PsikolojiKategorisi
Zihinsel ve duygusal olarak kendini daha iyi hissetmek bazen küçük farkındalıklarla mümkün. Duygularını anlamak, iç dünyanı keşfetmek ve kendine biraz alan tanımak istiyorsan doğru yerdesin.
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Filtrele
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Düğünüme 2 ay kaldı korkuyorum
Betül canbel ile devam etmek istiyorum. Betül hanım iş yerinde iken yazmıştım size biraz fazla karışık yazmışım kafam o kadar dolu ki artık cümleler karışmaya başladı. Yaklaşık olarak bir ay oldu benim bu konuşmaya çalışma sürem. Bu süreçteNişanlım kendince bir şeyler yapmaya çalıştı bana iyi davranmaya çalıştı hiç çiçek alıp gelmeyen insan bahçeden bana çiçek toplayarak geldi bir yere gitmek istediğimde hayır demeyerek çok keyifli vakit geçirerek bir gün geçirmemi sağladı normalde kıyafetime karışan biri ama o gün karışmadı veya sonrasındaki günlerde de karışmadı Ama devam eden süreçte ben hala kendimi ifade etmeye çalışıyordum ya da bana iyi davrandığı için acaba ben mi çok büyütüyorum diyip tekrar içime atıyordum ama içimdeki stres bir türlü geçmiyordu. Bu nedenle de sürekli konuşmaya devam ettim artık bu konuşmalara devam etmemem gerektiğini ve çok sıkıldığını söyledi benim kendi kendimi bir döngüye girdiğimi ve bu işin içinden çıkamadığımı dile getirdi. Ben de ona sürekli içimde yaşadığım hissi ifade etmeye çalıştığımı bana destek olmasını herhangi bir cümle içimi rahatlatacak güzel bir cümle söyleyerek bana güvence vermesini beklediğimi söyleyip durdum. Elimden gelmeyen şeyler için bile beni kısıtlıyordu bu konuları dile getire getire galiba bir şekilde kabullendiremeyi başardım artık elimde olmayan şeyler için bana karışmayı bırakıyor gibiydi ama benim içimdeki sıkıntı geçmiyordu Sanırım aklımdan geçen cümleleri artık güzel bir şekilde ifade etmesini bekledim ama o çok konuşmayı seven çok iletişim kurmayı seven benim gibi uzun cümleler kurabilen bir insan da değil. Ondan süslü cümleler beklemedim ama onca yaşanmış durumun üstüne fiziksel temasların bulunduğu anlar olsun küfürler olsun yüzüğü çıkarıp attığı zamanlar olsun bunların hiçbiri için özür dilemedi bunca zaman ve ben bunun Birikmişliği ile sürekli konuşmak istedim zaten ama sonuç olarak bir yere varamadık bu konularla alakalı sadece beni çok sevdiğini ve beni sakındığını söyledi bir daha da bu tarz durumların içinde olmayacağımızı söyledi artık bu durumlarda daha fazla konuşmamız gerektiğini söyledi ama sanırım içimdeki inanç yeteri kadar tatmin olmadı. Bu noktada sürekli daha fazla konuşmaya çalıştım buluşmalarımız sadece konuşmak üzerine kurulu olmaya başladı keyifli vakit geçirmiyorduk sadece ben konuşuyordum o dinliyordu belli bir noktada bu süreç uzun zamandır devam ediyor ve en son aşamada Artık buluşmalardan kaçmaya başlamıştım çünkü bir yere varamamak beni daha fazla derinden etkiliyordu belki de evlilikten kaçıyordum o benimle buluşmak istiyordu ben ondan kaçıyordum Son gün oturup buluştuğumuz zaman ben yine bir yol bulmaya çalıştım bizim için o da bana “ne istiyorsun benden ne söylememi bekliyorsun yalanmı konuşayım” sana diye söyledi “Sana bir şeye hayır diyorsam hayır ama sen bunu farklı algılıyorsun” Diye serzenişte bulundu ben de olabildiğince kendimi ifade etmeye çalıştım taki eczanede çalışan abinin düğün mevzusu gelene kadar. Kendi içinde Kıskançlık durumuyla beraber hiçbir sebebi yokken sinir oldu bu adama ve benim düğünümün arkasından bu insanların düğünü var ve benim çalıştığım iş yerinden kaynaklı bu insanlarla sürekli yüzyüze olmamdan kaynaklı bu düğüne katılmam gerekiyor ve bunu beraber katılmamız gerektiğini söyledim ama hala “hayır diyorsam hayır hiçbir yere gitmiyorsun sen de gitmiyorsun ben de gitmiyorum” diye karşılık verince ben de hayır bu düğüne gitmem gerekiyor benim çok mahcup olabileceğim bir durum gitmemiz gerekiyor diye sürekli ifade ettiğimde parmağımdan yüzüğümü alıp çıkardı kendi yüzüğünüde çıkardı aklınca beni dizginlemeye çalışıyordu ben tamam diyimce işler tersine döndü ve kendi takmaya çalıştı ve takmadıkça agresifleşti özür dilemek yerine daha çok sinirleniyordu geri kalanını size daha öncesinde anlatmıştım yaşadıklarımı son noktada benim yüzüğüm onda kaldı takmadım ve biz ayrıldık mı ayrılmadık mı bilmiyorum ama ben bittiğini söyledim ancak çok seviyorum hala seviyor ve özlüyorum sadece tek istediğim düzelmesi anlaması iyi olmak için gayret gösteriyordu ancak hislerimi anlamakta güçlük çekiyor empati yoksunu biri ne yapacağım bilmiyorum lütfen bana tavsiye verin
Düğünüme iki ay kaldı korkuyorum
Betül canbel ile devam etmek istiyorum Betül hanım kafayı yiyiycem hani diyorum elinden geleni yapıyor inatla ben mi görmek istemiyorum ama somrasında 24 ağustos bizim düğün tarihimiz 6 eylülde çalıştığım yerdeki abinin düğün günü benim iznimin bittiği gün ben dönünce onun düğünü olacak ve “hayır katılmak yok gitmek yok sana hayır diyırsam hayır” diyor sırf sadece hiç bir sebebi olmamasına rağmen o abiyi sevmediği için bunun beni iş ywrimde ne kadar mahcup düşüreceğini düşünmüyor ben senin kocan olucam sen benim karım hayır denilen hayırdır diyor zamanında bende bir şeyler için hayır dedim yine de gerçekleşti sonrasında ben geri çekildim çünkü yaptığın bür şey olmadığjnı anladım zarar görmedim anladım seni dedim o benden ona teslim olmamı bekliyor bir teslimiyet çalışmayacaksın dediğinde sorgulamamamı ve ya düğüne gitmeyeceksin dediğinde tamam dememi bekliyor
Düğünüme 2 ay kaldı korkuyorum
Betül canbel ile görüşmek istiyorum. Öncelikle tekrar merhaba betül hanım bu süreçte başımdan çok durum geçti olayları az çok hatırlıyorsunuzdue sürekli nişanlımla konuşmaya çalıştım içimde bir rahatlık oluşsun artık yoluma istekli devam edebiliyim diye bana bu süreçte güzel davrandı güzel hareketler bulundu axaba ben mi inatla soeun görmek istiyorum diye düşündüm ama sanırım içimde cevapsız kalan bir türlü yanıtlanmamış sorulaeın verdiği yükten dolayı yaptığı güzel davranışları da görmüyordum tek istediğim ağzından beni umutlandıracak tatmin edecek güvence vedecek cümleler duymaktı olmadıkça hırçınlaştım ama yine de hep anlatmaya niyetim gönlüm vardı saygılı konuşmaya yol bulmaya çalıştım bana hep “senin istediğin noktaya gelmemi bekliyosun” “ben hep buydum “evet derken aklın nerdeydi” gibi konuştu ve ya olmuş olan durumlara istinaden “ben seni çok seviyorum,seni sakınıyorum” diyip sarıldı konunun üstü o şekilde örtüldü içimde sanki ertesi gün çok iyi davranıyor ama ben normalleşemedim yine konuşmaya başladım bıktı o da bu durumdan sürekli konuşuyorum hiç bir yere varılmıyır sonra memnun edemiyorum seni hiç bir şekilde diyor bende konu bana iyi davranman vs değil ki hislerimi paykaşıyorum ve hiç bir yere varamıyoruz diyorum işte “ben sana söyleyeceğimi zaten söyledim tekrar mı edicem sürekli”diyor. Ama içimde bir şeyler eksik kaldığından ve karşımda kestirip atan halletini görmekten çok yoruldum en son dün yine konuşmaya çalıştım belki de kendi istediğim noktaya gelsin diye bekliyorum bilmiyorum ama benim isteklerimle onun şstekleri aynı değil “sen de benim isteklerimi yapmıyosun aynı şey” diyor ama ben tavırsal bir istekte bulunurken o eylemsel şeyler istiyor ben onun bana kaba davranmamasını isterken o benden iş yerinde beraber çalıştığım abiyi sevmediği için düğününe gidemezsin bu konu kapandı dediğimi yapıcaksın diyor bende hayır bu senin hayır diyebileceğin bir konu değil davete beraber katılmak durumundayız sevmemeni anlayışla karşılıyorum ancak bu senin isteğine bağlı gitmeyeceğimiz bir yer değil diyorum sonra ben bu cevabı veriyorum diye kavga büyüyor. Son oturduğumuzda bu mesele için kavga etrmeye başladık ve ona “hayır” bu istediğini karşılamak durumunda olmadığını bunun gerçekçi bir istek olmadığını ifade ettiğimde elimden yüzüğü çıkardı kendinininkini de çıkardı bitsin o zaman dedi. Bende tamam dedim ilk defa geri çekildim normalde yalvaran “saçmalama tak yüzüğü” diyen seda yoktu yanında inmeye çalıştım arabadan çekiştirdi beni bin arabaya diye “bitti” dedim bu hareketinden sonra yüzüğü oyuncak haline getirdin ve ben sadece bir düğüne seninle katılmak istediğim için bunu yapıyırsun dedim bu sefer yüzüğü alıp o benim elime takmaya çalıştı “hayır” dedim o yüzüğü sen aldın elimden artık bitti dedim agresifleşti takmam için takmadım. annemle babamın yanına gitmeye diye sürdü arabayı “annen baban nerde? Konuşacağım bırakacağım seni onların yanına ?” Dedi ben de “amacın ne?” Dedim “atacsğım babanın önüne seni” dedi ve bende “şuan o kadar çirkin konuşuyorsun ki bırak ailemin yanına beni ne diyorsan de” dedim sürmeye başladı sonra bir anda durdu ve “tak şu yüzüğü” demeye başladı takmadım sonra arabayı geri çevirdi götüremedi ailemin yanına “tak şu yüzüğü diyr elimi tutup takmaya çalıştı” ben de “onca yaptışına rağmen hala seviyorum ama buna katlanmayacağım” dedim takmadım beni zorladı zorladıkça bende artık bağırmaya başladım arabayı evime doğru sürdü yol boyunca yüzüğü tak dedi bana bende takmadım “onca gün az önceye kadar hala yol bulmaya çalışıyordum o an ağzını açmadın şimdi hiç konuşma” dedim kendi kendine söylenmeye devam etti “ben buraya herşeyi düzeltmek için gelmiştim” dedi o söylendi ben söylendim arabadan en son bir söz söyleyerek indim ama ne dedim hatırlamıyorum bile evime koşarak çıktım ve sonrası yok konuşmuyoruz bu şekilde gittim yanından lütfen bana bir tavsiye verin
Yapmamam gereken birşeyi yaptım ve çok pişman oldum
Yaklaşık 1 ay önce yapmamam gereken birşeyi yaptım ve çok pişman oldum kendimi çok kötü hissediyorum sanki hayatım değişmiş gibi eskisi gibi olamiyacakmışım hissine kapılıyorum ve bu sosyal hayatımı etkliliyor hayatı daha fazla sorgulamaya başladım bu olaydan sonra sevdiğim şeyleri yapmamaya başladım eski düşüncelerim değişti gibi sanki kendimi kötü hissediyorum ve sevdiklerimden uzaklaştım bu durumu aşamıyorum yaşam sevincim kalmadı gibi hissediyorum
Sevgilimle kavga ederken ne söylediğimi bilmiyorum
Dün akşam sevgilimle kavga ettim ve az önce bana kavga ederken ona söylediklerimi söyledi. Çok pis cümleler kurmuşum ve bunları hatırlamıyorum ve daha da önemlisi ben bu söylediğim pis cümlelerin düşüncesine sahip değilim. Daha önceki kavgalarımızla alakalı da hiç onun şikayet ettiği kadar büyük durumlar görmedim kendi açımdan. Meğerse çok kötü şeyler soyluyormusum fakat katirlamiyorum ve bunlar benim gercek dusuncelerim değil. Acaba şizofren mi oluyorum. Bu konuyla alakalı iğrenç hissediyorum. Farkında bile değilim ve bu durum bir buçuk yıldır devam ediyormuş
Kaygı beni yatağa gömüyor
23 yaşında bir kadınım. Ben anksiyete ve depresyon tedavisi alıyorum uzun süre terapide aldım ancak maddi nedenlerden dolayı devam edemiyorum. Benim sorunum şu kaygılandığımda üretkenliğim hemen düşüyor ve adeta yatağa gömülüyorum, duş almak bile zor geliyor o gün bir planım varsa iptal etmek için elimden geleni yapıyorum ya da ayağım istemeye istemeye gidiyor gideceğim yere. Evet kaygımı kontrol etmekte daha iyiyim, daha az sık kaygılanıyorum vesaire ama bunu aşamadım. Oturup karalar bağlamıyorum ama içimden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Bana önerileriniz nedir ve önerebileceğiniz okumamı tavsiye ettiğiniz bi kitap var mı? Sevgiler, teşekkürler.
Hayatı yaşamaya korkmak
Uzun süredir kendimi kaybetmiş durumdayım yaşadığım ağır olaylar ruhuma o kadar ağır geldi ki içimden yaşama hevesimi almış gibiler. Önce aldatıldım sonra sınavda başarılı olamadım işe girdim mide bulantılarım yüzünden çıktım kaygılarım hat safhada çünkü. Sonra ilişki yaptım eski ilişkisini unutamamıştı o ilişkide kıyafetlerimden ödün verdim çok sosyal biriydi o kendinde hiçbir şeyi değişmedi ama benden hep bir alttan alma bekledi yalanlar söyledi gizledi sakladı bunlara tepki verdim diye ayrıldı benden. Stresli durumlarda hayat bitmiş gibi davranıyorum içime kapanıyorum. Biliyorum ki sonra bunlar bana kaygı mide bulantısı öğürme anksiyete depresyon olarak dönüyor. Şu an tam hepsinin ortasındayım. O ilişkiye dönersem kendime saygımı yitiririm biliyorum her şeyi kabul ederek dönmüş olacağım fedakarlık yaparsam o kendini asla değiştirmeyecek hep bir mantıklı açıklaması olacak ama günün sonunda mutsuz olan yine ben olacağım. Gün boyu kafamda böyle yapsam nasıl olur belki ben mi fedakarlık yapsam o sosyal ortamından ayrılsa nasıl olur hep bunları düşünüyorum. Bir yandan da yapılan hataları affedemiyorum güvenim yerle bir oldu. Zaten geri dönen de yok sadece pişmanmış onu biliyorum. O mutlaka benden sonra karşısına ona uygun biri çıksa kesin gider şu ana kadar çıkmadığı için hep bana bakıyor izliyor uzaktan. Bunu şu yüzden düşünüyorum çünkü ayrılırken beklentilerim karşılanmıyor kalbimle mantığım arasında kaldım demişti. Şu an kalbini dinlese de bir araya gelsek de mantığı konuşacak o da fedakarlık yapmak istemeyecek. Ben de karşılığını alamadığım fedakarlık ve sonsuz hataların olduğu bir ilişkiye girmek istemiyorum. Çok yorgunum seçim yapmak çok zor ama kendimi seçmek de ne kadar doğru bilmiyorum
Stresim azalmıyor ilişkimde sürekli aynı sorunlar oluyor
Sürekli stres oluyorum erkek arkadaşım mesaja geç bakımca bile kalbime sancılar giriyor garip düşüncelere giriyorum git gide ilgisi azalıyor sanki beni sevmiyormuş gibi hissediyorum eskisi kadar umursanmıyorum kendimi çok yalnız hissediyorum kimse beni dinlemiyor anlamıyor ama en çok eskisi gibi olmaması davranmaması beni üzüyor bi şey olunca hemen kötü oluyorum panik atağım tutuyor nefesim daralıyor onu çok seviyorum napıcam bilmiyorum önceden beni çok bekledi aşırı ilglendi cok umursuyorsu bi anda azalınca bide önceden hiç kavga etmiyorduk 7 aya giricez aşırı kötü olduk beni çok etkiliyor
30 yaş aydınlanması
Merhaba son 3 4 senedir hayatımda çeşitli sınavlar yaşadım. Biri bitti derken diğeri geldi hep üst üste aslında ben liseden beri böyleydim sürekli depresif üzgün hatta öğretmenim bile annen ölmüş gibi oturuyorsun derdi. Aslında aile içinde çok dramatik kayıplar yaşamıştık. Annem ölmedi ama evde yoktu varlığı vardı üst üste kayıplar yaşadı ailesinde o yüzden hep matem eviydi evimiz. Anneannem ve dayım şizofreni hastasıydı. Dayım intihar etmişti. Ailede hep zorluklar yaşanmıştı. Yüksek sesle kahkaha atmak gülmek eğlenmek sanki bizim eve yasaktı. Öyleydi çünkü anlayabiliyordum üst üste kayıplar yaşanında kimsenin yaşama sevinci kalmamıştı. Annem kendini temizliğe verdi. Zor dönemlerden geçtik. Ben aldatıldım. Daha sonra bir ilişkiye başladım o kişide eski ilişkisini unutamamış meğerse konuştuk uzun uzun yaptıklarını unutmaya hazırdım çabalayacağım dedim ona inandım güvendim. Onu iyileştirmeye çalışırken ben kendimi kaybetmişim meğerse. O ilişkide öyle fedakarlıklar yaptım ki herkes bana kendini hiç düşünmüyor musun dedi. Kendini düşünmek mi ben bunu hiç düşünmemiştim ki emekle sevgiyle yol alırız aynısını o da yapar sanmıştım. Meğer hayat böyle bir yer değilmiş. Yaşattıklarına tepki gösterince beni suçladı ayrıldı. Hatalarımı anladım diyor ama bana sorarsanız o sadece kendinden utandı kendiyle yüzleşti çünkü ama bana yaşattığı için değil kendi hikayesinde herkese bu yüzünü gösterdiği için. Çünkü eğer hatasını anlasaydı o an çabalardı düzeltirdi. Hatayı anlayıp kenara çekildi. Benim dönmemi bekliyor. Ama paptırcemin bir şarkısı var ya kaybettim yirmilerimde diye işte tam olarak ben bunu yaşadım. Depresyona girdim kaygı bozukluğum vardı sürekli mide bulantısı panik yaşıyorum stresli durumlarda. Bu ilişkide aradım kaybettiğim her şeyi. Sevginin iyileştiriciliğine o kadar inandım ki. Zaten son 2 senedir inanarak çabaladığım tek şey bu ilişki oldu. Bu ilişkiden sonra dostum dediğim insan da bambaşka sebeple bana sırtını döndü. Hayatın içinde güzellik arıyorum her gün şükrediyorum ama çabalamak denen şey sanırım bir yanılgı ne zaman inanarak bir şey için çabalasam bu sınav aşk aile arkadaş bir hayal kırıklığı oluyor. Sonunda kendi aileme benzemekten korkuyorum. Mutsuz ev mutsuz aile mutsuz insan olmaktan korkuyorum . Korktuğuma da dönüşüyorum sanırım. 30 lar yirmilerden daha iyi nasıl olur bilmiyorum tek bildiğim insanın kendinden başka sığınacak kimsesi yokmuş biraz iç dökme gibi oldu ama cevabınız için şimdiden teşekkür ederim
Çok yalnız ve kaybolmuş hissediyorum
Merhaba yakın zamanda bi ilişkim vardı erkek arkadaşım ama bitirmek zorunda kaldım çünkü bana ayıp olacaktı ayrılmasaydım affediyorum içimde onsuz da yaşayabileceğimi kendime kanıtlamaya çalışıyorum sonra birden bire yine karşıma çıkıyor ya onunla ilgili bir şey ya da kendisi ve benim içime yine umut doğuyor ama olmayacagini da biliyorum bi yandan onun dışında mükemmeliyetçi bir anneyle narsist bir babayla büyüdüğüm için hayata 3-0 geriden geliyorum kendimce iyileşmeye birseyleri farkettmeye kendimi keşfetmeye çalışıyorum ama o kadar zor bir şey ki bu durum çok zor ve çok bunaldım yalancı ilişkilerden samimiyetsiz insanlardan kişisel gelişimini tamamlayamamis yetişkinlerden biraz fazla bi farkındalık yarattım kendimde bilmiyorum yakın Bi arkadaşım yok mesella gün içerisinde ne yaparsam kiminle olursam olayım günün sonunda yalnız olduğumu iliklerime kadar hissediyorum ve güvenmek istiyorum birine güvenebilmek bu kadar zor olmamalı ya da ne bileyim anlaşılmak anlamak sevilmek bu kadar zor olmamalı ben neden kendimden kaçıyorum bi yandan da kendime sığınıyorum bilmiyorum duygularımı bastirmamaya çalışıyorum ama çok zorlanıyorum bi kedim var sadece onda ait hissediyorum