PsikolojiKategorisi
Zihinsel ve duygusal olarak kendini daha iyi hissetmek bazen küçük farkındalıklarla mümkün. Duygularını anlamak, iç dünyanı keşfetmek ve kendine biraz alan tanımak istiyorsan doğru yerdesin.
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Filtrele
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Strese somatik tepki
Bunca zamandır neye emek verdiysem arkadaşlık ilişki hepsi çöpe gitti. Hiçbir zaman karşılığını alamadım. Dünya bana bir şey borçlu değil evet ama yürüyen ilişkilere bakıyorum hep karşılıklı sevgi emekle oluyor. Belki toprağım burası değildir yanlıştır buraya ait değildir diyorum ama etrafımda kimse kalmadı nereye ait olduğumu da çözemiyorum. Karşımdaki insan da sürekli sen doğru kişi misin diye sorguluyor fark ediyorum. Çünkü o da bir önceki ilişkisinde kendini olduğu gibi göstermemiş kız ayrılmış ondan. Benimle olan ilişkisinde de hep benim dediğim olacak bana uyacaksın tahtındaydı hiçbir şeyinden ödün vermiyordu ama bu sefer ben daha fazla seven taraf olduğumu da biliyorum uyumlanan yürütmeye çalışan çabalayan benmişim gibi hissediyorum. Bana da kendini olduğu gibi yansıtmıyor kız arkadaş konularında ona çok karışıyorum ama o da güvenimi sarsacak şeyler yapıyor daha sonra bana bunlar benim beklentimi karşılamıyor diyerek ayrıldı. Oysa ben kıyafetlerimden bile ödün vermiştim benim rahatsız olduğum konularda kendisi adım bile atmıyor. O hayatını düzene koymuş üzülmüyor diyemem ama yokluğumu anlaması 1 sene sürdü bu süreçte hep kendi kafasını dağıttı bir süre izledim her şey onun için yolundaydı ne zaman ki baktı yanında gerçekten biri eksik aklına o zaman geldim. Benimle olan anılarını hatırlamaya başladı. Ama ben ona tüm yolları kapattım. Tabi iş böyle olunca o da kendine başka uygun insanlar aramaya başladı beğenilerinden vs anlıyorum bunu. Acaba aşk ilişkiler üzerine çok mu düşünüyorum analiz ediyorum bilmiyorum ama insan hissetmez mi. Benim içimde öyle bir yangın var ki ne kimseyi gözüm görüyor ne de başka bir hayat düşünüyorum sadece yaşadıklarımı hak etmediğimi biliyorum ne kadar seviyor olsam da bana bunları yaşatan birine sırf yokluğumu anladı diye dönmek istemiyorum kalbime gömüp önüme bakıyorum belki bir sonraki adımımı bilmiyorum ama en azından kendime dürüstüm. O ise sen olmazsan başkası mantığında gibi hissediyorum. Zaten sen de beklentilerim karşılanmıyor bari biraz aranıp olmadı sana dönerim kafasında bence sevgi kesin ve nettir benim gözümde çok nostaljik gelebilir ama bir insan seviyorsa o sevginin dinamiği bir şekilde oluşur kendiliğinden hayırlısı böyleymiş diyip bana dönmez veya sırf bazı fedakarlıkları yapan kişiyim diye değil kalpten gerçekten istediği için döner. O sevgiyi hissedemiyorum. Çünkü ben kafamda kurduğum senaryoda bile dönse o gerçekten kalbinde ruhunda olduğumu hissetsem yine de bazı fedakarlıkları alırım gibi geliyor. O ise ona uygun olduğum veya yalnız kaldığı için belirsiz ve boşluğa tahammülü olmadığı için dönüyor öyle hissediyorum lütfen yardımcı olun
Düğünüme 2 ay kaldı korkuyorum
Betül canbel ile de devam etmek istiyorum Betül hanım akşam konuştuk yine ağırlıklı benim konuşma yaptığım bir akşam oldu sadece ilk oturduğumuz da özür dilerim diyerek başladı cümlesine o gün oraya seninle kavga etmek için değil artık bu durum bitsin normale dönelim diye geldim dedi bende normale dönmek uğruna geldiğinde yerde parmağımdan yüzük aldın ve hiç unutmayacağım bir cümle söyledin dedim sonrasında konuşmaya başladım ben ben konuşmaya başlayınca geri çekildi yine çok ortak bir dil kullandım bunca şey yaşanmış olmasına rağmen ama cümle aralarında yine duvar ördü sanki bana “bilmiyorum sürekli benden birşey duymak istiyorsun zaten konuştuk tekrar konuşmak istiyorsun tekrar meyi duymak istiyosun “ dedi bende yeni bir bakış açısı yakalamak belki dedim sonrasından ağırlıklı benim konuşma ve soru cevap yönelttiğim bi konuşma oldu sonlara doğru bu yüzük çıkarma hareketi ve babanın önüne atıcam ssni dediği cümlesini hatırlattım aynı durum yeğeninin başına gelse burda kalkar karşısındaki çocuğu mu suçlarsın yoksa kız yeğenini mi dedim çocuk ona bence karşısındaki çocuğun kemiklerini kırmak geçer içinden dedim işte bende bir kızım ve benimde bir ailem var bu yaşadıklarımın birini duysalar sana yapmak isteyeceklerini düşünebiligor musun dedim bunları empati Yapabilmen için söylüyorum dedim sonra oda bunları söyle beni doldur doldur sonra arkasından güzel bir şey bekliyorsun dedi yine bir sessizlik oluştu aramızda Sonrasında gitmeye yakın karşısına oturdum Aslında tüm beklediğini gerçekten içten dilenmiş elimi tuttuğu gözlerimin içine bakarak söylediği “özür dilerim hatalıyım ve yanında olmak istiyorum” cümlenden ibaret ve sonrasında da kendi kötü yanından beni koruyacağına dair söz vermen gerek dedim Uzun bir süre karşısında Bana bunu yapmasını bekledim Yapmadı ve ben de hayal kırıklığına uğradım ilk geldiğimde senden burada özür diledim dedi tekrar mı yapmam gerekiyor illa bir şeyleri dedi O anla bu an istediğim şey bir mi dedim ben de Kaç defa özür dilediğini ya da kaç defa gelip gittiğini bunları sayarak mı yapacaksın hayatın boyunca dedim Sonrasında yanından kalktım ve bir köşeye oturdum uzun bir süre sesszizlik oldu somrasında kalk gidelim o zaman hiç bir yere varamıyoruz dedim o da sen memnun olmuyorsun hiç bir şeyden dedi ne yapsam olmuyor dedi sonra tutup sarıldı sonrasında seni seviyorum dedi bende bunu duymak istemiyorum ki konu sevgi değil dedim özür diledi ama bu da benim isteğimle oldu sanki bir şey söyle artık bana dedim sürekli bunun üstüne “özür dilerim çok özür dilerim” dedi ama hiç bir anlam ifade etmedi sanki evlendiğimizde böyle tsrtışmalar bunlar olmayacağjna söz ver dedim söz dedi ama bu da bana iyi hissettirmedi. .sonrasında kalkıp gitmemiz gerekiyordu artık eve kalktık yüzükleri gösterdi takmayacak mısın dedi açık söyliyim içimden gelmedi sonra o üzülünce aldım elime belki aklıma güzel bri an kazınır diye “takmam için yeniden evlenme teklif etmen gerekir dedim diz çöküp” güldü bekledi takmamı bende onu bekledim şaka söylememiştim suratı düştü gidelim dedi yüzükler kalsın burda dedi bende neden yapmıyorsun dedim memnun olmuyorsun hala hiç bir şeyden dedi bu sefer benimde yüzüm düştü aldım taktım elime onun eline verdim yüzüğü ama mutlu hissetmedim hiç bir yere de varmadı konuşma sıkışıp kaldım yine sanki eve dönerken ikimizde hiç konuşmadık ağzmızı açmadık şimdi ne yapmam gedektiğini bilmiyorum
Çok takıntılıyım nasıl kurtulabilirim?
Merhaba 18 yaşındayım ve önümüzde ki yıl üniversite sınavına gireceğim akedemik başarısına önem veren başarılı bir öğrenciyim fakat ders çalışamıyorum. Çünkü evde durduğum süreç içerisinde sürekli temizlik yapmak istiyorum başkasının evinde ya da dışarıda olmuyor bu sadece kendi evimde oluyor. Sürekli etraf pismiş gibi geliyor. Sanki evde ki işleri ben yapmazsam yeterince güzel yapılmayacakmış gibi temizliği ben yapmadığım zaman tam yapılmamış gibi geliyor. Temizlik yaptıktan sonra etrafın dağılması ise beni çok sinirlendiriyor. Misafir gelmesine tahammül edemiyorum. Herhangi bir yeri dağınık görmek nefesimi kesiyor sanki . Ayrıca neşeli biri olmama rağmen çok çabuk sinirleniyorum. Sinirlenme nedenimse genellikle insanların benim istediğim tepkileri vermemesi. Herkes ben ne dersem onu yapsın benim istediğim gibi konuşsun istiyorum. Benim isteğim dışında olan her şey sanki bir yük olup sırtıma biniyor zihnimden çıkmıyor. Şimdiden cevabınız için teşekkür ederim.
Mükemmeliyetçilik özelliğimden nasıl kurtulurum?
Merhaba hocam Ben farkettim ki bende mükemmeliyetçilik var. Aşırı olmasada en azından iş konusunda bu böyle bende. Şöyle ki ben bayadir işsizim. Daha önce birkaç işe girip çıktım ve kafama yatmadı orda bı ortam pek oluşturamadim veya olustursamda kendimi oraya ait hissedemedim ve çıktım. Şimdi bı işe girmek zor geliyor çok kararsız kalıyorum. Çünkü ya yine çıkarsam felan diye düşünüyorum. Daha önce de yaşadığım olumsuz tecrubeler geliyor aklıma. . ve şöyle düşünüyorum '' Eğer bir işe gireceksem duzenli ve devamlı ömür boyu calisabilecegim bir yer olmali'' diyorum. Bu yüzden harekete gecemiyorum . .
Düğünüme 2 ay kaldı korkuyorum
Betül canbel ile devam etmek istiyorum. Betül hanım iş yerinde iken yazmıştım size biraz fazla karışık yazmışım kafam o kadar dolu ki artık cümleler karışmaya başladı. Yaklaşık olarak bir ay oldu benim bu konuşmaya çalışma sürem. Bu süreçteNişanlım kendince bir şeyler yapmaya çalıştı bana iyi davranmaya çalıştı hiç çiçek alıp gelmeyen insan bahçeden bana çiçek toplayarak geldi bir yere gitmek istediğimde hayır demeyerek çok keyifli vakit geçirerek bir gün geçirmemi sağladı normalde kıyafetime karışan biri ama o gün karışmadı veya sonrasındaki günlerde de karışmadı Ama devam eden süreçte ben hala kendimi ifade etmeye çalışıyordum ya da bana iyi davrandığı için acaba ben mi çok büyütüyorum diyip tekrar içime atıyordum ama içimdeki stres bir türlü geçmiyordu. Bu nedenle de sürekli konuşmaya devam ettim artık bu konuşmalara devam etmemem gerektiğini ve çok sıkıldığını söyledi benim kendi kendimi bir döngüye girdiğimi ve bu işin içinden çıkamadığımı dile getirdi. Ben de ona sürekli içimde yaşadığım hissi ifade etmeye çalıştığımı bana destek olmasını herhangi bir cümle içimi rahatlatacak güzel bir cümle söyleyerek bana güvence vermesini beklediğimi söyleyip durdum. Elimden gelmeyen şeyler için bile beni kısıtlıyordu bu konuları dile getire getire galiba bir şekilde kabullendiremeyi başardım artık elimde olmayan şeyler için bana karışmayı bırakıyor gibiydi ama benim içimdeki sıkıntı geçmiyordu Sanırım aklımdan geçen cümleleri artık güzel bir şekilde ifade etmesini bekledim ama o çok konuşmayı seven çok iletişim kurmayı seven benim gibi uzun cümleler kurabilen bir insan da değil. Ondan süslü cümleler beklemedim ama onca yaşanmış durumun üstüne fiziksel temasların bulunduğu anlar olsun küfürler olsun yüzüğü çıkarıp attığı zamanlar olsun bunların hiçbiri için özür dilemedi bunca zaman ve ben bunun Birikmişliği ile sürekli konuşmak istedim zaten ama sonuç olarak bir yere varamadık bu konularla alakalı sadece beni çok sevdiğini ve beni sakındığını söyledi bir daha da bu tarz durumların içinde olmayacağımızı söyledi artık bu durumlarda daha fazla konuşmamız gerektiğini söyledi ama sanırım içimdeki inanç yeteri kadar tatmin olmadı. Bu noktada sürekli daha fazla konuşmaya çalıştım buluşmalarımız sadece konuşmak üzerine kurulu olmaya başladı keyifli vakit geçirmiyorduk sadece ben konuşuyordum o dinliyordu belli bir noktada bu süreç uzun zamandır devam ediyor ve en son aşamada Artık buluşmalardan kaçmaya başlamıştım çünkü bir yere varamamak beni daha fazla derinden etkiliyordu belki de evlilikten kaçıyordum o benimle buluşmak istiyordu ben ondan kaçıyordum Son gün oturup buluştuğumuz zaman ben yine bir yol bulmaya çalıştım bizim için o da bana “ne istiyorsun benden ne söylememi bekliyorsun yalanmı konuşayım” sana diye söyledi “Sana bir şeye hayır diyorsam hayır ama sen bunu farklı algılıyorsun” Diye serzenişte bulundu ben de olabildiğince kendimi ifade etmeye çalıştım taki eczanede çalışan abinin düğün mevzusu gelene kadar. Kendi içinde Kıskançlık durumuyla beraber hiçbir sebebi yokken sinir oldu bu adama ve benim düğünümün arkasından bu insanların düğünü var ve benim çalıştığım iş yerinden kaynaklı bu insanlarla sürekli yüzyüze olmamdan kaynaklı bu düğüne katılmam gerekiyor ve bunu beraber katılmamız gerektiğini söyledim ama hala “hayır diyorsam hayır hiçbir yere gitmiyorsun sen de gitmiyorsun ben de gitmiyorum” diye karşılık verince ben de hayır bu düğüne gitmem gerekiyor benim çok mahcup olabileceğim bir durum gitmemiz gerekiyor diye sürekli ifade ettiğimde parmağımdan yüzüğümü alıp çıkardı kendi yüzüğünüde çıkardı aklınca beni dizginlemeye çalışıyordu ben tamam diyimce işler tersine döndü ve kendi takmaya çalıştı ve takmadıkça agresifleşti özür dilemek yerine daha çok sinirleniyordu geri kalanını size daha öncesinde anlatmıştım yaşadıklarımı son noktada benim yüzüğüm onda kaldı takmadım ve biz ayrıldık mı ayrılmadık mı bilmiyorum ama ben bittiğini söyledim ancak çok seviyorum hala seviyor ve özlüyorum sadece tek istediğim düzelmesi anlaması iyi olmak için gayret gösteriyordu ancak hislerimi anlamakta güçlük çekiyor empati yoksunu biri ne yapacağım bilmiyorum lütfen bana tavsiye verin
Düğünüme iki ay kaldı korkuyorum
Betül canbel ile devam etmek istiyorum Betül hanım kafayı yiyiycem hani diyorum elinden geleni yapıyor inatla ben mi görmek istemiyorum ama somrasında 24 ağustos bizim düğün tarihimiz 6 eylülde çalıştığım yerdeki abinin düğün günü benim iznimin bittiği gün ben dönünce onun düğünü olacak ve “hayır katılmak yok gitmek yok sana hayır diyırsam hayır” diyor sırf sadece hiç bir sebebi olmamasına rağmen o abiyi sevmediği için bunun beni iş ywrimde ne kadar mahcup düşüreceğini düşünmüyor ben senin kocan olucam sen benim karım hayır denilen hayırdır diyor zamanında bende bir şeyler için hayır dedim yine de gerçekleşti sonrasında ben geri çekildim çünkü yaptığın bür şey olmadığjnı anladım zarar görmedim anladım seni dedim o benden ona teslim olmamı bekliyor bir teslimiyet çalışmayacaksın dediğinde sorgulamamamı ve ya düğüne gitmeyeceksin dediğinde tamam dememi bekliyor
Düğünüme 2 ay kaldı korkuyorum
Betül canbel ile görüşmek istiyorum. Öncelikle tekrar merhaba betül hanım bu süreçte başımdan çok durum geçti olayları az çok hatırlıyorsunuzdue sürekli nişanlımla konuşmaya çalıştım içimde bir rahatlık oluşsun artık yoluma istekli devam edebiliyim diye bana bu süreçte güzel davrandı güzel hareketler bulundu axaba ben mi inatla soeun görmek istiyorum diye düşündüm ama sanırım içimde cevapsız kalan bir türlü yanıtlanmamış sorulaeın verdiği yükten dolayı yaptığı güzel davranışları da görmüyordum tek istediğim ağzından beni umutlandıracak tatmin edecek güvence vedecek cümleler duymaktı olmadıkça hırçınlaştım ama yine de hep anlatmaya niyetim gönlüm vardı saygılı konuşmaya yol bulmaya çalıştım bana hep “senin istediğin noktaya gelmemi bekliyosun” “ben hep buydum “evet derken aklın nerdeydi” gibi konuştu ve ya olmuş olan durumlara istinaden “ben seni çok seviyorum,seni sakınıyorum” diyip sarıldı konunun üstü o şekilde örtüldü içimde sanki ertesi gün çok iyi davranıyor ama ben normalleşemedim yine konuşmaya başladım bıktı o da bu durumdan sürekli konuşuyorum hiç bir yere varılmıyır sonra memnun edemiyorum seni hiç bir şekilde diyor bende konu bana iyi davranman vs değil ki hislerimi paykaşıyorum ve hiç bir yere varamıyoruz diyorum işte “ben sana söyleyeceğimi zaten söyledim tekrar mı edicem sürekli”diyor. Ama içimde bir şeyler eksik kaldığından ve karşımda kestirip atan halletini görmekten çok yoruldum en son dün yine konuşmaya çalıştım belki de kendi istediğim noktaya gelsin diye bekliyorum bilmiyorum ama benim isteklerimle onun şstekleri aynı değil “sen de benim isteklerimi yapmıyosun aynı şey” diyor ama ben tavırsal bir istekte bulunurken o eylemsel şeyler istiyor ben onun bana kaba davranmamasını isterken o benden iş yerinde beraber çalıştığım abiyi sevmediği için düğününe gidemezsin bu konu kapandı dediğimi yapıcaksın diyor bende hayır bu senin hayır diyebileceğin bir konu değil davete beraber katılmak durumundayız sevmemeni anlayışla karşılıyorum ancak bu senin isteğine bağlı gitmeyeceğimiz bir yer değil diyorum sonra ben bu cevabı veriyorum diye kavga büyüyor. Son oturduğumuzda bu mesele için kavga etrmeye başladık ve ona “hayır” bu istediğini karşılamak durumunda olmadığını bunun gerçekçi bir istek olmadığını ifade ettiğimde elimden yüzüğü çıkardı kendinininkini de çıkardı bitsin o zaman dedi. Bende tamam dedim ilk defa geri çekildim normalde yalvaran “saçmalama tak yüzüğü” diyen seda yoktu yanında inmeye çalıştım arabadan çekiştirdi beni bin arabaya diye “bitti” dedim bu hareketinden sonra yüzüğü oyuncak haline getirdin ve ben sadece bir düğüne seninle katılmak istediğim için bunu yapıyırsun dedim bu sefer yüzüğü alıp o benim elime takmaya çalıştı “hayır” dedim o yüzüğü sen aldın elimden artık bitti dedim agresifleşti takmam için takmadım. annemle babamın yanına gitmeye diye sürdü arabayı “annen baban nerde? Konuşacağım bırakacağım seni onların yanına ?” Dedi ben de “amacın ne?” Dedim “atacsğım babanın önüne seni” dedi ve bende “şuan o kadar çirkin konuşuyorsun ki bırak ailemin yanına beni ne diyorsan de” dedim sürmeye başladı sonra bir anda durdu ve “tak şu yüzüğü” demeye başladı takmadım sonra arabayı geri çevirdi götüremedi ailemin yanına “tak şu yüzüğü diyr elimi tutup takmaya çalıştı” ben de “onca yaptışına rağmen hala seviyorum ama buna katlanmayacağım” dedim takmadım beni zorladı zorladıkça bende artık bağırmaya başladım arabayı evime doğru sürdü yol boyunca yüzüğü tak dedi bana bende takmadım “onca gün az önceye kadar hala yol bulmaya çalışıyordum o an ağzını açmadın şimdi hiç konuşma” dedim kendi kendine söylenmeye devam etti “ben buraya herşeyi düzeltmek için gelmiştim” dedi o söylendi ben söylendim arabadan en son bir söz söyleyerek indim ama ne dedim hatırlamıyorum bile evime koşarak çıktım ve sonrası yok konuşmuyoruz bu şekilde gittim yanından lütfen bana bir tavsiye verin
Yapmamam gereken birşeyi yaptım ve çok pişman oldum
Yaklaşık 1 ay önce yapmamam gereken birşeyi yaptım ve çok pişman oldum kendimi çok kötü hissediyorum sanki hayatım değişmiş gibi eskisi gibi olamiyacakmışım hissine kapılıyorum ve bu sosyal hayatımı etkliliyor hayatı daha fazla sorgulamaya başladım bu olaydan sonra sevdiğim şeyleri yapmamaya başladım eski düşüncelerim değişti gibi sanki kendimi kötü hissediyorum ve sevdiklerimden uzaklaştım bu durumu aşamıyorum yaşam sevincim kalmadı gibi hissediyorum
Sevgilimle kavga ederken ne söylediğimi bilmiyorum
Dün akşam sevgilimle kavga ettim ve az önce bana kavga ederken ona söylediklerimi söyledi. Çok pis cümleler kurmuşum ve bunları hatırlamıyorum ve daha da önemlisi ben bu söylediğim pis cümlelerin düşüncesine sahip değilim. Daha önceki kavgalarımızla alakalı da hiç onun şikayet ettiği kadar büyük durumlar görmedim kendi açımdan. Meğerse çok kötü şeyler soyluyormusum fakat katirlamiyorum ve bunlar benim gercek dusuncelerim değil. Acaba şizofren mi oluyorum. Bu konuyla alakalı iğrenç hissediyorum. Farkında bile değilim ve bu durum bir buçuk yıldır devam ediyormuş
Kaygı beni yatağa gömüyor
23 yaşında bir kadınım. Ben anksiyete ve depresyon tedavisi alıyorum uzun süre terapide aldım ancak maddi nedenlerden dolayı devam edemiyorum. Benim sorunum şu kaygılandığımda üretkenliğim hemen düşüyor ve adeta yatağa gömülüyorum, duş almak bile zor geliyor o gün bir planım varsa iptal etmek için elimden geleni yapıyorum ya da ayağım istemeye istemeye gidiyor gideceğim yere. Evet kaygımı kontrol etmekte daha iyiyim, daha az sık kaygılanıyorum vesaire ama bunu aşamadım. Oturup karalar bağlamıyorum ama içimden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Bana önerileriniz nedir ve önerebileceğiniz okumamı tavsiye ettiğiniz bi kitap var mı? Sevgiler, teşekkürler.