Psikolojik Destek ve İyi Oluş Platformu

Zihinsel sağlığınıza dair sorulara uzman psikologlardan yanıt alın. Psikolojik desteğin en ulaşılabilir adresindesiniz.

Soru sor
Filtrele
filtre ikon
Kategoriler

Filtrele

Soru sor
Filtrele
filtre ikon
Kategoriler
Aile

Affettikçe dahası olacak mı düşüncesi

Soruyu Şevval kurnaz ünyılmaz cevaplayabilir mi? Çok korkuyorum affettikçe sanki daha büyük daha farklı şeylerle gelecek diye içim ürperiyor. O güven duygusunu bende komple bitirdi. Eşime asla güvenmiyorum güvenmekte içimden gelmiyor zaten. Ona inanma duygumu yitirdim ben. Sıkıştığı an yalana itiyor kendini ben doğrusundan emin olduğum şeylerde bildigimi bildiği konularda doğrusunu duyabilirim eşimden hele ki böyle kadın konularında asla dürüstlüğü seçmez gerekirse yemin eder. Aslında benim için yemin etmesi ıspatlamasından bile daha önde gelir. Ama eşim yemin ederse inanmam. Çünkü kavgaların gidişatı boşanmaya gidecegini düşündüğü için yalan da olsa yemin etmeyi tercih eder. Ama ben başkalarından duyacağıma veya ben sorduğumda yalan söyleyip ben doğrusunu kendi imkanlarımla buluyorsam daha çok deliriyorum. Kendi dürüst olmayı seçse belki de bu kadar güvensiz olmayacaktım. Beni bu güne kadar hep kısıtladı sürekli gözleri üstümdeydi ailemden bile kıskanıyordu. Onsuz ailemle gülüp eğlendiğimde mutsuz olurdu suratı düşerdi. Şimdi bu şekilde bunları yaşatan bir adam nasıl olur da sürekli bana yanlış yapar hiç anlamış değilim. Bundan sonrada erkekleri de anlayacağımı düşünmüyorum açıkçası. Çok merak ediyorum bu yaşatılanları bir kadın yapsa ne olurdu. Veya da tek erkeklerde mi var stres anını yönetemediklrinde kendilerini rahatlatma yolu. Kadnlar stres anında moralleri bozukken cinsellik hayal etmezler veya böyle şeylerle uğraşmazlar. Moral bozuklukları rutin hayatını bile etkiler. Bir erkekler mi etkilenmiyor anlamıyorum. Veya etkileri seks mi ? Soruyu Lütfen Şevval kurnaz ünyılmaz cevaplayabilir mi 🙏

Eğitim

YKS sürecindeki yaşadığım sorunlara nasıl çözüm bulacağım?

Yks'ye 3 ay kaldı. 12. Sınıfım. Eşit ağırlık. Matematik sorularını kolay olsa dahi yapamıyorum. Konu eksiğim yok. Ama sorularda bir fikrim olmuyor. Hedef belirleyemiyorum. Yaşadığım şehirde de buna yönelik etkinlikler yapılmıyor. Bir bölüm veya okuyabileceğim bir şehir hedefleyemiyorum. Bu beni ayrı derde sokuyor. Sınava dair inancımı kaybediyorum. Bu üç ay içinde düzelmem gerekiyor. Mezuna kalma gibi bir düşüncem asla asla yok.

Psikoloji

Yoğun ve kökleşmiş bir yalnızlık hissi

Başka insanların da yaşadığını görmek bu hissimi aman aman azaltmıyor, kendimi son derece izole hissediyorum. İzolasyon durumum gerçeklikten kopuk değil, bu durum yıllardır sürüyor. Bazen kendimden tiksiniyorum, bazense bir şey hissetmiyorum. Ne kendi başıma ne de sosyal ortamda artık bağ kuramıyorum ve geçmişte bağ kurduğum kişilerle olanlar da beni bu istekten alıkoyuyor. Yine de duygusal ihtiyacım var belli ki, hasret duyuyorum. Ama mevcut durumdan ötürü şu an insanlarla buluşmam ve sosyalleşmem imkansıza yakın. Zaten ben rastgele sosyalleşmeler aramıyorum, dedikoduyu ya da rastgele muhabbetleri genelde sevmiyorum. Bunları kibirden söylemiyorum, insanlarla bağ kurmuş ya da ait hissetmiyorum. Lakin hissedersem da bu beni çok korkutuyor geçmişte yaşadığım şeylerden ötürü. Gelecekte iyi bağlar edineceğime inanmıyorum, bırak romantik, sosyal açıdan umutsuz vaka oldum, 1-2 pişmanlığım aklımdan çıkmıyor. Nasıl dikkatsiz ve vahşi davranabildiğimi çözememekten dolayı sanırım. Bunları doğru dürüst konuşabileceğim ya da ortak noktada buluşabileceğim insanlar yok. Uzaklarda varsa bile sosyal becerilerimin facia olduğunu hatırlıyorum -gerçekten de öyle. Bu dediklerimi kendimi germek için söylemiyorum. Hep izoleydim,ne dost ne sevgili edinemedim hiç. Hepsi kısa süreli oldu ama gelin görün ki ben kısa süreli bağlar istemiyorum. Hali hazırdaki öz değersizlik hissim, mevcut durum, geçmiş yaşantılar hep birlikte birleşince hissedilecek bir duygudan çıkıp bedene yansıyor sadece. Baş ağrıları çekiyorum, göğsüm sıkışıyor yada başım dönüyor, çok anlamsız hissediyorum, boşuna bir şey için niye yıpratırsın ki kendini.

Psikoloji

Geçmişte yaşadıgım olayları nasıl geride bırakabilirim?

Merhaba, ben 10 yıllık evliyim. Evliliğimizin ilk 8 yılına kadar problemlerimizi bir şekilde kapattık; aramıza bir soğukluk girmedi, ben de bunu hiç hissetmedim. Ama son iki yıldır eşimle aramda hissedilir bir şekilde bir soğukluk var. Ben evliliğimin ilk 8 yılına kadar ailesiyle gayet iyi, samimi biriydim. Ama evlendiğim ilk günden beri maddi manevi yapılan ve yapılmaya devam edilen haksızlıklara daha fazla tahammül edemedim. Bu yüzden kendi sınırımı ve mesafemi koydum. Eşim başlarda benim ailesine karşı koymuş olduğum bu sınırı çok önemsemedi ya da bana belli etmedi. İki yıl öncesine kadar benimle her konuda konuşan, dertleşen biriydi. Ama şimdi özellikle ailesiyle ilgili herhangi bir konuda bir şey söylesem bana karşı hemen bir kalkan oluşturuyor. Buna da hak veriyorum, “ailesidir” diyorum. Ama huyları çok değişti. Bana kolay kolay bağırmayan biriydi; şu an ise en basit konuda bile, yanımızda başkalarının olup olmaması önemli olmadan, beni azarlayabiliyor. Defalarca rahatsız olduğumu dile getirmeme rağmen bunu yapmaya devam ediyor. Kilo konusunda “şaka yapıyorum” diyerek dalga geçiyor. Artık beni kırmaktan kaçınmıyor; kıracağını bile bile birçok şey yapıyor. Sürekli beni manipüle etmeye çalışıyor, her şeyde beni suçlu görmeye ve bana suçlu olduğumu göstermeye çalışıyor. Ama tamamen böyle biri de değil. İnişli çıkışlı bir insan. Yardım eder, gezmekten kaçınmaz, mutlu etmeye çalışır. Bunları da yapıyor. Ama bana olan soğukluğunu hissettirmesi bende daha ağır basıyor. Özellikle başkalarının yanında beni küçük düşürmesi bende daha ağır basıyor. Bazen “boş ver, kendi hayatınla ve çocuklarınla vakit geçir, ilgilen, takma” diyorum. Ama hazmedemiyorum. İki yıl öncesini düşündükçe “Ben ailesiyle iyiyim diye mi beni seviyormuş?” diye düşünüyorum. Bu değişimini bir türlü bir şeye bağlayamıyorum. İş ortamlarının değiştiğini düşünüyorum, belki ona bağlıyorum. Ama bu sefer de “başka ortamlara girince, kendi kabuğundan çıkınca beni gözden çıkardı, bir nevi beni beğenmez oldu” diye düşünüyorum. Şu an her şeyimi eleştirme modunda. Ben artık onunla sohbet etmek de istemiyorum. Çünkü herhangi bir cümlemde mutlaka “saçma konuşuyorsun”, “boş konuşuyorsun”, “mantıklı konuşmuyorsun” gibi şeyler söylüyor. Bunları duymak istemediğim için de artık konuşmak istemiyorum. İçimdeki neşeyi kaybettiğimi hissediyorum ve gitgide sessizleşiyorum. Eşim de ben bu problemlerimi konuştuğumda benim aşırı derecede takıntılı olduğumu düşünüyor. Ona göre o bana o an nasıl davranmak isterse öyle davranacak, ama ben “boş ver” deyip takmayacağım. O bunu istiyor. Bu davranışlarının sebebini sorduğumda ise “bir anda oluyor” diyor. Ama ben farkındayım; onun bana karşı bir dolmuşluğu var. Her fırsatta, farkında olarak ya da olmadan, bunu benden çıkarmaya çalışıyor. Çünkü iki yıl öncesine kadar her istediğimi yapan, gayet saygılı biriydi. Bu dolmuşluğu nereden çıkartıyorum? Çünkü bu iki yıl içerisinde bana bir kere şu cümleyi kullandı: “Benim sana yaptıklarıma karşı sen şımarıyorsun. ”Ben zaten sevgisiz bir çocukluk geçirdim, sevgisiz bir ortamda büyüdüm. 17 yaşında evlendim. Eşimin bana karşı saygısı ve sevgisi beni çok etkilemişti. Ama bu değişimi beni gerçekten çok yıprattı. Gerçekten de anormal bir şekilde takıntılı bir hale getirdi.

Romantik İlişkiler

“Sorunları olduğu için ayrılan bir sevgili geri döner mi? Bir süre sonra ‘yanındayım’ diye yazmak doğru olur mu?”

Bu akşam sevgilim benden ayrıldı. Sebebi “2 gündür ailevi bazı sıkıntılarım oldu. Ailecek kötüyüz. Bu yüzden psikolojik olarak çok kötüyüm, içime kapanığım, depresyonda gibiyim. Yalnız kalmak istiyorum. Buradan gidebilirim, belki Ankara’ya ya da İstanbul’a. Üniversiteye devam edebildiğim kadar gelmeyeceğim. ” dedi. Gözleri dolmuştu, konuşma boyunca ağlamamak için zor durdu. Ben de “Seni beklerim iyi olana kadar, sıkmam seni, yine yalnız kalırsın. ” dedim. Daha önce de kötü bir dönem geçirmişti; yanında olmuştum, onu darlamamıştım, kendi haline bırakmıştım. Onu hatırlattım, yine öyle yaparım dedim. O da “Biliyorum, sen hep çok iyiydin bu konuda ama bu sefer öyle bir şey değil. Terapi almayı bile düşünüyorum şu an. Kimseye gösterecek güler yüzüm yok şu an, bu yüzden seni bu durumun içine sokamam, sana bunu yapamam. Bana umut bağlamanı istemiyorum, bunu senin üstüne de yükleyemem. Benim durumumu görmeni de istemiyorum. Ben bile şu an ne yapacağımı bilmiyorum. ” dedi. İlişkimiz çok güzeldi, sağlıklıydı. Hiçbir sorunumuz yoktu. Birbirimizden ayrı ikimizin de kendi hayatı vardı ve hep bu bilinci koruduk. Aramızda hiç saygısızlık olmadı. Ayrılırken de çok medeniydik. En çok da bu koyuyor; böyle güzel bir ilişkinin bitmesi. Ama ben onu bekleyeceğim. Bunu ona da söyledim. İnanıyorum ki iyileşip geri gelecek ve kaldığımız yerden devam edeceğiz. Onu çok seviyorum, onun da beni sevdiğinin farkındayım. Onun ilk uzun ilişkisi bendim, benim de ilk uzun ilişkim oydu. Beş ay sürdü. Zaten beni düşündüğü için ayrılmak istedi. Instagram’ını da dondurdu. Bir süre bekledikten sonra ona yazmalı mıyım?.

Kaygı

Hayatımı etkileyen kaygıyı nasıl aşabilirim?

Merhabalar, kaygılı biri olmam hayatımı gerçekten çok fazla etkiliyor ve günlük yaşantıma devam etmekte zorlanıyorum. Kaygı bazen bir anda bastırıyor ve nefes almakta güçlük çekiyorum. Böyle anlarda etrafımdaki herkesten ve her şeyden uzaklaşıp bir kenara çekilerek nefes alışverişimi düzenlemem gerekiyor. Kaygılı biri olmamın ailemden kaynaklandığını düşünüyorum. Baskı ve travmalarla büyüyen bir çocuktum. İhtiyaçlarım bile bana yük gibi hissettiriliyordu. Bu yüzden çok sessizleşen, içine kapanan ve ihtiyaçlarını ancak çok zor durumda kaldığında karşılayabilen bir çocuk olarak büyüdüm. Büyüdükçe içimde aileme karşı kin, nefret ve öfke oluşmaya başladı. Onlara karşı artık sevgi hissedemiyor, duygusal olarak uzaklaşıyordum. Zamanla onlara karşı duygusal teması neredeyse tamamen kaybettim. Sonra aşık oldum. Özgüvensizdim ve onu kaybetmemek için her şeyi yapabilecek bir haldeydim. Bu dönemin ardından ağır bir depresyon süreci yaşadım. O karanlıktan beni kimse çıkaramazdı; bunu ancak ben başarabilirdim. Aylarca yataktan kalkamayacak haldeydim, vücut direncim çok düşüktü. Daha sonra toparlanmaya ve kendime odaklanmaya başladım. Kişisel gelişimle ilgilendim, psikoloji okumaya ve araştırmaya başladım. İlk defa kendimi anlaşılmış hissettim. Daha önce herkes tarafından aşağılanarak veya hakaret edilerek anlatılan davranışlarımın aslında bir nedeni olduğunu fark ettim ve bu beni çok mutlu etti. Fakat bir süre sonra varoluşsal sorgulamalar yaşamaya başladım. Yaşadığım hayat ve zihnimde dönen düşünceler yaşıma göre çok ağır geliyordu. İçimde kendimle bir savaş verirken herkesi affetmeye çalışıyordum, iyileşmeye çalışıyordum. Ama önce kendimi affetmem gerektiğini fark ettim. Çocukken beni vicdansızca azarlayan ve yargılayan o iç sesi zihnimden çıkarıp yerine daha şefkatli ve destekleyici bir iç ses koymaya çalıştım. Bunu başardım ama hiç kolay değildi. Kimse bunun ne kadar zor olduğunu bilemez. Şimdi kendini seven, hayatı, hayvanları, nefes almayı, yürümeyi, sakin bir insan olmayı ve gülümsemeyi seven biriyim. Sınırlarımı çok net koyabilen birine dönüştüm. Ancak kaygıyı bir türlü tamamen yenemiyorum. Üzerine gitmeye çalışıyorum, kendime aslında ortada bir tehlike olmadığını anlatıyorum ama yine de tedirginlik ve korku tüm bedenimi sarıyor. Bir başka konuya daha değinmek istiyorum; belki bu da kaygıyla ilgilidir. Bazen vücudumu anlam veremediğim bir titreme sarıyor. Örneğin bugün eski erkek arkadaşımla karşılaştım ve onun yanında sürekli titriyordum. Biriyle tartıştığımda veya sinirlendiğimde de benzer bir şey yaşıyorum. İçimdeki öfkeyi ifade etmiş, bağırmış veya söylemek istediklerimi söylemiş olsam bile sonrasında titreme devam edebiliyor. Üşümüyorum ama vücudum titriyor. Güvendiğim insanlara bunu anlattığımda onlar da şaşırıyor ve pek anlam veremiyorlar. Asıl konuma dönecek olursam; kaygı özellikle anksiyetesi yüksek insanların yanında daha çok artıyor. Böyle durumlarda hemen ortamdan uzaklaşıp nefesimi düzenlemek ve kendimi dengelemek istiyorum. Bunu nasıl aşabilirim?

Kaygı

Şu an içimde annemle ilgili bir korku var kaybetme gibi bir şey. Aşamıyorum. Aslında iyi herşey ama…

Korkum çok garip. Hiç bir şeye odaklanamıyorum. Yalnız kalmaktan, hiç bir şey yapamamaktan, annemle ilgili her şeyde korku var içimde. Kaybetmek korkusu daha çok. Bazen ağlıyorum, bazen geceleri uyuyamıyorum. Kendimi bilinmezin içinde hiss ediyorum. Yakın zamanda evde de boru açıldı evi su basmış gibi bir şey oldu. Çok korktuk. Oda kaldı içimde. Korkularım arttıkça çoğalıyor, ben bişi yapamıyorum, napıcam ben?

Romantik İlişkiler

1 aylık ilişkimi unutamıyorum

Ben 1-2 yıl önce bi çocukla tanıştım ilk sevmedim soğuk yaptım ama çocuk deli gibi seviyordu. Sonradan benim yüzümden ayrıldık ve o sevgili yaptı ama ben unutamadım çok pişman oldum. Kiminle ilişki yapsam aklıma o geliyor herkesi onunla kıyaslıyorum tekrar olmak istedim ama o istemedi hala sevgilisi var ama onu istiyorum bana hissettirdiği şeyleri özlüyorum yakınlığını. . kendisini… Dayanamıyorum ne yapacağım artık bilmiyorum tekrar olsak aynı hataları asla yapmam sadece son bir şans istiyorum onu seviyorum

Çocuk ve Ergen

Oğlum doğduğundan beri her şeyini babası yapsın istiyor

Merhaba oğlum şu an 2,5 yaşında ama doğduğundan beri herşeyini babası yapsın istiyor. Yemeğini o yedirsin, altını o değiştirsin, babası uyutsun istiyor. Ben yaptığım zaman kıyamet kopuyor, kendini dövmeye başlıyor ya da ağlama krizlerine giriyor ve gün geçtikte artık beni hiç istemiyor. Ne yapacağımı şaşırıyorum, bazen bu durum beni çok yaralıyor baş başayken hiç bi sorun yok onu da belirteyim neden oğlum bu şekilde acaba

Psikoloji

Yeniden başlamak için çok yorgunum

Merhaba ben yanlış arkadaşgrubu/sevgili ilişkisindeymişim. Bunu geri çekilip izleyince fark ettim. Yalnızlık/alışkanlık bu insanlara uyum sağlamam affedici olmam sessiz içe kapanık olmam yüzünden. Erkek arkadaşım başta beni yarabandı olarak kullandı ben çok affedici fedakar oldum. Benden o ayrıldı. Uzun süre izledim sevgime yenik düştüm o da göndermeler yaptı ben hayatıma devam ettim çünkü arka planda o da devam ettigörüyordum. Onu aradım doğru olan bu dedi. bunu arkadaşıma anlatmadım. konuşulsun istemedim. arkadaşım bunu öğrenince beni kötü göstermek için her şeyi yaptı. ona içimi açtım benim hassas noktalarımdan beni vurmaya bunlar üzerinden kendini yüceltmeye başladı. o insanın zamanında bana yaşattıklarını unutup bu sefer aynı fedakarlıkları yapmadım dönmedim diye altındabaşka şeyler aramaya başladılar birini yedekte bekletiyorum sandılar ben bu arkadaşımın her şeyini bilirim yanında olmuştum. Bu yaşananlar benim psikolojimi mahvetti. Eve kapandım kimseyle görüşmedim 2 sene şimdi başkası var sandılar. Ben gerçekten yalnızım. Kinci oldum kıskanç oldum bencil oldum bukalemun oldum. Kısacası bu grupta onların huyuna gitmeyince onları aynalayınca her şey oldum. Hayatımı didikleyip altında bir şeyler arıyorlar. Yeniden başlamaktan çok korkuyorum ben hayatı yaşamayı öğrenemedim her şeyden çok uzak kaldım. Yalnızım diye hemen insanlara tutunuyorum içimi açıyorum. O gruba dönmeyeceğim haksız olan ben bile olsam ilerde pişman olan ben olsam bile dönmeyeceğim yeniden hayatı nasıl severim