Psikolojik Destek ve İyi Oluş Platformu
Zihinsel sağlığınıza dair sorulara uzman psikologlardan yanıt alın. Psikolojik desteğin en ulaşılabilir adresindesiniz.
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Filtrele
Soru sor
Filtrele
Kategoriler
Kendimi çıkmazda hissediyorum
Merhaba uzun süredir yaşadığım şeylerden sonra kendimi kaybolmuş hissediyorum. Yaşadığım bir ilişki vardı birbirimize uygun değildik ben fedakar oldum o da bir konuda fedakar oldu ama çok büyük hatalar yaptı. Ben onu hep affettim o dönem de işsizdim, evdeydim. Sonra ayrıldık. Ben hayatıma devam ettim. Baktım şarkılı göndermeler yapıyor ama hayatına devam ediyor. Ben de dönmeyeceğime dair şeyler paylaştım. O iyice sevdiğini söylemeye başladı ben dönmeyince başkası var sanıldı. Ben eski fedakarlıkları yapmak istemedim diye bencil oldum. Uyumlu değilsiniz dendi. Sonra baktım ki bu kişi oradan hala şarkı paylaşıyor onu aradım doğru olan bu dedi tamam dedim kapattım. Arkadaşıma anlatmadım bu durumu o da bana ayrı kuruldu laf sokmaya başladı ben de laf soktum. Gitti diğer tarafa her şeyi anlattı. Benimle şarkılardan dalga geçmeye başladı bu kişi. Ben çocuk düşünen biri değilim bunu belli ettim. Amacım işe başlamak olmuyorsa kendime yeni bir hayat kurmak sıfırdan 30 yaşındayım korkutucu geliyor. Ortak arkadaşlar laf taşıyordu kendi arkadaşımla bile aramı açtım. Sürekli aynı döngüdeyiz aşk mı mantık mı fedakarlık mı bu döngüdeyiz hep. Mağdur edebiyatı yaptığım sanılıyor ama durum bu. Hayat değiştiremediklerimizi kabul edip başımıza gelenleri yaşamak mıdır yoksa kendi yolunda devam etmek midir. Sıfırdan her şeyi yıkıp başlamak mıdır şu an vereceğiniz cevaplar benim dönüm noktam olacak
Hedef bulma noktasında yardımcı olabilir misiniz?
Yks'ye 3 ay zamanım kaldı. 1 yıldır kendime gerçekçi bir hedef bölüm bulamıyorum. Sanki hiçbir bölüm beni tatmin edemeyecek veya okuyacağım şehir benim ihtiyaçlarımı karşılayamayacak gibi geliyor. Eşit ağırlık. Matematik netim iki falan. Ben hukuk istiyordum ama matematikten dolayı vazgeçtim. Kararsız,inatçı, iyi analiz yapabilen,az biraz hiperaktif, uyum sağlayabilen, detaycı, bazen dikkatli veya dikkatsiz biriyim. Yüksek gelir,geleceği olan bölüm meslek arıyorum. Yardımcı olursanız çok sevinirim
Hayat enerjimi kaybettim ve bulamıyorum
Uzun süredir kendimi aşırı depresif ve mutsuz hissediyorum kimsenin bana hak ettiğim değeri verdiğini düşünmüyorum 6 ay önce toksik diyebileceğim bir ilişkiden ayrıldım başta bunun eksikliğini pek hissetmedim ama bugünlerde fazlasıyla hissetmeye başladım. Kendimi yarı yolda bırakılmış hissediyorum. Arkadaşlık ilişkilerimde kendimle ilgili çok detay veriyorum bu beni rahatsız hissettiriyor. Ölümden de korkmaya başladım çevremde çok insan öldü son zamanlarda iyi değilim. Eski ilişkimde hatalı tarafın karşısı olmasına rağmen hep özür dileyen ve çaba gösteren taraf ben oldum. Şu an benim için çabalamasını bekliyorum ama o hiçbir şey yapmıyor. Ben onun yerinde olsaydım gecemi gündüzüme katardım affetsin diye. Ama sanki ben suçluymuşum gibi pişmanlık duymaya başladım ayrılmak konusunda. Kendimi kimseye de açamıyorum her an ağlayacakmış gibiyim. İnsan içinde aşırı neşeliyim ama tek kalınca kötü hissediyorum. Geceleri düşünmekten uykuya 1-2 saat sonra dalıyorum. Ayrıca ilişkisel anlamda kendimi boşlukta hissediyorum.
İlişkilerde neden hep aldatılıp veyahutta terk ediliyorum
Merhabalar hocam öncelikle Mete ben 1 seneye yakındır ilişkim var çok çıkmazdayim benim anksiyete bozukluğum var sıkıntı kısacası ve ilişkimde 2 kez aldatıldım şimdi tekrar birlikteyiz ama hep soğuk ve sürekli erkek çevresi oluştu ve en önemlisi hiçbiri ile tanışmami istemiyor gerek duymuyorum ne gereği var zaten seni biliyor gibi kalıplarla geliyor bana inanasim yok nedense yani kısaca beni tekrardan aldatma ihtimalini göz önünde bulundurdum gün içi sorunlar ve stres yönetimi mi bana nötr olarak yansıyor nefes darlığı bunalıma girme uzgunluk mutsuzluk hepsi bir anda bastiriyor o yüzden herşeyi çözüme ulaştırmak lazım kıskanç birisi degilim bende şahsen arkadaşları ile vakit gecirmesine izin verdim istediginle konuş ama mesafeli dedim ama ben şimdi şunu anlamıyorum dün ben annemin kanser olma ihtimalini konuştuğum kız nasıl oluyor da beni yalnız bırakıp oyuna girip sözde arkadaşları ile takılıyor ben dün sabaha kadar elim ayağım titriyor ağliyorum bana verdiği teselli ise herkes bir gün ölecek şaka gibi ya üzülme vb bunlar mı bana destek cümlesi olacak neyse hocam içimi döktüm ne yapmam lazım siz analiz edin olur mu
Uzak mesafe ilişkisi
Sevgilimle uzak mesafe ilişkisi yaşıyoruz genelde 2 ayda bir bazen 3 ayda görüşüyoruz ve toplam 1 buçuk senedir beraberiz beni sevdiğini hissettiriyor ve sadık biri güven konusunda hiç sıkıntımız yok gayet iyi anlaşıyoruz çok anlayışlı ve destekci biri fakat ben sürekli görüşmemizden sonra kötü hissediyorum bi boşluğa düşüyorum kaygılı hissediyorum ağlıyorum bundan çok sıkıldım ve ne yaparsam geçmiyor alışamıyorum falan bu neden olabilir
Affettikçe dahası olacak mı düşüncesi
Soruyu Şevval kurnaz ünyılmaz cevaplayabilir mi? Çok korkuyorum affettikçe sanki daha büyük daha farklı şeylerle gelecek diye içim ürperiyor. O güven duygusunu bende komple bitirdi. Eşime asla güvenmiyorum güvenmekte içimden gelmiyor zaten. Ona inanma duygumu yitirdim ben. Sıkıştığı an yalana itiyor kendini ben doğrusundan emin olduğum şeylerde bildigimi bildiği konularda doğrusunu duyabilirim eşimden hele ki böyle kadın konularında asla dürüstlüğü seçmez gerekirse yemin eder. Aslında benim için yemin etmesi ıspatlamasından bile daha önde gelir. Ama eşim yemin ederse inanmam. Çünkü kavgaların gidişatı boşanmaya gidecegini düşündüğü için yalan da olsa yemin etmeyi tercih eder. Ama ben başkalarından duyacağıma veya ben sorduğumda yalan söyleyip ben doğrusunu kendi imkanlarımla buluyorsam daha çok deliriyorum. Kendi dürüst olmayı seçse belki de bu kadar güvensiz olmayacaktım. Beni bu güne kadar hep kısıtladı sürekli gözleri üstümdeydi ailemden bile kıskanıyordu. Onsuz ailemle gülüp eğlendiğimde mutsuz olurdu suratı düşerdi. Şimdi bu şekilde bunları yaşatan bir adam nasıl olur da sürekli bana yanlış yapar hiç anlamış değilim. Bundan sonrada erkekleri de anlayacağımı düşünmüyorum açıkçası. Çok merak ediyorum bu yaşatılanları bir kadın yapsa ne olurdu. Veya da tek erkeklerde mi var stres anını yönetemediklrinde kendilerini rahatlatma yolu. Kadnlar stres anında moralleri bozukken cinsellik hayal etmezler veya böyle şeylerle uğraşmazlar. Moral bozuklukları rutin hayatını bile etkiler. Bir erkekler mi etkilenmiyor anlamıyorum. Veya etkileri seks mi ? Soruyu Lütfen Şevval kurnaz ünyılmaz cevaplayabilir mi 🙏
YKS sürecindeki yaşadığım sorunlara nasıl çözüm bulacağım?
Yks'ye 3 ay kaldı. 12. Sınıfım. Eşit ağırlık. Matematik sorularını kolay olsa dahi yapamıyorum. Konu eksiğim yok. Ama sorularda bir fikrim olmuyor. Hedef belirleyemiyorum. Yaşadığım şehirde de buna yönelik etkinlikler yapılmıyor. Bir bölüm veya okuyabileceğim bir şehir hedefleyemiyorum. Bu beni ayrı derde sokuyor. Sınava dair inancımı kaybediyorum. Bu üç ay içinde düzelmem gerekiyor. Mezuna kalma gibi bir düşüncem asla asla yok.
Yoğun ve kökleşmiş bir yalnızlık hissi
Başka insanların da yaşadığını görmek bu hissimi aman aman azaltmıyor, kendimi son derece izole hissediyorum. İzolasyon durumum gerçeklikten kopuk değil, bu durum yıllardır sürüyor. Bazen kendimden tiksiniyorum, bazense bir şey hissetmiyorum. Ne kendi başıma ne de sosyal ortamda artık bağ kuramıyorum ve geçmişte bağ kurduğum kişilerle olanlar da beni bu istekten alıkoyuyor. Yine de duygusal ihtiyacım var belli ki, hasret duyuyorum. Ama mevcut durumdan ötürü şu an insanlarla buluşmam ve sosyalleşmem imkansıza yakın. Zaten ben rastgele sosyalleşmeler aramıyorum, dedikoduyu ya da rastgele muhabbetleri genelde sevmiyorum. Bunları kibirden söylemiyorum, insanlarla bağ kurmuş ya da ait hissetmiyorum. Lakin hissedersem da bu beni çok korkutuyor geçmişte yaşadığım şeylerden ötürü. Gelecekte iyi bağlar edineceğime inanmıyorum, bırak romantik, sosyal açıdan umutsuz vaka oldum, 1-2 pişmanlığım aklımdan çıkmıyor. Nasıl dikkatsiz ve vahşi davranabildiğimi çözememekten dolayı sanırım. Bunları doğru dürüst konuşabileceğim ya da ortak noktada buluşabileceğim insanlar yok. Uzaklarda varsa bile sosyal becerilerimin facia olduğunu hatırlıyorum -gerçekten de öyle. Bu dediklerimi kendimi germek için söylemiyorum. Hep izoleydim,ne dost ne sevgili edinemedim hiç. Hepsi kısa süreli oldu ama gelin görün ki ben kısa süreli bağlar istemiyorum. Hali hazırdaki öz değersizlik hissim, mevcut durum, geçmiş yaşantılar hep birlikte birleşince hissedilecek bir duygudan çıkıp bedene yansıyor sadece. Baş ağrıları çekiyorum, göğsüm sıkışıyor yada başım dönüyor, çok anlamsız hissediyorum, boşuna bir şey için niye yıpratırsın ki kendini.
Geçmişte yaşadıgım olayları nasıl geride bırakabilirim?
Merhaba, ben 10 yıllık evliyim. Evliliğimizin ilk 8 yılına kadar problemlerimizi bir şekilde kapattık; aramıza bir soğukluk girmedi, ben de bunu hiç hissetmedim. Ama son iki yıldır eşimle aramda hissedilir bir şekilde bir soğukluk var. Ben evliliğimin ilk 8 yılına kadar ailesiyle gayet iyi, samimi biriydim. Ama evlendiğim ilk günden beri maddi manevi yapılan ve yapılmaya devam edilen haksızlıklara daha fazla tahammül edemedim. Bu yüzden kendi sınırımı ve mesafemi koydum. Eşim başlarda benim ailesine karşı koymuş olduğum bu sınırı çok önemsemedi ya da bana belli etmedi. İki yıl öncesine kadar benimle her konuda konuşan, dertleşen biriydi. Ama şimdi özellikle ailesiyle ilgili herhangi bir konuda bir şey söylesem bana karşı hemen bir kalkan oluşturuyor. Buna da hak veriyorum, “ailesidir” diyorum. Ama huyları çok değişti. Bana kolay kolay bağırmayan biriydi; şu an ise en basit konuda bile, yanımızda başkalarının olup olmaması önemli olmadan, beni azarlayabiliyor. Defalarca rahatsız olduğumu dile getirmeme rağmen bunu yapmaya devam ediyor. Kilo konusunda “şaka yapıyorum” diyerek dalga geçiyor. Artık beni kırmaktan kaçınmıyor; kıracağını bile bile birçok şey yapıyor. Sürekli beni manipüle etmeye çalışıyor, her şeyde beni suçlu görmeye ve bana suçlu olduğumu göstermeye çalışıyor. Ama tamamen böyle biri de değil. İnişli çıkışlı bir insan. Yardım eder, gezmekten kaçınmaz, mutlu etmeye çalışır. Bunları da yapıyor. Ama bana olan soğukluğunu hissettirmesi bende daha ağır basıyor. Özellikle başkalarının yanında beni küçük düşürmesi bende daha ağır basıyor. Bazen “boş ver, kendi hayatınla ve çocuklarınla vakit geçir, ilgilen, takma” diyorum. Ama hazmedemiyorum. İki yıl öncesini düşündükçe “Ben ailesiyle iyiyim diye mi beni seviyormuş?” diye düşünüyorum. Bu değişimini bir türlü bir şeye bağlayamıyorum. İş ortamlarının değiştiğini düşünüyorum, belki ona bağlıyorum. Ama bu sefer de “başka ortamlara girince, kendi kabuğundan çıkınca beni gözden çıkardı, bir nevi beni beğenmez oldu” diye düşünüyorum. Şu an her şeyimi eleştirme modunda. Ben artık onunla sohbet etmek de istemiyorum. Çünkü herhangi bir cümlemde mutlaka “saçma konuşuyorsun”, “boş konuşuyorsun”, “mantıklı konuşmuyorsun” gibi şeyler söylüyor. Bunları duymak istemediğim için de artık konuşmak istemiyorum. İçimdeki neşeyi kaybettiğimi hissediyorum ve gitgide sessizleşiyorum. Eşim de ben bu problemlerimi konuştuğumda benim aşırı derecede takıntılı olduğumu düşünüyor. Ona göre o bana o an nasıl davranmak isterse öyle davranacak, ama ben “boş ver” deyip takmayacağım. O bunu istiyor. Bu davranışlarının sebebini sorduğumda ise “bir anda oluyor” diyor. Ama ben farkındayım; onun bana karşı bir dolmuşluğu var. Her fırsatta, farkında olarak ya da olmadan, bunu benden çıkarmaya çalışıyor. Çünkü iki yıl öncesine kadar her istediğimi yapan, gayet saygılı biriydi. Bu dolmuşluğu nereden çıkartıyorum? Çünkü bu iki yıl içerisinde bana bir kere şu cümleyi kullandı: “Benim sana yaptıklarıma karşı sen şımarıyorsun. ”Ben zaten sevgisiz bir çocukluk geçirdim, sevgisiz bir ortamda büyüdüm. 17 yaşında evlendim. Eşimin bana karşı saygısı ve sevgisi beni çok etkilemişti. Ama bu değişimi beni gerçekten çok yıprattı. Gerçekten de anormal bir şekilde takıntılı bir hale getirdi.
“Sorunları olduğu için ayrılan bir sevgili geri döner mi? Bir süre sonra ‘yanındayım’ diye yazmak doğru olur mu?”
Bu akşam sevgilim benden ayrıldı. Sebebi “2 gündür ailevi bazı sıkıntılarım oldu. Ailecek kötüyüz. Bu yüzden psikolojik olarak çok kötüyüm, içime kapanığım, depresyonda gibiyim. Yalnız kalmak istiyorum. Buradan gidebilirim, belki Ankara’ya ya da İstanbul’a. Üniversiteye devam edebildiğim kadar gelmeyeceğim. ” dedi. Gözleri dolmuştu, konuşma boyunca ağlamamak için zor durdu. Ben de “Seni beklerim iyi olana kadar, sıkmam seni, yine yalnız kalırsın. ” dedim. Daha önce de kötü bir dönem geçirmişti; yanında olmuştum, onu darlamamıştım, kendi haline bırakmıştım. Onu hatırlattım, yine öyle yaparım dedim. O da “Biliyorum, sen hep çok iyiydin bu konuda ama bu sefer öyle bir şey değil. Terapi almayı bile düşünüyorum şu an. Kimseye gösterecek güler yüzüm yok şu an, bu yüzden seni bu durumun içine sokamam, sana bunu yapamam. Bana umut bağlamanı istemiyorum, bunu senin üstüne de yükleyemem. Benim durumumu görmeni de istemiyorum. Ben bile şu an ne yapacağımı bilmiyorum. ” dedi. İlişkimiz çok güzeldi, sağlıklıydı. Hiçbir sorunumuz yoktu. Birbirimizden ayrı ikimizin de kendi hayatı vardı ve hep bu bilinci koruduk. Aramızda hiç saygısızlık olmadı. Ayrılırken de çok medeniydik. En çok da bu koyuyor; böyle güzel bir ilişkinin bitmesi. Ama ben onu bekleyeceğim. Bunu ona da söyledim. İnanıyorum ki iyileşip geri gelecek ve kaldığımız yerden devam edeceğiz. Onu çok seviyorum, onun da beni sevdiğinin farkındayım. Onun ilk uzun ilişkisi bendim, benim de ilk uzun ilişkim oydu. Beş ay sürdü. Zaten beni düşündüğü için ayrılmak istedi. Instagram’ını da dondurdu. Bir süre bekledikten sonra ona yazmalı mıyım?.