Sosyal HayatKategorisi
Arkadaşlıklar, tanıdıklarla ilişkiler ve toplum içindeki yerimiz zamanla değişebilir. Kendini daha iyi ifade etmek, bağ kurmak ve sosyal ilişkilerde rahat hissetmek herkesin ihtiyacı olabilir.
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Filtrele
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Çocuklukla ilgili hatıralar
Merhabalar, iyi günler. Ara sıra çocukluğumu özlüyorum. Kendimi en güvende hissettiğim dönemler, evlenene kadar olan zamanlardı. En sevdiğim oturma şekli ise, küçükken bağdaş kurup aile üyeleriyle masa oyunları (satranç, tombala, okey vb. ) oynamaktı. Şu anda başka sorunlar için psikoterapi alıyorum. En gergin anımda, tam da psikoloğumun karşısında dizlerimi yere koyarak oturmuştum ve konuşarak rahatlamıştım. O zamandan beri seanslarda hep yerde otururum. Yerde oturmak, bedenimin gevşemesine ve zihnimin daha fazla rahatlamasına yardımcı oluyor. Psikolog olarak size garip gelmiyor değil mi?
Aidiyet hissedemiyorum
Son 8 ayda arkadaşım olmadı. Korona sırasında 4 duvar arasında kalmam yetmez gibi anksiyete teşhisi koyan doktorun önerisiyle açığa geçtim ve 3 kez mezuna kaldım, iyice kafayı yemiş hissediyorum, derslerimse hala kötü, belki vasat bir yer yazabileceğim. İnternetten konuştuğum kişiler var ama kaygı artırıyor. Reelde dış görünüşten dolayı çekiniyorum, geçen sene iletişim kurmayı denedim ama insanlar ilgisizler ve pek fazla ortak noktam yok. Gerçekten ilgili olmadıklarını hissettim, 2 3 kez sohbet açmaya çalıştığım da oldu, ama arkadaş bulamıyorum. Aşırı titiz biri değilim, az çok anlaşabileceğim ve kendim gibi davranabileceğim/güvenebileceğim birilerini bulamıyorum. İnternette kendime yakın gördüğüm kişilerle aram zamanla açılıyor ve kaygım artıyor. Örneğin bir kişiyle 2 aydır konuşuyoruz. Mesajıma dönmediğinde bütün gün zırt bırt bunu aklıma getirdiğim oldu. Günün çöp olduğu da oldu. Kendime aşırı öfkelenmeme yol açıyor bu. Bağımlılık geliştirdiğimi sezmelerinden ve beni bırakmalarından korkuyorum. Bugün de aynı şey oldu, yazmadı, korktum aklıma farklı olasılıklar geldi, açıklamayı minimum tutuyorum olabildiğince ama gerdiğimi düşünüyorum onu. Kaygılandığım zaman kendim olamıyorum, normal arkadaşlıkta bile. Eskiden çok uzun yazılar yazardım. Şimdi ise bunun garip olabileceğini bildiğim için yapmıyorum fakat gereksiz açıklamalar YAPMAYI bilerek yapmasam bile kendi kafamdaki düşüncelerden hislersen dolayı karşı tarafı gergin hissettirdiğimi düşünüyorumKimseyle doğru düzgün bağ kuramıyorum ve asla kuramamaktan korkuyorum, hep böyle olacak gibi hissediyorum. İnsanlara güvenemiyorum ve güven veremiyorum. Bir videoda "böyle hissedince bırakın, uzaklaşın oradan" diyordu, benim sosyal anlamda gidebileceğim hiçbir yer de yok. Ki insanları yedekte bulundurmak da istemem. Yalnızlık hissi çocukluğumda zorbalanan biri olduğum için bana daha çok koyuyor ve sanırım bu yüzden daha "yoğun" arkadaşlıklara ihtiyaç duyuyorum. Bunun gibi bir arkadaşlık gelişiyor gibi hissettiğim zaman mahvetmekten inanılmaz korkuyorum. Geçmişte öyle yaptım çünkü. Kendime güvenim de yok. Güven hissetmek ya da vermek için yaptığım şeyler genelde ters tepiyor. Az çok bağım olduğunu sandığım insanlarla aram bile zamanla açılır diye korkuyorum ve bu galiba çoğu zaman "kendini gerçekleştiren kehanet" oluyorMuhtemelen bir işe gireceğim ve belki yanında herhangi bir okul okuyacağım ve düzgün bir bağ edinme konusunda umudum çok düşük. Açlığım ise yüksek. Bu konuda ne yapacağımı bilmiyorum. Beni umursamadıklarını düşündüğümde çok kızıyorum ve bu kadar taktığım için kendime kızıyorum. Tamamen yapayalnız kalmak ve sert takılmak istiyorum inadına ama bunun iyi gelmediğini tecrübe ettim. En son topluma ilişkin şeylerle olabildiğince bağımı kesip dağ adamı gibi yaşamayı düşünüyorum. Bir seviyede de öyleyim zaten, neredeyse hiç film-dizi izlemem, futbol takip etmem, entelektüel değil de ucube/garip biri olduğum için. Hobim yok. Ama hobiden dolayı arkadaşlık da yapay olurmuş gibi hissettiriyor. Olabildiğince detay vermek için biraz farklı gibi gözüken şeylere değindim ama hepsi aynı eksende. Ait hissedemiyorum.
Terapide yerde oturan danışan?
Merhaba, birisi bana seans sırasında terapi seanslarında psikoloğunun karşısında yerde oturduğunu ve böyle daha rahat olduğunu söyledi. Çok garipsedim. Bunun herhangi bir psikolojik anlamı var mıdır? Bu bir anomali midir, yoksa normal bir durum mu? Yani normalde danışan lar sandalyede ya da koltukta otururlar. Sizin hiç böyle danışanınız oldu mu? bunun herhangi bir kişilik bozukluğuyla bir alakası var mıdır? nnn
Fotoğraflı testler eğlence amaçlı mı?
Merhaba ben internette fotoğraflı psikolojik testler görüyorum, hatta bazı uzm psikologlar da bunu paylaşıyor. Sizce bunlar ne kadar doğru söylüyor? Yani bir fotoğrafda en sevdiğim bir güneşi ya da sandalyeyi seçmek bizi gerçekten açıklıyor mu? Yoksa bilinçaltının bir oyunu mu? Psikoterapi zamanı MAK kartlar kullandınıldığını duymuşdum. Fakat bu testler eğlence maksatlı mıdır? Psikologların bunu paylaşması sakıncalı mıdır? Belki de psikolojinin sıkıcı bir bilim dalı olmadığını göstermek istiyorlar. Düşüncenizi çok merak ediyorum
Özgürlüğe aşırı önem vermek?
Merhaba ben özgürlüğüme aşırı önem veren, kendim ayaklarımın üzerinde durmaya çalışan birisiyim. İnsanlara karşı mesafeliyim, 2 elin parmağını geçmeyen arkadaş sayım var. Bazen iş yerinde vr özel hayatta sorun lar yaşıyorum. Acaba sorun bende midir? Bir psikolog olarak durumu nasıl değerlendirirsiniz? Yalnız hissetmiyorum fakat bu özgürlük takıntısı gerçekten fazla olmaya başladı. Düşüncenizi çok merak ediyorum. En kısa zamamda cevaplarsanız sevinirim Teşekkürler.
Sosyal ortamlarda görünmez olmak
Sosyal ortamlarda genelde dışlanıyorum. Sakin bir kişiliğim var ve genelde ortamda az konuşurum ama arkadaşlarım yanımdayken daha fazla konuşuyorum. Ama insanların sakin kişiliğim var diye o sessiz kimseyle konuşmaz o diyerek yaftalamaları hoşuma gitmiyor. Arkadaşlarımlayken gayet de konuşurum. Ama ortamlarda silik kişi oluyorum. Ayrıca bunu dile getirmeleri de hoşuma gitmiyor. Ben herkesle konuşmak zorunda mıyım. Genelde özlenen kişi olmam az ve öz arkadaşlarım var. Bir keresinde yeni bir ortama girmiştik ve orda da sessiz sakin demesinler diye insanlarla daha çok konuştum ama günün sonunda yine ben sessiz kişi ilan edildim çabalamama rağmen. Yani bu benim yapımsa, mizacım, karakterim böyleyse bunu neden değişeyim ki insanlar bunu neden anlamıyor da ben hep silik kişi oluyorum bir keresinde aynı sınıftan olduğum kız arkadaşına benim yanımda hiç kimseyle konuşmuyor okuldan eve evden okula dedi yani onu ne ilgilendirir ki insanlarla konuşmama rağmen bunları söylüyorlar ayrıca okul o zaman yeni açılmıştı ve kimseyi tanımıyordum zamanla arkadaş edindim ama hep sessiz sakin kişi benim işte bunlara karşı kendimi nasıl koruyacağım? Ya da bu tür insanlara gerçekten cevap vermek zorunda mıyım onları takmalı miyim?
Kekemelik nedeniyle özgüven kaybı yaşıyorum
Toplum içinde konuşamıyorum konuştuğum zaman kekelemeye başlıyorum ne yapmalıyım bu beni çok rahatsız ediyor ne yapmam gerektiğini gerçekten bilmiyorum durmadan kekelemeye başlıyorum kendimi iyi ifade edemiyorum ne zaman geçtikçe psikolojim bozulmaya başladı aşırı özgüven kaybı yaşıyorum bunu nasıl aşabilirim Toplum içinde susmaya başlıyorum arkadaş ortamında susmaya başlıyorum ve konuşamıyorum bu problemi çözemiyorum ne yapmalıyım bir çözüm yolu bana gösterin lütfen
Bir kadını nasıl aklımdan çıkarabilirim?
Markette sıra beklerken MUAZZAM güzel genç bir kadın gördüm yanına gidip konuşmayacaktım ama o an ondan başka birşey düşnemiyordum, başım kaynıyordu sanki birşey yapmam lazımdı ama hiçbirşey yapamadım, Onu sadece seyredebildim. Onu takip edip nereye gittiğini öğrensem bile bana bir faydasının olmayacağını biliyordum. Kendime neden diye soruyorum beni rahat bırakmıyor kafamı kemiriyor hala unutamadım. Bu hisler bana bu kadar ezik hissettirip beni bu kadar kahretmesi normal mi?
Psikolog sihirli bir değnek midir?
Ben kendim psikolog olmasam da, terapi yapmasam da, psikologların çalıştığı bir kurumu temsil ediyorum. Bazen insanlar çok yüksek beklentilerle seansa geliyor; sanki 4–5 seansta her şey düzelecek, tüm travmalar çözülecek ve bir daha asla hiçbir sorun yaşamayacaklarmış gibi davranıyorlar. Peki, danışanlar psikoterapi sürecinden sonra travmalarıyla baş etmeyi öğrenmez mi? Elbette öğrenir. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, her birey biriciktir. Ve her problem 4–5 seansta çözülecek diye bir garanti yoktur. Peki, bunu anlamakta zorlanan, her şeyin kısa sürede çözülmesini isteyen, önyargılı olan ve psikoterapiyi bir tür sihir gibi gören kişilere siz nasıl yaklaşıyorsunuz?Özellikle ben şirketlere danışmanlık hizmeti veren bir projeyi yürütüyorum. Bazı şirket yetkilileri, “Neden bazı kişilere bu kadar fazla seans veriliyor?” diye soruyor. Oysa kişi majör depresyon yaşıyorsa, bu çok doğal bir ihtiyaçtır. Bu durumu uygun bir dille nasıl ifade edebilirim? Yani hem bilimsel hem de herkesin anlayabileceği şekilde anlatmak istiyorum. Ne önerirsiniz?
Neden hep dışlanıyorum
Kendimi bildim bileli dışlanıyorum bir ortamda dışlanması gereken biri mi var illaki ben oluyorum artık dış görünüşümden mi karakterimden mi bilmiyorum ama mesela ortaokulda da dışlandım lisede de şu anda da bir arkadaş grubum var biriyle aramız iyi mesela ama diğeriyle aramız iyi mi tam kestiremiyorum diğer arkadaşımızın mesajlarına anında ya da birkaç dakika içinde cevap verirken bana saatler hatta ertesi gün cevap verebiliyor gerçekten beni umursamıyor galiba hadi diğerleri neyse de kendi arkadaş grubumda dışlanmak en kötüsü sadece mesaj da değil birkaç kere konuşurken de olaya beni katmadığı da oldu sadece diğer arkadaşımızın ismini söyledi ben de ne yapacağımı bilmiyorum yüzüne direkt söyleyemem bu sefer daha da soğuyacağını düşünüyorum mesela ben de ona bana davrandığı gibi mi davranmalıyım öyle yapmayı düşünüyorum sizce anlattıklarıma göre gerçekten dışlanıyor muyum yoksa bu benim kuruntum mu