağı takıntı yaptım birine bu denli kapılmayı hele de ona böyle kapılmayı kendimden asla beklemiyordum. O gün onun patavatsızlığından terbiyesizliğinden konu açıldı hoşlansam da üste çıktığını görünce sert konuştum kendisiyle ama sonra kendisini tamamen geri çekti bana kendimi suçlu hissettirecek şeyler söyledi hatta benim bazen sosyal kaygı hissetmemle özgüvensiz davrandığım durumlarla ilgili örneğin yeterince girişken olamamak veya sosyal çevremin geniş olmaması gibi konularla ilgili imalarda bulundu oradan vurmaya çalıştı. 2 dk önce kendimi savunuyordum ama bir anda söylediğim yaptığım her şeyden pişman olmuştum neredeyse ağlayarak özür dileyecektim ondan, yalvaracaktım hatta ilk defa böyle hissettim ve o gün aynı yöne gittiğimiz halde beni yolda öylece bırakıp önden gitti. Bugün de o zaman kendime sahip çıkmadım kendi arkamda duramadım diye pişmanlık duyuyorum. İs yerinde yaşadığım olaydan sonra utanarak söylüyorum ki sahiplenilmek korunmak beni sevip koruyacak bir erkeğin gölgesine sığınmak istedim. Bu başbaşa buluşmadan sonra benimle konuşmayı kesti ve ben hepten derbeder oldum. biliyordum aşk değildi ama aşk acısı çekiyordum sanki. Sürekli ağlıyordum, karnım ağrıyordu melankolik müzikler dinliyordum yemek yiyemiyordum. Ve bu takıntı halim yaklaşık 10 ay sürdü. Çok yeni geçti diyebilirim. Zaten hiç sevgilim olmadı ve olacağına da inanmıyorum. Bu zamana kadar sadece birkaç kişiden hoşlandım onlar da hep yoğun duygusal boşluk yaşadığım dönemlerde oldu. Birinin beni sevebileceğine benim birini sevebileceğime inanmıyorum çünkü zaten insanların büyük bir kısmına karşı tiksinti duyuyorum bu his hep vardı ama hem bu başarısız hoşlantı hikayesi hem is yerinde yaşanan taciz uzun süreli işsizlikten kaynaklı öfke krizleri hocamın beni sözleriyle yerin dibine sokması. .. hepsi o kadar kısa sürede peş peşe oldu ki insanlardan tiksinme hatta belki nefret durumu daha da derinleşti. Bir de iş yerindeki taciz olayını 3 ay sonra insan kaynaklarına anlatıp ani bir şekilde işten çıktığımı söylemiştim önceki soruda. Annem öncelikle biraz daha çalış òyle çık para da lazım demişti ama ben daha fazla uzatamazdım çünkü sürekli hasta oluyordum stresten. Sonra aniden işten çıkıp eve gelince bu yaşadıklarımı insan kaynaklarına anlattığım için annem hoşnut olmadı. Neden anlatmayacakmışım ben mağdurum dediğimde şirkette adın çıktı namusuna laf gelecek vs dedi o kadar anlaşılmamış ve yalnız hissettim ki. Hadi onların gözünde öyle oldum diyelim sonuçta ben bir namussuzluk yapmadım ki neden ben susuyorum? Bir de annem tabi ki yaşadığım şeylerden rahatsızlık duydu öfkelendi ama bugün hala bunların etkisinde olmamı benim aşırı hassas takıntılı ve geçmişten çıkamayan biri olmama bağlıyor ve bu çok canımı yakıyor çünkü hayatım boyunca hep annem tarafından anlaşılmamışlık hissini çok yoğun yaşadım. Bugün kendimi yeryüzünde yapayalnız hissediyorum ve bu benim kaderim gibi hissediyorum. Bir pişmanlığım daha var iş yeriyle ilgili. İs yerinde bu olayları yaşadığım için uzun süre kimseyle konuşmadım ama sonra birkaç kişiyle arkadaşlık kurdum. Onlar taciz olarak nitelendirebileceğimiz davranışlarda bulunmuyordu ama onlarla arkadaş olduğum için de bugün pişmanlık duyuyorum. Konuştuğum kişiler erkekti ve sürekli kadınları eleştiriyorlardı mesela kadınların araba kullanamadıklarını söylüyorlardı bir keresinde bir konu hakkında kafam karıştı ve yanlış bir şey söyledim diye kadınlar hayattan o kadar kopuklar ki demişlerdi. Veya bana sen sessiz kendi halinde bir kızsın senden çok iyi eş ve anne olur böyle kadınlar kalmadı gibi şeyler söylüyorlardı iltifat gibi görünse de şuan aklıma gelince öfkelendiriyor bu söylem beni. İşten ayrılacağımı söylediğimde kadınsın tabi babana güveniyosun demişlerdi. Onlar kadar çok konuşmuyorum diye kadınlarla muhabbet akmıyo demişlerdi. Ben yeri geldiğinde kavga bile edebilen biriyim. Öfkelenince sosyal kaygı yaşamıyorum genelde. Ama bana bunlar söylenirken ben öfkelenmiyordum neden bilmiyorum muhtemelen orada hayatta kalmaya çalıştım ve bazı şeyleri kabullendim. O zamanlar bu insanlar bana kötü de gelmedi ama şuan onlarla konuştuğum için de çok pişmanım keşke hiç konuşmasaydım diyorum kendime ihanet etmişim gibi hissediyorum gurursuz hissediyorum ne kadar çok aşağılanmış ve göz yummuşsun diyorum. Diğer konuştuğum kişiler de mesela bir keresinsebonlarla aynı müzikleri dinlemiyorum diye çok sıkıcı olduğumu söylemişlerdi hatta 6 yaşındaki kızının benden daha eğlenceli olduğunu söylemişti biri. Bugün hayata karşı yoğun bir anlam ve heves kaybı yaşıyorum kimseye tahammül edemiyorum çünkü taviz vermemek için özel bir çaba içindeyim biri birazcık sınırımı tehdit etsin ağzıma geleni söylüyorum. İyi bir devlet üniversitesinde iyi bir bölümden yüksek bir ortalamayla mezun oldum. İş basvurularında istenen teknik becerilerin çoğuna sahibim yapay zeka ve kodlama araçlarını kullanabiliyorum Amerikadaki bir profesörden online yapay zeka eğitimi aldım kendisi ödevlerimi vs beğendi orada doktora yapmamı tavsiye etti . bunun dışında ingilizce kursuna gitmiştim ve orada çok aktiftim en iyi notları ben alıyordum vs ama bugün kariyer yapmak istemiyorum. Tabi ki her şey teknik beceri değil networkingim yetersiz ve çok girişken yırtık bir insan olmadığımı kabul ediyorum ama iş dünyasında benim gibi kendi halinde şov yapma peşinde olmayan sadece işini yapan insanlar vardır diye tahmin ediyorum çünkü adap usul üslup bilmeyen bir insan kesinlikle değilim. Diksiyon hitabet iletişim odaklı kurslara gittim kısa dönem bir tiyatro tecrübem olmuştu ve hocalarımdan arkadaşlarımdan güzel dönüşler alıyodum hitabetimi beğeniyorlardı. Şuan ielts sınavına hazırlanıyorum ve Amerikada kısa dönem astronomi ve yapay zeka üzerine online bir eğitime katıldım yine. ama kendime sürekli soruyorum bunları niye yapıyorum istemiyorum ki diyorum. Bu sınava hazırlanıyorum o eğitimi alıyorum çünkü işe girmemek için bahane oluyor ve ailemi avutuyorum kendimi geliştiriyorum diye ama istemiyorum. Aslında ailemin maddi desteğe de ihtiyacı var bir yandan bunun vicdan azabını da taşıyorum. Önceki sorumda o sapık müdürün bana git ev hanımı ol dediğinden bahsetmiştim ve ben bugün cidden ev hanımı olmak istiyorum artık ve o adamı haklı çıkarıyorum diye de kendimi kötü hissediyorum. Bir de işten çıkalı neredeyse 8 ay oldu eski şirkettekiler hala linkedin profilime bakıyorlar hala işsiz olmamla dalga geçiyorlar biliyorum arkamdan alay ettikleri haberini almıştım zaten. Konudan konuya atlıyorum sürekli lütfen kusuruma bakmayın ama psikolojimin ne halde olduğunu görün diye bu detayları verme ihtiyacı duydum. Eski kariyer hayallerim şuan benim için hiçbir şey ifade etmiyor ama bundan daha yaralayıcı olan aşka aile kurmaya ve insanlığa dair inançlarımın neredeyse kaybolması. Çünkü kariyeri de geçtim kendimi bildim bileli hep aşkı bulmanın ve sıcak bir yuvanın hayaliyle yaşadım. Bugün 27 yaşında mental olarak çökmüş ve evden çıkmaya artık korkar olmuş hiç sevgilisi olmamış bir kadın olarak birini seveceğime sevileceğime her şeyi geçtim istediğim gibi saygılı cinsiyetçilik yapmayan haysiyetli güçlü bir karaktere ve mentale sahip olan bir adamla karşılaşacağıma dahi inanmıyorum hadi milyonda bir ihtimalle karşıma çıksa beni ne yapsın diyorum çünkü ben güçlü öz güvenli girişken ya da çok etkileyici bir kadın değilim. 27 olduğumdan beri hepten yaşlı ve çirkinleşmis hissediyorum. Sonra doğru düzgün bir hayat tecrübem dahi yok ne aşk ne iş ne bir hobi ne entelektüel birikim ne gezip görme hiçbiri yok (sadece okuyup ders çalıştım çünkü başka bir şeyle uğraşınca hep vicdan azabı çektim). Bu umudumu da kaybedince tüm sistemim çöktü ve bugün her şeyi yapmış olmak için yapıyorum hiçbir şeyin benim için bir anlamı yok hiç hayal kuramıyorum artık ve toplumdan çok kopuk hissediyorum böyle insanların varlığını biliyordum ama bu denli yaygın bir yozlaşma olduğunu görmek tokat gibi çarptı suratıma. Aslında benzer bir uyum sorununu lisede de yaşıyordum hocalarım benim için hep çok terbiyeli olgun hanımefendisin derdi. O zaman da lisedeki çocukların zorbalığı, sınır bilmezliği hoyratlığı ve ahlaksızlığı çok yıpratıyordu beni iş dünyasının da koca bir meslek lisesi olduğunu düşündüm zaten ortamı görünce. Son olarak bana terapiye gitmemi söylemiştiniz. Lise yıllarımdan beri belli dönemlerde terapi aldım farklı terapistler denedim ama terapiler beni tatmin etmiyor değişen bir şey olmuyor. Hatta son terapistimle görüşmeyi bırakalı 6 ay olacak yani yakın bir zamana kader terapi alıyordum zaten. Belki hala bana uygun terapist ya da terapi yöntemini keşfedemedim ama şuan maddi kazancım olmadığî için istesem de bir uzmanla görüşemem. Yine de buradan sizinle paylaşmak ve görüşlerinizi almak bir nebze iyi hissettirdi.
Sevgilimle ten uyumumuz var ama zevk alamıyoruz
Sevgilim ve ben biraz daha genç bireyleriz ve eşcinsel olduğumu yeni keşfettik sayılırız, birbirimizi cinsel oalral arzulasak ve işi pratiğe dökene kadar ne kadar tutkulu olsak dahi öpüşmeden ve ön sevişmeden sonrasında tutkumuz aniden düşüyor ve zevk alamıyoruz bu onu eşcinsel olmadığı veya bunu bu zamana kadar yanlış gördüğü için bilinçaltının hoşlanmadığını düşünüyor teselli vermeye çalışıyorum ancak bende (partnerim oldıkça tatmin edici dahi olsa) beklediğim zevki alamıyorum ki şahsen hayal etmesi dahi daha tutkuluydu. Bu yaşımıza kadar homofobik bir çevrede büyüdük bu yüzden çok şüphe duyuyoruz sizde erkek arkadaşım haklı olabilir mi yoksa sorunu daha çok biyolojil kaynaklarda mı aramalıyız?
Kendini sevmek
Kendimi sevmiyorum. Gözlük kullanıyorum. Lens taktığım zaman daha özgüvenli oluyorum Sevgilim hep lensle görür beni. Görüntülü arasa bile numaram yüksekte olsa çıkarır kör kör konuşurum. Lens var sanıyor. Normal bir kilodayim 58 gibi. Erkeklerin sevdiği standartlara göre ince bir belim yok,dolgun bir göğüsüm,kalçam hiç yok. Bu yüzden kendimi çok yetersiz ve özgüvensiz hissediyorum. Bu hisle nasıl başa çıkabileceğimi bilmiyorum. Sevgilime yaptırmak istediğimi söylediğimde hem öyle dokunamayacağını hemde daha cok insanların bakacağını söylemişti. Ona yetiyor mu bilmiyorum ama ben cinsellik yaşadığımız zaman cok yetersiz hissediyorum. Güzel kızlara özeniyorum,bazen onları kıskanıyorum. Bır gözüm düşük mesela. Yüz asimetrim bozuk. Kendimi iğrenç hissediyorum ve bununla nasıl baş edeceğimi asla bilmiyorum.
Değer görmediğim bir ilişkiyi sonlandırmak
1 yılı doldurmus bi iliskiyi bu aksam bitirdim ne hissedecegimi bilmiyorum her sey cok karmasik. 13 ay boyunca deger verilmedigimi ve umursanmadigimi dusunuyorum bi buket bile alamadim diger insanalr ilk bulusmada buket aliyorlar ben 13 ay biyunca alamadim ve söylememe ragmen aldiramaidm defalarca soyledim. bende buket istiyorum diye alirim alirim diyip kandirdi sanki beni fotograf atti hangisini istiyosun dedi umutlandirdi ve almadi burdaki asil konu cicek degildi gostermis oldugu degerdi mezuniyetimiz oldu 2 kere onlardada istedim ama almadi mezuniyet gunu her sevgilisi olanin elinde kocaman guzel guzel buketleri gorunce kendimi cok acinacak hissettim benim sevgilim vardi ve soylememe ragmen almiyordu maddi durum sıkıntısı olmadigini biliyorum haftalik altin alip kenara koyuyor annesine telefon alicakmis oyle konusuyor ama bana gelince bi 400 tl kenara koyup 13 aylik bi iliskinin hatiri icin bile almaya tenezzul etmedj bu aksamda canıma tak etti ayrilmaya karar verdim ama seviyorum onu gercekten seviyorum onsuz nasil olucak bilmiyorum o benim hem sınıf arkadadim hem sevgilim hem yoldasimdi biyle bi cicek yuzunden bitmks olmasini anlayamiyorum sorunun bende oldugunuda dusunmuyor degilim bi kadın 13 ay boyunca sevgilisine buket aldiramamissa kadinin yani benim sucumdur oysa ailesiyle yanismistim ciddi dusunuyorduk boyle bitmeseydi keske su an barissam mi barismasam mi ikilemninde kaliyorum o ozur dilemeden bile umarim tekrar konusuruz ozur diler sosyal medyadan fotoğraflarımızi kaldirdiysa tamamen bitmis mi demek ben arkafaslarima anlatirken utana sıkıla anlatiyorum bana cicek almadi derken onlarda muhtemelen benim aptla oldugumu bu iliskiyi bu kadar bile uzatmanin salaklik olacagini dusunuyorlardir