PsikolojiKategorisi
Zihinsel ve duygusal olarak kendini daha iyi hissetmek bazen küçük farkındalıklarla mümkün. Duygularını anlamak, iç dünyanı keşfetmek ve kendine biraz alan tanımak istiyorsan doğru yerdesin.
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Filtrele
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Çok alıngan ve hassas kişiliğim var ve bunu aşamıyorum
Öyle işte herşeye kırılıyorum sürekli modum düşük ne oldu bende bilmiyorum off nasıl aşıcam bu durumu çıkmazdayım hayatım ilerlemiyor yemek yiyesim gelmiyoooooorr napıcam bilmiyorum cok sıkıldım bu durumdan bazen hissizleştim gibi düşünüyorum ama en ufak şeyede de kılırıyorum napmam lazım psikoloğa gidemiyorum öğrenciyim çok maliyetli ücretsiz destek arıyorum yardım edermisiniz lütfen tavsiyeleriniz nelerdir mesela ne yapabilirim hiç enerjik değilim psikolojik olarak çöktüm resmen
Uzak mesafe ilişkim
Betül Canbel’e Yazdıklarınızdan sonra, dışarıdan bakan bir gözle düşündüğümde, Mustafa ile aramızdaki ilişkinin sağlıklı bir temele oturmadığını fark ediyorum. Evet, Mustafa iyi bir insan. Ama onun iyi biri olması, benim için doğru kişi olduğu anlamına gelmiyor. Yine de, ondan başkasıyla nasıl mutlu olabileceğimi bilemiyorum. Çünkü kendimi bildim bileli, hep o vardı yanımda. Her zaman bana destek olan, en çok güvenen, başım sıkışınca ilk koştuğum kişi hep oydu. Ne zaman ihtiyacım olsa, ona ulaşabildim. Hiç yalnız bırakmadı… Sadece duygularımda beni yalnız bıraktı. İlişkimizin zorluklarını hep ben üstlendim, o ise daha çok güzel anlara odaklandı. Ama ben biliyordum ki, sorunları halının altına süpürerek ilerleyemeyiz. Ondan uzak olduğum için kendimi ikinci plandaymışım gibi hissediyorum. O, ailesini ve işini erteleyemiyor; ama ben hep bekleyebiliyorum. Beni hiçbir zaman önemsiz bir şey için bekletmedi, evet… Ama onun hayatında hep önemli şeyler oluyor: Ya annesi hasta, ya bir düğün, ya bir cenaze, ya da işle ilgili yoğunluklar… Onu sadece bir kez görmüş olmak bana yetersiz geliyor. Bu, dış görünüşle ilgili değil. Onu tüm kalbimle seviyorum — bu, fiziksel özelliklerden bağımsız bir sevgi. Ama sizin de söylediğiniz gibi, onunla hiç yan yana kahvaltı yapmadık. Hiç kavga etmedik. Onu çok sinirliyken görmedim. Bunlar aslında önemsiz değil; aksine, bir ilişki için çok kıymetli deneyimler. Bazen düşünüyorum: Acaba biz gerçekten yaşamadık da sadece zihnimizde bir hayat mı kurduk yıllarca? İçimde, onunla ilgili yaşadığım her duyguda hep bir “acaba” vardı. Her sevincim, her heyecanım yarım kaldı. Gülerken bile, “bizim geleceğimiz yok” diye üzülüyordum. Bana bir hediye aldığında, “ya ailem görürse” diye korktum. Heyecanım, mutluluğum hep eksik kaldı. En çok da Ankara’da, ilk kez ona sarıldığımda hissettiklerimi unutamıyorum. O, duygularına kendini bırakıp “çok şükür Allah’ım” diyebildiğinde; ben içimde heyecandan çok korku hissediyordum. O anın doğruluğunu sorguluyordum. Evet, birbirimizi çok seviyoruz. Geçmişin yükü kalbimde ağır olsa da, ona olan sevgim tarif edilemez. Bizim birbirimizden başka anlayanımız, destekçimiz yok. Ama ne yazık ki şartlarımız çok zor ve biz bu şartların üstesinden gelebilecek güçte değiliz. Bu koşullar, bizi birbirimizden uzaklaştırmalı mı? Bir de aileme Mustafa’yı nasıl anlatacağımı bilemiyorum. “İnternetten tanıdığım biriyle evlenmek istiyorum” dediğimde buna ne kadar saygı gösterirler, bilmiyorum. Belki iki kez daha buluşsak… Ama üç kere gördüğüm biriyle evlenmek istediğimde, ailem buna destek olacak mı? (Önceki mesajlarımı özetlemeden yazıyorum yazmama gerek var mı? Kendimi size tanıtabildim mı?)
Stres ve Bunalmışlık hisleriyle nasıl baş edeceğim?
Merhaba,içimdeki her şeyi söylemek istiyorum tüm gerçekliğiyle; Bugünlerde çok bunalmış ve stresli hissediyorum. hem yks ye kalan az süre hem de zamanın çok hızlı geçiyor olmasından dolayı böyleyim. 3 gün sonra 18 yaşıma giricam. etrafımdaki hiç kimseyle görüşmek konuşmak istemiyorum şu ara neden bilmiyorum sadece uyumak kendi başıma kalmak istiyorum yalnız başıma kalmak bana çok huzur veriyor insanlarla tabi ki iletişimim olsun ama bilmiyorum zaten çok sosyal olmayı seven biri değilim ama sizce neden böyleyim nasıl bir dönemdeyim?Bu arada sırf sınavdan dolayı değil genel bir bunalmışlık var.
Psikolojik mide bulantısını nasıl yenebilirim
Merhaba ben kötü bir haber aldığımda yada düşündüğümde hayal ettiğimde direk mideme vuruyor midem bulanıyor sersemlik hissi yaratıyor çok değişik oluyorum içimi bir korku panik sarıyor o duyguda beni çok rahatsız ediyor ne yapacağımı bilmiyorum nasıl baş edebilirim yenebilirim bu duyguyu hayatımı çok etkiliyor eşim bir gün evde bir gün Yok evde olmadığı zaman gece tekrardan o korkuyu yasayacam diye evde hiç kalmak istemiyorum 2 tane küçük çocuğum var nasıl davranacam evde nasıl eskisi gibi korkmadan kalıcam bilmiyorum evde sıkıntı hissi geliyor bana dakikalari sayıyorum ki eşim gelsin evde tekken gündüz temizlikle uğraşıyorum oyalamaya çalışıyorum ama gece oyalanabilecegim bir şer yok ne yapacağımı bilmiyorum
Uzak mesafe ilişkim
(Betül Canbel hocam cevaplayabilir mi?) Mustafa'nın sevgisinden hiç şüphe etmedim hatta ilişkide daha çok seven o olabilir ama en çok emek veren hep ben oldum zamanında Mustafa'nın ciddi bir ilişkiye uzak olmasını da anlıyorum babasını kaybetmişti annesinin hatta evli olan ablasının bile sorumluluklarını kendine yüklemişti babasının emaneti olduğunu düşünüp onları memnun etmeye çalıştı birden onunda sırtına çok yük yüklendi evin babası rolünü üstlenmeye çalıştı maddi manevi bu kadar sorumluluk içinde ciddi bir ilişki düşünmemekte belki haklıydı ama bende bu süreçte çok yoruldum ya bir şey yap ya da konuşmayalım diyordum o ikisini de yapmıyordu artık umudumu kaybettim umuttan çok korkuyorum Mustafa ile evlilik fikri çok korkunç geliyor bana yepyeni bir hayata alışamamaktan korkuyorum ayrıca Mustafa bunu sorun etmiyor ben senden eminim diyor ama ben birbirmizi 1 kere görmüş olmamızın çok yetersiz olduğunu birbirmizi yan yana görmediğimizi beraber nasıl vakit geçirdiğimizi bilmediğimiz için aynı evde nasıl yapacağımızı bilmediğimizi anlaşıp anlaşamadığımızı bilmiyorum ve bundan da korkuyorum şu an Mustafa'nın annesi ilişkimizi tam olarak biliyor zor olduğunu söylemiş ama benim yanımda olacağını falan demiş ben ne yapacağımı bilmiyorum sizden destek istiyorum bana bir yol gösterin lütfen böyle yapsan daha iyi olur gibisinden
dizilerden çok etkilenme durumunu nasıl aşabilirim?
Merhaba. Yaşadığım ve beni çok etkileyen bir durum hakkında danışmak istiyorum. Normal insanlar gibi dizi veya film izlediğimde bu beni o kadar etkiliyor ki günlük yaşamımda resmen yer ediyor. Detaylandırmam gerekirse dizideki karakterlerin yaşadığı üzücü durumlara ben de üzülüyorum. İzlemediğim anlarda bile aklımdan çıkmıyor. Sanki o insanlar gerçekte varmış gibi bir yerlerde o durumları yaşıyor ve acı çekiyormuş gibi geliyor. Mesela dizide bir çift var ayrılık acısı çekiyorlarsa ben onlara üzülüyorum veya kendimi onların yerine koyuyorum ve çoğunlukla ağlıyorum. Diziyi izlemeyi tamamen bıraksam da aklım kalıyor ve yine üzüntüme engel olamıyorum. Dediğim gibi bu durumda çoğunlukla ağlıyorum. Bir dizi olduğuna kendimi inandırmak istiyorum hatta oyuncuların sosyal medya hesaplarına bakıyorum ve onlar oyuncu bu sadece bir kurgu diye kendimi zorlasam da etkisi çok uzun süre geçmiyor. Özellikle duygusal ilişkilerin konu alındığı yani çiftler arasındaki durumlarsa izlediğim bu şekilde oluyor. Yaşadığım bir ayrılık da yok hatta yıllardır bir ilişkim de yok. yani bir sebebe dayandıramıyorum. Bu durumun sebebi nedir? Kendimi nasıl kurtarabilirim bu durumdan? Yardımcı olursanız çok sevinirim. .
Oglum panik atak geçiriyor ona yardimci olmak istiyorum
Merhaba,13 yaşinda ergen bir oglum var son zamanlarda cok fazla Panik atak gecirdi bu ataklar devam ediyor, Okulda daha fazla olsada evde cok sinirli tam olarak neye nasil tepki verecegini bilemiyorum sanirim birazda benim payim var malesef ekran bagimlisi bunu birakip ders calismasini soyledigimde krizler yasaniyor bu cok uzucu onu anlamak istiyorum ama nasil. Bu ataklari nasil azalmasina nasil yardimci olurum. Tesekkurler.
Uzak mesafe ilişkim
Merhaba. Benim 6 yıl önce sosyal medyadan biriyle tanıştım. 2 yıl kadar konuşmadık. Bu süreçte ona çok kırıldım, çok kızdım. 6 yıl önce ben 18 yaşında, en ufak ilgiyi içimde büyüten bir ergendim. Mustafa ise 23 yaşındaydı, benden çok daha olgundu. Benim ona çok bağlandığımı görünce uzaklaşmak istedi. Yaptığı çok doğruydu, şu an bu yaptığına çok hak veriyorum. 2 yıl konuşmadık. 2 yılın ardından Mustafa Instagram'dan bana istek attı. Bu süreçte o babasını kaybetmişti, ben ise trafik kazası geçirmiş, ameliyat olmuştum. İkimiz için de zor bir dönem olduğu için birbirimizin yanında olmaya başladık. Sosyal medyadan tanışıp böyle bir ilişki kurmak benim karakterime çok ters aslında. Dengemi tamamen alt üst etti. İlk yıllarda aptal aşık gibiydim. 24 yaşındayım, 20 yaşındayken "Evlenelim. " dese sorgulamaz, "Tamam. " derdim herhalde. Ben böyleyken o daha uzaktı, ciddi bir ilişki istemiyordu. Evlilik ona tamamen uzaktı. Uzun bir süre ne yaptığımız, ne olduğumuz belirsiz devam ettik. Bu sürede sürekli toparlayan, böyle olmayacağını anlatan, belirsizlikten kurtulmaya çalışan bendim. Çok şey denedim düzelmesi için. Aklımda bir tarih belirledim: "Bu zamana kadar yapmazsa konuşmayacağım. " dedim. Konuşmayı kesip bir gün sonra yazan yine bendim. Beni sevmediği, önem vermediği için yazmamazlık yapmadı. Beni çok seviyor. Sevdiğinden hiç şüphe etmedim. Bu zamana kadar yapmadıkları için kendini suçluyor, bana yaşattıkları için üzülüyor, geri duruyor ama yapamıyor. O da. .. Birbirimizin alışkanlığı mı olduk bilmiyorum ama ayrı yapamıyoruz. Ben artık umudumu, istediğimi kaybettim. Çırpınmaktan vazgeçtim. Mustafa ise daha çok emek vermeye başladı. Artık evlilik yolunda bir adım atmamızı istiyor. Ama kaygılarım çok fazla. Ondan kopamıyorum ama onunla da olamıyorum. Çok üzülüyorum. Mustafa Bolu'da yaşıyor, ben Erzurum'da. Sadece bir kere görüştük, çok kısıtlı. Ablamın doğumuna giderken Ankara’da otobüsten inip bir sonraki sefere bilet aldım. O da Bolu'dan Ankara’ya geldi. Deli cesaretiydi ama ona çok güveniyorum. Otobüsten indim. İlk defa geçen sene 16 Ağustos’ta buluştuk. Ona bu yüzden de kızıyorum çok. Bu zamana kadar neden yanıma gelmedi hiç? Bu konuda ben de suçluyum, kabul ediyorum. Çünkü ben yoldan çok korkarım. Bir şey olmasından korkuyorum. "Annenin haberi olmadan gelemezsin. " dedim hep. Annesine de anlatamadı çünkü süreç çok karışık, çok zor. Benim ablam Bursa'da yaşıyor. Evlenip uzağa gidince ailem çok üzüldü. Düğün gününde annemi hastaneye götürdük. Uzun süre alışamadı. Sürekli de "Bir daha kızlarımı uzağa göndermem. " diye şakayla karışık bir laf döner bizim evde. Hal böyleyken bir de üstüne Instagram'dan tanıştığım, bir kere görüştüğüm çocukla evlenmek isteyip uzağa gideceğimi söyleyemiyorum. Mustafa geçen gün annesine anlattı detaylı olarak. Annesi de kaygılandı ama olumsuz bir şey demedi. Bunların dışında hepsini halledip evlensek, orada hayata alışamamaktan korkuyorum. Yeni bir şehir, yeni insanlar, yeni hayat, yeni iş… İnsanlar sadece evliliğe çok zor alışırken ben hepsine nasıl alışacağım? Bunlara alışırken hem kendimi hem Mustafa'yı yıpratacağım ya… Bunun altından kalkamayıp mutsuz olursak diyorum. Üstelik bir de maddiyat var. Mustafa mühendis, bir şirkette çalışıyor. Geliri ile, hem düğün borcu hem ev masrafı, kira vs. halletmek Türkiye'de çok zor. Benim de çalışmam gerekiyor. Ama benim bir deneyimim yok. Öğretmenim ve bilirsiniz, artık 10 kişiden 9’u öğretmen. İş bulmak çok zor. Kendi mesleğimi yapamazsam mutlu olmayacağımı biliyorum. Çalışmasam maddi sorunlar bizi daha da yoracak, Bu hayatta bana en çok güvenen, destek olan, duygularımı anlayan, dinleyen kişi Mustafa. Ailem çok güvenmez bana, başaramayacağımı düşündükleri şeylerde Mustafa hep yanımdaydı. Onu çok seviyorum, o da beni çok seviyor. Ama evlilik için uygun bir çift miyiz bilmiyorum. Biz her şeye çok geç kaldık. Mustafa’nın sevgilim olduğunu kabullenemiyorum. Yıllarca ben ona bunun için bir adım atması için neredeyse yalvardım. Geç kalınmış bir şeydi benim için. Ama bunun için bir adım attı, sürekli sevgilim olduğumu dile getirdi, hissettirmeye çalıştı. Ama bu duygu bana çok korkunç ve uzak geldi. Ona hiç "sevgilim" demedim. Uzun süredir ondan uzak durmaya çalışıyorum zaten. Ona "canım", "birtanem" vs. derdim, hep. .. Onları da demeyi bıraktım. Ama o, bana "Neden sevgilim demiyorsun?" diye sitem etti. "Ben sana canım bile demiyorum, önce bunu bir takılsana. " dedim. Ama o, benim onu sevmediğim için "canım" demediğimi biliyormuş. "Ona günaydın demem bile beni hayata başlatıyormuş. " Saçma değil mi? Neden böyle küçük bir şeyle kendini tatmin ediyor ki? İlerlemek yerine, daha güzel iltifatlar etmemi istemek yerine neden "günaydın" dememle yetiniyor? Ne yapacağımı bilmiyorum. Belki onu eksik ifade ettim ama emin olduğum tek şey var: Beni, bir karışıklık beklemeden, gerçekten seven tek kişi o. Şimdi bir şey yapmak istiyor bir yola girelim diyor ailelerimiz bilsin diyor ama ne aileme anlatabiliyorum konuyu ne de içimde halledebiliyorum. İçimde çok büyük bir huzursuzluk var. Ailem evlenmemi de istiyor aslında sürekli konuşmak görüşmek isteyen birileri oluyor etrafımda annem görüşsen ne kaybedersin iyi bir çocuk iyi bir ailesi var diyor bu beni daha da daraltıyor. Birine anlatmak istedim dışarıdan bir göz yorum yapsın istedim bunlari ne ailemden birine anlatabiliyorum ne de bunları dinleyecek bir arkadaşa sahibim. Ne yapacağımı bilmiyorum beni rahatlatacak mantıklı hareket ne olur bana bir yol gösterin lütfen . (Yazdığınız mesaja tekrar yanıt veremiyor muyuz ?)
Uzak mesafe ilişkim
Merhaba. Benim 6 yıl önce sosyal medyadan biriyle tanıştım. 2 yıl kadar konuşmadık. Bu süreçte ona çok kırıldım, çok kızdım. 6 yıl önce ben 18 yaşında, en ufak ilgiyi içimde büyüten bir ergendim. Mustafa ise 23 yaşındaydı, benden çok daha olgundu. Benim ona çok bağlandığımı görünce uzaklaşmak istedi. Yaptığı çok doğruydu, şu an bu yaptığına çok hak veriyorum. 2 yıl konuşmadık. 2 yılın ardından Mustafa Instagram'dan bana istek attı. Bu süreçte o babasını kaybetmişti, ben ise trafik kazası geçirmiş, ameliyat olmuştum. İkimiz için de zor bir dönem olduğu için birbirimizin yanında olmaya başladık. Sosyal medyadan tanışıp böyle bir ilişki kurmak benim karakterime çok ters aslında. Dengemi tamamen alt üst etti. İlk yıllarda aptal aşık gibiydim. 24 yaşındayım, 20 yaşındayken "Evlenelim. " dese sorgulamaz, "Tamam. " derdim herhalde. Ben böyleyken o daha uzaktı, ciddi bir ilişki istemiyordu. Evlilik ona tamamen uzaktı. Uzun bir süre ne yaptığımız, ne olduğumuz belirsiz devam ettik. Bu sürede sürekli toparlayan, böyle olmayacağını anlatan, belirsizlikten kurtulmaya çalışan bendim. Çok şey denedim düzelmesi için. Aklımda bir tarih belirledim: "Bu zamana kadar yapmazsa konuşmayacağım. " dedim. Konuşmayı kesip bir gün sonra yazan yine bendim. Beni sevmediği, önem vermediği için yazmamazlık yapmadı. Beni çok seviyor. Sevdiğinden hiç şüphe etmedim. Bu zamana kadar yapmadıkları için kendini suçluyor, bana yaşattıkları için üzülüyor, geri duruyor ama yapamıyor. O da. .. Birbirimizin alışkanlığı mı olduk bilmiyorum ama ayrı yapamıyoruz. Ben artık umudumu, istediğimi kaybettim. Çırpınmaktan vazgeçtim. Mustafa ise daha çok emek vermeye başladı. Artık evlilik yolunda bir adım atmamızı istiyor. Ama kaygılarım çok fazla. Ondan kopamıyorum ama onunla da olamıyorum. Çok üzülüyorum. Mustafa Bolu'da yaşıyor, ben Erzurum'da. Sadece bir kere görüştük, çok kısıtlı. Ablamın doğumuna giderken Ankara’da otobüsten inip bir sonraki sefere bilet aldım. O da Bolu'dan Ankara’ya geldi. Deli cesaretiydi ama ona çok güveniyorum. Otobüsten indim. İlk defa geçen sene 16 Ağustos’ta buluştuk. Ona bu yüzden de kızıyorum çok. Bu zamana kadar neden yanıma gelmedi hiç? Bu konuda ben de suçluyum, kabul ediyorum. Çünkü ben yoldan çok korkarım. Bir şey olmasından korkuyorum. "Annenin haberi olmadan gelemezsin. " dedim hep. Annesine de anlatamadı çünkü süreç çok karışık, çok zor. Benim ablam Bursa'da yaşıyor. Evlenip uzağa gidince ailem çok üzüldü. Düğün gününde annemi hastaneye götürdük. Uzun süre alışamadı. Sürekli de "Bir daha kızlarımı uzağa göndermem. " diye şakayla karışık bir laf döner bizim evde. Hal böyleyken bir de üstüne Instagram'dan tanıştığım, bir kere görüştüğüm çocukla evlenmek isteyip uzağa gideceğimi söyleyemiyorum. Mustafa geçen gün annesine anlattı detaylı olarak. Annesi de kaygılandı ama olumsuz bir şey demedi. Bunların dışında hepsini halledip evlensek, orada hayata alışamamaktan korkuyorum. Yeni bir şehir, yeni insanlar, yeni hayat, yeni iş… İnsanlar sadece evliliğe çok zor alışırken ben hepsine nasıl alışacağım? Bunlara alışırken hem kendimi hem Mustafa'yı yıpratacağım ya… Bunun altından kalkamayıp mutsuz olursak diyorum. Üstelik bir de maddiyat var. Mustafa mühendis, bir şirkette çalışıyor. Geliri ile, hem düğün borcu hem ev masrafı, kira vs. halletmek Türkiye'de çok zor. Benim de çalışmam gerekiyor. Ama benim bir deneyimim yok. Öğretmenim ve bilirsiniz, artık 10 kişiden 9’u öğretmen. İş bulmak çok zor. Kendi mesleğimi yapamazsam mutlu olmayacağımı biliyorum. Çalışmasam maddi sorunlar bizi daha da yoracak, Bu hayatta bana en çok güvenen, destek olan, duygularımı anlayan, dinleyen kişi Mustafa. Ailem çok güvenmez bana, başaramayacağımı düşündükleri şeylerde Mustafa hep yanımdaydı. Onu çok seviyorum, o da beni çok seviyor. Ama evlilik için uygun bir çift miyiz bilmiyorum. Biz her şeye çok geç kaldık. Mustafa’nın sevgilim olduğunu kabullenemiyorum. Yıllarca ben ona bunun için bir adım atması için neredeyse yalvardım. Geç kalınmış bir şeydi benim için. Ama bunun için bir adım attı, sürekli sevgilim olduğumu dile getirdi, hissettirmeye çalıştı. Ama bu duygu bana çok korkunç ve uzak geldi. Ona hiç "sevgilim" demedim. Uzun süredir ondan uzak durmaya çalışıyorum zaten. Ona "canım", "birtanem" vs. derdim, hep. .. Onları da demeyi bıraktım. Ama o, bana "Neden sevgilim demiyorsun?" diye sitem etti. "Ben sana canım bile demiyorum, önce bunu bir takılsana. " dedim. Ama o, benim onu sevmediğim için "canım" demediğimi biliyormuş. "Ona günaydın demem bile beni hayata başlatıyormuş. " Saçma değil mi? Neden böyle küçük bir şeyle kendini tatmin ediyor ki? İlerlemek yerine, daha güzel iltifatlar etmemi istemek yerine neden "günaydın" dememle yetiniyor? Ne yapacağımı bilmiyorum. Belki onu eksik ifade ettim ama emin olduğum tek şey var: Beni, bir karışıklık beklemeden, gerçekten seven tek kişi o. Şimdi bir şey yapmak istiyor bir yola girelim diyor ailelerimiz bilsin diyor ama ne aileme anlatabiliyorum konuyu ne de içimde halledebiliyorum. İçimde çok büyük bir huzursuzluk var. Ailem evlenmemi de istiyor aslında sürekli konuşmak görüşmek isteyen birileri oluyor etrafımda annem görüşsen ne kaybedersin iyi bir çocuk iyi bir ailesi var diyor bu beni daha da daraltıyor. Birine anlatmak istedim dışarıdan bir göz yorum yapsın istedim bunlari ne ailemden birine anlatabiliyorum ne de bunları dinleyecek bir arkadaşa sahibim. Mustafa şimdi çok emek veriyor olması için çok uğraşıyor ama geçmişte yapmadığı şeylere çok kırgınım
Bu kadar yorgunken ben nasıl devam edeceğim?
Kendimi çok yorgun hissediyorum. Çok fazla . Bir seylerden tat alamaz oldum. Sorumlulukların ,beklentilerin altında eziliyorum. Kendimi tanıyamıyorum. Yaşıtlarıma bakıyorum neden onlar daha çok mutlu rahatlar ki? Peki ben neden bişeyleri erken öğrendim . Ben sanki yaşamıyorum sadece nefes alıyor gibiyim. Ben hayatın içinde değilim hayat kafamda . Ben yetişemiyorum bu kadar yorgunken yetişemiyorum hayata. Ben yetişemiyorum. Yolum uzun ve zor ama ben yorgunum. Yorgun.